Mirasla Taşınmaz Kalınca Yoksulluk Nafakası Kalkar mı? Yargıtay'ın Eylül 2026 Kararı

Mirasla Taşınmaz Kalınca Yoksulluk Nafakası Kalkar mı? Yargıtay'ın Eylül 2026 Kararı

Boşanmadan sonra yoksulluk nafakası alan eşe bir gün miras kalır: anne ya da babadan bir daire, bir arsa hissesi. Nafaka ödeyen taraf hemen dava açar: "Artık yoksul değil, nafaka kaldırılsın." Bazı dosyalarda ilk derece mahkemeleri bu gerekçeyi yeterli bulabilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 09.09.2026 tarihli kararı, bu düşüncenin tek başına yeterli olmadığını açıkça söylüyor.

Uyuşmazlık: biri artırım, biri kaldırma istedi

Boşanmadan sonra yoksulluk nafakası alan kadın, nafakanın artırılması için dava açmış; eski eş ise karşı dava açarak nafakanın kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra kadına İstanbul'da birden çok taşınmazın miras kaldığını, malvarlığının arttığını ve yoksulluğun ortadan kalktığını kabul etmiş; kadının nafakasını kaldırmış, artırım davasını da reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Daire sonucu bozmuştur.

Dairenin dayandığı ölçüt: düzenli ve güvenceli gelir

Karar, mahkemenin baktığı yeri değiştiriyor. Dosyadan; kadına kalan taşınmazların hisseli olup olmadığı, alınıp satılabilir olup olmadığı, gelir getirip getirmediği ve somut değerleri anlaşılamamıştır. Daire bunu şöyle bağlar: nafaka alacaklısına yalnızca miras kalmış olması, yoksulluk nafakasının kaldırılması için tek başına yeterli değildir; önemli olan bu malvarlığının alacaklıyı muhtaçlıktan tamamen kurtaracak nitelikte sürekli, düzenli ve güvenceli bir gelir sağlayıp sağlamadığıdır.

Mahkemeden yapması istenen araştırma da kararda tek tek sayılmıştır:

  • Taşınmazların güncel değeri ve hisse durumu,
  • Taşınmazların nakde çevrilme imkânı,
  • Bunlardan sürekli ve düzenli gelir elde edilip edilmediği,
  • Kadının tüm gelir kalemleri; gerekirse bilirkişi incelemesi,
  • Ülkenin değişen ekonomik şartları ve paranın satın alma gücü.

Bu araştırma yapılıp asıl ve karşı dava birlikte değerlendirilmeden verilen karar, eksik araştırma ve hatalı nitelendirme sayılarak bozulmuştur.

Kanuni dayanak: TMK m.176

Türk Medeni Kanunu m.176/3'e göre irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafakanın artırılmasına ya da azaltılmasına izin verir.

Kararın önemi buradadır: "Yoksulluğun ortadan kalkması" bir sonuçtur; mirasın varlığı ise yalnızca bir olgudur. Hisseli, satılamayan, kira getirmeyen ya da üzerinde başkalarıyla ortaklık bulunan bir taşınmaz kâğıt üzerinde malvarlığını artırır ama kişinin geçimini sağlamayabilir.

Usule ilişkin ikinci bir ders: asıl ve karşı dava bölünmez

Bölge adliye mahkemesi, kaldırılan nafakanın yıllık tutarının kesinlik sınırının altında kaldığını belirterek nafakanın kaldırılmasına ilişkin kısmı kesin saymış ve temyiz yolunu kapatmıştı. Daire buna katılmamıştır: aralarında fiilî ve hukuki bağlantı bulunan asıl ve karşı davaların tek bir yargısal süreçte çözülmesi gerektiğini; hükmün bölünerek karşı talebin denetim dışı bırakılmasının usul ekonomisi, adil yargılanma, çelişkili hüküm kurma yasağı ve hükmün bölünmezliği ilkelerine aykırı olacağını belirterek temyiz dilekçesini kabul etmiştir.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Nafaka alacaklısı için: Size miras kaldıysa bu, nafakanın otomatik olarak kalkacağı anlamına gelmez. Taşınmazın hisseli olduğunu, gelir getirmediğini ya da satılamadığını belgelemek davanın sonucunu doğrudan etkiler.
  • Nafaka yükümlüsü için: "Miras kaldı" demek yetmez; mirasın sürekli ve güvenceli bir gelir sağladığı somut olarak ortaya konmalıdır (kira geliri, satış imkânı, değer tespiti).
  • Kaldırma mı, azaltma mı? Daire, yoksulluğun tamamen ortadan kalkıp kalkmadığını sorguluyor. Miras yoksulluğu tamamen değil kısmen gideriyorsa, TMK m.176/4 uyarınca nafakanın kaldırılması değil azaltılması gündeme gelebilir.
  • Her iki taraf için: Mahkeme, ülkenin değişen ekonomik koşullarını ve paranın satın alma gücünü de dikkate almak zorundadır.

Takvim notu: Anayasa Mahkemesi'nin 4/6/2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m.175/1'deki "süresiz olarak" ibaresi iptal edilmiştir; iptal 30/6/2027'de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut hüküm uygulanır; sonrasında yasama organının yapacağı düzenleme takip edilmelidir. Nafakaya ilişkin genel kurallar için aile hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Karar künyesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · Esas 2026/5087 · Karar 2026/7879 · Karar tarihi 09.09.2026 · Bozma

Karar metni Kadilex karar arşivinden alınmıştır. Karar metnindeki kişi ve kurum bilgileri arşivde anonimleştirilmiştir; anılan kanun maddelerinin güncel metni resmî kaynaktan teyit edilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yargıtay kararları yalnızca ait oldukları uyuşmazlık bakımından sonuç doğurur; nafakanın kaldırılması veya artırılması her dosyada tarafların somut ekonomik durumuna göre ayrıca değerlendirilir. Somut durumunuz ayrıca değerlendirilmelidir.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 23.10.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: