Pendik İcra Avukatı
Pendik’te ödeme emrine itiraz, haciz, maaş haczi ve itirazın kaldırılması konularında yol arıyorsanız bu sayfa, davanın nerede görüleceğinden başlayarak süreleri ve izlenecek adımları anlatır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.
Pendik’te icra takibi nerede görülür?
Pendik’te açılacak icra takibi, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde bulunan icra dairelerinde ve icra mahkemesinde görülür. Aynı adliyenin yargı çevresinde Ataşehir, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Sancaktepe, Sultanbeyli, Tuzla, Çekmeköy, Ümraniye ve Üsküdar da yer alır; bu ilçelerden gelen dosyalar da aynı binada görülür.
Mahalleye göre değişen bir mahkeme yoktur. Ahmet Yesevi, Bahçelievler, Ballıca, Batı, Çamçeşme ve Çamlık gibi Pendik mahallelerinin tamamı tek bir yargı çevresine bağlıdır: hangi mahallede oturursanız oturun, adliye işleriniz İstanbul Anadolu Adliyesi’nde yürütülür.
Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebilir. Bu sayfadaki bilgi genel kuralı anlatır; dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız gerekir. Dosya numarası varsa en kesin bilgi oradadır.
Eve icra geldiyse, maaşınıza haciz konduysa ya da elinize bir ödeme emri ulaştıysa yapılacak ilk şey paniklemek değil, tebliğ tarihine bakmaktır. İcra hukukunda süreler gün hesabıyla işler ve kaçırıldığında geri alınamaz: süresinde itiraz edilmeyen takip, borç hiç doğmamış olsa bile kesinleşir. Bu bölüm, Pendik’te bir icra dosyasıyla karşılaşan kişinin — çoğunlukla borçlunun — hangi mercie, hangi süre içinde başvuracağını anlatır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.
Pendik’te icra dairesi ve icra mahkemesi
İcra takibi bir dava değildir. Takip mahkemede değil icra dairesinde başlar; icra dairesi bir mahkeme değil, İstanbul Anadolu Adliyesi bünyesinde çalışan bir birimdir. Alacaklı takip talebini buraya verir, ödeme emrini bu daire düzenler, haczi icra müdürü uygular. İcra mahkemesi ise ayrı bir mahkemedir ve İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görev yapar; icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyetlerle kanunun kendisine bıraktığı itirazları inceler (İİK m.4). Burada basit yargılama usulü uygulanır (İİK m.18).
Ayrım şudur: borcun kendisine karşı çıkıyorsanız yol kural olarak itirazdır. İcra dairesinin bir işlemi kanuna aykırıysa yol itiraz değil şikâyettir ve icra mahkemesine yapılır; süre, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür. Bir hakkın hiç yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı ise her zaman şikâyet edilebilir (İİK m.16). İcra mahkemesi kararlarının bir bölümüne karşı istinaf yolu açıktır; süre tebliğden itibaren iki haftadır (İİK m.363).
Hangi icra dairesi yetkili?
Para veya teminat borcu için yapılan takiplerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki hükümleri kıyasen uygulanır; ayrıca takibe esas olan sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir (İİK m.50). Eski kanuna yapılan atıflar, karşılığını oluşturan HMK maddelerine yapılmış sayılır (HMK m.447): genel yetkili yer borçlunun yerleşim yeridir (HMK m.6), sözleşmeden doğan işlerde ifa yeri de yetkilidir (HMK m.10). Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte ve aynı dilekçede yapılır (İİK m.50).
Dosyanızın hangi icra dairesinde ve hangi numarayla kayıtlı olduğunu e-Devlet üzerinden girilen UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayabilirsiniz; aynı ekranda son işlemler ve haciz kayıtları da görünür. Tereddüt varsa işlem yapmadan önce bu doğrulama yapılmalıdır.
Takip türleri: elinizdeki kâğıt hangisi?
Süreyi takibin türü belirler:
- İlamsız takip. Alacaklının elinde mahkeme kararı yoktur; ödeme emrindeki ödeme süresi yedi gündür (İİK m.60).
- İlamlı takip. Elde mahkeme kararı ya da ilam niteliğinde belge vardır. Ödeme emri değil icra emri gönderilir, borcun yedi gün içinde ödenmesi istenir (İİK m.32). İcra emrine itiraz edilemez; yol, icranın geri bırakılmasıdır: borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurup borcun zamanaşımına uğradığını, ödendiğini (itfa) ya da süre verildiğini (imhal) ileri sürebilir (İİK m.33). Bu olgular icra emrinin tebliğinden sonra doğmuşsa süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir; ancak itfa ve imhal iddiasının noterlikçe düzenlenmiş ya da onaylanmış bir belgeye veya icra tutanağına dayandırılması gerekir. Zamanaşımı için böyle bir belge aranmaz.
- Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu. Çek, bono veya poliçeye dayanır. Ödeme emrinde borcun on gün içinde ödenmesi ihtar edilir; itiraz ve şikâyet süreleri ise beş gündür ve icra mahkemesine yöneltilir (İİK m.168).
- Rehnin paraya çevrilmesi. Taşınır rehninde ödeme süresi on beş, itiraz süresi yedi gündür (İİK m.146). İpotekte, akit tablosu kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içeriyorsa icra emri gönderilir ve ödeme süresi otuz gündür (İİK m.149).
Ödeme emri geldi: kaç gününüz var?
İlamsız takipte yedi gün
İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m.62). Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m.66). Borçlu bakımından asıl koruma budur: harekete geçme yükü alacaklıya döner.
Kambiyo senetlerinde beş gün
Çek, bono ve poliçeye dayanan takipte durum tersine döner. Borçlu olunmadığı, borcun ödendiği veya alacağın zamanaşımına uğradığı iddiaları ile yetki itirazı beş gün içinde ve icra mahkemesine bildirilir (İİK m.168/5); senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı yolundaki şikâyet de beş günlüktür (İİK m.168/3). Asıl fark şudur: bu itiraz, satış dışındaki icra takip işlemlerini durdurmaz (İİK m.169, m.170). Haciz kendiliğinden durmaz; icra mahkemesinin ayrıca takibi geçici olarak durdurması gerekir.
Borca itiraz, imzaya itiraz, yetkiye itiraz
Borca itiraz, borcun hiç doğmadığı, ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıdır. İmzaya itiraz, senetteki imzanın size ait olmadığı iddiasıdır ve ayrıca ve açıkça bildirilmek zorundadır: ilamsız takipte yedi gün içinde açıkça reddedilmezse senet borçludan sadır sayılır (İİK m.60/3); kambiyo takibinde beş gün içinde açık bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmezse imza borçluya ait kabul edilir (İİK m.168/4). Riski de vardır: kambiyo takibinde bu itiraz üzerine takip durdurulmuş, sonra imzanın borçluya ait olduğu anlaşılmışsa borçlu yüzde yirmiden az olmamak üzere inkâr tazminatına ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir (İİK m.170). Yetkiye itiraz ise takibin yanlış yerde başlatıldığı iddiasıdır. İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez (İİK m.63); dilekçe baştan doğru kurulmalıdır.
Süreyi kaçırdıysanız: gecikmiş itiraz
Borçlu kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresinde itiraz edememişse, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz edebilir; ancak engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazereti gösteren delillerle icra mahkemesine başvurmak zorundadır (İİK m.65).
