
Nafaka Artırımı ve Azaltımı: İzlenecek Yol
Dosya kapandıktan sonra sık sorulan bir soru vardır: “Nafaka belli oldu, artık değişmez mi?” Değişir. Nafaka karar günündeki tabloya göre belirlenir; tablo değişince kanun yeniden bakılmasına izin verir. Ancak bu kendiliğinden olmaz; kural olarak yeni bir istem gerekir.
Not — 30 Haziran 2027’den sonra: Anayasa Mahkemesi 4/6/2026 tarihli ve E:2025/156, K:2026/131 sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında geçen “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar 30/9/2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı; yürürlük tarihi 30/6/2027’dir. O tarihe kadar fıkra mevcut hâliyle uygulanır (Anayasa m.153/5: iptal kararı geriye yürümez).
30/6/2027’den sonra fıkradaki “süresiz olarak” ibaresi uygulanmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi o tarihe kadar yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir düzenleme yaparsa o düzenleme uygulanır; yapmazsa yoksulluk nafakasının süreli mi süresiz mi olacağı kanunun o günkü lafzı ve mahkeme uygulamasıyla şekillenir. Bu sayfadaki bilgiler bugünkü mevzuata göre hazırlanmıştır.
Önce hangi nafaka olduğu belirlenir
Yoksulluk nafakası boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe ödenir. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi bunu, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer tarafın malî gücü oranında ve süresiz olarak isteyebileceğini düzenler; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
İştirak nafakası ise çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmadır. 330. maddeye göre miktar, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir ve nafaka her ay peşin ödenir. Bakım borcu 328. madde uyarınca çocuk ergin olana kadar sürer; ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür. Çocuk ergin olunca iştirak nafakası kendiliğinden sona erer; eğitim için yardım ise bundan sonra ayrıca istenir.
Artırma ve azaltmanın ölçütü
Yoksulluk nafakasında ölçüt 176. maddenin dördüncü fıkrasındadır: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir. Çocuk yönünden 331. madde daha kısadır: durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
Ortak nokta “değişme”dir; gelir, sağlık gideri ya da çocuğun yaşı gibi ölçülebilir bir fark ortaya konur. Bu yazıda rakam verilmiyor; miktar her dosyanın belgelerinden çıkar.
Nafakanın büsbütün kalktığı hâller
Yoksulluk nafakası ve irat biçiminde ödenen tazminat bakımından 176. maddenin üçüncü fıkrası iki grubu ayırır. İrat biçiminde ödenen tazminat veya nafaka; alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. İkinci gruptaki hâllerde ödemeyi tek taraflı kesmek doğru bir yol değildir. Çocuk için ödenen iştirak nafakasında bu fıkra uygulanmaz; değişiklik ya da kaldırma 331. madde uyarınca mahkemeden istenir.
Kararda peşin artış kaydı var mı?
Hem 176. maddenin hem 330. maddenin son fıkrası hâkime aynı yetkiyi verir: istem hâlinde, irat biçiminde ödenen tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. İlamda böyle bir kayıt varsa artış kendiliğinden işler; yoksa ancak yeni bir istemle sağlanır. İlk bakılacak yer kararın hüküm fıkrasıdır.
Nereye başvurulur?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir; 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi aile hukukundan doğan dava ve işleri aile mahkemelerine bırakır. Yetki bakımından 177. madde açıktır: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. 6325 sayılı Kanun'un 18/B maddesindeki dava şartı arabuluculuk ise kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları için öngörülmüştür; nafaka bu listede yoktur.
Ödenmeyen nafaka ayrı bir yoldur
İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi, nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verileceğini düzenler; karar yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmışsa, tazyik hapsi bu davanın sonuna bırakılabilir. Şikâyet hakkı ise 347. madde uyarınca fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay, her hâlde işlenmesinden itibaren bir yıl geçmekle düşer.
Kontrol listesi
- İlamı okuyun. Peşin artış kaydı varsa ayrıca dava gerekmez.
- Değişimi belgeleyin. “Koşullar değişti” sözü tek başına yetmez.
- Ödemeyi kendiliğinden kesmeyin. Kaldırma sebeplerinin bir bölümü mahkeme kararı gerektirir.
Bu yazıda anılan düzenlemeler
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.175, m.176/3, m.176/4, m.176/son ve m.330/son, m.177, m.328, m.330, m.331 · 4787 sayılı Kanun m.4 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344, m.347 · 6325 sayılı Kanun m.18/B.
Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Nafakanın türü ve kararın hüküm fıkrası sonucu doğrudan değiştirir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Aile Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Aldatmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir? | Boşanma Avukatı
- Şiddet Gördüm: 6284 Koruma Kararı Nasıl Alınır? | Aile Avukatı
- Boşanmada Kusur Dengesi ve Tazminat | Boşanma Avukatı
- Velayet Kararında Çocuğun Görüşü Neden Sorulur?
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
Aile Hukuku yazılarının tamamı Aile Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 13.09.2026 · Son güncelleme: 15.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: