Anlaşmalı Boşanma Protokolü: Koşulları ve Örnek Metin
Anlaşmalı boşanma, eşlerin evlilik birliğini karşılıklı iradeyle sona erdirdiği ve boşanmanın sonuçlarını (mal, çocuk, para) yazılı bir düzenlemede kararlaştırdığı boşanma türüdür. Bu düzenlemeye anlaşmalı boşanma protokolü denir. Kanun boşanmayı yalnızca protokolün varlığına değil, hâkimin protokolü uygun bulmasına bağlar. Bu sayfa, protokolün hangi koşullarda geçerli olacağını, hangi başlıkları kapsaması gerektiğini, mahkemenin nasıl incelediğini ve karardan sonra hangi hakların değişebileceğini anlatır. Sonunda madde madde bir örnek protokol yer alır. Bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için değerlendirme niteliği taşımaz.
Not — 30 Haziran 2027’den sonra: Anayasa Mahkemesi 4/6/2026 tarihli ve E:2025/156, K:2026/131 sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında geçen “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar 30/9/2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı; yürürlük tarihi 30/6/2027’dir. O tarihe kadar fıkra mevcut hâliyle uygulanır (Anayasa m.153/5: iptal kararı geriye yürümez).
30/6/2027’den sonra fıkradaki “süresiz olarak” ibaresi uygulanmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi o tarihe kadar yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir düzenleme yaparsa o düzenleme uygulanır; yapmazsa yoksulluk nafakasının süreli mi süresiz mi olacağı kanunun o günkü lafzı ve mahkeme uygulamasıyla şekillenir. Bu sayfadaki bilgiler bugünkü mevzuata göre hazırlanmıştır.
Anlaşmalı boşanmanın koşulları
Türk Medenî Kanunu m.166/3, anlaşmalı boşanmayı üç koşula bağlar:
- Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Süre, evliliğin kurulduğu tarihten dava tarihine kadar hesaplanır. Bir yıl dolmadan açılan davada anlaşmalı boşanma hükümleri uygulanmaz; talep başka bir boşanma sebebine dayanıyorsa dava çekişmeli olarak görülür.
- Eşler ya birlikte başvurmalı ya da bir eş açtığı davayı diğer eş kabul etmelidir. Yani irade birliği açık olmalıdır; sessiz kalmak veya duruşmaya gelmemek kabul sayılmaz.
- Hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulmalıdır (m.166/3 birebir).
Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu, protokolün mahkeme önünde son biçimini alabileceği anlamına gelir; tarafların değişikliği kabul etmemesi hâlinde anlaşmalı boşanma sonuçlanmaz. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı yönündeki genel kural (m.184/3) uygulanmaz — yani anlaşmalı boşanmada tarafların açıklamaları hâkimi bağlayacak biçimde değerlendirilir.
Kusur, sebep gösterme, tanık dinletme yoktur. Anlaşmalı boşanmada evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanunen kabul edilmiş (m.166/3’ün ilk cümlesi bunu “sayılır” sözüyle ifade eder) sayılır. Bu yönüyle çekişmeli boşanmadan farklıdır; ispat yükü ve kusur tartışması gündeme gelmez.
Protokolün üç bölümü: mal, çocuk, para
Protokolde düzenlenmesi gereken başlıklar üç grupta toplanır. Bunlar aynı zamanda hâkimin denetim alanıdır:
1) Malî sonuçlar
Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, maddî tazminat (TMK m.174/1), manevî tazminat (m.174/2) ve yoksulluk nafakası (m.175) bu grupta yer alır. Protokolde bu kalemlerin her biri için ya bir miktar/ödeme biçimi kararlaştırılır ya da karşılıklı olarak talep edilmediği açıkça yazılır. Miktarlar taraflar arasında serbestçe belirlenir; kanun bir üst veya alt sınır koymaz. Nafakanın toptan ya da irat (aylık taksit) biçiminde ödeneceği belirtilir (m.176/1). Manevî tazminat irat biçiminde ödenemez (m.176/2); toptan kararlaştırılır. Uygulamada taksitli ödeme de tartışmalıdır; güvenli olan tek seferde ödeme kararlaştırmaktır. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen tazminat veya nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer (m.176/3).
2) Çocuğa ilişkin düzenleme
Ortak çocuk varsa protokolde velayet, kişisel ilişki (velayeti almayan eş ile çocuk arasındaki görüşme takvimi) ve iştirak nafakası (velayeti almayan eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkısı) düzenlenir. TMK m.182/1’e göre mahkeme “olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten” sonra çocuk ile olan kişisel ilişkileri düzenler. Velayet konusundaki anlaşma hâkimi bağlamaz; hâkim çocuğun yararına aykırı bulduğu düzenlemeyi değiştirebilir ya da onaylamayı reddedebilir. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur (m.182/3).
7343 sayılı Kanun’la eklenen m.182/2 uyarınca mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Bu ihtar kararın kendisinden gelir; protokolde ayrıca yazılmasa da hüküm fıkrasında yer alır.
3) Ortak konut ve diğer başlıklar
Uygulamada protokole eklenen diğer başlıklar arasında ortak konutun hangi eşe kalacağı (kiracı ise kira sözleşmesinin devri, malik ise oturma/mülkiyet düzeni), ev eşyasının paylaşımı, ortak banka hesapları, taşıtlar, birbirlerine karşı açılmış veya açılabilecek diğer davalardan feragat beyanları ve yargılama giderleri ile vekâlet ücreti düzenlemeleri sayılabilir. Bu başlıklar zorunlu değildir; ancak boş bırakılırsa ilerleyen dönemde tartışma çıkabileceği için yazılı düzenlenmesi tercih edilir.
Görevli ve yetkili mahkeme
Görev. Aile hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4/1). Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde, bu Kanun kapsamındaki dava ve işlere Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (m.2/2). Anlaşmalı boşanma da bu göreve dahildir.
Yetki. TMK m.168’e göre boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Anlaşmalı boşanmada iki eş de aynı dilekçeyi imzaladığı için, iki eşten hangisinin yerleşim yerindeki mahkemeye başvurulacağı tarafların tercihine kalmıştır. Yerleşim yeri, nüfus kaydındaki adresle değil, TMK m.19’a göre sürekli kalma niyetiyle oturulan yerle belirlenir. Bulunduğunuz ilçe için “İlçeye özel sayfalar” başlığındaki listeye bakabilirsiniz.
Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetki değişir: bu davalar nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m.177).
Duruşma nasıl geçer, kesinleşme
Anlaşmalı boşanma davası tek celsede sonuçlanabilir; ama kanun tek celse olmasını zorunlu tutmaz. Duruşmada her iki eş de bizzat hazır bulunur. Vekille temsil yeterli değildir: m.166/3 “hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi” şartını arar. Eşler dinlenir; irade beyanları alınır; protokol okunur ya da özetlenir; hâkim gerekli görürse değişiklik önerir ve tarafların kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur.
Karar tefhim veya tebliğle taraflara bildirilir. Anlaşmalı boşanmada her iki taraf da karardan hoşnut olduğu için genellikle istinaf yoluna başvurmaktan feragat edilir; bu, kararın hemen kesinleşmesini sağlar. Feragat edilmemişse, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf (HMK m.345), istinaf sonrası kararın tebliğinden itibaren yine iki hafta içinde temyiz (HMK m.361) yolu açıktır. Bu sürelerde başvuru yapılmazsa karar kesinleşir. Kararın kesinleşmesi, kesinleşme şerhinin verilmesiyle belgelenir; nüfus müdürlüğüne bildirim mahkeme aracılığıyla yapılır ve boşanma nüfus kütüğüne işlenir.
Kesinleşme, protokolde yer alan taahhütlerin icra edilebilir hale gelmesi için de önemlidir. Kesinleşmeden ödenmesi kararlaştırılan tazminat veya nafaka için icra takibi başlatılamaz.
Örnek anlaşmalı boşanma protokolü
Aşağıdaki metin, protokolün tipik bir örneğidir. Şablondur; olayınıza göre eklenmesi veya çıkarılması gereken maddeler olabilir. Sizin durumunuza uymayan maddeleri değiştirmeden veya çıkarmadan kullanmayınız. Boşluklar (_____) doldurulmak içindir; miktarlar taraflar arasında serbestçe kararlaştırılır. Ortak çocuk yoksa Madde 2–4 (velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası) atlanır.
ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ
Taraflar
Davacı / Eş 1: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: _____, Adres: _____
Davalı / Eş 2: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: _____, Adres: _____
Evlilik bilgisi
Taraflar, _____ İl _____ İlçesi Evlendirme Memurluğu’nda _____ tarihinde evlenmiştir. Evlilikten _____ ortak çocuk bulunmaktadır: [Ad Soyad], doğum tarihi _____.
Taraflar, aralarındaki evlilik birliğini karşılıklı iradeleriyle sona erdirmek ve TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı olarak boşanmak için aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır.
