Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Borçlar hukuku, kişiler arasındaki borç ilişkilerinin nasıl doğduğunu, nasıl sona erdiğini ve ihlal edildiğinde ne yapılabileceğini düzenler. Türk Borçlar Kanunu’na göre borç; sözleşmeden, haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden doğar. Bu sayfa, sözleşme uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan konuları dayanakları ve süreleriyle birlikte açıklar.

Sözleşme nasıl kurulur?

Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamasıyla kurulur (TBK m.1). Kural şekil serbestisidir: kanunda aksi öngörülmedikçe sözleşmenin geçerliliği herhangi bir şekle bağlı değildir (TBK m.12). Ancak bazı sözleşmeler için kanun şekil şartı arar:

SözleşmeAranan şekilDayanak
Taşınmaz satış vaadiResmî şekil (noter)TBK m.237
Taşınmaz satışıResmî şekil (tapu)TMK m.706
KefaletYazılı; sorumlu olunan miktar ve tarih el yazısıylaTBK m.583
Bağışlama vaadiYazılıTBK m.288
Limited şirket pay devriYazılı ve noter onaylıTTK m.595

Şekle aykırılık kural olarak kesin hükümsüzlük sonucunu doğurur (TBK m.27). Bu, sözleşmenin baştan itibaren hiç doğmamış sayılması demektir.

Sözleşmenin geçersizliği ve iradenin sakatlanması

Bir sözleşme, kurulmuş görünse bile çeşitli sebeplerle geçersiz olabilir ya da iptal edilebilir.

  • Kesin hükümsüzlük (TBK m.27): Konusu imkânsız, hukuka veya ahlaka aykırı sözleşmeler baştan geçersizdir. Süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir.
  • Muvazaa (TBK m.19): Tarafların gerçek iradesi ile görünüşteki işlem birbirinden farklıysa, görünüşteki işlem geçersizdir. Gizli işlem ise kendi şartlarını taşıyorsa geçerli olur.
  • Yanılma, aldatma, korkutma (TBK m.30–38): İradesi sakatlanan taraf sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir. Bu hak, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği, korkutmanın ise etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (TBK m.39).
  • Aşırı yararlanma (TBK m.28): Zor durumda kalma, düşüncesizlik veya deneyimsizlikten yararlanılarak edimler arasında açık oransızlık yaratılmışsa, zarar gören sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir.

Borcun ifa edilmemesi ve temerrüt

Borçlu borcunu zamanında yerine getirmezse temerrüde düşer. Kural olarak alacaklının ihtarı gerekir; ancak ifa günü birlikte belirlenmişse veya sözleşmede öngörülmüşse ihtara gerek kalmaz (TBK m.117).

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı, borçluya uygun bir süre verir veya hâkimden süre verilmesini ister. Bu süre sonuçsuz kalırsa alacaklının üç seçimlik hakkı doğar (TBK m.123–125):

  • İfayı ve gecikme tazminatını istemek
  • İfadan vazgeçip müspet zararın tazminini istemek
  • Sözleşmeden dönüp menfi zararın tazminini istemek

Bazı hâllerde süre verilmesine gerek yoktur: borçlunun tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa, ifa borçlunun temerrüdü sonucu alacaklı için yararsız hâle gelmişse veya sözleşmeden ifanın belirli bir zamanda yapılması gerektiği anlaşılıyorsa (TBK m.124).

Ceza koşulu (cezai şart)

Taraflar, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâli için bir ceza kararlaştırabilir (TBK m.179). Kural olarak alacaklı ya asıl borcun ifasını ya da cezayı isteyebilir; ancak ceza ifaya eklenen nitelikteyse ikisi birlikte istenebilir.

Önemli bir sınır vardır: hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m.182/3). Bu hüküm emredicidir; sözleşmeyle bertaraf edilemez. Tacirler bakımından ise TTK m.22 uyarınca indirim istenemez.