| İşlem | Süre | Nereye | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İlamsız takipte ödeme emrine itiraz | 7 gün | İcra dairesi | İİK m.62 |
| Kambiyoda borca / yetkiye itiraz | 5 gün | İcra mahkemesi | İİK m.168/5 |
| Kambiyoda imzaya itiraz | 5 gün | İcra mahkemesi | İİK m.168/4 |
| Senedin kambiyo vasfına şikâyet | 5 gün | İcra mahkemesi | İİK m.168/3 |
| İcra dairesi işlemine şikâyet | 7 gün | İcra mahkemesi | İİK m.16 |
| Gecikmiş itiraz | Engelin kalkmasından 3 gün | İcra mahkemesi | İİK m.65 |
| İtirazın kaldırılması | İtirazın tebliğinden 6 ay | İcra mahkemesi | İİK m.68 |
| İtirazın iptali davası | İtirazın tebliğinden 1 yıl | Mahkeme | İİK m.67 |
| Haciz isteme | Ödeme emrinin tebliğinden 1 yıl | İcra dairesi | İİK m.78 |
| Satış isteme | Hacizden itibaren 1 yıl | İcra dairesi | İİK m.106 |
| İstihkak iddiası | Haczi öğrenmeden 7 gün | İcra dairesi | İİK m.96 |
| İcranın geri bırakılması (ilamlı takip) | İcra emrinin tebliğinden 7 gün | İcra mahkemesi | İİK m.33 |
| İhtiyati hacze itiraz | Haciz huzurunda yapılmışsa uygulandığı tarihten, değilse tutanağın tebliğinden 7 gün | Kararı veren mahkeme | İİK m.265 |
| İcra mahkemesi kararına istinaf | 2 hafta | Bölge adliye mahkemesi | İİK m.363 |
İtiraz ettim, sonra ne oluyor?
İtiraz takibi durdurduğuna göre alacaklının önünde iki yol vardır; hangisini seçebileceğini elindeki belge belirler.
İtirazın kesin olarak kaldırılması icra mahkemesinde istenir ve yalnızca takip; imzası ikrar edilmiş ya da noterlikçe onaylanmış bir borç ikrarı senedine veya resmî bir makbuz ya da belgeye dayanıyorsa açıktır. Süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır; bu süre içinde istenmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68). Talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulünde borçlu, reddinde alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
İtirazın iptali davası genel mahkemede açılır ve elde belge olmasa da açılabilir; alacaklı alacağını genel hükümlere göre ispat eder. Süre, itirazın tebliğinden itibaren bir yıldır. Borçlunun itirazı haksız görülürse borçlu, alacaklının takibi haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m.67). Bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır.
Borçlunun kendi elindeki yol menfi tespit davasıdır. Takipten önce açılırsa mahkeme, alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir; takipten sonra açılan davada takip ihtiyati tedbirle durdurulamaz, borçlu ancak teminatla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir (İİK m.72). Ödenmiş borcun geri alınması istirdat davasının konusudur.
Haciz: neyim haczedilebilir, neyim haczedilemez?
Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz isteyebilir; bu hak ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m.78). Haczedilen malın satışı da hacizden itibaren bir yıl içinde istenmelidir (İİK m.106).
Haczedilemeyen mallar (İİK m.82)
Öne çıkanlar: ekonomik faaliyeti bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürmesi için gerekli her türlü eşya; borçlunun ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası; borçlunun haline münasip evi; öğrenci bursları; vücut veya sağlık üzerine verilen zararlar için ödenen tazminatlar.
Ev eşyası bendi 2023’te genişletilmiştir: para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika ve süs eşyası gibi kıymetli şeyler dışında kalan ev eşyasının tamamı haciz dışındadır ve bu bent, “kıymeti fazlaysa satılır” kuralının kapsamında değildir. Mesleki alet ve haline münasip evde ise kıymet fazlaysa, borçluya ihtiyacını karşılayacak bir kısım bırakılmak üzere haczedilip satılabilir. “Borç, o eşyanın bedelinden doğuyorsa istisna uygulanmaz” kuralı ise kanunda sayılan bentlerin bir bölümü içindir (mesleki eşya, çiftçi araç ve hayvanları, bağ-bahçe, haline münasip ev). Ev eşyası bendi 2023’te bu kuralın kapsamından çıkarılmıştır (7445 s.K. m.2): borcunuz tam da o buzdolabının veya mobilyanın taksitinden doğuyor olsa bile ev eşyası haczedilemez.