- Boşanmanın kabulü. Taraflar, aralarındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, birlikte yaşama ihtimallerinin kalmadığını kabul ederek karşılıklı olarak boşanmayı istemektedir. Kusur iddiasında bulunulmamıştır.
- Velayet. Ortak çocuk [Ad Soyad]’ın velayeti, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren [anne / baba]’ya bırakılacaktır. Diğer eş bu düzenlemeyi kabul eder.
- Kişisel ilişki. Velayeti almayan eş ile çocuk arasında aşağıdaki takvim uyarınca kişisel ilişki kurulur:
- Her ayın _____ ve _____ hafta sonu, Cuma günü okul çıkışından Pazar günü saat _____’a kadar,
- Dinî bayramların _____ günü sabahından ertesi gün akşamına kadar,
- Yılbaşı tatilinin _____ günü, 23 Nisan _____ günü, 19 Mayıs _____ günü,
- Yaz tatilinin _____ - _____ tarihleri arasında (kesintisiz _____ hafta),
- Ara tatilin tamamı [ya da _____ günü sabahından _____ akşamına kadar].
- İştirak nafakası. Velayeti almayan eş, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katkı olarak, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren her ayın _____ günü, aylık [belirlenecek tutar] TL tutarında iştirak nafakasını velayeti alan eşin _____ Bankası _____ IBAN numaralı hesabına ödeyecektir. Nafaka her yıl bir önceki yılın Ocak-Aralık dönemi TÜİK tüketici fiyat endeksi (on iki aylık ortalamalara göre) yıllık değişim oranında kendiliğinden artırılır.
- Yoksulluk nafakası.
- Seçenek A: Taraflar, boşanma nedeniyle birbirlerinden yoksulluk nafakası talep etmeyeceklerini karşılıklı olarak kabul, beyan ve taahhüt eder.
- Seçenek B: [Yoksulluk nafakasına hak kazanan eş] lehine, aylık [belirlenecek tutar] TL yoksulluk nafakası ödenecektir. Nafakanın artış esası yukarıdaki iştirak nafakasıyla aynıdır. Nafaka süresizdir ve TMK m.176/3’te sayılan hâllerde sona erer.
- Maddî ve manevî tazminat.
- Seçenek A: Taraflar, boşanma nedeniyle birbirlerinden maddî ve manevî tazminat talep etmeyeceklerini karşılıklı olarak kabul eder.
- Seçenek B: [Tazminata hak kazanan eş] lehine, [belirlenecek tutar] TL maddî tazminat ve [belirlenecek tutar] TL manevî tazminat, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren _____ gün içinde toptan ödenecektir. Manevî tazminat irat biçiminde ödenemez (TMK m.176/2); uygulama açısından tek seferde ödeme kararlaştırmak güvenlidir.
- Mal paylaşımı.
- Taşınmazlar: _____ ada _____ parselde kayıtlı taşınmaz, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren _____ gün içinde [hangi eşe] devredilecektir. Devir masrafları _____ tarafından karşılanır. [Yerine getirilecek diğer tapu düzenlemeleri.]
- Taşıtlar: _____ plakalı araç [hangi eşe] bırakılır; devir masrafları _____ tarafından karşılanır.
- Ev eşyası: Ev eşyası, taraflarca daha önce fiilen paylaşılmıştır / aşağıdaki listeye göre paylaşılacaktır: _____. Taraflar bundan sonra ev eşyası nedeniyle birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmayacaktır.
- Banka hesapları ve tasarruflar: Her eşin kendi adına açılmış hesaplar kendisine ait olacaktır.
- Taraflar, yukarıdaki paylaşımın dışında mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan başka bir alacak talebinde bulunmayacaklarını karşılıklı olarak kabul, beyan ve taahhüt eder.
- Ortak konut. Tarafların birlikte oturduğu _____ adresindeki konut, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren _____ gün içinde [hangi eş] tarafından tahliye edilecektir. Konut kira ise, kira sözleşmesindeki kiracılık sıfatı [devredilecek / feshedilecek]; malik ise yukarıda 7’nci maddedeki tapu düzenlemesi geçerlidir.
- Kadının soyadı. Davacı/davalı kadın, boşanmadan sonra evlenmeden önceki soyadını kullanacaktır [ya da, kocanın soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya zarar vermeyeceği gerekçesiyle, TMK m.173/2 uyarınca kocasının soyadını taşımaya izin verilmesi hâkimden istenecektir].
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti. Yargılama giderleri ve harçlar taraflar arasında eşit paylaşılır [ya da _____ tarafından karşılanır]. Taraflar, karşı vekâlet ücretinden karşılıklı olarak feragat eder.
