Bu sayfa, Ankara'da oturan ve parasını yatırdığı bir yatırım fonunun dolandırıcılık şüphesiyle alım-satıma kapatıldığını ya da tasfiyeye alındığını öğrenen kişiler için hazırlandı. Amaç, Ankara'da yaşayan bir fon mağdurunun ilk haftalarda soracağı üç soruya kanun metninden cevap vermektir: şikâyet hangi makama verilir, ceza dosyası hangi mahkemede görülür ve tazminat davası Ankara'da açılabilir mi. Dört hukuki yolun ayrıntısı, süreler ve Yatırımcı Tazmin Merkezi'nin sınırı fon dolandırıcılığı mağdurunun izleyeceği hukuki yollar rehberinde anlatılıyor. Sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için hukuki görüş değildir ve süren hiçbir soruşturmadaki fon, şirket veya kişi hakkında iddia içermez.

Ankara'da fon dolandırıcılığı şikâyeti nereye yapılır?

Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/1'e göre suça ilişkin şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. Ankara Adliyesi'nin yargı çevresinde oturan bir yatırımcı için ilk başvuru yeri Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıdır. Şikâyet yazılı dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (m.158/5); valiliğe, kaymakamlığa ya da bir mahkemeye verilen dilekçe de ilgili başsavcılığa gönderilir (m.158/2). Yanlış kapıya gitmek bu yüzden hakkı ortadan kaldırmaz, yalnızca dosyanın yerine ulaşmasını geciktirir.

Ankara geniş bir il olduğu için ilçede oturanların durumu ayrıca düşünülmelidir. 5235 sayılı Kanun m.16, mahkeme kuruluşu bulunan her il merkezi ve ilçede o yerin adıyla anılan bir Cumhuriyet başsavcılığı kurulacağını söyler. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde ise il veya ilçe adıyla anılan asliye ceza mahkemeleri ile ağır ceza mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenir (5235 m.15/2). Pratik sonuç şudur: Ankara'nın bir ilçesinde oturuyorsanız, bağlı olduğunuz başsavcılığı belediye sınırından değil, yargı çevresi kararından öğrenirsiniz. Bunun en kolay yolu adliyenin resmî internet sitesidir.

Soruşturma Ankara'da mı yürür?

Ceza davasında genel kural, yetkinin suçun işlendiği yer mahkemesine ait olmasıdır (CMK m.12/1). Fon dolandırıcılığı iddialarında fiil birden çok ilde ve elektronik ortamda gerçekleşebildiği için 2021'de eklenen bir hüküm Ankara'daki mağdur açısından önem taşır: bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir (CMK m.12/6). Bu, her dosyanın Ankara'da görüleceği anlamına gelmez. Aynı olay için başka bir başsavcılıkta toplu bir soruşturma yürütülüyorsa Ankara'da verdiğiniz dilekçe o dosyaya gönderilebilir; şikâyetiniz yine dosyaya girer.

Ceza dosyasına hangi mahkeme bakar?

Fon iddialarında iki ayrı kanun gündeme gelir. Sermaye Piyasası Kanunu'nda tanımlanan suçlarda yargılama, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemelerine aittir (SPKn m.116). Bu suçlarda soruşturma yapılabilmesi için Kurul'un başsavcılığa yazılı başvurusu gerekir; bu başvuru muhakeme şartıdır (SPKn m.115/1). Türk Ceza Kanunu'ndaki nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) için ise böyle bir şart yoktur.

Nitelikli dolandırıcılığın hangi mahkemede görüleceği 2025 sonunda değişti. 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun, 5235 sayılı Kanun m.12'deki ağır ceza listesinden "nitelikli dolandırıcılık (m.158)" ibaresini çıkardı. Görev, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir (5235 m.14); TCK m.158/1'in üst sınırı on yıldır, ağır ceza mahkemesinin görevi ise on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla sınırlıdır. Bu nedenle bugün açılan nitelikli dolandırıcılık davaları kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. 7571 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan davalar ise geçici m.7 gereği orada sonuçlandırılır. İddianamede ağır cezanın görevine giren başka bir suç birlikte yer alırsa görev buna göre değişebilir.

Fon mağdurunun izleyebileceği dört yol

Ankara'da oturmanız yolların sayısını değiştirmez; değiştirdiği şey bazı başvuruların verileceği yerdir. Dört yol birbirinin alternatifi değildir ve aynı anda yürütülür:

  1. Ceza süreci: başsavcılığa şikâyet ve kamu davası açıldıktan sonra mahkemeye katılma dilekçesi (CMK m.237-238). Kanun yolu aşamasında ilk kez katılma istenemez (m.237/2); bu yüzden katılma talebi ilk derece mahkemesinde, hüküm verilmeden yapılmalıdır.
  2. Tazminat davası: haksız fiil (TBK m.49 vd.) ve sözleşme ihlali dayanaklarıyla hukuk mahkemesinde. Ceza dosyasının sonucunu beklemek zorunda değildir.
  3. SPK ve Yatırımcı Tazmin Merkezi: Kurul'a doğrudan yazılı şikâyet; YTM ise yalnızca yatırım kuruluşunun saklama ve teslim yükümlülüğünü yerine getirmemesinden doğan talepleri karşılar, piyasadaki fiyat hareketlerinden doğan zarar kapsam dışıdır (SPKn m.84/2).
  4. Aracı kurum ve bankanın kendi sorumluluğu: uygunluk testi, risk bildirimi ve çerçeve sözleşme yükümlülükleri ihlal edilmişse fondan bağımsız ayrı bir dayanaktır.

Her yolun dayanağı, süresi ve sık yapılan hatalar ana rehberde tek tek açıklanıyor.

Tazminat davası Ankara'da açılabilir mi?

Çoğu durumda evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu iki kural koyar. Genel kurala göre yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6/1). Haksız fiilden doğan davalarda ise buna ek olarak haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği ya da gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16/1). Ankara'da yerleşik bir mağdur, haksız fiile dayanan davasını bu kural sayesinde Ankara'da açabilir; davalı şirketin merkezinin İstanbul'da olması bunu engellemez. Sözleşmeye dayanılacaksa çerçeve sözleşmedeki yetki hükmü de okunmalıdır.

Hangi mahkemenin görevli olduğu davalıya göre değişir. Gerçek kişi faile karşı malvarlığı hakkına ilişkin dava asliye hukuk mahkemesinde açılır (HMK m.2/1). Aracı kurum, portföy yönetim şirketi veya fon kurucusuna karşı davada TTK m.4/1-(f) bendi üzerinden davanın ticari dava sayıldığı ve asliye ticaret mahkemesinde görüleceği savunulabilir; bu bir yorumdur, mahkemece değerlendirilir. Dava ticari dava sayılırsa ve konusu bir miktar paraysa, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A/1). Ankara Adliyesi için resmî kayıtlarda bir arabuluculuk bürosu yer aldığı adliye rehberimizde belirtilmiştir. Fonu bir banka üzerinden alan ve ticari olmayan amaçla hareket eden yatırımcı bakımından tüketici mahkemesinin görevi tartışmalıdır; o mahkemede görülen uyuşmazlıklarda da arabuluculuk dava şartıdır (6502 s.K. m.73/A). Uyuşmazlık tüketici işlemi sayılırsa ve değeri tüketici hakem heyetinin parasal sınırının altında kalıyorsa, arabulucuya değil hakem heyetine başvurmak zorunludur (6502 m.68/1, m.73/A/1-a); sınır her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır (m.68/4).

Zararın miktarı henüz hesaplanamıyorsa belirsiz alacak davası açılamaz; HMK m.107, 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırıldı. Aynı Kanun'un HMK m.109'a eklediği dördüncü fıkraya göre kısmi davada talep, tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır. Haksız fiilde zamanaşımı TBK m.72'ye göre zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıldır; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suçsa o süre uygulanır.