Maaş haczinde oran ve emekli aylığı
Maaşlar, her türlü ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama dayanmayan nafakalar ile emekli maaşları, borçlu ve ailesinin geçimi için icra memurunca gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz (İİK m.83). Bu çoğu kez “maaşın dörtte biri haczedilir” diye anlatılır; İcra ve İflas Kanunu’nun söylediği, dörtte birin alt sınır olduğudur. Ancak İş Kanunu’na tabi işçiler bakımından ayrı bir üst sınır vardır: işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, devir ve temlik edilemez (4857 s.K. m.35); nafaka alacakları bu sınırın dışındadır. Yani İş Kanunu’na tabi işçide dörtte bir bir tavandır: icra memuru, geçim için gerekli miktarı düştükten sonra bu oranı aşamaz. Bakmakla yükümlü olunan aile üyeleri için hâkimin takdir edeceği miktar da bu dörtte bire dahil değildir. Ücretinizden dörtte birden fazlası kesiliyorsa, kesintiyi öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir (İİK m.16). Birden fazla haciz varsa sıraya konur, öndekinin kesintisi bitmeden sonrakine geçilemez. Bu mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçerli değildir (İİK m.83/a).
Emekli aylığında koruma daha ileridir. 5510 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesine göre gelir, aylık ve ödenekler devir ve temlik edilemez; bunlar, Kurumun aynı Kanunun 88 inci maddesine göre takip ettiği alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez ve haciz talepleri borçlunun muvafakati bulunmadıkça icra müdürünce reddedilir. Tartışma çoğu kez muvafakatin ne zaman verildiği noktasında çıkar; kredi sözleşmesine baştan konulan matbu muvafakat kayıtlarının geçerliliği uygulamada kabul görmemektedir.
Üçüncü kişideki alacak
Borçlunun üçüncü kişideki alacağı ya da üçüncü kişinin elindeki taşınır malı haczedilirse, icra dairesi o kişiye haciz ihbarnamesi gönderir. Borcu bulunmadığını veya malın elinde olmadığını ileri süren üçüncü kişi, tebliğden itibaren yedi gün içinde durumu icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m.89). Süre sessiz geçirilirse üçüncü kişi borcu kendi üzerine almış duruma düşebilir; işveren ve bankalara gönderilen ihbarnamelerde en sık yapılan hata budur.
İhtiyati haciz ve istihkak
İhtiyati haciz, rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir para borcunda, borçlunun mallarına dava veya takipten önce geçici olarak el konulmasını sağlar; vadesi gelmemiş borçta ancak kanunda sayılan sınırlı hâllerde istenebilir (İİK m.257). Karar, İİK m.50’ye göre yetkili mahkemeden alınır; alacaklı kural olarak teminat gösterir (İİK m.258, m.259).
Kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı borçlu; haciz huzurunda yapılmışsa uygulandığı tarihten, değilse tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye itiraz edebilir (İİK m.265). Alacaklı bakımından da süre işler: karar tarihinden itibaren on gün içinde infazı istenmezse ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar (İİK m.261); dava veya takipten önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı ise, haczin uygulanmasından — haciz gıyabında yapılmışsa tutanağın kendisine tebliğinden — itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak ya da dava açmak zorundadır (İİK m.264).
İstihkak, haczedilen malın borçluya değil başkasına ait olduğu iddiasıdır. İcra dairesi bunu tutanağa geçirir; taraflara itiraz için üç günlük süre verilir. Malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder (İİK m.96).
Konkordato ve iflas: görevli mahkeme
Borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlu, vade veya indirim yoluyla borçlarını ödeyebilmek için konkordato talep edebilir. Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; yetki, iflasa tabi borçlu için İİK m.154’te yazılı yer, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yeridir (İİK m.285). Belgeler eksiksizse mahkeme derhâl geçici mühlet verir; bu mühlet üç aydır ve toplamı beş ayı geçemez (İİK m.287). Konkordatonun başarıya ulaşması mümkün görülürse bir yıllık kesin mühlet verilir (İİK m.289). Konkordato yalnızca şirketlere özgü değildir.
İflas yolu ise herkes için açık değildir: yalnızca tacirler, tacir hükümlerine tabi olanlar ve özel kanunlarına göre iflasa tabi tutulanlar hakkında işletilir (İİK m.43). Ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür ve itiraz icra dairesine yapılır (İİK m.155); iflas isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden bir yıl sonra düşer (İİK m.156). İflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır ve bu davalar için yetki sözleşmesi yapılamaz (İİK m.154).
Belgeler ve ilk adım
Alacaklı için de aynı süre disiplini geçerlidir: kaçırılan altı ay, aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılmasının önünü kapatır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda (TTK m.5/A), işçi–işveren alacaklarında (7036 s.K. m.3) ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda (6325 s.K. m.18/B) itirazın iptali davası bakımından dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır — kiralananın İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi bunun dışındadır; icra mahkemesinden istenen itirazın kaldırılması ise dava değil takip hukuku işlemi olduğundan bu şarta tabi değildir.
Pendik’te bir ödeme emri veya haciz ihbarnamesi elinize ulaştığında saklanması gerekenler bellidir: tebligat zarfının kendisi (tebliğ tarihi buradan ispatlanır), ödeme emrinin tüm sayfaları, borcun dayanağı sözleşme veya senet örneği, ödeme dekontları ve varsa ihtarnameler. Süre hesabı tebliğ tarihinden başlar; zarfın atılması en çok tartışma çıkaran eksikliktir. Dosyanın İstanbul Anadolu Adliyesi’nde hangi icra dairesinde kayıtlı olduğu doğrulandıktan sonra süre ve merci, elinizdeki kâğıdın türüne göre belirlenir. Pendik bakımından da kural aynıdır: takibin türü ile tebliğ tarihi belirlenmeden yapılan başvuru çoğu kez yanlış mercie gider, bu arada asıl süre işlemeye devam eder.
Pendik’te bu alanda öne çıkan konular
İş mahkemesinden alınan ilamın infazı da icra dairesi eliyle yürür; ilamlı takipte borçlunun icranın geri bırakılması istemi ancak sınırlı sebeplere dayanabilir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun rücu alacakları da takibe konu edilir. İlamsız takipte ödeme emri tebliğ edildikten sonra yedi gün içinde icra dairesine itirazda bulunulabilir. Ücret haczinde kanunun öngördüğü bir sınır bulunduğu, bazı alacakların ise haczedilemeyeceği gözden kaçırılmamalıdır. En sık düşülen yanılgı, itirazın hangi mercie yapılacağının karıştırılmasıdır: ilamsız takipte itiraz icra dairesine bildirilirken, kambiyo senetlerine özgü takipte borca itiraz beş günlük süre içinde icra mahkemesine yöneltilir. İmza inkâr ediliyorsa bu husus dilekçede ayrıca gösterilmelidir. Ödeme emri ile tebliğ tarihini gösteren belge, senedin ya da sözleşmenin aslı, ödeme dekontları ve cari hesap ekstresi hazır bulundurulmalıdır. İtirazla duran takipte itirazın iptali davası bir yıllık süreye bağlıdır. Bkz. icra ve iflas hukuku.
Depoya gidilen hacizde mal çoğu zaman borçlunun değildir
Pendik’te depolama ve taşımacılık işi yapan çok sayıda işletme bulunur. Bu işin doğası gereği bir deponun içindeki malın büyük bölümü, depoyu işleten şirkete değil, o şirkete mal emanet eden müşterilere aittir. Borcu bulunan bir depo işletmesi için haciz yapıldığında bu ayrım kendiliğinden görünmez; raflarda duran her koli aynı görünür.
Buradan iki yönlü bir sorun doğar. Malın gerçek sahibi, kendi malının başkasının borcu yüzünden alıkonulduğunu çoğu kez günler sonra öğrenir. Alacaklı ise haczettiğini sandığı malın kendisine bir karşılık getirmediğini görür. Bu tartışmayı kısaltan tek şey kâğıttır: mal kabul formu, ambar giriş fişi, depolama sözleşmesi ve stok listesi, malın kimin olduğunu tek tek göstermeye yarar. Bu belgeler mal depoya girerken oluşur; sonradan üretilemez.
Taşıma ve fason işlerde alacağın izi hangi kâğıtta durur?
İlçedeki ticari ilişkilerin önemli bir bölümü taşıma, ambalajlama, tedarik ve fason üretim üzerinedir. Bu işler hızlı yürür; sipariş telefonla verilir, iş yapılır, fatura sonra kesilir. Alacak tahsil edilemediğinde ise ortaya çıkan tablo şudur: elde fatura vardır, fakat işin gerçekten yapıldığını gösteren belge yoktur.
Oysa bu işler kendi izini bırakır. Sevk irsaliyesinin teslim edilen yerde imzalanmış nüshası, kantar fişi, teslim sırasında çekilen fotoğraf, iş hattından yürüyen yazışma ve cari hesabın iki tarafça mutabık kalınmış dökümü, işin yapıldığını ayrı ayrı doğrular. Ödemenin bir bölümünün elden alınması ise tabloyu bulandırır; hangi ayın hangi işine sayıldığı belli olmayan her ödeme, sonradan itiraz konusu olur.
Bu işlerde bir başka karışıklık, siparişi veren ile faturanın kesildiği kişinin farklı olmasıdır. Nakliyeyi ayarlayan aracı ile malın sahibi çoğu kez ayrı şirketlerdir; kimin borçlandığı baştan yazılmadığında, alacak iki firma arasında gidip gelir.
Ücrete haciz geldiğinde işyerinde ne olur?
Vardiyalı ve alt işverenli düzenin yaygın olduğu Pendik işyerlerinde ücret haczi sık karşılaşılan bir konudur. Yazı işverene ulaştığında kesinti muhasebe tarafından yapılır ve bordroda ayrı bir satır olarak görünür. Bu noktada iki yanlış anlama öne çıkar.
Birincisi, kesintinin hangi dosya için yapıldığının hiç sorulmamasıdır. Bordroda tek satır görünür, kişi ise borcun hangisi olduğunu bilmez; aynı anda birden fazla dosyadan yazı gelmişse durum büsbütün karışır. Yapılacak ilk iş, muhasebeden gelen yazının dosya numarasını almak ve o dosyayı e-Devlet üzerinden izlemeye başlamaktır.
İkincisi, işyeri değiştiğinde kesintinin kendiliğinden biteceğinin sanılmasıdır. Alt işveren değiştiğinde ya da başka bir tesise geçildiğinde yeni işverene de yazı çıkarılabilir. Bu arada yapılan ödemelerin dekontlarının saklanması, sonradan “ödendi mi ödenmedi mi” tartışmasına düşmemek için gerekir.
Pendik hakkında
Pendik’te adliye düzeni, hangi davanın hangi mahkemede görüldüğü ve ilçenin mahalle yapısı için Pendik avukat sayfamıza bakabilirsiniz. O sayfada ayrıca iş kazasında işverenin ve üçüncü kişinin sorumluluğu konusu ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Pendik’te icra dosyama nereden bakarım?
e-Devlet üzerinden girilen UYAP Vatandaş Portalı’ndan T.C. kimlik numaranızla dosyanızı görüntüleyebilirsiniz; hangi icra dairesinde olduğu, esas numarası, borç kalemleri ve konulan hacizler burada listelenir. Dosya İstanbul Anadolu Adliyesi’nde bir icra dairesinde kayıtlıysa da işlemler bu ekrandan izlenir. Tebligat elinize ulaşmadan önce de sorgulayabilirsiniz; ancak itiraz süresi tebliğ tarihinden işlemeye başlar.
