
Merter ve Laleli'de Toptan Tekstil Satışında Ayıp İhbarı: Süreler, Fatura İtirazı ve Çek
Güngören'deki Merter ile Fatih'teki Laleli, İstanbul'un bilinen toptan tekstil ve hazır giyim merkezleridir. Bu piyasalarda mal çoğu zaman koliler hâlinde teslim edilir, bedel vadeli ya da çekle ödenir ve iş ilişkisi hızla yürür. Sorun çıktığında ise kanunun tacirler için öngördüğü çok kısa süreler belirleyici olur: renk farkı, eksik beden, defolu dikiş ya da yanlış kumaş fark edildiğinde birkaç gün içinde doğru adım atılmazsa satıcıya karşı haklar kaybedilebilir. Bu rehber, yurt içinde iki tacir arasındaki satışta ayıp ihbarını, fatura itirazını ve çekle ödemenin yarattığı sorunları anlatır.
Tacirler arası satışta hangi kurallar uygulanır?
Tacirler arasındaki satışlarda Türk Borçlar Kanunu'nun satış hükümleri uygulanır; ancak Türk Ticaret Kanunu'nun bu konudaki özel hükümleri saklıdır (6102 sayılı TTK m.23/1). En önemli özel hüküm, ayıp ihbarının sürelerine ilişkindir. Bu yazı alıcının da satıcının da tacir olduğu yurt içi satışları anlatır. İki ayrım baştan yapılmalıdır:
- Alıcı malı ticari veya mesleki olmayan bir amaçla alan bir tüketiciyse 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanır; süreler ve haklar farklıdır.
- Alıcı yurt dışında yerleşik bir firmaysa (Laleli'de sık görülür), satışa Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (Viyana Satım Sözleşmesi) uygulanabilir; ihbar kuralları bu yazıda anlatılanlardan farklıdır.
Ayıp ihbarının süreleri
TTK m.23/1-c, alıcıya ayıbın türüne göre üç ayrı kural öngörür:
- Teslimde açıkça belli olan ayıp: Alıcı durumu iki gün içinde satıcıya ihbar etmelidir. Örneğin teslim edilen top kumaşın renginin siparişten açıkça farklı olması.
- Açıkça belli olmayan ayıp: Alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle yükümlüdür; inceleme sonunda ayıp ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmelidir. Kapalı kolilerle gelen ürünlerde kolilerin açılıp kontrol edilmesi bu inceleme külfetinin parçasıdır.
- Diğer durumlar: Olağan bir incelemeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse mal bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır (TTK m.23/1-c'nin yollamasıyla TBK m.223/2). Örneğin ancak ilk yıkamada ortaya çıkan çekme ya da boya akması.
Mal başka bir yerden gönderilmişse ve alıcının bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa, alıcı malın korunması için gerekli geçici önlemleri almakla ve malın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür; bunu yaptırmazsa ileri sürdüğü ayıbın malın kendisine ulaştığı anda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer (TBK m.226). Tespit için mahkemeden delil tespiti istenebilir (6100 sayılı HMK m.400).
İhbarın biçimi ve ihbar edilmezse sonuç
Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe ve sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar noter, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta (KEP) ile yapılır (TTK m.18/3). Ayıp ihbarı bu sayımda açıkça yer almasa da ihbarın süresinde yapıldığını kanıtlamak alıcıya düşeceğinden, tarihi ve içeriği belgelenebilen bu yollardan birini kullanmak güvenli olandır. Telefonla ya da mesajlaşma uygulamasıyla yapılan bildirim, sonradan inkâr edildiğinde ispat sorunu doğurabilir.
Süresinde inceleme ve ihbar yapılmazsa alıcı malı kabul etmiş sayılır (TBK m.223/2). Bu durumda TBK m.227'deki seçimlik haklar, yani sözleşmeden dönme, bedelde indirim, ücretsiz onarım ya da ayıpsız benzeriyle değiştirme istemleri kural olarak kaybedilir. Kanun bir istisna öngörür: ağır kusurlu satıcı, ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz; satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir (TBK m.225). Bu hükmün tacirler arasındaki satışta TTK'nın kısa süreleriyle nasıl bağdaştırılacağı tartışmalıdır; bu yüzden istisnaya güvenmek yerine TTK'daki sürelere uymak gerekir.
Birden çok mal birlikte satılmış ve yalnızca bir kısmı ayıplı çıkmışsa, dönme hakkı kural olarak yalnızca ayıplı olanlar için kullanılabilir (TBK m.230/1). Ayıptan doğan davalar, satıcı daha uzun bir süre üstlenmemişse malın devrinden başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğrar; satıcı ağır kusurluysa bu süreden yararlanamaz (TBK m.231).
Faturaya sekiz gün içinde itiraz
Bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmemişse bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK m.21/2). Uygulamada bu hüküm, taraflar arasında bir satış ilişkisi bulunduğunda faturadaki miktar, birim fiyat ve vade gibi kalemlerin kabulü yönünde güçlü bir karine olarak değerlendirilir; tek başına, var olmayan bir satış ilişkisini kurmaz. Fatura itirazı ile ayıp ihbarı ayrı işlemlerdir: faturadaki fiyat veya adede itiraz etmek ayıp ihbarı yerine geçmez; ayıp ihbarı kendi süresi içinde ayrıca yapılmalıdır.
Bedel çekle ödendiyse
Toptan piyasada bedel sıklıkla çekle ödenir ve satıcı çeki kendi tedarikçisine ciro eder. Burada iki durum ayrılmalıdır:
- Çek satıcının elindeyse: Alıcı, malın ayıplı olduğuna ilişkin savunmasını doğrudan ilişki içinde olduğu satıcıya karşı ileri sürebilir.
- Çek üçüncü kişiye ciro edildiyse: Çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, önceki hamillerle arasındaki kişisel ilişkiye dayanan savunmaları, çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmemiş hamile karşı ileri süremez (TTK m.818/1-e yollamasıyla m.687). Yani malın ayıplı olması, kural olarak iyi niyetli hamile karşı ödemeden kaçınma sebebi değildir.
Çeke dayalı kambiyo takibinde borca itiraz ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılır (2004 sayılı İİK m.168/5). İcra mahkemesi borcun olmadığını kural olarak ancak resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat hâlinde kabul eder (İİK m.169/a); ayıp tartışması genellikle bu dar incelemeye sığmaz ve borçlu olmadığının tespiti için genel mahkemede dava açılması gerekebilir. Kambiyo takibinin işleyişi için kambiyo senetlerinde icra takibi yazımıza bakabilirsiniz.
Hangi mahkeme, arabuluculuk şart mı?
Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklar ticari davadır (TTK m.4) ve bunlara asliye ticaret mahkemesi bakar (TTK m.5/1). Merter'deki işyeriyle ilgili diğer davalar Güngören'in bağlı olduğu Bakırköy Adliyesi'nde görülse de, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun 2026 yılındaki düzenlemesiyle İstanbul'daki asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevresi İstanbul ilinin tamamı olarak belirlenmiştir; bu nedenle davada İstanbul mahkemeleri yetkiliyse (örneğin davalının yerleşim yeri ya da sözleşmenin ifa yeri İstanbul'daysa, HMK m.6 ve m.10), Merter ve Laleli'deki tacirler arasındaki ticari davalar Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde bulunan asliye ticaret mahkemelerinde görülür.
Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A). Bedel iadesi, bedelde indirim ya da tazminat istemi bu kapsamdadır; malın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi gibi para dışında bir istem ise kapsam dışında kalabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (6325 m.18/A). Ancak bu kural ayıp ihbarının iki ve sekiz günlük sürelerini kurtarmaz: ihbar, arabuluculuğa gidilmeden önce ve kendi süresi içinde yapılmalıdır. Arabuluculuk sürecinin işleyişi için ticari alacakta arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
1. Kolileri açmadan depoya koydum, on gün sonra açınca ayıbı gördüm. Haklarım devam ediyor mu?
Açıkça belli olmayan ayıplarda inceleme ve ihbar için öngörülen süre teslimden itibaren sekiz gündür (TTK m.23/1-c). Kolilerin açılması olağan incelemenin parçası sayılacağından süre geçmiş olabilir. Ayıp olağan bir incelemeyle bulunamayacak türdense, ortaya çıkar çıkmaz hemen bildirilmesi şartıyla durum farklı değerlendirilebilir (TBK m.223/2). Süre kaçırılmışsa, satıcının ağır kusuru ya da satıcılığı meslek edinmiş kişinin bilmesi gereken bir ayıp bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir (TBK m.225).
2. Ayıbı satıcıya mesajla bildirdim. Yeterli mi?
Ayıp ihbarının süresinde yapıldığını ispat etmek alıcıya düşer. Mesaj inkâr edilirse ispat zorlaşır; noter, taahhütlü mektup veya kayıtlı elektronik posta gibi tarih ve içerik kanıtlayan yollar tercih edilmelidir. Sözleşmeden dönme bildirimi için bu yollar zaten kanunda sayılmıştır (TTK m.18/3).
3. Verdiğim çeki satıcı başka bir firmaya ciro etti. Malın ayıplı olduğunu o firmaya karşı ileri sürebilir miyim?
Kural olarak hayır. Kişisel ilişkiye dayanan savunmalar, çeki bile bile borçlunun zararına hareket ederek almamış hamile karşı ileri sürülemez (TTK m.818/1-e, m.687). Satıcıya karşı ayıptan doğan haklar ise ayrıca ileri sürülebilir.
4. Faturaya itiraz etmedim; ayıp için de hakkımı kaybettim mi?
Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi faturadaki kalemlerin kabulü sonucunu doğurur (TTK m.21/2); ayıp hakkı ise ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığına bağlıdır. İkisi ayrı ayrı değerlendirilir.
5. Merter'deki satıcıya dava Bakırköy'de mi açılır?
Davada İstanbul mahkemeleri yetkiliyse (HMK m.6, m.10), tacirler arasındaki ticari davalar İstanbul'un tamamı için Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde bulunan asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Para alacağına ilişkin davadan önce arabulucuya başvurulmalıdır (TTK m.5/A).
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Ayıp ihbarının süresi ve sonuçları; malın türüne, teslim biçimine ve tarafların tacir olup olmadığına göre değişir. Kanun maddeleri mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel metinden okunmuştur; parasal sınırlar ve tutarlar sık değiştiği için bu yazıda rakam verilmemiştir.
Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Yabancıların Türkiye’de Şirket Kurması
- Yeşil Dönüşüme İhracat Desteği
- Karşılıksız Çekte İhtiyati Haciz: Yetkili Mahkeme
- Yeşil Çimento Kullanımının Teşvikine İlişkin Tebliğ Hakkında
Ticaret ve Şirketler Hukuku yazılarının tamamı Ticaret Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 23.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: