Tekirdağ'da ikamet eden, bir yatırım fonuna yatırdığı paranın akıbetinden endişe eden ve fonun kapatılması ya da fonla ilgili dolandırıcılık soruşturması nedeniyle zarar gördüğünü düşünen kişiler için hazırlanan bu sayfa, Tekirdağ'a özgü usul sorularını cevaplar. İl sınırının İstanbul'a komşu olması bu dosyalarda ayrı bir soru doğurur: dava Tekirdağ'da mı, İstanbul'da mı açılır? Dört hukuki yolun kanun dayanakları ve süreleri ana rehberde ayrıntılı olarak bulunuyor. Sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için hukuki görüş değildir ve devam eden soruşturmalardaki hiçbir fon veya kişi hakkında iddia taşımaz.

Tekirdağ'da fon dolandırıcılığı şikâyeti nereye yapılır?

CMK m.158/1 iki kapı açar: Cumhuriyet Başsavcılığı ve kolluk. Süleymanpaşa'daki Tekirdağ Adliyesi'nde görev yapan Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı, il merkezindeki yatırımcının doğrudan başvurabileceği makamdır; polis merkezine ya da jandarma karakoluna yapılan şikâyet de aynı sonucu doğurur. Şikâyet yazılı olabileceği gibi, sözlü yapılıp tutanağa geçirilebilir (m.158/5). Dilekçeyi valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye vermişseniz kanun onun ilgili başsavcılığa gönderilmesini öngörür (m.158/2).

Tekirdağ'ın ilçelerinden birinde oturuyorsanız şikâyeti ilçenizin bağlı olduğu başsavcılığa da verebilirsiniz. Ceza mahkemelerinin yargı çevresi bakımından 5235 sayılı Kanun m.15/2 önemli bir kural koyar: ağır ceza mahkemeleri ile büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki sulh ve asliye ceza mahkemelerinin yargı çevresini, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Hâkimler ve Savcılar Kurulu belirler. Bu nedenle ilçenizin bağlılığını idari harita üzerinden değil, tekirdag.adalet.gov.tr üzerinden kontrol edin.

İstanbul'da çalışıp Tekirdağ'da oturan ya da fonu İstanbul'daki bir şube üzerinden alan yatırımcılar şikâyeti iki ilden birinde verebilir; soruşturma hangi başsavcılıkta yürütülüyorsa dilekçenin o dosyaya gönderilmesi istenebilir. Dilekçede fonun adı, alım tarihleri ve tutarları, aracı kurum bilgisi ve size yapılan yönlendirmeler tarih sırasıyla yazılmalı; işlem dökümleri, dekontlar ve yazışmalar ek olarak sunulmalıdır.

Ceza davası: asliye ceza mı, ağır ceza mı?

Nitelikli dolandırıcılık davaları uzun süre ağır ceza mahkemelerinde görüldü. Bu düzen 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun'la değişti: suç, 5235 sayılı Kanun m.12'deki ağır ceza listesinden çıkarıldı. Aynı madde ağır cezaya ayrıca on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçları verir; m.14 ise bu hesabın ağırlaştırıcı nedenler gözetilmeden, suçun kanundaki üst sınırına göre yapılacağını söyler. TCK m.158/1'deki ceza aralığı üç yıldan on yıla kadar hapistir; üst sınır on yılı aşmadığı için nitelikli dolandırıcılık tek başına asliye ceza mahkemesinde yargılanır. İddianamede ağır ceza görevine giren başka bir suç bulunursa görev buna göre belirlenir.

7571 sayılı Kanun'un geçici m.7 hükmü, değişiklik yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan nitelikli dolandırıcılık davalarının aynı mahkemede sonuçlandırılmasını sağlar. SPKn'de düzenlenen suçlar ise ayrı bir rejime tabidir: Kurul'un yazılı başvurusu olmadan soruşturma yapılamaz (SPKn m.115/1) ve yargılama, HSK'nın ihtisas mahkemesi olarak görevlendirdiği asliye ceza mahkemelerinde yapılır (m.116). Bu görevlendirmenin Tekirdağ'ı kapsayıp kapsamadığı HSK kararına bağlıdır.

Ceza dosyasında aktif rol için katılan sıfatı gerekir. Kamu davası açıldıktan sonra, ilk derece mahkemesi hüküm verene kadar mahkemeye dilekçe vererek ya da duruşmada sözlü istemde bulunarak katılabilirsiniz (CMK m.237/1, m.238/1). İstinaf ve temyiz aşamasında ilk kez katılma istenemez (m.237/2).

Elkoyma, iade istemi ve mağdurun yapması gerekenler

Basında sıkça geçen "malvarlığına elkonuldu" haberi, yatırımcı için ödeme anlamına gelmez. Elkoyma, malvarlığının muhafaza altına alınmasıdır; iadenin koşulları ayrıca düzenlenmiştir. CMK m.131/2 uyarınca m.128'e göre elkonulan değerler, suçtan zarar gören mağdura ait olduğu ve delil olarak artık gerekmediği anlaşılınca sahibine iade edilir. Karar re'sen ya da istem üzerine savcı, hâkim veya mahkemece verilir; istemin reddedilmesi hâlinde itiraz yolu açıktır (m.131/1). Tekirdağ'da yaşayan bir mağdurun yapması gereken, soruşturmanın yürütüldüğü başsavcılığa ya da davanın görüldüğü mahkemeye, ödemelerini gösteren belgelerle birlikte açık bir iade istemi sunmaktır. Hangi suçlarda elkoyma yapılabildiği ve SPKn suçları bakımından durum ana rehberde ayrıntılı olarak ele alınıyor.

Fon mağdurunun izleyebileceği dört yol

  • Ceza muhakemesi: şikâyet, katılan olma, kanun yolları; elkonulan malvarlığından iade talebi de bu yolun parçasıdır.
  • Hukuk davası: haksız fiil (TBK m.49) ve sözleşmeye dayanan tazminat davası. Ceza dosyasının sonucunu beklemeden açılabilir.
  • Kurul'a başvuru ve YTM: SPK'ya doğrudan yazılı şikâyet, SPKn suçlarında soruşturmanın ön koşulu olan Kurul başvurusunu (m.115/1) harekete geçirebilecek yoldur. Yatırımcı Tazmin Merkezi yalnız yatırım kuruluşunun yatırımcı adına sakladığı veya yönettiği nakdi veya sermaye piyasası araçlarını teslim edememesinden doğan talepleri karşılar; fiyat hareketlerinden ve yatırım danışmanlığından doğan zararlar tazmin kapsamında değildir (SPKn m.84/1-2). Başvuru hakkı, tazmin kararının ilanından itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar (m.85/1).
  • Aracı kurum ve bankanın sorumluluğu: uygunluk testi, risk bildirimi ve çerçeve sözleşmedeki yükümlülüklerin ihlali, failden bağımsız bir sorumluluk sebebidir.

Bu yolların birlikte nasıl yürütüleceği, belge listesi ve sık yapılan hatalar için fon dolandırıcılığı rehberine bakabilirsiniz.

Tazminat davası Tekirdağ'da açılabilir mi?

Evet, haksız fiile dayanan davalarda bu mümkündür. Başlangıç noktası, davanın açıldığı gün davalının yerleşim yerinin bulunduğu mahkemedir; HMK m.6 genel yetkiyi oraya verir. HMK m.16 ise haksız fiil davalarında haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılar. Tekirdağ'da yerleşik bir yatırımcı davasını Tekirdağ'da açabilir. Davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde hepsine karşı dava açılabileceği (m.7) ve şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu (m.14/1) unutulmamalıdır.

İstanbul seçeneği bakımından bir uygulama notu: davalı kurumun yerleşim yeri İstanbul'daysa ve dava orada, ticari dava olarak açılacaksa, HSK Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli 282 sayılı kararıyla İstanbul'daki asliye ticaret mahkemeleri İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri (Çağlayan) bünyesinde birleştirilmiştir. Tekirdağ'da açılacak dava ise Tekirdağ'daki mahkemelerde görülür; hangi seçeneğin uygun olduğu delillerin ve tanıkların bulunduğu yere göre değerlendirilir.

Görev konusunda üç ihtimal vardır. Gerçek kişi faile karşı haksız fiil davasında asliye hukuk mahkemesi görevlidir (HMK m.2). Aracı kurum, portföy yönetim şirketi ya da fon kurucusuna karşı davada TTK m.4/1-(f) bendine dayanılarak asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu savunulabilir; bu yorumu mahkeme değerlendirir. Ticari davalarda konusu bir miktar para olan tazminat istemi için önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A); asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde ticari davaya asliye hukuk mahkemesi devam eder (TTK m.5/4). Fonu bankadan, ticari ya da mesleki olmayan amaçla alan yatırımcı için tüketici mahkemesinin görevi tartışmalıdır ve bu yolda da istisnalar dışında arabuluculuk dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m.73/A).

Görevsizlik kararı verilirse, kanunda belirtilen andan itibaren iki hafta içinde dosyanın gönderilmesi istenmezse dava açılmamış sayılır (HMK m.20). Haksız fiil zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıldır; fiil, ceza kanununda daha uzun zamanaşımına bağlı bir suçsa o süre uygulanır (TBK m.72). Aracı kurum ya da bankanın uygunluk testi, risk bildirimi veya çerçeve sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiası sözleşmeye dayandırıldığında ise sözleşmeden doğan alacakların süresi uygulanır: genel zamanaşımı on yıl (TBK m.146), vekâlet ve komisyon sözleşmelerinden doğan alacaklarda beş yıldır (m.147/5). Aracı kurumun yatırımcı hesabına yaptığı alım-satım komisyon sözleşmesi sayılabileceğinden, İstanbul'daki ya da Tekirdağ'daki kuruma karşı dava düşünen yatırımcının süreyi beş yıla göre izlemesi daha güvenlidir. Belirsiz alacak davası 7589 sayılı Kanun'la kaldırıldığı için (HMK m.107 mülga), zarar miktarı belli değilse kısmi dava açılır ve talep tahkikat sonuna kadar bir defa artırılabilir (m.109/4).

Tekirdağ Adliyesi

Sitedeki Tekirdağ Adliyesi rehberine göre adliye Vatan Mah. Barbaros Cad., 59100 Süleymanpaşa / Tekirdağ adresindedir; resmî sitesi tekirdag.adalet.gov.tr'dir. Bilgiler rehberde 23.08.2026 tarihinde resmî siteden doğrulanmış olarak yer alır. Rehber, Tekirdağ dışında çalışan ya da yaşayan taraflar için mahkemenin uygun görmesi hâlinde SEGBİS ile bulunulan yerdeki adliyeden duruşmaya katılma imkânına da değinir; İstanbul'da çalışan katılanlar bu imkânı mahkemeden talep edebilir. Duruşma günleri ve dosyaya giren evrak, e-Devlet şifresiyle UYAP Vatandaş Portalı'ndan izlenebilir; gelemeyeceğiniz bir duruşma için mazeretinizi dayanağıyla birlikte gününden önce bildirmeniz gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. İstanbul'da çalışıyorum, Tekirdağ'da oturuyorum; şikâyeti hangi ilde vermeliyim?
İkisi de mümkündür. Şikâyet herhangi bir başsavcılığa ya da kolluğa verilebilir; dosya yetkili başsavcılığa gönderilir. Pratik olan, soruşturmayı yürüten başsavcılık biliniyorsa dilekçede o dosyanın numarasını belirtmektir.

2. Tazminat davasını İstanbul'da mı, Tekirdağ'da mı açmalıyım?
Haksız fiil davasında yerleşim yeriniz olan Tekirdağ yetkilidir (HMK m.16); davalının yerleşim yeri İstanbul'daysa İstanbul da yetkilidir (m.6). Seçim; delillerin, tanıkların ve davalıların durumuna göre yapılır.

3. Ceza davası sürerken hukuk davası açarsam ne olur?
Hukuk davası ceza davasından bağımsız açılabilir; mahkeme gerekirse ceza dosyasının sonucunu bekleyebilir. Tazminat davasını ertelemek ise zamanaşımı süresinin işlemesine yol açar; bu süre haksız fiilde TBK m.72'ye, aracı kuruma karşı sözleşmeye dayanan istemde TBK m.146-147'ye göre hesaplanır.

4. Fon yöneticisine karşı davada arabuluculuk gerekir mi?
Gerçek kişi faile karşı haksız fiil davası kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür; dava ticari dava sayılmadıkça TTK m.5/A'daki arabuluculuk şartı uygulanmaz. Aracı kurum ya da portföy yönetim şirketine karşı dava ticari dava sayılırsa ve konusu para ise arabuluculuk dava şartıdır.

5. SPK'ya şikâyet etmek savcılık şikâyetinin yerine geçer mi?
Hayır, ikisi ayrı adımlardır. Savcılık şikâyeti TCK suçları bakımından soruşturmayı başlatır; SPK'ya yazılı başvuru ise SPKn suçları için gereken Kurul başvurusunu tetikleyebilir. İkisi birlikte yapılmalıdır.

İlgili sayfalar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.