2. Maaşımın ne kadarı haczedilir?
Maaş ve ücretler, borçlu ile ailesinin geçimi için icra memurunca gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilir; ancak haczedilecek miktar bunların dörtte birinden az olamaz (İİK m.83). Yani İcra ve İflas Kanunu bakımından dörtte bir bir üst sınır değil, alt sınırdır. İş Kanunu’na tabi işçilerde ise durum farklıdır: işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez (4857 s.K. m.35); nafaka alacakları bu sınırın dışındadır. Ücretinizden dörtte birden fazlası kesiliyorsa bu kesinti hukuka aykırıdır; öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilmelidir (İİK m.16). Birden fazla haciz varsa sıraya konur, öndeki bitmeden sonrakine geçilmez. Sözleşmeye önceden konulan “maaşımın tamamı haczedilebilir” türü kayıtlar geçerli değildir (İİK m.83/a).
3. Emekli maaşıma haciz konabilir mi?
Kural olarak konamaz. Gelir, aylık ve ödenekler; Sosyal Güvenlik Kurumunun 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesine göre takip ettiği alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Haczi yasaklanan bu aylıklara ilişkin haciz talepleri, borçlunun muvafakati bulunmadıkça icra müdürünce reddedilir (5510 s.K. m.93). Kredi sözleşmesine baştan konulan matbu muvafakat kayıtlarının geçerliliği uygulamada kabul görmemektedir; emekli aylığınıza haciz konmuşsa ilk bakılacak nokta budur.
4. Eve haciz gelirse evdeki eşyaları alabilirler mi?
Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika ve süs eşyası gibi kıymetli şeyler dışında; borçlunun ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası haczedilemez (İİK m.82/3). Borçlunun haline münasip evi de haciz dışındadır. “Borç o eşyanın bedelinden doğuyorsa istisna uygulanmaz” kuralı mesleki eşya, çiftçi araçları ve haline münasip ev gibi bentler içindir; ev eşyası 2023’ten beri bu kuralın dışındadır (7445 s.K. m.2). Borcunuz o eşyanın taksitinden doğsa bile ev eşyası haczedilemez; haczedilmişse, haczi öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilerek kaldırılması istenir (İİK m.16). Haczedilen eşya size değil bir başkasına aitse, haczi öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunulması gerekir (İİK m.96).
5. Ödeme emrine itiraz süresini kaçırdım, yapabileceğim bir şey var mı?
Kural olarak süresinde itiraz edilmeyen takip kesinleşir. Ancak kusurunuz olmaksızın bir engel yüzünden itiraz edememişseniz, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretinizi gösteren delillerle icra mahkemesine başvurarak gecikmiş itirazda bulunabilirsiniz (İİK m.65). Bunun dışında, borçlu olmadığınızın tespiti için menfi tespit, ödeme yapıldıysa ödenen paranın geri alınması için istirdat davası yolu bulunur (İİK m.72). Takip sırasında icra dairesinin kanuna aykırı bir işlemi varsa, öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikâyet edilebilir (İİK m.16).
Pendik’te dikkat edilmesi gereken yerel ayrıntılar
İcra daireleri de Kartal’dadır
Pendik’in ayrı bir adliyesi yoktur; ilçenin adliyesi Anadolu Adalet Sarayı’nın 2013’te açılmasıyla Kartal’a taşınmıştır. Takip işlemlerinin yürüdüğü icra daireleri de bu binadadır. Anadolu yakasının on bir ilçesi aynı merkeze bağlı olduğundan, aynı adreste çok sayıda daire bulunur ve hangi dairede olduğu bilinmeyen bir dosya aranarak bulunmaz.
Bu yüzden eline bir yazı ulaşan kişinin ilk bakacağı yer metnin ortası değil, üst kısmıdır: dairenin adı ve numarası ile dosya numarası orada yazar. Bu iki bilgi not edildiğinde, sonraki her adım tek bir kapıdan yürür. Aynı kişiye birden çok dosyadan yazı çıkmışsa, hangi yazının hangi daireden geldiğinin bir yere sırayla yazılması, aylar sonra yapılacak aramayı baştan gereksiz kılar.
Ödeme yapılacaksa dosya numarasının belirtilmesi de aynı ölçüde önemlidir. Numarasız yapılan bir ödemenin hangi dosyaya sayıldığı sonradan gösterilemez; aynı kişinin birden çok dosyası varsa, ödenen tutarın yanlış dosyada görünmesi tek başına yeni bir tartışma doğurur.
İş mahkemesi kararlarından doğan takipler
Pendik’te sanayi ve lojistik istihdamının ağırlığı nedeniyle iş uyuşmazlıkları öne çıkar; bunun icra tarafındaki karşılığı, ilçeden gelen dosyaların bir bölümünün iş mahkemesinden alınan kararlara dayanmasıdır. Aynı olaydan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun rücu alacakları da doğabilir ve bunlar da takibe konu edilir.
Böyle bir dosyada karışan şey genellikle kalemlerdir. Karara bağlanan tutar, yargılama gideri ve vekâlet ücreti ayrı satırlardır; bir bölümü ödenmiş, bir bölümü ödenmemiş olabilir. Ödemelerin tamamını gösteren tek bir döküm baştan çıkarıldığında, sonradan yapılacak her hesap bu dökümün üzerinden yürür.
Taşınmazın niteliği takipten önce görülür
İlçede taşınmazların durumu her yerde aynı değildir. Kurtköy ve Sanayi mahalleleri, havalimanı ve teknoloji parkı için yapılan büyük ölçekli kamulaştırmanın alanı içindedir; kuzeydeki Ballıca, Emirli, Göçbeyli, Kurna ve Kurtdoğmuş, Ömerli Baraj Gölü içme suyu havzasında kalan eski köy yerleşimleridir ve buralarda yapılaşma koruma alanı ayrımına göre sınırlıdır.
Bunun takip tarafındaki karşılığı şudur: bir parselin kayıttaki niteliği, üzerinde kamulaştırmaya ilişkin bir işlem bulunup bulunmadığı ve hangi koruma kuşağında kaldığı, dosyanın ilerleyen aşamalarında ayrı ayrı gündeme gelir. Bu bilgiler tapu ve belediye kayıtlarından alınır; sonradan tahmin yürütülerek tamamlanamaz. Parselin üzerindeki yapının kayda geçip geçmediği de ayrı bir başlıktır: havza kuşağında kurallara aykırı yapılar için yıkım işlemi uygulanabildiğinden, uzun süredir kullanılıyor olmak yapının kayıtlı olduğunu göstermez.
İlgili sayfalarımız
Pendik’te diğer alanlar. iş davaları, kira ve tahliye davaları, boşanma ve velayet ile ceza soruşturması konularında ayrı sayfalarımız bulunur.
Aynı yargı çevresindeki ilçeler. İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresinde yer alan Sancaktepe, Sultanbeyli ve Tuzla için de aynı konuyu ayrı sayfalarda ele aldık.
Genel anlatım ve adliye bilgisi. Konunun ilçeden bağımsız genel anlatımı için İcra ve İflas Hukuku sayfasına bakabilirsiniz. İstanbul Anadolu Adliyesi rehberi sayfamızda binanın adresi, ulaşımı ve birimleri anlatılmaktadır.
Büromuz
Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Küçükçekmece’dedir; Pendik ve aynı yargı çevresindeki dosyalar da takip edilmektedir. Durumunuzu görüşmek için iletişim sayfamızdaki bilgilerden ulaşabilir, nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız ne yapmalıyım sayfamıza bakabilirsiniz.
Yakın ilçelerde icra avukatı
Son güncelleme: 17.09.2026