SPK kararının iptali davası Ankara'da görülmez

Kurul kararlarına karşı açılacak idari davalar idare mahkemelerinde görülür (SPKn m.134/1) ve Kanun bu davalar için ayrı bir yetki kuralı koymaz. Bu durumda İdari Yargılama Usulü Kanunu m.32/1 uygulanır: yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Sermaye Piyasası Kurulu'nun merkezi İstanbul'dadır (SPKn m.117/1). Kurul işlemine karşı dava açma ehliyeti ayrıca değerlendirilir; ama Kurul kararının iptali için açılacak dava gündeme gelirse yeri Ankara değildir. İdareden tazminat istenen tam yargı davalarında ise yetkili mahkeme İYUK m.36'daki sıralamaya göre ayrıca belirlenir. Adliye rehberimizin de hatırlattığı gibi Ankara'da idare mahkemeleri adliye binasında bulunmaz.

Ankara Adliyesi

Ankara Adliyesi, Ankara ilinin adli merkezidir. Ankara Adliyesi rehberimizde yer alan ve adliyenin resmî sitesinden 23.08.2026 tarihinde doğrulanan bilgiye göre adres: Hacı Bayram Veli Mah. Atatürk Bulvarı No: 40, Sıhhiye / Ankara. Resmî site: ankara.adalet.gov.tr. Adliye birimleri yer değiştirebildiğinden şikâyet dilekçesini vermeye gitmeden önce resmî siteden güncel bilgiyi kontrol etmek yerinde olur. Telefon numaraları, duruşmaya giderken gerekli belgeler ve yargılama giderleri rehber sayfasında.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Ankara'da oturuyorum, soruşturma İstanbul'da yürüyor. Şikâyeti nereye vermeliyim?
İki yol da geçerlidir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğiniz dilekçe, yetkili başsavcılıkta yürüyen dosyaya gönderilebilir. Dosya numarasını biliyorsanız doğrudan soruşturmayı yürüten başsavcılığa vermek dosyaya girişi hızlandırabilir. Hak bakımından fark yoktur; önemli olan şikâyetin yapılmış olması ve delillerin dilekçeye eklenmesidir.

2. Nitelikli dolandırıcılık davası Ankara'da ağır ceza mahkemesinde mi görülür?
Kural olarak hayır. 7571 sayılı Kanun'la nitelikli dolandırıcılık 5235 sayılı Kanun m.12'deki ağır ceza listesinden çıkarıldı; TCK m.158/1'in üst sınırı on yıl olduğundan bu suç tek başına asliye ceza mahkemesinin görevindedir. Kanunun yürürlüğünden önce ağır cezada açılmış davalar ise orada sürer (5235 geçici m.7).

3. Tazminat davasını Ankara'da açabilir miyim?
Haksız fiile dayanan davada evet; HMK m.16 zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılar. Görevli mahkeme davalıya göre değişir: gerçek kişi faile karşı asliye hukuk, sermaye piyasası kurumuna karşı asliye ticaret savunulabilir; ticari davada önce arabulucuya başvurulur (TTK m.5/A).

4. Yatırımcı Tazmin Merkezi kaybımı karşılar mı?
Fonun değer kaybından ya da piyasadaki fiyat hareketinden doğan zarar YTM kapsamında değildir (SPKn m.84/2). YTM, yatırım kuruluşunun sakladığı nakdi veya sermaye piyasası aracını teslim edememesi ve Kurul'un tazmin kararı hâlinde devreye girer; başvuru, kararın ilanından itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (m.85/1).

5. Elkonulan paralar mağdura iade edilir mi?
CMK m.128'e göre elkonulan malvarlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait olduğu ve delil olarak artık gerekmediği anlaşılırsa sahibine iade edilir (CMK m.131/2). İadeye Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme re'sen ya da istem üzerine karar verir; paranın size ait olduğunu gösteren belgelerle istemde bulunmak yerinde olur. İstemin reddine itiraz edilebilir (m.131/1). Sonuç her dosyada farklıdır ve önceden söylenemez.

İlgili sayfalar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.