Adalar’da köşk, bahçeli ev ve eski yapılar çoğu zaman birden çok kişinin payına düşer. Bu rehber, Adalar’da hangi adliyeye başvurulacağını ve paylı mülkiyette kararların nasıl alındığını, paydaşın maldan nasıl yararlanabileceğini anlatır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Adalar’da dava nerede görülür?

Adalar’ın kendi adliyesi vardır: Adalar Adliyesi. Bu adliye bağımsız bir merkez değil, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin mülhakatıdır. Mülhakat adliyelerde her mahkeme türü bulunmadığından, bulunmayan türlerde dosya merkez adliyede görülür.

BilgiAyrıntı
AdliyeAdalar Adliyesi
Yargı çevresiAdalar
Bağlı olduğu merkezİstanbul Anadolu Adliyesi (mülhakat)
NotAdliyenin adres ve telefon bilgisi sayfamızda doğrulanmadığı için verilmemiştir

Adalar’daki uyuşmazlıkların çoğu taşınmaza ilişkin olduğu için yetki kuralı belirleyicidir: taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12); paydaşlar başka illerde otursa bile sonuç değişmez. İş davalarında işin yapıldığı yer (7036 s.K. m.6), boşanmada eşlerin son altı ay birlikte oturdukları yer (TMK m.168) de yetkilidir. Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebilir; bu nedenle dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız gerekir.

Adliyeler ve başvuru usulleri hakkında genel bilgi için Adliye Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Paylı mülkiyette yönetim ve yararlanma

Paylı mülkiyette her paydaşın belirli bir payı vardır, ama malın belirli bir bölümü yoktur. Bu yüzden “bahçenin şu tarafı benim” sözü, aksine bir anlaşma ya da mahkeme kararı olmadıkça hukuken karşılık bulmaz. Kararların nasıl alınacağı Türk Medeni Kanunu’nda üç kademede düzenlenmiştir.

Hangi iş, hangi çoğunlukla?

İşin niteliğiÖrnekAranan karar
Olağan yönetim (TMK m.690)Küçük onarımlar, bakım, tarımsal işler, koruma amaçlı acil müdahaleHer paydaş tek başına yapabilir; çoğunluk aranmaz. Paydaşlar aralarında anlaşarak yönetimi farklı biçimde düzenleyebilir (TMK m.689)
Önemli yönetim (TMK m.691)İşletme biçiminin değiştirilmesi, kiraya verme koşullarının belirlenmesi, önemli onarım ve iyileştirmelerPay ve paydaş çoğunluğu — hem paydaş sayısının hem payların çoğunluğu birlikte aranır
Olağanüstü yönetim ve tasarruf (TMK m.692)Malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, tamamının devri, sınırlı ayni hakla yüklenmesi, önemli yapı işleriOybirliği — paydaşların tamamının kabulü

“Pay ve paydaş çoğunluğu” ifadesi sık yanlış anlaşılır: yalnızca payların yarısından fazlasına sahip olmak yetmez, aynı zamanda paydaş sayısının da çoğunluğu gerekir. Dört paydaştan biri payların yüzde yetmişine sahip olsa bile tek başına önemli yönetim kararı alamaz.

Paydaşın yararlanma hakkı

TMK m.693 uyarınca her paydaş, diğerlerinin haklarıyla bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Bir paydaşın taşınmazın tamamını kendi kullanımına ayırması, diğerlerini fiilen dışlaması bu sınırı aşar. Uyuşmazlık çıktığında paydaşlar önce yararlanma biçimini kendi aralarında belirlemeye çalışır; yapılan yönetim ve kullanma anlaşması, koşulları varsa tapu kütüğüne şerh edilerek sonraki maliklere karşı da ileri sürülebilir hâle getirilebilir. Anlaşma sağlanamazsa hâkimden düzenleme istenebilir.

Giderler ve yükümlülükler kural olarak paylar oranında paylaşılır: vergiler, sigorta, bakım ve onarım masrafları bu kapsamdadır. Tek başına ödeme yapan paydaş, diğerlerinden paylarına düşen kısmı isteyebilir.

Uyuşmazlık büyürse

Yönetim ve yararlanmadan doğan alacak ve tespit talepleri, kural olarak asliye hukuk mahkemesinde ileri sürülür; taşınmazın bulunduğu yer kesin yetkilidir. Paydaşlar arasındaki anlaşmazlık kalıcı hâle gelmişse, paylaşma ve ortaklığın giderilmesi ayrı bir yol olarak gündeme gelir — bu konu gayrimenkul hukuku sayfamızda ele alınmaktadır. Ayrıca taşınmazın paylaştırılması, ortaklığın giderilmesi ve kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; ayrıntı için arabuluculuk sayfasına bakabilirsiniz.

İlgili diğer konular

Taşınmaz kat mülkiyetine geçmişse kararlar kat malikleri kurulunda alınır; bu kararlara karşı yapılabilecekler apartman kararının iptali yazısında anlatılmıştır. Tapu ve pay kayıtlarında karşılaştığınız terimler için hukuk sözlüğü kullanılabilir.

Adalar’da Hukuk Alanları

Aşağıda Adalar’da görülen uyuşmazlıklar alan alan sıralanmış, her başlıkta görevli mahkeme ile varsa zorunlu ön aşama ve süre belirtilmiştir. Adalar Adliyesi mülhakat adliye olduğundan burada bulunmayan mahkeme türlerinde dosya merkez adliyede, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür. İdari davalar hiçbir adliyede açılmaz; idari yargı ayrı bir teşkilattır.

Adalar İş Hukuku Avukatı

Otel, lokanta ve deniz ulaşımı hizmetlerinde çalışanların alacakları ile ada içi ulaşımda görevli personelin iş sözleşmeleri bu başlığın konusudur. Gemi adamlarının hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar da iş mahkemesinin görev alanına girer; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Adalar iş davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Adalar Ceza Avukatı

Tarihî yapıya ve tescilli taşınmaza zarar verme, izinsiz tadilat, ormanlık alanda yangına sebebiyet verme ve mala zarar verme iddiaları adaların yapı ve doğa dokusuna özgü dosyalardır. Soruşturmayı Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı yürütür. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Adalar ceza davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Adalar Boşanma Avukatı

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi tasfiyesi istemleri aile mahkemesinde görülür; bu davalarda arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmemiştir. Adalar’da nüfusun bir bölümü yılın belirli aylarında burada bulunduğundan, yetkili mahkemenin belirlenmesinde yerleşim yerinin nereye kayıtlı olduğu önem kazanır: dava, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir (TMK m.168). Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Adalar boşanma ve aile davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Adalar Bilişim Avukatı

Konaklama ve ev kiralama ilanları üzerinden alınan ön ödemelerin iade edilmemesi, sahte rezervasyon sayfaları ve işletmelere yönelik gerçek dışı yorum kampanyaları bu alanın örnekleridir. Bilişim suçları için ayrı bir ihtisas mahkemesi bulunmadığından görevli mahkeme suçun karşılığına göre belirlenir; ağır cezalık nitelikteki dosyalar merkez adliyede görülür. Bir içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesi isteniyorsa başvuru sulh ceza hâkimliğine yapılır ve talep yirmi dört saat içinde duruşma yapılmaksızın karara bağlanır (5651 s.K. m.9). Başvurular çoğunlukla, sayfa yayından kaldırıldıktan sonra yapıldığı için güçleşir; alınan ekran görüntüsünde içeriğin adresi (URL) ile tarih ve saat görünmüyorsa değeri düşer. Adalar’daki ev kiralamalarında ödeme genellikle havale yoluyla yapıldığından dekont, karşı tarafın IBAN’ı gönderdiği yazışma, ilan sayfasının adresi ve mümkünse noter tespit tutanağı bir arada tutulmalıdır. Karşı tarafın bilgisi dışında yapılan kayıtların delil değeri tartışmalı olduğundan, elde etme yöntemi de dosyanın kaderini etkiler. Fiil şikâyete bağlı bir suç oluşturuyorsa altı aylık süre burada da işlemeye başlar. Bkz. bilişim hukuku.

Adalar Yabancılar Hukuku Avukatı

Yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinmesi kanunla belirlenen sınırlamalara tabidir; adalarda konum ve taşınmazın niteliği nedeniyle tapu işleminin reddiyle karşılaşılabilir. Bu ret bir idari işlem olduğundan iptali idare mahkemesinden istenir ve Adalar Adliyesi’nde idare mahkemesi bulunmaz. İkamet izninin reddi, iptali ve sınır dışı etme kararları da idari yargıda denetlenir; sınır dışı etme kararında başvuru süresi yedi gündür (6458 s.K. m.53). Nüfus kaydının düzeltilmesi gibi istemler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu dosyalarda hak kaybının başlıca nedenleri, işleme karşı öngörülen sürenin geçirilmesi, dilekçenin yetkisiz mahkemeye verilmesi ve bildirilen adres izlenmediği için tebligattan geç haberdar olunmasıdır. Pasaport ve kimlik belgesi, ikamet ya da çalışma iznine ilişkin evrakın tamamı, tebliğ belgesi ve tapu müdürlüğünün yazılı ret işlemi dosyanın çekirdeğini oluşturur; yabancı makamlardan alınan belgelerde apostil şerhi ile yeminli tercüme aranır. İdari işlemin iptali kural olarak tebliğden itibaren altmış gün içinde istenir; bu süre hak düşürücüdür ve kaçırıldığında işlem kesinleşir.

Adalar Gayrimenkul Avukatı

Eski köşklerin ve bahçeli yapıların kat mülkiyetine geçirilmesi, ortak yerlerin kullanımı, bahçe ve teras paylaşımı ile kiraya ilişkin uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır; tapu iptali ve tescil istemleri asliye hukuk mahkemesinde görülür. Kat mülkiyeti, komşu hakkı, kira ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava yolundan önce arabuluculuk aşaması işletilir; bu bir dava şartıdır (6325 s.K. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Adalar kira ve gayrimenkul davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Adalar İcra Avukatı

Kira, aidat ve ticari alacaklar için başlatılan takipler icra dairesinde yürür; ilamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür. İtirazın kaldırılması ve takip işlemlerine karşı şikâyet istemlerini icra mahkemesi inceler; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevi asliye hukuk mahkemesi yerine getirir (İİK m.4). Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Adalar icra takibi ve itirazı sayfamıza bakabilirsiniz.

Adalar Ticaret ve Şirketler Hukuku Avukatı

Konaklama tesisleri, deniz taşımacılığı ve tedarik zinciri işletmeleri arasındaki alacak, sözleşme ve ortaklık uyuşmazlıkları bu başlıkta toplanır. Ticari davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Yer bakımından 2026’da önemli bir değişiklik oldu: İstanbul Anadolu asliye ticaret mahkemeleri kaldırılarak İstanbul asliye ticaret mahkemeleriyle birleştirildi ve yargı çevresi İstanbul’un mülki sınırlarının tamamı oldu. Dava artık Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde açılır. Görevli mahkemenin dava açılmadan önce doğrulanması gerekir. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari istemlerde arabuluculuk dava şartıdır (TTK m.5/A). Bu ön aşama işletilmeden açılan dava esasa girilmeden reddedilir; Adalar’daki tedarik ve taşımacılık dosyalarında en çok karşılaşılan aksaklık budur. Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda ise genel kurul kararının iptali için karar tarihinden itibaren öngörülen üç aylık sürenin geçirilmesi öne çıkar (TTK m.445). Ticaret sicil kayıtları, şirket sözleşmesi ve pay defteri, genel kurul tutanağı, sipariş ile teslim belgeleri, faturalar, cari hesap ekstresi ve çekilmiş ihtarnamenin tebliğ belgesi baştan derlenmelidir. Ticari alacaklarda zamanaşımı ilişkinin türüne göre değiştiğinden her istem kendi içinde değerlendirilir. Bkz. ticaret hukuku.

Adalar İdare Hukuku Avukatı

Motorlu taşıt kullanımına getirilen kısıtlar, ada içi ulaşım düzenlemeleri, ruhsat ve izin işlemleri ile koruma amaçlı imar planına ilişkin kararlar idari işlemdir. Bunların iptali, adliyede değil idare mahkemesinde istenir ve dava kural olarak yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde açılır (İYUK m.7). Bu düzenlemelere aykırılık nedeniyle kesilen idari para cezaları ise farklı bir yola tabidir: ceza tebliğ edildikten sonraki on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine gidilir. Bu genel kuraldır; aksine hüküm bulunan kanunlarda değişir. İmar mevzuatına dayanan ve belediye encümenince verilen para cezalarında görevli yargı yeri idare mahkemesidir ve dava tebliğden itibaren altmış gün içinde açılır; çevre mevzuatına dayanan cezalarda da idare mahkemesine gidilir ve süre daha kısadır. Tebliğ evrakında gösterilen başvuru yolu ve süre esas alınmalıdır. İki süreyi karıştırmamak gerekir. Bu alanda en sık yapılan hata, dilekçenin adli yargıya verilmesi ve zorunlu bir idari başvuru öngörülmüşse bu yapılmadan dava açılmasıdır; sürenin tebliğ tarihinden değil de olayı öğrenme tarihinden başladığı sanılarak beklenmesi de hak kaybı doğurur. Dava açılırken iptali istenen işlemin yazılı örneği, tebliğ alındısı, daha önce idareye verilmiş dilekçenin kayıt tarihini gösteren belge ve para cezası söz konusuysa dayanak tutanak dosyaya eklenir. Adalar’a özgü ulaşım ve koruma kararlarında ayrıca koruma amaçlı imar planının paftası ile ilgili kurul kararının onaylı örneği istenir. Bkz. idare hukuku.

Adalar’da dava ne kadar sürer?

Bir dosyanın süresini önceden söylemek mümkün değildir; belirleyici olan, yargılamanın hangi işlemleri gerektireceğidir. Adalar’daki uyuşmazlıkların büyük bölümü paylı taşınmazlara ve eski yapılara ilişkin olduğundan keşif ve bilirkişi incelemesi çoğu dosyada gündeme gelir; keşif gününün belirlenmesi, heyetin adaya gelmesi, raporun sunulması ve rapora yapılan itirazların karşılanması ayrı ayrı zaman ister. Keşfin deniz ulaşımına bağlı olması ve hava koşullarının seferleri etkileyebilmesi, bu aşamanın ertelenmesine yol açabilir. Tanıkla ispatta tanık sayısı kadar tanığın nerede oturduğu da önemlidir; başka ilde bulunan tanık talimat yoluyla dinlenir ve dosya bu nedenle gidip gelir. Mirasçılardan ya da paydaşlardan biri yurt dışında yerleşikse tebligatın orada geçerli usule göre yapılması beklenir. Kira, kat mülkiyeti, ortaklığın giderilmesi, iş ve ticari alacak uyuşmazlıklarında arabuluculuk aşaması da takvime eklenir. Adliyenin iş yükü ve iki duruşma arasındaki aralık buna eklenir; dosya merkez adliyeye giden bir mahkeme türündeyse ulaşım da ayrı bir yük getirir. Başka bir dosya bekletici mesele yapılırsa karar ertelenir, istinaf ve temyiz de kendi sürelerini alır. Bu yüzden süre, ancak dosya ilerledikçe belirginleşir.

Duruşmaya giderken: belge, kimlik ve dosya takibi

Duruşmanın günü ve saati e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan öğrenilir; portal, dosyanın hangi aşamada olduğunu, çıkarılan tebligatları ve verilen ara kararları da gösterir. Elinize ulaşan davetiyede mahkemenin adı ile duruşmanın yapılacağı kat ve salon numarası yer alır. Salona alınabilmek için kimlik belgesi gösterilmesi gerekir. Dosya bir vekil aracılığıyla takip ediliyorsa vekâletnamenin dosyaya sunulmuş olması aranır. Tanık gösterilecekse tanığın adı ve açık adresi baştan bildirilmelidir; adres bildirilmezse davetiye çıkarılamaz ve duruşma yeni bir güne bırakılır. Başka bir ilde bulunan taraf ya da tanık, bulunduğu yerin adliyesinden SEGBİS ile duruşmaya katılabilir. Duruşmaya gelinemeyecekse mazeret dilekçesinin belgesiyle birlikte önceden sunulması gerekir; sunulmazsa duruşma yokluğunuzda görülür ve koşulları varsa dosya işlemden kaldırılabilir. Adalar için gidilecek yer kural olarak Adalar Adliyesi’dir. Ancak mülhakat adliyede her mahkeme türü kurulmuş değildir; dosyanız burada bulunmayan bir mahkemedeyse duruşma İstanbul Anadolu Adliyesi’nde yapılır. Bu, vapur ya da deniz otobüsü seferine bağlı bir yol demektir: sefer saatleri kış tarifesinde seyrekleşir ve olumsuz hava koşullarında seferler iptal edilebilir. Duruşma sabahına değil, bir önceki güne bakarak plan yapmak yerinde olur.

Adalar’da yargılama giderleri ve adli yardım

Dava açılırken ödenen tutarlar birbirinden ayrı iki kalemdir. Harç, devlete ödenen ve vergi niteliği taşıyan bir yükümlülüktür; başvurma harcı ile karar ve ilam harcı başlıca türleridir. Gider avansı ise yargılama sırasında yapılacak tebligat, bilirkişi ücreti, tanık gideri ve keşif masrafı gibi harcamalar için peşin yatırılan tutardır; kullanılmayan bölümü dosya sonunda iade edilir. Avansın yatırılmaması hafife alınmamalıdır: mahkeme kesin süre verir, bu süre içinde de yatırılmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Adalar’da keşfe çıkılan dosyalarda heyetin ulaşımı da bu avanstan karşılandığından, yargılama sırasında ek avans istenmesi olağandır. Yargılama giderleri kural olarak haksız çıkan tarafa yükletilir; dava kısmen kabul edilmişse giderler haklılık oranına göre bölüştürülür. Durumu elverişli olmayan kişi, harç ve giderlerden geçici olarak muaf tutulmasını mahkemeden isteyebilir; adli yardım adı verilen bu talep dava dilekçesiyle birlikte ya da yargılama sürerken ileri sürülebilir. Vekil tutma imkânı bulunmayanlar için ikinci bir yol vardır: baronun adli yardım bürosuna başvurulduğunda ücretsiz avukat görevlendirilebilir; bu bir kamu hizmetidir. Harç ve avans tutarları her yıl yeniden belirlendiği için ödenecek miktarın adliye veznesinden öğrenilmesi gerekir.

Adalar’ın semtleri: hangi mahallede olursanız olun dosya nereye gider?

Adalar beş mahalleden oluşur: Nizam ve Maden (ikisi de Büyükada’dadır), Heybeliada, Burgazadası ve Kınalıada. Yani Büyükada tek başına iki mahalleye bölünmüş, diğer üç yerleşik ada birer mahalle sayılmıştır. Sedefadası’nın ayrı bir mahallesi yoktur.

Adalar’ın kendi adliyesi vardır; Büyükada’daki hükümet konağında çalışır ve İstanbul Anadolu Adliyesi’nin mülhakatıdır. Orada kurulmamış mahkeme türlerine ilişkin dosyalar — aile, iş, tüketici, ağır ceza gibi — Kartal’da görülür. Ticari davalar ise 2026’daki birleştirmeden sonra Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde açılır. Hangi dosyanın nerede olduğu her hâlde ayrıca doğrulanmalıdır.

Adalar’da neden üç ayrı izin rejimi var?

Adalar’da taşınmaz üzerindeki kısıtlar birden çok mevzuattan gelir ve üst üste biner; buradaki en büyük yanılgı, tek bir izin makamı olduğunu sanmaktır. Adaların tamamı sit alanıdır; 1970’lerde başlayan tescil kararları 1984’te bütün adaları kapsayacak biçimde tamamlanmıştır. Üstelik tek tür sit değildir: kentsel sit, doğal sit ve yer yer arkeolojik sit iç içe geçer — ve izin mercii buna göre değişir. Kültür varlıkları ile kentsel ve arkeolojik sit alanlarında yetki koruma bölge kurulundayken, doğal sitlerde yetki tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonundadır. Üçüncü katman 2021’de eklendi: bölge özel çevre koruma bölgesi ilan edildi ve planlama yetkisi bakanlığa geçti. Buna bir de plan belirsizliği eklenir: adaların koruma amaçlı imar planı süreci yargı kararlarıyla defalarca kesintiye uğramış, iptal ve yürütmeyi durdurma kararlarının ardından uygulama uzun süredir geçiş dönemi koruma esaslarına göre yürütülmektedir. Sonuç şudur: bir parselde ne yapılabileceği, tapu kaydına bakarak değil, sit türü, ÖÇK statüsü ve yürürlükteki koruma esasları birlikte okunarak belirlenir.

Ahşap köşküm yandı: yeniden yapabilir miyim?

Adalar’da en ağır sonuç doğuran başlık budur. Tescilli bir yapıya izinsiz müdahale, onu yıkmak veya tahrip etmek yalnızca idari para cezası değil, hapis cezası gerektiren bir suç oluşturabilir (2863 s.K. m.65). Suçun oluşması için taşınmazın tescilli olması yetmez; tescilin kanuna göre tebliğ ya da ilan edilmiş olması ve fiilin kasten işlenmesi aranır. Yanan ya da yıkılan tescilli yapının yeniden yapımı kendiliğinden mümkün değildir; buna koruma kurulu karar verir ve karar, yapının belgelenmiş özgün hâline göre şekillenir. Bu nedenle yangın sonrası ilk yapılması gereken, enkazın kaldırılması değil durumun belgelenmesidir; özgün öğelerin kaybı, sonradan yeniden yapım talebini fiilen imkânsız kılabilir. Yangının kasten çıkarıldığı iddiası varsa ayrıca ceza soruşturması yürür ve iki süreç birbirinden bağımsız işler.

Adalarda araç ve fayton: kısıtın dayanağı ne?

Adalarda motorlu taşıt kullanımının sınırlı olması, koruma statüsünden doğar ve uygulama kuralları ulaşım koordinasyon kararlarıyla belirlenir. 2020’de faytonlar kaldırılmış, yerlerini elektrikli araçlar almıştır. Bunun hukuki sonucu şudur: araç kullanımına, plakaya ve izne ilişkin kararlar birer idari işlemdir; reddedilen başvuru ya da getirilen kısıt, idare mahkemesinde iptal davasına konu olabilir. Bu dosyalarda tartışma çoğu zaman kararı alan kurulun yetkisi ve usulü üzerinden yürür. Süre kaçırılmaması için kararın tebliğ ya da ilan tarihi baştan saptanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Adalar’da oturuyorum, hangi adliyeye gideceğim?
Adalar’ın kendi adliyesi vardır; Adalar Adliyesi, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin mülhakatıdır. Mülhakat adliyede bulunmayan mahkeme türlerinde dosya merkez adliyede görülür. Dosyanızın yerini UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayın.

2. Payım büyük, evi tek başıma kiraya verebilir miyim?
Kiraya verme koşullarının belirlenmesi önemli yönetim işi sayılır ve pay ile paydaş çoğunluğu birlikte aranır. Payın büyük olması tek başına yetmez; paydaş sayısının da çoğunluğu gerekir.

3. Diğer paydaşlar oturmuyor, ben oturuyorum. Bu hakkım mı?
Her paydaş, diğerlerinin haklarıyla bağdaştığı ölçüde maldan yararlanabilir. Tamamını kendi kullanımına ayırmak bu sınırı aşabilir; diğer paydaşlar yararlanma biçiminin belirlenmesini ya da uğradıkları zararın karşılanmasını isteyebilir.

4. Bahçe duvarı yıkıldı, diğerlerine ulaşamıyorum. Tek başıma yaptırabilir miyim?
Koruma amaçlı ve gecikmesinde sakınca bulunan işler, olağan yönetim kapsamında tek başına yapılabilir. Yapılan harcamayı belgelemeniz ve diğer paydaşlardan paylarına düşeni istemeniz mümkündür.

5. Bir paydaş satmak istemiyor, ne olur?
Malın tamamının devri oybirliği gerektirir. Anlaşma sağlanamıyorsa paydaşlardan biri paylaşma yoluna gidebilir; bu talep için önce arabulucuya başvurulması gerekir. Süreç ve sonucu dosyanın kendi koşullarına bağlıdır.

İstanbul’da komşu ilçelerde hukuki rehber

Adalar için verilen bilgiler yakın ilçelerde de büyük ölçüde paraleldir; bazı adliye yetki alanları ortak olduğu için okuyucu için faydalı olabileceğini düşündüğümüz çevre ilçelere ait rehberlerimiz:

Bu sayfa son olarak 02.10.2026 tarihinde güncellenmiştir.

Büromuz

Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Küçükçekmece’dedir; İstanbul Anadolu Adliyesi ve mülhakatlarındaki dosyalar da takip edilmektedir. Görüşme talebi için iletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz. Durumunuzun hangi başlığa girdiğinden emin değilseniz Durumunuza Göre Ne Yapmalısınız? sayfası yol gösterir.