İş sözleşmelerine konulan rekabet yasağı kayıtlarına bağlanan ceza koşulunun sınırları için işten ayrılınca rakip firmada çalışmak yasak mı yazımıza bakabilirsiniz.

Zamanaşımı süreleri

Alacak türüSüreDayanak
Genel kural10 yılTBK m.146
Kira bedeli, faiz, ücret, vekâlet, eser, komisyon5 yılTBK m.147
Haksız fiilden doğan tazminatÖğrenmeden 2 yıl, her hâlde 10 yılTBK m.72
Sebepsiz zenginleşmeÖğrenmeden 2 yıl, her hâlde 10 yılTBK m.82
İrade bozukluğunda iptal hakkı1 yıl (hak düşürücü)TBK m.39

Zamanaşımı, hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlu tarafından ileri sürülmesi gerekir (TBK m.161). Dava açılması, icra takibi ve borcun ikrarı zamanaşımını keser; kesilmeyle süre yeniden işlemeye başlar (TBK m.154–156).

Genel işlem koşulları

Bir tarafın önceden hazırlayıp diğer tarafa sunduğu, üzerinde görüşme yapılmayan sözleşme hükümleri genel işlem koşulu sayılır (TBK m.20). Bu koşullar bakımından kanun üç kademeli bir denetim getirir: karşı tarafın menfaatine aykırı olan ve beklenmeyen hükümler yazılmamış sayılır (TBK m.21); yazılmamış sayılan hükümler sözleşmenin geri kalanını etkilemez (TBK m.22); dürüstlük kuralına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine olan koşullar ise geçersizdir (TBK m.25).

Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Sözlü anlaşma geçerli midir?
Kural olarak evet. Türk Borçlar Kanunu şekil serbestisini benimser (TBK m.12); kanunda şekil şartı aranmayan sözleşmeler sözlü olarak da kurulabilir. Ancak uyuşmazlıkta ispat sorunu doğar: senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde tanık dinlenemez.

2. Sözleşmedeki cezai şart çok yüksek, indirilebilir mi?
Evet. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu talep olmasa bile kendiliğinden indirir (TBK m.182/3). Bu kural emredicidir. Ancak taraflar tacirse TTK m.22 uyarınca indirim istenemez.

3. Karşı taraf borcunu ödemiyor, ne yapmalıyım?
Önce temerrüde düşürmek için ihtar çekilmesi gerekir; ifa günü sözleşmede belirliyse ihtara gerek yoktur (TBK m.117). Ardından uygun bir süre verilir; süre sonuçsuz kalırsa ifa, müspet zarar veya sözleşmeden dönme seçeneklerinden biri kullanılabilir (TBK m.123–125). Tacirler arası para alacaklarında dava öncesi arabuluculuk zorunludur.

4. Zamanaşımı dolmuş bir borcu ödemek zorunda mıyım?
Zamanaşımı borcu sona erdirmez; borç eksik borç hâline gelir. Borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerse alacaklı dava yoluyla alamaz. Ancak def’i ileri sürülmezse mahkeme kendiliğinden dikkate almaz (TBK m.161); ödenen borç da geri istenemez.

5. Sözleşmeyi imzalarken küçük puntolu maddeleri okumadım, bağlayıcı mı?
Bu maddeler genel işlem koşulu niteliğindeyse denetime tabidir. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan, karşı tarafın beklemediği hükümler yazılmamış sayılır (TBK m.21); dürüstlük kuralına aykırı olanlar geçersizdir (TBK m.25).

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebilir. Somut durumunuz için ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.

Bu alanda yayımladığımız yazılar

Yakın çalışma alanları

  • Ticaret Hukuku — Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler, kıymetli evrak ve ticari uyuşmazlıklarda dava takibi.
  • Gayrimenkul Hukuku — Tapu iptali ve tescil, kira ve tahliye, kat mülkiyeti ile önalım uyuşmazlıklarında dava takibi.

Tüm çalışma alanları Hesaplama araçları Ekibimiz İletişim