- Karşılıklı feragat. Taraflar, işbu protokolde yer alan hususlar dışında birbirlerinden herhangi bir maddî, manevî tazminat, nafaka, mal rejimi veya diğer bir alacak talebinde bulunmayacaklarını karşılıklı olarak kabul, beyan ve taahhüt eder. Bu feragat, boşanmadan sonra doğacak çocuğun (iştirak) nafakasının değiştirilmesi (TMK m.331) ve koşullar değişirse yoksulluk/tazminat iradının artırılması/azaltılması (TMK m.176/4) taleplerini kapsamaz.
- Protokolün geçerliliği. Bu protokol, hâkim tarafından uygun bulunduğu ve boşanma kararı verildiği takdirde hüküm ifade eder. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak protokolde değişiklik önerdiği takdirde, taraflar duruşmada bu değişikliği kabul edip etmeyeceklerini bildireceklerdir.
İşbu protokol _____ tarihinde, _____ nüsha olarak düzenlenip taraflarca imzalanmıştır.
Eş 1 (Ad Soyad, imza): _____
Eş 2 (Ad Soyad, imza): _____
Sık yapılan hatalar
- Bir yıl kuralını atlamak. Evliliğin en az bir yıl sürmediği hâlde anlaşmalı olarak açılan davada mahkeme anlaşmalı boşanma hükümlerini uygulamaz. Dava başka bir sebebe dayanıyorsa çekişmeli olarak devam eder; dayanmıyorsa reddedilir.
- Duruşmaya bizzat gelmemek. İki eşin de duruşmada hazır bulunması ve hâkim tarafından dinlenmesi zorunludur.
- Çocuk bölümünü boş bırakmak. Ortak çocuk varsa velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası mutlaka düzenlenmelidir. Bu üçünden birinin eksik olması, hâkimin protokolü uygun bulmama sebebidir.
- Manevî tazminatı irat biçiminde düzenlemek. Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez (TMK m.176/2). Protokole irat konulmuşsa hâkim tarafından toptana çevrilir; uygulamada taksitli ödeme de tartışmalı sayıldığından tek seferde ödeme kararlaştırmak isabetlidir.
- “Hiçbir talebim yoktur” deyip çocuk nafakasından feragat etmek. İştirak nafakası çocuğun hakkıdır, velayeti alan eşe ait bir alacak değildir. Bu nafakadan tam olarak feragat mümkün değildir; koşullar değişirse yeniden istenebilir (TMK m.331).
- Mal paylaşımını genel ifadelerle bitirmek. “Malları paylaştık” cümlesi, ileride mal rejimi tasfiyesi davası açılmasını engellemez. Hangi taşınmazın kime kaldığı, tapu devir masrafının kime ait olduğu, ev eşyasının nasıl paylaşıldığı somut olarak yazılmalıdır.
- Kesinleşmeden ödemeye başlamak veya icraya vermek. Kararda öngörülen tazminat/nafaka için icra takibi kararın kesinleşmesinden sonra başlatılabilir. Kesinleşmeden yapılan ödemeler ödeme olarak geçerli sayılır, ancak boşanmadan vazgeçilirse geri alınması ayrı bir tartışma doğurur.
Anlaşmalı boşanmadan çekilme ve karardan sonra
Kararın kesinleşmesinden önce. Duruşmada boşanma iradesini geri çekmek mümkündür. Hâkim iradenin serbestçe açıklandığına kanaat getirmezse (bir taraf duruşmada kararsız kalırsa veya iradesini geri çekerse) anlaşmalı boşanmaya karar veremez. Karar verildikten sonra ama kesinleşmeden önce, taraflardan biri istinafa giderek boşanma iradesinin devam etmediğini bildirebilir; istinaf incelemesinde bu iddia değerlendirilir.
Kararın kesinleşmesinden sonra. Boşanma kesinleştikten sonra bu karardan “vazgeçmek” hukuken mümkün değildir; taraflar yeniden evlenmek isterse yeniden evlenme işlemi yapılır. Ancak protokoldeki bazı düzenlemeler karardan sonra da değişebilir:
- İştirak nafakası için, çocuğun gereksinimlerinin değişmesi veya nafaka yükümlüsünün malî durumunun değişmesi hâlinde artırma/azaltma davası açılabilir (TMK m.331).
- Yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılabilir (m.176/3). Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir (m.176/4).
- Velayet, çocuğun menfaatinin değiştiğini gösteren yeni olguların (m.183) veya kişisel ilişki gereklerinin yerine getirilmemesinin (m.182/2) ortaya çıkması hâlinde değiştirilebilir.
- Kişisel ilişki takvimi, çocuğun okulu, sağlığı ya da eşlerden birinin yerleşim yerinin değişmesi gibi sebeplerle yeniden düzenlenebilir.
- Mal paylaşımı protokolde tamamlanmış ise, kural olarak yeniden açılamaz. Ancak protokolün irade sakatlığı (yanılma, aldatma, korkutma) ile veya hile ile alındığı kanıtlanırsa iptali istenebilir.
Zamanaşımı. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları (özellikle tazminat), boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Bu süre kısa olduğu için anlaşmalı boşanmada tazminat kalemlerinin protokole açıkça yazılması önemlidir.
İlçeye özel sayfalar
Bulunduğunuz ilçeye özel yetkili aile mahkemesi, adliye adresi ve yerel açıklamalar için ilgili ilçe sayfasına bakabilirsiniz:
- Adalar
- Arnavutköy
- Ataşehir
- Avcılar
- Bağcılar
- Bahçelievler
- Bakırköy
- Başakşehir
- Bayrampaşa
- Beşiktaş
- Beykoz
- Beylikdüzü
- Beyoğlu
- Büyükçekmece
- Çatalca
- Çekmeköy
- Esenler
- Esenyurt
- Eyüpsultan
- Fatih
- Gaziosmanpaşa
- Güngören
- Kadıköy
- Kağıthane
- Kartal
- Küçükçekmece
- Maltepe
- Pendik
- Sancaktepe
- Sarıyer
- Şile
- Silivri
- Şişli
- Sultanbeyli
- Sultangazi
- Tuzla
- Ümraniye
- Üsküdar
- Zeytinburnu
Sık sorulan sorular
1. Protokolü noterde onaylatmak zorunda mıyım?
Hayır. Anlaşmalı boşanma protokolü için kanunda noter şartı yoktur; taraflarca imzalanmış olması yeterlidir. Hâkim, protokolü duruşmada okur, tarafları dinler ve uygun bulursa hükme esas alır. Noter onayı protokolün ispat gücünü artırır; ancak geçerlilik şartı değildir.
2. Eşlerden biri yurt dışındaysa anlaşmalı boşanabilir miyiz?
Anlaşmalı boşanmada iki eşin de duruşmada bizzat hazır bulunması zorunludur (TMK m.166/3). Yurt dışındaki eş duruşmaya gelemiyorsa anlaşmalı boşanma yolu işlemez; ya duruşma gününe gelinmesi ayarlanır ya da çekişmeli boşanma yoluna başvurulur. Uygulamada bazı mahkemeler, yurt dışındaki eşin bulunduğu yerdeki Türk konsolosluğunda imzalatılan bir talimatname/beyanı ya da SEGBİS üzerinden konsoloslukta yapılan ifadeyi kabul etmiştir; ancak bu her mahkemede kesin olarak kabul edilen bir uygulama değildir. Kesinliği tercih ediyorsanız duruşma gününde yurt dışındaki eşin Türkiye’de hazır bulunması güvenli yoldur.
3. Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?
Protokolde eksik olmayan ve hâkimin değişiklik önermediği bir dosyada karar aynı celsede verilebilir. Ancak “bir celsede biter” kanuni bir kural değil, uygulamada sık görülen bir sonuçtur; mahkeme iş yüküne, gerekçeli kararın yazımına ve tebliğ sürelerine bağlıdır. Kesinleşme, istinaftan feragat edilmişse duruşma tarihini kısa süre içinde takip eder.
4. Çocuğun soyadını değiştirebilir miyiz?
Boşanmanın kendisi ortak çocuğun soyadını değiştirmez. Velayeti alan annenin, çocuğun kendi soyadını almasını istemesi bu davanın konusu değildir; ayrı bir dava açılması ve Anayasa Mahkemesi’nin bu alandaki güncel içtihatlarının izlenmesi gerekir. Bu protokolde çocuğun soyadına ilişkin madde yer almaz.
5. Protokole yazmadığımız bir konu için sonradan dava açabilir miyim?
Protokolde “karşılıklı feragat” maddesi varsa, feragatin kapsamına giren konularda kural olarak dava açılamaz. Ancak iştirak nafakasının değişmesi (TMK m.331), koşulların değişmesi hâlinde yoksulluk nafakası/iradının artırılması/azaltılması (m.176/4) ve irade sakatlığına dayalı iptal gibi hâller bu kuralın dışındadır. Feragat, bu istisnaların kapsamındaki hakları kaldırmaz.