Başakşehir’de ödeme emrine itiraz, haciz, maaş haczi ve itirazın kaldırılması konularında yol arıyorsanız bu sayfa, davanın nerede görüleceğinden başlayarak süreleri ve izlenecek adımları anlatır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Başakşehir’de icra takibi nerede görülür?

Başakşehir’de açılacak icra takibi, Küçükçekmece Adliyesi’nde bulunan icra dairelerinde ve icra mahkemesinde görülür. Aynı adliyenin yargı çevresinde Avcılar ve Küçükçekmece de yer alır; bu ilçelerden gelen dosyalar da aynı binada görülür.

Mahalleye göre değişen bir mahkeme yoktur. Altınşehir, Bahçeşehir 1. Kısım, Bahçeşehir 2. Kısım, Başak, Başakşehir ve Güvercintepe gibi Başakşehir mahallelerinin tamamı tek bir yargı çevresine bağlıdır: hangi mahallede oturursanız oturun, adliye işleriniz Küçükçekmece Adliyesi’nde yürütülür.

Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebilir. Bu sayfadaki bilgi genel kuralı anlatır; dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız gerekir. Dosya numarası varsa en kesin bilgi oradadır.

Eve icra geldiyse, maaşınıza haciz konduysa ya da elinize bir ödeme emri ulaştıysa yapılacak ilk şey paniklemek değil, tebliğ tarihine bakmaktır. İcra hukukunda süreler gün hesabıyla işler ve kaçırıldığında geri alınamaz: süresinde itiraz edilmeyen takip, borç hiç doğmamış olsa bile kesinleşir. Bu bölüm, Başakşehir’de bir icra dosyasıyla karşılaşan kişinin — çoğunlukla borçlunun — hangi mercie, hangi süre içinde başvuracağını anlatır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Başakşehir’de icra dairesi ve icra mahkemesi

İcra takibi bir dava değildir. Takip mahkemede değil icra dairesinde başlar; icra dairesi bir mahkeme değil, Küçükçekmece Adliyesi bünyesinde çalışan bir birimdir. Alacaklı takip talebini buraya verir, ödeme emrini bu daire düzenler, haczi icra müdürü uygular. İcra mahkemesi ise ayrı bir mahkemedir ve Küçükçekmece Adliyesi’nde görev yapar; icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyetlerle kanunun kendisine bıraktığı itirazları inceler (İİK m.4). Burada basit yargılama usulü uygulanır (İİK m.18).

Ayrım şudur: borcun kendisine karşı çıkıyorsanız yol kural olarak itirazdır. İcra dairesinin bir işlemi kanuna aykırıysa yol itiraz değil şikâyettir ve icra mahkemesine yapılır; süre, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür. Bir hakkın hiç yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı ise her zaman şikâyet edilebilir (İİK m.16). İcra mahkemesi kararlarının bir bölümüne karşı istinaf yolu açıktır; süre tebliğden itibaren iki haftadır (İİK m.363).

Hangi icra dairesi yetkili?

Para veya teminat borcu için yapılan takiplerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki hükümleri kıyasen uygulanır; ayrıca takibe esas olan sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir (İİK m.50). Eski kanuna yapılan atıflar, karşılığını oluşturan HMK maddelerine yapılmış sayılır (HMK m.447): genel yetkili yer borçlunun yerleşim yeridir (HMK m.6), sözleşmeden doğan işlerde ifa yeri de yetkilidir (HMK m.10). Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte ve aynı dilekçede yapılır (İİK m.50).

Dosyanızın hangi icra dairesinde ve hangi numarayla kayıtlı olduğunu e-Devlet üzerinden girilen UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayabilirsiniz; aynı ekranda son işlemler ve haciz kayıtları da görünür. Tereddüt varsa işlem yapmadan önce bu doğrulama yapılmalıdır.

Takip türleri: elinizdeki kâğıt hangisi?

Süreyi takibin türü belirler:

  • İlamsız takip. Alacaklının elinde mahkeme kararı yoktur; ödeme emrindeki ödeme süresi yedi gündür (İİK m.60).
  • İlamlı takip. Elde mahkeme kararı ya da ilam niteliğinde belge vardır. Ödeme emri değil icra emri gönderilir, borcun yedi gün içinde ödenmesi istenir (İİK m.32). İcra emrine itiraz edilemez; yol, icranın geri bırakılmasıdır: borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurup borcun zamanaşımına uğradığını, ödendiğini (itfa) ya da süre verildiğini (imhal) ileri sürebilir (İİK m.33). Bu olgular icra emrinin tebliğinden sonra doğmuşsa süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir; ancak itfa ve imhal iddiasının noterlikçe düzenlenmiş ya da onaylanmış bir belgeye veya icra tutanağına dayandırılması gerekir. Zamanaşımı için böyle bir belge aranmaz.
  • Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu. Çek, bono veya poliçeye dayanır. Ödeme emrinde borcun on gün içinde ödenmesi ihtar edilir; itiraz ve şikâyet süreleri ise beş gündür ve icra mahkemesine yöneltilir (İİK m.168).
  • Rehnin paraya çevrilmesi. Taşınır rehninde ödeme süresi on beş, itiraz süresi yedi gündür (İİK m.146). İpotekte, akit tablosu kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içeriyorsa icra emri gönderilir ve ödeme süresi otuz gündür (İİK m.149).

Ödeme emri geldi: kaç gününüz var?

İlamsız takipte yedi gün

İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m.62). Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m.66). Borçlu bakımından asıl koruma budur: harekete geçme yükü alacaklıya döner.

Kambiyo senetlerinde beş gün

Çek, bono ve poliçeye dayanan takipte durum tersine döner. Borçlu olunmadığı, borcun ödendiği veya alacağın zamanaşımına uğradığı iddiaları ile yetki itirazı beş gün içinde ve icra mahkemesine bildirilir (İİK m.168/5); senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı yolundaki şikâyet de beş günlüktür (İİK m.168/3). Asıl fark şudur: bu itiraz, satış dışındaki icra takip işlemlerini durdurmaz (İİK m.169, m.170). Haciz kendiliğinden durmaz; icra mahkemesinin ayrıca takibi geçici olarak durdurması gerekir.

Borca itiraz, imzaya itiraz, yetkiye itiraz

Borca itiraz, borcun hiç doğmadığı, ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıdır. İmzaya itiraz, senetteki imzanın size ait olmadığı iddiasıdır ve ayrıca ve açıkça bildirilmek zorundadır: ilamsız takipte yedi gün içinde açıkça reddedilmezse senet borçludan sadır sayılır (İİK m.60/3); kambiyo takibinde beş gün içinde açık bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmezse imza borçluya ait kabul edilir (İİK m.168/4). Riski de vardır: kambiyo takibinde bu itiraz üzerine takip durdurulmuş, sonra imzanın borçluya ait olduğu anlaşılmışsa borçlu yüzde yirmiden az olmamak üzere inkâr tazminatına ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir (İİK m.170). Yetkiye itiraz ise takibin yanlış yerde başlatıldığı iddiasıdır. İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez (İİK m.63); dilekçe baştan doğru kurulmalıdır.

Süreyi kaçırdıysanız: gecikmiş itiraz

Borçlu kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresinde itiraz edememişse, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz edebilir; ancak engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazereti gösteren delillerle icra mahkemesine başvurmak zorundadır (İİK m.65).

İşlemSüreNereyeDayanak
İlamsız takipte ödeme emrine itiraz7 günİcra dairesiİİK m.62
Kambiyoda borca / yetkiye itiraz5 günİcra mahkemesiİİK m.168/5
Kambiyoda imzaya itiraz5 günİcra mahkemesiİİK m.168/4
Senedin kambiyo vasfına şikâyet5 günİcra mahkemesiİİK m.168/3
İcra dairesi işlemine şikâyet7 günİcra mahkemesiİİK m.16
Gecikmiş itirazEngelin kalkmasından 3 günİcra mahkemesiİİK m.65
İtirazın kaldırılmasıİtirazın tebliğinden 6 ayİcra mahkemesiİİK m.68
İtirazın iptali davasıİtirazın tebliğinden 1 yılMahkemeİİK m.67
Haciz istemeÖdeme emrinin tebliğinden 1 yılİcra dairesiİİK m.78
Satış istemeHacizden itibaren 1 yılİcra dairesiİİK m.106
İstihkak iddiasıHaczi öğrenmeden 7 günİcra dairesiİİK m.96
İcranın geri bırakılması (ilamlı takip)İcra emrinin tebliğinden 7 günİcra mahkemesiİİK m.33
İhtiyati hacze itirazHaciz huzurunda yapılmışsa uygulandığı tarihten, değilse tutanağın tebliğinden 7 günKararı veren mahkemeİİK m.265
İcra mahkemesi kararına istinaf2 haftaBölge adliye mahkemesiİİK m.363

İtiraz ettim, sonra ne oluyor?

İtiraz takibi durdurduğuna göre alacaklının önünde iki yol vardır; hangisini seçebileceğini elindeki belge belirler.

İtirazın kesin olarak kaldırılması icra mahkemesinde istenir ve yalnızca takip; imzası ikrar edilmiş ya da noterlikçe onaylanmış bir borç ikrarı senedine veya resmî bir makbuz ya da belgeye dayanıyorsa açıktır. Süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır; bu süre içinde istenmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68). Talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulünde borçlu, reddinde alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

İtirazın iptali davası genel mahkemede açılır ve elde belge olmasa da açılabilir; alacaklı alacağını genel hükümlere göre ispat eder. Süre, itirazın tebliğinden itibaren bir yıldır. Borçlunun itirazı haksız görülürse borçlu, alacaklının takibi haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m.67). Bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır.

Borçlunun kendi elindeki yol menfi tespit davasıdır. Takipten önce açılırsa mahkeme, alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir; takipten sonra açılan davada takip ihtiyati tedbirle durdurulamaz, borçlu ancak teminatla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir (İİK m.72). Ödenmiş borcun geri alınması istirdat davasının konusudur.

Haciz: neyim haczedilebilir, neyim haczedilemez?

Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz isteyebilir; bu hak ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m.78). Haczedilen malın satışı da hacizden itibaren bir yıl içinde istenmelidir (İİK m.106).

Haczedilemeyen mallar (İİK m.82)

Öne çıkanlar: ekonomik faaliyeti bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürmesi için gerekli her türlü eşya; borçlunun ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası; borçlunun haline münasip evi; öğrenci bursları; vücut veya sağlık üzerine verilen zararlar için ödenen tazminatlar.

Ev eşyası bendi 2023’te genişletilmiştir: para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika ve süs eşyası gibi kıymetli şeyler dışında kalan ev eşyasının tamamı haciz dışındadır ve bu bent, “kıymeti fazlaysa satılır” kuralının kapsamında değildir. Mesleki alet ve haline münasip evde ise kıymet fazlaysa, borçluya ihtiyacını karşılayacak bir kısım bırakılmak üzere haczedilip satılabilir. “Borç, o eşyanın bedelinden doğuyorsa istisna uygulanmaz” kuralı ise kanunda sayılan bentlerin bir bölümü içindir (mesleki eşya, çiftçi araç ve hayvanları, bağ-bahçe, haline münasip ev). Ev eşyası bendi 2023’te bu kuralın kapsamından çıkarılmıştır (7445 s.K. m.2): borcunuz tam da o buzdolabının veya mobilyanın taksitinden doğuyor olsa bile ev eşyası haczedilemez.

Maaş haczinde oran ve emekli aylığı

Maaşlar, her türlü ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama dayanmayan nafakalar ile emekli maaşları, borçlu ve ailesinin geçimi için icra memurunca gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz (İİK m.83). Bu çoğu kez “maaşın dörtte biri haczedilir” diye anlatılır; İcra ve İflas Kanunu’nun söylediği, dörtte birin alt sınır olduğudur. Ancak İş Kanunu’na tabi işçiler bakımından ayrı bir üst sınır vardır: işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, devir ve temlik edilemez (4857 s.K. m.35); nafaka alacakları bu sınırın dışındadır. Yani İş Kanunu’na tabi işçide dörtte bir bir tavandır: icra memuru, geçim için gerekli miktarı düştükten sonra bu oranı aşamaz. Bakmakla yükümlü olunan aile üyeleri için hâkimin takdir edeceği miktar da bu dörtte bire dahil değildir. Ücretinizden dörtte birden fazlası kesiliyorsa, kesintiyi öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir (İİK m.16). Birden fazla haciz varsa sıraya konur, öndekinin kesintisi bitmeden sonrakine geçilemez. Bu mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçerli değildir (İİK m.83/a).

Emekli aylığında koruma daha ileridir. 5510 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesine göre gelir, aylık ve ödenekler devir ve temlik edilemez; bunlar, Kurumun aynı Kanunun 88 inci maddesine göre takip ettiği alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez ve haciz talepleri borçlunun muvafakati bulunmadıkça icra müdürünce reddedilir. Tartışma çoğu kez muvafakatin ne zaman verildiği noktasında çıkar; kredi sözleşmesine baştan konulan matbu muvafakat kayıtlarının geçerliliği uygulamada kabul görmemektedir.

Üçüncü kişideki alacak

Borçlunun üçüncü kişideki alacağı ya da üçüncü kişinin elindeki taşınır malı haczedilirse, icra dairesi o kişiye haciz ihbarnamesi gönderir. Borcu bulunmadığını veya malın elinde olmadığını ileri süren üçüncü kişi, tebliğden itibaren yedi gün içinde durumu icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m.89). Süre sessiz geçirilirse üçüncü kişi borcu kendi üzerine almış duruma düşebilir; işveren ve bankalara gönderilen ihbarnamelerde en sık yapılan hata budur.

İhtiyati haciz ve istihkak

İhtiyati haciz, rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir para borcunda, borçlunun mallarına dava veya takipten önce geçici olarak el konulmasını sağlar; vadesi gelmemiş borçta ancak kanunda sayılan sınırlı hâllerde istenebilir (İİK m.257). Karar, İİK m.50’ye göre yetkili mahkemeden alınır; alacaklı kural olarak teminat gösterir (İİK m.258, m.259).

Kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı borçlu; haciz huzurunda yapılmışsa uygulandığı tarihten, değilse tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye itiraz edebilir (İİK m.265). Alacaklı bakımından da süre işler: karar tarihinden itibaren on gün içinde infazı istenmezse ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar (İİK m.261); dava veya takipten önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı ise, haczin uygulanmasından — haciz gıyabında yapılmışsa tutanağın kendisine tebliğinden — itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak ya da dava açmak zorundadır (İİK m.264).

İstihkak, haczedilen malın borçluya değil başkasına ait olduğu iddiasıdır. İcra dairesi bunu tutanağa geçirir; taraflara itiraz için üç günlük süre verilir. Malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder (İİK m.96).

Konkordato ve iflas: görevli mahkeme

Borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlu, vade veya indirim yoluyla borçlarını ödeyebilmek için konkordato talep edebilir. Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; yetki, iflasa tabi borçlu için İİK m.154’te yazılı yer, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yeridir (İİK m.285). Belgeler eksiksizse mahkeme derhâl geçici mühlet verir; bu mühlet üç aydır ve toplamı beş ayı geçemez (İİK m.287). Konkordatonun başarıya ulaşması mümkün görülürse bir yıllık kesin mühlet verilir (İİK m.289). Konkordato yalnızca şirketlere özgü değildir.

İflas yolu ise herkes için açık değildir: yalnızca tacirler, tacir hükümlerine tabi olanlar ve özel kanunlarına göre iflasa tabi tutulanlar hakkında işletilir (İİK m.43). Ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür ve itiraz icra dairesine yapılır (İİK m.155); iflas isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden bir yıl sonra düşer (İİK m.156). İflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır ve bu davalar için yetki sözleşmesi yapılamaz (İİK m.154).

Belgeler ve ilk adım

Alacaklı için de aynı süre disiplini geçerlidir: kaçırılan altı ay, aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılmasının önünü kapatır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda (TTK m.5/A), işçi–işveren alacaklarında (7036 s.K. m.3) ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda (6325 s.K. m.18/B) itirazın iptali davası bakımından dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır — kiralananın İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi bunun dışındadır; icra mahkemesinden istenen itirazın kaldırılması ise dava değil takip hukuku işlemi olduğundan bu şarta tabi değildir.

Başakşehir’de bir ödeme emri veya haciz ihbarnamesi elinize ulaştığında saklanması gerekenler bellidir: tebligat zarfının kendisi (tebliğ tarihi buradan ispatlanır), ödeme emrinin tüm sayfaları, borcun dayanağı sözleşme veya senet örneği, ödeme dekontları ve varsa ihtarnameler. Süre hesabı tebliğ tarihinden başlar; zarfın atılması en çok tartışma çıkaran eksikliktir. Dosyanın Küçükçekmece Adliyesi’nde hangi icra dairesinde kayıtlı olduğu doğrulandıktan sonra süre ve merci, elinizdeki kâğıdın türüne göre belirlenir. Başakşehir bakımından da kural aynıdır: takibin türü ile tebliğ tarihi belirlenmeden yapılan başvuru çoğu kez yanlış mercie gider, bu arada asıl süre işlemeye devam eder.

Başakşehir’de bu alanda öne çıkan konular

Aidat, senet ve kredi kartı borçları için başlatılan takipler icra dairesinde yürür; itiraz ve şikâyet ise icra mahkemesinin işidir. Ödeme emrini elinize aldığınızda bakılacak ilk şey takibin dayanağıdır: adi bir belgeye ya da belgesiz alacağa dayanan ilamsız takipte itiraz süresi yedi gün, bono veya çeke dayanan takipte beş gündür. İkinci türde itiraz icra dairesine değil doğrudan icra mahkemesine yapılır. Süre geçtikten sonra itiraz hakkı kural olarak kullanılamaz. Burada en sık yapılan usul hatası, itirazın yanlış mercie verilmesidir: kambiyo takibinde icra dairesine yapılan itiraz süresinde sayılmaz ve bu sırada beş günlük süre dolar. Elde tutulacak belgeler: tebligat zarfı, ödeme emrinin bütün sayfaları, senedin veya sözleşmenin örneği, yapılmış ödemelerin dekontları ve borcun sona erdiğini gösteren yazışmalar. Sürelerin niteliği farklıdır: itiraz süreleri hak düşürücüdür ve geçtikten sonra yalnızca sınırlı sebeplerle takip durdurulabilir; senedin zamanaşımına uğraması ise ayrı bir sonuç doğurur ve icra mahkemesinde ileri sürülür. Ayrıntı: icra ve iflas hukuku.

İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nden çıkan takipler

Başakşehir’deki icra dosyalarının bir bölümü İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretim ve toptan ticaret ilişkilerinden doğar. Burada öne çıkan başlıklar ticari alacak, cari hesap ile çek ve senede dayalı takiplerdir. Elinize ulaşan kâğıdın türü, kaç gününüz olduğunu ve nereye başvuracağınızı doğrudan belirler: adi bir belgeye dayanan takip ile bono veya çeke dayanan takip aynı yoldan gitmez, ikincisinde süre daha kısadır ve itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Bölgedeki alacaklar sıklıkla senede bağlandığı için bu ayrım Başakşehir dosyalarında sık sık belirleyici oluyor.

Buradan doğan en pahalı hata da bellidir: kambiyo senedine dayanan bir takipte itirazın icra dairesine verilmesi. Bu itiraz süresinde yapılmış sayılmaz ve o sırada asıl süre dolar. Dilekçenin doğru mercie yöneltilmesi, içeriğinden önce gelir; sebepler de baştan eksiksiz yazılmalıdır, çünkü sonradan genişletilemez.

Hangi kapı nerede?

Bu, ilçede en çok karıştırılan konudur ve 2026’daki bir değişiklikle daha da karıştırılır hâle geldi:

  • İcra daireleri Küçükçekmece Adliyesi yerleşkesindedir; hukuk ve ceza mahkemeleriyle aynı yerdedir, ayrı bir ek bina ayrımı yoktur.
  • İcra mahkemesi de aynı adliyededir; itirazın kaldırılması ile icra dairesi işlemine yapılan şikâyet buraya gider.
  • Asliye ticaret mahkemesi artık Küçükçekmece’de değildir. 2026’da Küçükçekmece asliye ticaret mahkemeleri kaldırılıp İstanbul asliye ticaret mahkemeleriyle birleştirildi ve yargı çevresi ilin tamamı olarak belirlendi. Ticari nitelikteki bir itirazın iptali davası bu nedenle İstanbul Adliyesi’nde (Çağlayan) açılır. Takip dosyası Küçükçekmece’de kalır, dava başka adliyeye gider.

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda itirazın iptali davası bakımından dava öncesi arabuluculuk zorunludur; buna karşılık icra mahkemesinden istenen itirazın kaldırılması bir dava değil takip hukuku işlemi olduğundan bu şarta tabi değildir. Bölgedeki alacaklı için bu, iki yolun takviminin de farklı işlediği anlamına gelir.

Aidat, kira ve işverene giden haciz ihbarnamesi

Site dokusunun yoğun olduğu Bahçeşehir, Başak ve Başakşehir mahallelerinde takiplerin bir kısmı ödenmemiş aidattan doğar. Kayabaşı gibi kiralık konut hareketinin yüksek olduğu yerlerde ise birikmiş kira alacağı öne çıkar. Bu alacaklar için doğrudan icra dairesine başvurulabilir; takip başlatmak dava açmak sayılmadığından arabuluculuk aşaması beklenmez.

İkitelli’deki imalathaneler bakımından ayrıca bir nokta vardır: borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedildiğinde işverene ya da bankaya haciz ihbarnamesi gönderilir. İhbarnameyi alan işletmenin, borcu bulunmadığını veya malın elinde olmadığını süresi içinde icra dairesine bildirmesi gerekir; bu yazının muhasebede bekletilmesi, bölgedeki işletmelerin en pahalıya mal olan ihmalidir.

Kendisine ödeme emri ulaşan kişi için ilk iş bellidir: tebligat zarfını atmayın. Süre hesabı tebliğ tarihinden başlar ve o tarih zarftan ispatlanır. Zarfın yanına ödeme emrinin bütün sayfaları, borcun dayanağı sözleşme veya senet örneği ve yapılmış ödemelerin dekontları konur; dosyanın hangi icra dairesinde ve hangi numarayla kayıtlı olduğu ise e-Devlet üzerinden doğrulanır.

Başakşehir hakkında

Başakşehir’de adliye düzeni, hangi davanın hangi mahkemede görüldüğü ve ilçenin mahalle yapısı için Başakşehir avukat sayfamıza bakabilirsiniz. O sayfada ayrıca kat karşılığı inşaat sözleşmesi konusu ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Başakşehir’de icra dosyama nereden bakarım?
e-Devlet üzerinden girilen UYAP Vatandaş Portalı’ndan T.C. kimlik numaranızla dosyanızı görüntüleyebilirsiniz; hangi icra dairesinde olduğu, esas numarası, borç kalemleri ve konulan hacizler burada listelenir. Dosya Küçükçekmece Adliyesi’nde bir icra dairesinde kayıtlıysa da işlemler bu ekrandan izlenir. Tebligat elinize ulaşmadan önce de sorgulayabilirsiniz; ancak itiraz süresi tebliğ tarihinden işlemeye başlar.

2. Maaşımın ne kadarı haczedilir?
Maaş ve ücretler, borçlu ile ailesinin geçimi için icra memurunca gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilir; ancak haczedilecek miktar bunların dörtte birinden az olamaz (İİK m.83). Yani İcra ve İflas Kanunu bakımından dörtte bir bir üst sınır değil, alt sınırdır. İş Kanunu’na tabi işçilerde ise durum farklıdır: işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez (4857 s.K. m.35); nafaka alacakları bu sınırın dışındadır. Ücretinizden dörtte birden fazlası kesiliyorsa bu kesinti hukuka aykırıdır; öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilmelidir (İİK m.16). Birden fazla haciz varsa sıraya konur, öndeki bitmeden sonrakine geçilmez. Sözleşmeye önceden konulan “maaşımın tamamı haczedilebilir” türü kayıtlar geçerli değildir (İİK m.83/a).

3. Emekli maaşıma haciz konabilir mi?
Kural olarak konamaz. Gelir, aylık ve ödenekler; Sosyal Güvenlik Kurumunun 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesine göre takip ettiği alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Haczi yasaklanan bu aylıklara ilişkin haciz talepleri, borçlunun muvafakati bulunmadıkça icra müdürünce reddedilir (5510 s.K. m.93). Kredi sözleşmesine baştan konulan matbu muvafakat kayıtlarının geçerliliği uygulamada kabul görmemektedir; emekli aylığınıza haciz konmuşsa ilk bakılacak nokta budur.

4. Eve haciz gelirse evdeki eşyaları alabilirler mi?
Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika ve süs eşyası gibi kıymetli şeyler dışında; borçlunun ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası haczedilemez (İİK m.82/3). Borçlunun haline münasip evi de haciz dışındadır. “Borç o eşyanın bedelinden doğuyorsa istisna uygulanmaz” kuralı mesleki eşya, çiftçi araçları ve haline münasip ev gibi bentler içindir; ev eşyası 2023’ten beri bu kuralın dışındadır (7445 s.K. m.2). Borcunuz o eşyanın taksitinden doğsa bile ev eşyası haczedilemez; haczedilmişse, haczi öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilerek kaldırılması istenir (İİK m.16). Haczedilen eşya size değil bir başkasına aitse, haczi öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunulması gerekir (İİK m.96).

5. Ödeme emrine itiraz süresini kaçırdım, yapabileceğim bir şey var mı?
Kural olarak süresinde itiraz edilmeyen takip kesinleşir. Ancak kusurunuz olmaksızın bir engel yüzünden itiraz edememişseniz, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretinizi gösteren delillerle icra mahkemesine başvurarak gecikmiş itirazda bulunabilirsiniz (İİK m.65). Bunun dışında, borçlu olmadığınızın tespiti için menfi tespit, ödeme yapıldıysa ödenen paranın geri alınması için istirdat davası yolu bulunur (İİK m.72). Takip sırasında icra dairesinin kanuna aykırı bir işlemi varsa, öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikâyet edilebilir (İİK m.16).

Başakşehir’de dikkat edilmesi gereken yerel ayrıntılar

Taşınmaza yönelen takipte önce kayıt okunur

Başakşehir’de alacakların bir bölümü, arsa payı karşılığı inşaat ilişkisinden doğan bir taşınmaza bağlanır. Böyle bir durumda tapu kaydının kendisi baştan görülmelidir: sözleşmenin ve satış vaadinin tapuya şerh edilip edilmediği, taşınmaz üzerinde daha önce kurulmuş kayıtların bulunup bulunmadığı oradan okunur. Yüklenicinin kendisine düşecek bağımsız bölümleri tamamlamadan üçüncü kişilere satmış olması ilçede karşılaşılan durumlardandır; bu hâlde kaydın kimin adına göründüğü ile edimin tamamlanıp tamamlanmadığı ayrı ayrı belirlenir. Arsa sahibinin yükleniciye verdiği vekâletname de kayıtta iz bırakır: kapsamı dar tutulmamışsa bu belgeye dayanılarak ipotek kurulmuş ya da devir yapılmış olabilir. Yüklenicinin devirleri ilçede sık görülen bir başlık olduğundan, kayıtta görünen kişilerin hangi sırayla ve hangi tarihte kayda girdiği de not edilir. Kayda bakılmadan atılan her adım, sonradan geri dönmeyi gerektirir.

İmar uygulaması kaydı değiştirir

Altınşehir, Şahintepe, Güvercintepe, Şamlar ve Ziya Gökalp mahallelerinde yapı stoku görece eskidir ve imar uygulamaları sonradan gelmiştir. Bu mahallelerde bir parselin kapanıp yerine yeni parsellerin oluşması mümkündür; yani takip sürerken taşınmazın kaydı değişebilir. Dosya açıldıktan sonra kaydın belirli aralıklarla izlenmesi bu yüzden gerekir. Taşınmazın imar planında kamuya ayrılmış bir kullanıma özgülenmiş olması da aynı şekilde önceden bilinmelidir. Uygulama sonrası oluşan yeni parselin numarası eskisiyle aynı olmadığından, eski kayda dayanılarak yapılan işlem karşılıksız kalabilir. Kayabaşı ile Bahçeşehir çevresindeki yeni yapı stokunda ise kayıt oturmuştur; buradaki güçlük, bağımsız bölümün henüz teslim edilmemiş olması ve elde tapu yerine yalnızca bir sözleşmenin bulunmasıdır.

Dört icra mahkemesi üç ilçeden gelen işe bakıyor

Küçükçekmece Adliyesi’nde dört icra mahkemesi dairesi vardır ve bunlar Başakşehir’in yanı sıra Küçükçekmece ile Avcılar’dan gelen işleri de karşılar. Daire sayıları dönemsel olarak değişebilir. Adliyede ek bina bulunmadığından takip dosyasının kayıtlı olduğu daire ile mahkeme aynı yerleşkededir; evrakın verileceği yer ile duruşmanın yapılacağı yer bakımından ayrı bir plan gerekmez. Buna karşılık idari yargı bu adliyede değildir; imar uygulamasına ilişkin bir işlemin tartışıldığı dosya buradan izlenemez ve takip dosyasıyla aynı takvimde yürümez. Aynı taşınmaz hakkında iki ayrı yerde iş yürüyorsa, hangi belgenin hangi dosyaya verildiğinin ayrıca not edilmesi gerekir. Üç ilçenin işinin aynı kalemlerde toplanması ise dosya üzerinde yapılacak her sorgunun dosya numarasıyla yapılmasını gerektirir; ilçe adı tek başına ayırt edici değildir.

İlgili sayfalarımız

Başakşehir’de diğer alanlar. iş davaları, kira ve tahliye davaları, boşanma ve velayet ile ceza soruşturması konularında ayrı sayfalarımız bulunur.

Aynı yargı çevresindeki ilçeler. Küçükçekmece Adliyesi yargı çevresinde yer alan Küçükçekmece ve Avcılar için de aynı konuyu ayrı sayfalarda ele aldık.

Genel anlatım ve adliye bilgisi. Konunun ilçeden bağımsız genel anlatımı için İcra ve İflas Hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Küçükçekmece Adliyesi rehberi sayfamızda binanın adresi, ulaşımı ve birimleri anlatılmaktadır.

Büromuz

Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Küçükçekmece’dedir; Başakşehir ve aynı yargı çevresindeki dosyalar da takip edilmektedir. Durumunuzu görüşmek için iletişim sayfamızdaki bilgilerden ulaşabilir, nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız ne yapmalıyım sayfamıza bakabilirsiniz.