
Velayet Kararında Çocuğun Görüşü Neden Sorulur?
Boşanma davalarında velayet, çoğu zaman tarafların en çok çekiştiği ama usul yönünden en çok eksik bırakılan başlıktır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin incelenen kararı, velayet hükmü kurulmadan önce yapılması zorunlu olan iki işlemi ve gözetilmesi gereken bir ilkeyi bir arada gösteriyor.
Eksik bırakılan iki işlem
Dosyadaki ortak çocuklardan biri 2008 doğumludur; yani idrak çağındadır. Buna karşın mahkemece iki şey yapılmamıştır:
- Çocuğa görüşlerini ifade etme olanağı tanınmamıştır.
- Velayet düzenlemesine esas olmak üzere herhangi bir uzman incelemesi yaptırılmamıştır.
Daire, bu iki eksikliği tek başına bozma sebebi saymıştır.
Yapılması gereken neydi?
Kararda mahkemenin izlemesi gereken yol adım adım gösteriliyor:
- Ortak çocuğa velayetle ilgili tercihi sorulmalıdır.
- Çocuk, tercihinin olası sonuçlarından bilgilendirilmelidir.
- Velayete esas teşkil etmek üzere Sosyal İnceleme Raporu alınmalıdır.
- Tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ebeveynlerden hangisinin yanında bulunmanın çocuğun yararına olduğu saptanmalıdır.
Buradaki incelik gözden kaçmamalı: çocuğun görüşünün alınması zorunludur, ancak bu görüş mahkemeyi bağlayan bir oy değildir. Çocuk dinlenir, bilgilendirilir; karar yine çocuğun üstün yararına göre kurulur. Görüş alınmadan verilen karar ise eksik incelemeye dayanır.
Kardeşler ayrılabilir mi?
Kararın ikinci vurgusu bu noktadadır. Davalı erkeğin ortak çocuklardan birinin velayetini talep ettiği dikkate alınarak düzenleme yapılırken, haklı sebep bulunmadıkça kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesi gözetilmelidir.
Yani kardeşleri farklı ebeveynlerin yanına vermek istisnadır, kural değildir. Bunun için ortaya konmuş haklı bir sebep gerekir; tarafların böyle istemesi tek başına yeterli değildir.
İştirak nafakası: talep edilmese de hükmedilir
Kararda ayrıca iştirak nafakasına ilişkin iki saptama yer alıyor. Birincisi, çocuklara yönelik iştirak nafakasına mahkemece re'sen hükmedilebileceğidir; yani taraf talebi şart değildir.
İkincisi miktara ilişkindir: mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Nafaka takdiri serbest bir değerlendirme değildir; çocuğun ihtiyaçları ile yükümlünün gücü arasında kurulacak dengeye dayanır.
Sonuç
Daire, bölge adliye mahkemesi kararını velayet ve buna bağlı iştirak nafakası yönlerinden bozmuş; bozma kapsamı dışında kalan bölümleri onamıştır.
Taraflar için pratik başlıklar
- Talebinizi tutanağa geçirin. Sosyal inceleme raporu alınmasını ve çocuğun dinlenmesini açıkça isteyin; eksiklik sonradan bozma sebebi olarak zaman kaybettirir.
- Çocuğu davaya alet etmeyin. Yönlendirilmiş beyan, uzman incelemesinde fark edilir ve talebin aleyhine döner.
- Kardeşleri birlikte düşünün. Yalnız bir çocuğun velayetini talep etmek, ayrılmama ilkesi karşısında ek gerekçe gerektirir.
- Nafakayı belgeleyin. Çocuğun eğitim, sağlık ve barınma giderlerine ilişkin belgeler hakkaniyet değerlendirmesinin temelini oluşturur.
Karar künyesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · Esas 2025/6482 · Karar 2026/860 · Karar tarihi 02.02.2026 · Kısmen bozma
Karar metni Kadilex karar arşivinden alınmıştır. Karar metnindeki kişi ve kurum adları arşivde anonimleştirilmiştir; anılan kanun maddelerinin güncel metni resmî kaynaktan teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yargıtay kararları yalnızca ait oldukları uyuşmazlık bakımından sonuç doğurur; velayet kararları çocuğun yaşı ve somut yaşam koşullarına göre şekillenir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Aile Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Aldatmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir? | Boşanma Avukatı
- Şiddet Gördüm: 6284 Koruma Kararı Nasıl Alınır? | Aile Avukatı
- Boşanmada Kusur Dengesi ve Tazminat | Boşanma Avukatı
- Boşanmada Mal Paylaşımı: 2002 Öncesi Ödemeler | Boşanma Avukatı
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
Aile Hukuku yazılarının tamamı Aile Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 27.08.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: