Yapay Zekâ Programları ve KVKK: Sorunlar ve Çözümler

Yapay Zekâ Programları ve KVKK: Sorunlar ve Çözümler

Yapay zekâ araçları hukuk bürolarına çoktan girdi. Dilekçe taslağı çıkarılıyor, bilirkişi raporu özetleniyor, karar aranıyor. Sorulmayan soru ise şu: o metni yapıştırdığınızda veri nereye gidiyor, orada ne kadar kalıyor ve kim görüyor?

Bu yazı önce beş somut sorunu ortaya koyuyor, sonra her birinin teknik olarak nasıl kapatılabileceğini anlatıyor. Konunun mevzuat çerçevesi — risk sınıflandırması ve Avrupa Birliği düzenlemesi — sitemizdeki Yapay Zeka ve Hukuk Bir Arada yazısında ele alınmıştı.

Sorun 1: Metni yapıştırmak, üçüncü kişiye açıklamaktır

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 36. maddesi, avukatın mesleği dolayısıyla öğrendiği şeyleri açıklamasını yasaklar. Bu yükümlülük meslekten ayrılsa bile sürer.

Bir dava dosyasını, müvekkilin adını, TC kimlik numarasını, banka bakiyesini ya da sağlık raporunu internet üzerindeki bir hizmete yapıştırmak hukuken bilgiyi üçüncü bir kişiye aktarmaktır. Arayüzün "sohbet" gibi görünmesi bu niteliği değiştirmez.

Buna 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu eklenir: aktarım bir işleme faaliyetidir ve Kanun'un 5. maddesindeki şartlardan birine dayanmak zorundadır.

Sorun 2: Veri çoğu zaman yurt dışına çıkıyor

Yaygın kullanılan yapay zekâ hizmetlerinin sunucuları büyük ölçüde yurt dışındadır. Bu, teknik bir ayrıntı değil hukuki bir eşiktir: Kanun'un 9. maddesindeki yurt dışına aktarım rejimi devreye girer.

Uygulamada üç ayrı yer sorulmalıdır ve bunlar çoğu zaman birbirinden farklıdır:

  • Verinin saklandığı yer,
  • Modelin çalıştığı yer,
  • Yedeklerin tutulduğu yer.

Üçünden biri bilinmiyorsa, aktarımın hukuki dayanağı da kurulamaz.

Sorun 3: Rıza veremeyecek kişilerin verisi

Bu, en çok atlanan başlıktır. Bir icra dosyasında yalnızca müvekkilin verisi yoktur: borçlunun, kefilin, tanığın, üçüncü kişinin verisi de oradadır.

Bu kişiler sizinle hiç temas etmemiştir. Müvekkil onlar adına rıza veremez; siz de veremezsiniz. Dolayısıyla "müvekkilden rıza aldık" cümlesi, dosyadaki verinin büyük kısmı için hukuken karşılıksızdır.

Sorun 4: Uydurulmuş içtihat

Bu bir güvenlik sorunudur, çünkü çıktının güvenilirliğini kökten sarsar. Dil modelleri bir arşivden kayıt getirmez; bir sonraki kelimeyi tahmin ederek metin üretir. "Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/" ifadesinden sonra rakam gelmesi gerektiğini bilir ve makul bir rakam üretir.

Sonuç, gerçekte var olmayan ama kusursuz görünen bir künyedir: daire adı doğru, numara biçimi doğru, tarih tutarlı, gerekçe ikna edici. Yalnızca böyle bir karar yoktur. Dünyanın çeşitli ülkelerinde avukatlar bu nedenle yaptırımla karşılaşmıştır.

Sorun 5: Geriye iz kalmıyor

Bir denetimde ya da uyuşmazlıkta sorulacak soru şudur: hangi veri, ne zaman, hangi amaçla, nereye gitti?

Sıradan bir sohbet arayüzünde bu sorunun cevabı yoktur. Kayıt tutulmaz; tutulsa bile çoğu zaman verinin kendisiyle birlikte tutulur, yani kaydın kendisi ikinci bir sızıntı kaynağına dönüşür.

Bu sorunları nasıl çözüyoruz

Aşağıdaki yöntemler, geliştirdiğimiz araçlarda uygulanan yaklaşımlardır. Hiçbiri tek başına mevzuata uygunluk sonucu doğurmaz; yaptıkları şey riski daraltmak ve kararı denetlenebilir kılmaktır.

Künyeyi modele yazdırmamak

Uydurulmuş içtihat sorununun çözümü, modelin künyeyi yazmasını engellemek ve yalnızca gerçek bir kayıttan getirmesine izin vermektir.

Sistem önce kendi karar havuzunda arama yapar, bulduğu kararın metnini okur ve cevabını yalnızca o metne dayandırır. Künye serbest metin olarak üretilmez; arama sonucundaki kaydın kendisinden gelir. Üretilen her alıntı, veritabanındaki asıl kayıtla karşılaştırılarak denetlenir; tutmayan atıf işaretlenir ve kullanıcıya gösterilir.

Farkı tek cümleyle: ezberden konuşan model ile önüne konan belgeyi okuyan model. İkincisi, görmediği bir kararın künyesini yapısal olarak yazamaz.

Veriyi çıkmadan önce maskelemek

Metin bir dil modeline gitmeden önce kimlik bilgisinden arındırılır. Uyguladığımız kademeler şunlardır: ham, maskeli, takma adlı ve anonim.

Buradaki kritik ayrıntı anonim kademesindedir: bu yolda eşleme tablosu yazılmaz. Yani "hangi takma ad kime karşılık geliyordu" bilgisi hiçbir yerde tutulmaz. Geri döndürülemezlik bir söz değil, kodun kendisiyle zorlanan bir kısıttır.

Maskelemenin sınırı da açıkça yazılıdır: ad ve adres gibi serbest metin içindeki her ifadeyi yakalamak garanti edilemez. Bu sınır ekranda kullanıcıya gösterilir; "hepsini temizledik" denmez.

Aktarım kapısı: dayanağı olmayanı reddetmek

Kişisel verinin yurt dışındaki bir sağlayıcıya çıkışı, önünde bir kapı bulunmadan yapılamaz. Kapı varsayılan olarak reddeder; geçmek için üç bilginin birden tanımlı ve tutarlı olması gerekir: yapılandırmada belirtilen bölge, sağlayıcının kayıtlı bölgesi ve fiilî işleme yeri.

Bunlardan biri “bilinmiyor” ise aktarım gerçekleşmez. Süresiz onay kaydedilemez. Hukuki dayanağı insan eliyle ve kaynağı yazılarak girilmemişse kapı açılmaz — koda gömülü hazır bir ülke listesi yoktur, çünkü “bu ülkeye aktarılabilir” teknik değil hukuki bir tespittir.

Kritik alanların hiç gönderilmemesi

Maskeleme, “gönderdik ama üstünü çizdik” demek değildir. Bazı alanlar dil modeline hiçbir kademede gönderilmez; sistemden dışarı çıkan istekte yer almazlar:

  • T.C. kimlik numarası ve vergi kimlik numarası,
  • IBAN ve hesap numaraları,
  • Banka bakiyesi gibi tutar bilgileri — hesap gerektiğinde bu, model dışında yapılır,
  • Dosya numarası ve taraf adları.

Model, hukuki soruyu bu alanlar olmadan da cevaplayabilir; çünkü sorulan şey “bu kişinin borcu ne kadar” değil, “bu durumda hangi işlem yapılabilir”dır. Kimliği taşımayan bir metinle çalışmak, işlevden feragat etmeyi gerektirmez.

Silme: verinin kalıcı olmaması

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 7. maddesi, işlenmesini gerektiren sebepler ortadan kalktığında verinin silinmesini, yok edilmesini veya anonim hâle getirilmesini öngörür. 11. madde ise ilgili kişiye bunu talep etme hakkı verir.

Bunun teknik karşılığı üç başlıktır:

  • Saklama süresi tanımlı olmalıdır. “Ne kadar tutuyorsunuz” sorusunun cevabı “süresiz” ise, ortada bir saklama politikası yok demektir.
  • Silme talebi karşılanabilmelidir. Veri, talep üzerine silinebilecek biçimde yapılandırılmış olmalıdır; yedeklerde ve günlüklerde ne olacağı da baştan belirlenmelidir.
  • Silinen şey gerçekten silinmelidir. Anonimleştirme yolunda eşleme tablosunun hiç yazılmaması, tam da bu nedenle önemlidir: geri döndürülecek bir kayıt yoksa, silme işlemi eksik kalamaz.

Barındırma ve sertifikalar: neyi kim garanti eder?

Veri güvenliğinde en çok karıştırılan nokta budur: ISO 27001 ve ISO 27701 gibi sertifikalar, çoğu zaman yazılımın değil altyapı sağlayıcısının sertifikalarıdır. Bir aracın “ISO 27001 sertifikalı sunucularda çalıştığını” söylemesi, o aracın kendisinin denetlendiği anlamına gelmez.

Kısaca ne oldukları:

  • ISO 27001 — bilgi güvenliği yönetim sistemi standardıdır. Kurumun güvenliği nasıl yönettiğini, risklerini nasıl değerlendirdiğini denetler.
  • ISO 27701 — 27001'in kişisel veri (gizlilik) uzantısıdır. Kişisel verinin korunmasına yönelik önlemlerin kurulduğunu bağımsız olarak doğrular.

İkisi de süreç denetler, sonuç garanti etmez; ve hiçbiri tek başına Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na uygunluk anlamına gelmez. Kanun'un aradığı, sertifika değil yükümlülüğün yerine getirilmesidir.

Bu yüzden bir sağlayıcıya sorulacak sorular şunlardır: sertifika kime ait ve hangi kapsamı içeriyor? Verinin saklandığı, işlendiği ve yedeklendiği ülkeler hangileri? Denetim ne sıklıkla yenileniyor?

Kendi tercihimiz. Bu soruları kendimize de sorduğumuz için altyapıyı rastgele değil ölçüte bakarak seçtik. İşbirliği yaptığımız şirketler aracılığıyla barındırma Avrupa Birliği içinde — Nürnberg (Almanya), Viyana (Avusturya) ve Amsterdam (Hollanda) — yapılmaktadır.

Seçimde belirleyici olan başlıklar:

  • ISO/IEC 27001 — bilgi güvenliği. 2023'ten bu yana sertifikalı; yönetim sisteminin etkinliği ve sürekli iyileştirilmesi her yıl TÜV Nord tarafından bağımsız olarak denetleniyor.
  • ISO/IEC 27701 — veri gizliliği. Bizim için asıl önemli olan bu: 27001'in kişisel veri uzantısıdır ve kişisel verilerin korunmasına yönelik önlemlerin kurulduğunu bağımsız olarak doğrular. Denetimi CIS (Certification & Information Security) tarafından yapılmaktadır.
  • ISO 9001 ve ISO 14001 — kalite ve çevre yönetimi; ikisi de TÜV Nord denetiminde, yıllık.
  • Fiziksel güvenlik. 7/24 kesintisiz kamera gözetimi; veri merkezinde her hareket bağımsız bir güvenlik şirketinde alarm oluşturur. Yükseltilmiş taban ve klima ünitelerinde duman dedektörleriyle erken yangın algılama, hedefli müdahale.
  • Kesintisiz altyapı. UPS ve dizel jeneratör destekli yedekli elektrik; her rack iki bağımsız güç rayına bağlı. Üç bağımsız iklimlendirme ünitesi, sıcak koridor / soğuk koridor mimarisi. Sahada yedek donanım ve 7/24 teknik personel.
  • Ağ ve saldırı koruması. DE-CIX, AMS-IX ve N-IX gibi birden çok internet değişim noktasına, fiziksel olarak ayrılmış kabinlerden çoklu yedekli bağlantı. DDoS koruma hizmetiyle 2 Tbps'e kadar, Layer 4 kapsamlı koruma varsayılan olarak açıktır.
  • Erişilebilirlik. Yıllık ortalama en az %99,6 (VPS ürünlerinde %99,9) kullanılabilirlik taahhüdü.
  • Enerji. Altyapı %100 yenilenebilir enerji ile çalışır.

Altyapının denetlenmiş olması, üzerinde çalışan yazılımın da denetlendiği anlamına gelmez. Sertifikalı bir veri merkezi zemini sağlamlaştırır; yukarıda anlatılan maskeleme, aktarım kapısı, silme ve denetim izi yükümlülükleri bunun üzerine ayrıca kurulur. Bu yazının var olma sebebi de budur.

Barındırmanın Avrupa Birliği içinde olması aktarımı kendiliğinden serbest kılmaz — yukarıdaki 9. madde rejimi yine işler — ama verinin hangi hukuk düzeninde bulunduğunu belirli hâle getirir. “Nerede” sorusunun cevabının bilinmesi, cevabın kendisinden önce gelir.

İzi tutmak, ama veriyi tutmadan

Her aktarım denemesi kayda geçer: kim, ne zaman, hangi dosya bağlamında, hangi veri kategorisi, sonuç ne oldu. Reddedilen denemeler de yazılır.

Ancak kaydın içine yükün kendisi, TC kimlik numarası, ad ve dosya numarası yazılmaz. Eşleştirme gerektiğinde anahtarlı bir parmak izi (HMAC) kullanılır; düz özet kullanılmaz, çünkü düz özet kaba kuvvetle geri açılabilir. Kayıtlar değiştirilemez: güncelleme ve silme engellidir.

Böylece denetlenebilirlik sağlanırken, denetim kaydının kendisi yeni bir sızıntı kaynağına dönüşmez.

“Durduramadıklarımızı” ayrı göstermek

Bir noktayı gizlemek yerine açıkça yazıyoruz: barındırma, yedekleme ve günlük akışları kapı kararından bağımsız akar. Ekranda bunlar “kapalı” diye değil, “sürüyor — onay kaydı yok” diye görünür. Durdurabildiğimiz ile durduramadığımızı aynı kutuya koymak, yanıltıcı bir güvenlik hissi üretirdi.

Onaysız hiçbir işlem yapılmaması

İcra tarafında kural nettir: sistem dosyaları tarar, yapılabilecek işlemi hukuki gerekçesiyle önerir; ancak hiçbir talep avukatın onayı olmadan gönderilmez. Gönderim geri alınamaz bir işlemdir ve sorumluluk imzayı atandadır. Ayrıca tüm otomatik gönderimi durduran bir kapatma anahtarı bulunur.

Kapanış

Yapay zekâ, hukuk bürosunda okuma ve hatırlatma işinde gerçek bir yardımcıdır. Sorun teknolojinin kendisinde değil, verinin sessizce el değiştirmesinde ve çıktının doğrulanmadan kullanılmasındadır.

Bu iki riskin de teknik karşılığı vardır: künyeyi kaynağa bağlamak, veriyi çıkmadan maskelemek, dayanağı olmayan aktarımı reddetmek, izi veriyi tutmadan kaydetmek ve son sözü insana bırakmak.

Bir araç değerlendirirken sorulacak sorular da bunlardır:

  • Verim nerede saklanıyor, model nerede çalışıyor, yedek nerede duruyor?
  • Bu künye nereden geldi, kaynağını gösterebiliyor musunuz?
  • Girdiğim metin saklanıyor mu, model eğitiminde kullanılıyor mu?
  • Kimin ne zaman ne gönderdiği kayıtlı mı — ve o kayıt verinin kendisini içeriyor mu?
  • Sistem benim onayım olmadan bir işlem yapabiliyor mu?

Bu sorulara net cevap veremeyen bir araç, ne kadar akıcı yazarsa yazsın, bir hukuk bürosunun dosyasına girmemelidir. Cevap verebilen bir araç ise avukatın yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz — yalnızca hatayı yakalanabilir hâle getirir. İmza her hâlükârda sizindir.

Şeffaflık notu. Bu yazının yazarı, metinde anlatılan yöntemleri uygulayan araçların geliştirilmesinde yer almaktadır: Kadilex (yargı kararları üzerinde arama; künye ve alıntıların kaynak kayda bağlanması) ve İcra Uzmanı (icra dosyalarında yapılabilecek işlemlerin tespiti). Bu ilgi, okuyucunun değerlendirmesine sunulmak üzere açıklanmıştır. Yazı bir ürün tavsiyesi ya da satış çağrısı içermez; anlatılan yöntemler bu araçlara özgü olmayıp aynı sorunları çözmesi beklenen her araçta aranabilir.

Bu yazıda anılan düzenlemeler
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.36 (sır saklama yükümlülüğü) · 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.5 (işleme şartları), m.6 (özel nitelikli veriler), m.7 (silme, yok etme, anonim hâle getirme), m.9 (yurt dışına aktarım), m.11 (ilgili kişinin hakları), m.12 (veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler) · Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü (risk temelli sınıflandırma).

Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yapay zekâ ve kişisel veri alanındaki düzenlemeler hızla değişmektedir; burada anlatılan hiçbir yöntem tek başına mevzuata uygunluk sonucu doğurmaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 24.08.2026 · Son güncelleme: 23.08.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: