Bayrampaşa’da kira artışı, tahliye, depozito ve kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklar konularında yol arıyorsanız bu sayfa, davanın nerede görüleceğinden başlayarak süreleri ve izlenecek adımları anlatır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Bayrampaşa’da kira davası nerede görülür?

Bayrampaşa’da açılacak kira davası, İstanbul Adliyesi’nde (Çağlayan) bulunan sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Aynı adliyenin yargı çevresinde Beyoğlu, Beşiktaş, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer ve Şişli de yer alır; bu ilçelerden gelen dosyalar da aynı binada görülür.

Mahalleye göre değişen bir mahkeme yoktur. Altıntepsi, Cevatpaşa, İsmetpaşa, Kartaltepe, Kocatepe ve Muratpaşa gibi Bayrampaşa mahallelerinin tamamı tek bir yargı çevresine bağlıdır: hangi mahallede oturursanız oturun, adliye işleriniz İstanbul Adliyesi’nde (Çağlayan) yürütülür.

Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebilir. Bu sayfadaki bilgi genel kuralı anlatır; dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız gerekir. Dosya numarası varsa en kesin bilgi oradadır.

Bu sayfa, Bayrampaşa’da bir konut, işyeri ya da arsa nedeniyle uyuşmazlık yaşayan kiracı ve ev sahipleri için hazırlanmıştır: hangi mahkemeye gidilir, kira ne kadar artırılabilir, tahliye hangi sebeple istenebilir, aidat ve apartman kararlarında yol nedir. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Kira uyuşmazlığında hangi mahkeme görevlidir?

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Kanun bunu açıkça yazar: sulh hukuk mahkemeleri, değer veya tutara bakılmaksızın, ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalara bakar (HMK m.4/1-a). Kira tespiti, tahliye, birikmiş kira alacağı, depozito ve kiralanandaki hasarın tazmini aynı kapıdan girer; bu dosyalar İstanbul Adliyesi (Çağlayan) bünyesindeki sulh hukuk mahkemelerinde görülür.

Ayrım şurada başlar: uyuşmazlık kira sözleşmesinden değil de taşınmazın mülkiyetinden kaynaklanıyorsa mahkeme değişir. Tapu iptali ve tescil, el atmanın önlenmesi, önalım gibi taşınmazın aynına ilişkin istemler kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.2). Görev kamu düzenindendir; yanlış mahkemede açılan dava esasa girilmeden reddedilir.

Bayrampaşa sınırları içindeki taşınmaz için başka bir adliye seçilemez

Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). Kesin yetki, sözleşmeyle değiştirilemeyen ve mahkemenin kendiliğinden gözettiği bir kuraldır: Bayrampaşa sınırları içindeki bir taşınmazın tapusuna ilişkin dava, taraflar nerede oturursa otursun buradaki mahkemede açılır. Buna karşılık kira sözleşmesinden doğan alacak ve tahliye istemleri taşınmazın aynına ilişkin değildir; bunlarda davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m.6), sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yerde de açılabilir (HMK m.10).

Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebilir. Bazı mahkeme türlerinde yetki alanı farklı belirlenmiş olabilir; bu nedenle dosyanızın İstanbul Adliyesi’nde (Çağlayan) mi yoksa başka bir birimde mi kayıtlı olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız yerinde olur.

Kira artışında sınır nedir?

Yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir (TBK m.344/1). Bu kural bir yıldan uzun süreli sözleşmelerde de uygulanır. Sözleşmede daha yüksek bir oran yazması, o oranın uygulanacağı anlamına gelmez. Taraflar artış konusunda bir şey kararlaştırmamışsa kira bedeli, yine aynı üst sınırı geçmemek üzere hâkim tarafından hakkaniyete göre belirlenir (TBK m.344/2).

İki noktanın altını çizmek gerekir. Birincisi, ölçü yıllık enflasyon değil, on iki aylık ortalamalara göre değişim oranıdır; bu iki rakam farklıdır. İkincisi, oran her ay değiştiği için burada rakam verilmez: sözleşmenizin yenilendiği aya ait güncel oranın Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden doğrulanması gerekir.

Yüzde 25’lik tavan hâlâ var mı?

Hayır. Yüzde yirmi beşlik üst sınır geçici bir düzenlemeydi. 7409 sayılı Kanunla eklenen geçici 1. madde bu sınırı 1/7/2023 tarihine kadar yenilenen dönemler için öngörmüş, 7456 sayılı Kanunla eklenen geçici 2. madde 2/7/2023 – 1/7/2024 arası için uzatmıştı. Bu tarihten sonrası için yeni bir geçici hüküm yoktur; TBK m.344’teki genel kural yürürlüktedir. Ayrıca bu tavan yalnızca konut kiraları içindi, işyeri kiralarını hiç kapsamıyordu.

Beş yıl kuralı

Anlaşma olsun olmasın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak bedel hâkim tarafından; endeks değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir (TBK m.344/3). Beş yılı dolduran ilişkilerde bedelin endeksle sınırlı kalmamasının sebebi budur. Kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa da, kural olarak beş yıl geçmedikçe bedelde değişiklik yapılamaz (TBK m.344/4).

Kira tespit davası ile artış sınırı aynı şey değildir

Artış sınırı, mevcut kiranın ne kadar yukarı çekilebileceğini gösterir. Kira bedelinin tespiti davası ise bedelin kendisini mahkemeye yeniden belirletme yoludur ve ayrı bir davadır (TBK m.345).

Bu dava her zaman açılabilir. Ancak belirlenecek bedelin yeni dönemin başından itibaren kiracıyı bağlaması için kanun iki yol gösterir: dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açılmalıdır; ya da kiraya veren bu süre içinde kiranın artırılacağını kiracıya yazılı olarak bildirmiş olmalı ve dava izleyen kira dönemi sonuna kadar açılmalıdır. Sözleşmede yeni dönemde kiranın artırılacağına ilişkin bir hüküm zaten varsa, yeni dönemin sonuna kadar açılacak davada belirlenecek bedel de o dönemin başından geçerli olur. Otuz günlük pencere kaçırıldığında dava hakkı düşmez, fakat belirlenecek bedel bir sonraki döneme kayabilir.

Tahliye yolları ve birbirinden farkları

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, sözleşme süresinin bitmiş olmasına dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez (TBK m.347/1). Kiracı, belirli süreli sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır. Tahliye ancak kanunun saydığı sebeplerden birine dayanabilir:

Tahliye sebebiAranan şartSüreDayanak
Kira bedelinin ödenmemesi (temerrüt) Kiraya veren yazılı süre verip, ödenmezse feshedeceğini bildirir Süre en az on gün; konut ve çatılı işyerinde en az otuz gün. Yazılı bildirimi izleyen günden işler TBK m.315
İki haklı ihtar Kiracı, bir kira yılı içinde kirayı ödemediği için iki haklı yazılı ihtara sebep olmalıdır İhtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava TBK m.352/2
Yazılı tahliye taahhüdü Taahhüt kiralananın tesliminden sonra verilmiş, yazılı ve belli tarihli olmalı; kiracı o tarihte boşaltmamalıdır O tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurma veya dava TBK m.352/1
Gereksinim (ihtiyaç) Kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri kullanma zorunluluğu Sürenin sonundan başlayarak bir ay içinde dava TBK m.350/1
Yeniden inşa ve imar Esaslı onarım, genişletme ya da değiştirme gerekli olmalı ve bu işler sırasında kullanım imkânsız olmalıdır Gereksinimle aynı süre TBK m.350/2
Yeni malikin gereksinimi Sonradan edinenin kendisi veya yukarıdaki yakınları için kullanma zorunluluğu Edinmeden başlayarak bir ay içinde yazılı bildirim, altı ay sonra dava; ya da sözleşme bitiminden bir ay içinde TBK m.351
Kiracının aynı yerde konutu olması Kiracının veya eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli konutu bulunmalı, kiraya veren bilmemelidir Sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava TBK m.352/3
On yıllık uzama süresinin dolması Sebep göstermek gerekmez Bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirim TBK m.347/1

Dört nokta akılda tutulmalıdır. Fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TBK m.348). Kiraya veren, dava açma süresi içinde dava açacağını yazılı bildirmişse süre bir kira yılı uzar (TBK m.353). Bu hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m.354). Gereksinim ya da yeniden inşa sebebiyle boşaltılan taşınmaz, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralanamaz (TBK m.355).

Ödenmeyen kira: dava mı, icra mı?

Kira ödenmediğinde iki ayrı yol vardır. Birincisi yukarıdaki temerrüt yoludur (TBK m.315). İkincisi icra dairesinde başlatılan ilamsız icra yoluyla tahliye takibidir: ödeme emri, kanunun aradığı ihtarı içerir; borçlu tebliğ üzerine yedi gün içinde itiraz sebeplerini icra dairesine bildirmek zorundadır ve itiraz takibi durdurur (İİK m.269). Borçlu itiraz etmez ve ihtar süresi içinde borcu da ödemezse, bu sürenin bitimini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir (İİK m.269/a).

Depozito, demirbaş ve ayıp

Depozito (güvence). Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz (TBK m.342). Para kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır; banka bu güvenceyi ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı dava açtığını veya takibe giriştiğini bankaya yazılı bildirmemişse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi geri verir. Ayrıca kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez (TBK m.346).

Demirbaş ve geri verme. Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda geri vermekle yükümlüdür; ancak sözleşmeye uygun kullanmadan doğan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir (TBK m.334). Anahtar teslim edilirken kiraya veren, kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklik ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır; bu bildirim yapılmazsa kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur (TBK m.335). Olağan incelemeyle görülemeyecek gizli eksiklikler bu kuralın dışındadır. Çıkış gününde tutulan yazılı teslim tutanağı bu yüzden belirleyicidir.

Ayıp. Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı; ayıbın giderilmesini, kira bedelinden ayıpla orantılı indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir, önemli ayıpta fesih hakkı saklıdır (TBK m.305). Verilen uygun sürede ayıp giderilmezse kiracı, ayıbı kiraya veren hesabına gidertip alacağını kira bedelinden indirebilir (TBK m.306). Kiraya veren, kusursuzluğunu ispat etmedikçe ayıptan doğan zararı öder (TBK m.308). Kiracı da bu ayıpları gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür (TBK m.318).

Aidat, apartman kararları ve kat mülkiyeti

Apartman ve site uyuşmazlıkları 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabidir; bu davalar anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde görülür.

Aidat. Kat maliklerinden her biri, başka türlü anlaşma olmadıkça kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine eşit olarak; sigorta primleri, ortak yerlerin bakım ve onarım giderleri, yönetici aylığı ve ortak tesislerin işletme giderlerine ise kendi arsa payı oranında katılır (KMK m.20). Ortak yerden yararlanma ihtiyacı bulunmadığını ileri sürerek ödemeden kaçınılamaz. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki, geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı öder. Kiracı da, ödemekle yükümlü olduğu kira miktarıyla sınırlı olarak bu borçtan müteselsilen sorumludur; yaptığı ödeme kira borcundan düşülür (KMK m.22).

Apartman kararının iptali. Kat malikleri kurulu kararına karşı; toplantıya katılıp aykırı oy kullanan kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay, toplantıya katılmayan kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde iptal davası açabilir (KMK m.33). Bu süreler hak düşürücüdür. Kararların yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz.

Yeter sayılar. Kurul, sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlasıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar verir; yeter sayı sağlanamazsa ikinci toplantıda karar yeter sayısı katılanların salt çoğunluğudur (KMK m.30). Ortak yerlerde inşaat, onarım, tesis veya farklı renkte dış boya için bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası gerekir (KMK m.19/2); faydalı yenilik ve ilaveler ise sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karara bağlanır (KMK m.42).

Kira ve kat mülkiyetinde arabuluculuk dava şartı

1 Eylül 2023’ten bu yana, aşağıdaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 s.K. m.18/B):

  • Kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar,
  • 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.

Bu aşama tamamlanmadan açılan dava esasa girilmeden reddedilir. Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır; eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, bu da yerine getirilmezse dava usulden reddedilir (6325 s.K. m.18/A). Başvuru, yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır.

İcra takibinde arabuluculuk aranmaz. Arabuluculuk bir dava şartıdır; icra dairesinde ilamsız takip başlatmak ise dava açmak değildir. Bu nedenle birikmiş kira alacağı veya ödenmemiş aidat için doğrudan icra takibi başlatılabilir; kanun ilamsız icra yoluyla tahliyeyi de açıkça dava şartının dışında bırakmıştır. Buna karşılık takibe itiraz edilir ve uyuşmazlık mahkemeye taşınacaksa, açılacak davanın türüne göre arabuluculuk şartı yeniden gündeme gelebilir.

Tapu iptali ve tescil ile ortaklığın giderilmesi

Tapu iptali ve tescil davası, tapu kaydının gerçek hukuki duruma uygun hâle getirilmesi istemidir ve taşınmazın aynına ilişkindir. Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2); yetki ise taşınmazın bulunduğu yer bakımından kesindir (HMK m.12). Bu dava türü, m.18/B’de sayılan dört başlık arasında yer almadığı için dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası ise paylı veya elbirliği mülkiyetine son verilmesi istemidir. Paylaştırmaya ilişkin davalar arasında sayıldığından sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4/1-b) ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava tüm paydaşlara yöneltilir; mahkeme önce aynen taksimin mümkün olup olmadığını değerlendirir, mümkün değilse satış yoluyla paylaştırmaya karar verir.

Son bir uyarı: yukarıdaki süreler yürürlükteki kanun metinlerine dayanır; somut olayda hangi kuralın uygulanacağı sözleşmenin tarihine, taşınmazın niteliğine ve tarafların sıfatına göre değişir. Her yıl güncellenen harç ve avans tutarları ile endeks oranları burada rakamla verilmemiştir.

Bayrampaşa’da bu alanda öne çıkan konular

Alacağın tahsili aşaması ilçede çoğu zaman taşınmaza dokunur. Haczedilen bir taşınmazın satışında, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesi, kıymet takdirinin gerçeği yansıtmaması ya da artırmanın kanuna aykırı yürütülmesi gibi sebeplerle ihalenin feshi istenebilir; bu istem icra mahkemesine yapılır ve kısa bir süreye bağlıdır. Kıymet takdirine itiraz ise satıştan önce ve ayrıca ileri sürülmelidir. Mülkiyet uyuşmazlıkları asliye hukuk, kira ve kat mülkiyeti uyuşmazlıkları sulh hukuk mahkemesinde görülür. Bu son grupta usulü baştan bozan hata, kira, komşu hakkı, kat mülkiyeti ve ortaklığın giderilmesi işlerinde arabulucuya uğranmadan dava açılmasıdır (6325 s.K. m.18/B). Dosyayı kurarken tapu kaydını takyidat şerhleriyle birlikte çıkarın; işyeri kirası varsa sözleşme ile ödeme dekontlarını, belediyeden alınacak imar durumu yazısını, miras yoluyla gelen taşınmazda veraset ilamını, kat mülkiyeti işlerinde yönetim planı ile kurul kararını ekleyin. Tahliye taahhüdüne dayanan istemde taahhüt edilen tarihten itibaren bir aylık süre işler; buna karşılık mülkiyete dayanan tapu iptali ve tescil istemleri kural olarak zamanaşımına tabi değildir. Bkz. gayrimenkul hukuku.

Kiralanmış bir yer mi, tahsis edilmiş bir yer mi?

Bayrampaşa’da işyeri denince akla gelen yerlerin bir bölümü, alışılmış anlamda kiralanan yerler değildir. Toptancı halin yazıhaneleri ile Altıntepsi Mahallesi’ndeki Büyük İstanbul Otogarı’nın yazıhaneleri, orayı kullanan kişiye bir tahsis yoluyla bırakılmış olabilir. İki ilişki dışarıdan aynı görünür: her ay ödeme yapılır, yer kullanılır, tabela asılır. Farkı, ilişkinin dayandığı belgede görürsünüz.

Bu ayrımın pratik önemi devir gününde ortaya çıkar. Kiralanan bir yerin devri sözleşmeye bakılarak konuşulurken, tahsis edilmiş bir yerin bir başkasına bırakılması izne bağlı olabilir ve izin verilmemesi başlı başına bir uyuşmazlık doğurur. Aynı şekilde, tahsisle ilgili bir kararın muhatabı kiraya veren değil idaredir; yanlış kapıya yapılan başvuru cevapsız kalır. Bu yüzden ilk iş, yeri kullanma hakkının nereden geldiğini gösteren belgeyi eline almaktır: sözleşme mi, tahsis belgesi mi, yoksa ikisi bir arada mı? Yıllardır orada oturan bir işletmecinin bile elinde çoğu zaman bu belgenin bir örneği bulunmaz; ödeme makbuzları vardır, ilişkinin dayanağı yoktur.

Sanayi sitesi ünitesinde işyeri kirası

İlçedeki yedek parça, kalıpçılık, elektrik ve plastik döküm ağırlıklı üretim, çoğunlukla sanayi sitelerinin üniteleri içinde yürür. Buradaki kira ilişkisinde tartışmayı doğuran şey kira bedeli değil, yerin nasıl kullanıldığıdır. Makinenin zemine sabitlenmesi, elektrik tesisatının güçlendirilmesi, havalandırma ya da baca yapılması, atığın nasıl çıkarılacağı: bunların hepsi ünitede kalıcı iz bırakan işlerdir.

Sözleşme kurulurken üç başlığın yazılı olması sonradan çıkacak tartışmayı büyük ölçüde kapatır: hangi işin kimin iznine bağlı olduğu, yapılan tesisatın çıkışta kimde kalacağı ve ünitenin hangi hâlde teslim edileceği. Girişte ünitenin durumunun tarihli fotoğraflarla ve varsa bir demirbaş listesiyle kaydedilmesi de yerinde olur. Ortak alanlar, yükleme yeri ve otopark kullanımı ise çoğu kez kiraya verenle değil site düzeniyle ilgilidir; tartışmanın hangi kaynaktan doğduğu baştan ayrılmalıdır.

Konut tarafında: küçük bir ilçede yazışma

Bayrampaşa on bir mahalleden oluşan, sınırları dar bir ilçedir; kiracıların çoğu taşındığında aynı ilçede kalır, hatta çoğu zaman aynı mahallede. Yakınlık, yazışmanın kendiliğinden yürüyeceği anlamına gelmez. Taraflar birbirini tanıdığı için haberleşme sözlü sürer; bir tartışma çıktığında ise geriye hiçbir yazılı iz kalmamış olur. Kimin neyi hangi gün bildirdiği, ancak yazıldıysa vardır.

İsmetpaşa Mahallesi çevresi ile kapatılan cezaevi alanında yürüyen dönüşüm süreçleri de kiracıyı ilgilendirir. Bina hakkında bir karar alındığında kiracının bilmesi gereken iki şey vardır: kararın içeriği ve kendisine hangi gün ulaştığı. Gelen yazıları zarfıyla birlikte bir dosyada toplamak, bu ikinci soruyu sonradan tartışmaya bırakmaz.

Bayrampaşa hakkında

Bayrampaşa’da adliye düzeni, hangi davanın hangi mahkemede görüldüğü ve ilçenin mahalle yapısı için Bayrampaşa avukat sayfamıza bakabilirsiniz. O sayfada ayrıca karşılıksız çek ve çek düzenleme yasağı konusu ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Bayrampaşa’da kira davamı hangi mahkemede açarım?
Kira ilişkisinden doğan davalar — tahliye, kira tespiti, kira alacağı, depozitonun geri istenmesi — sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4/1-a); yetkili yer, davalının yerleşim yeri (HMK m.6) ya da sözleşmenin ifa edileceği yerdir (HMK m.10). Kiracıya karşı açılan davalarda davalının yerleşim yeri çoğu zaman kiralananın bulunduğu yer olduğundan, Bayrampaşa sınırlarındaki bir taşınmazda dosya genellikle İstanbul Adliyesi’nde (Çağlayan) açılır. Uyuşmazlık kira sözleşmesinden değil de tapunun kime ait olduğundan kaynaklanıyorsa mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2) ve taşınmazın bulunduğu yer kesin yetkilidir (HMK m.12). Dosyanızın hangi birimde kayıtlı olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayabilirsiniz.

2. Ev sahibim bu yıl kirayı yüzde kaç artırabilir?
Yenilenen dönemde uygulanacak artış, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez (TBK m.344/1). Sözleşmede daha yüksek bir oran yazması bu sınırı değiştirmez. Konut kiraları için bir dönem uygulanan yüzde yirmi beşlik tavan geçiciydi ve 1/7/2024 tarihinden sonra yenilenen dönemlerde uygulanmaz. Oran her ay değiştiği için, sözleşmenizin yenilendiği aya ait güncel oranı Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden doğrulamanız gerekir.

3. Kiracı kirayı geç ödüyor, ne yapabilirim?
İki ayrı yol vardır. Kira ödenmediğinde kiraya veren yazılı olarak süre verip, bu sürede de ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir; verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür ve yazılı bildirimi izleyen günden işlemeye başlar (TBK m.315). Ayrıca bir kira yılı içinde kira ödenmediği için kiracıya iki haklı yazılı ihtar yapılmışsa, o kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde tahliye davası açılabilir (TBK m.352/2). Sonucu baştan söylemek mümkün değildir; her iki yolda da şartların belgelenmesi gerekir.

4. İmzaladığım tahliye taahhüdü geçerli mi?
Taahhüdün sonuç doğurması için kiralananın tesliminden sonra verilmiş, yazılı olması ve belli bir boşaltma tarihi içermesi gerekir (TBK m.352/1). Sözleşmeyle aynı gün, ev teslim alınmadan imzalatılan taahhütler bu yönüyle tartışmalıdır. Kiracı taahhüt ettiği tarihte boşaltmazsa kiraya veren, o tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurabilir veya dava açabilir; bu süre geçirilirse o yıl için bu sebebe dayanılamaz.

5. Apartman aidatını ödemezsem ne olur, alınan karara itiraz edebilir miyim?
Aidatını ödemeyen kat maliki hakkında dava açılabilir veya icra takibi yapılabilir; gider ve avans payının tamamını ödemeyen, geciktiği günler için aylık yüzde beş gecikme tazminatı öder (KMK m.20). Kiracı da ödemekle yükümlü olduğu kira miktarıyla sınırlı olarak bu borçtan sorumludur (KMK m.22). Kat malikleri kurulu kararına karşı iptal davası; toplantıya katılıp aykırı oy kullanan için karar tarihinden bir ay, katılmayan için öğrenmeden bir ay ve her hâlde karar tarihinden altı ay içinde sulh hukuk mahkemesinde açılır (KMK m.33). Kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; buna karşılık icra takibi başlatmak için arabuluculuk aranmaz.

Bayrampaşa’da dikkat edilmesi gereken yerel ayrıntılar

Haczedilen bir taşınmaz satışa çıktığında

Bayrampaşa’da alacağın tahsili aşaması çoğu zaman bir taşınmaza dokunur ve bu, kiraya veren ile kiracıyı birlikte ilgilendirir; kiralanan yerin maliki değişirse ilişkinin muhatabı da değişir. Haczedilen bir taşınmazın satışında, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesi, kıymet takdirinin gerçeği yansıtmaması ya da artırmanın kanuna aykırı yürütülmesi gibi sebeplerle ihalenin feshi istenebilir. Bu istem, kira ve kat mülkiyeti işlerine bakan sulh hukuk mahkemesine değil icra mahkemesine yapılır. Kıymet takdirine yöneltilen itiraz ile ihalenin feshi istemi de aynı şey değildir; ayrı ayrı ileri sürülür. İlçedeki ticari hayatın ağırlığı, kiralanan yerin bir takip dosyasına konu olma ihtimalini de artırır; bu yüzden yeri kullanan kişi bakımından binanın kime ait olduğu kadar, hakkında bir takip bulunup bulunmadığı da önem taşır. Kiralanan bir yerin satışa çıkması hâlinde ilk bakılacak şey, satışa ilişkin yazıların kime ve hangi adrese tebliğ edildiğidir. Tebliğ edilen adres ile fiilen kullanılan adres ayrıştığında, yazıların eline ulaşmadığı sonradan ileri sürülür. Bu belgelerin zarflarıyla birlikte saklanması, sonradan çıkacak tarih tartışmasını baştan bitirir.

Yeri kullanma hakkı idareden geliyorsa muhatap değişir

İlçedeki işyerlerinin bir bölümü, olağan anlamda kiralanan yerler değildir. Toptancı halin ve otogarın yazıhanelerinde yeri kullanma hakkı bir tahsise dayanabilir ve tahsis ile devir işlemleri idari işlem niteliği taşır. Bunlara karşı açılacak dava adliyede değil idare mahkemesinde görülür; idare mahkemeleri adliye binasında bulunmaz. Aynı ayrım hal rüsumu ile bildirim yükümlülüğünden doğan idari para cezalarında da karşımıza çıkar. Buna karşılık zabıta ya da belediye tarafından kesilen bazı idari para cezalarında yol ayrılır ve başvuru sulh ceza hâkimliğine yapılır. Bu genel kuraldır, aksine hüküm bulunan kanunlarda değişir; bu nedenle tebliğ evrakında gösterilen başvuru yolu esas alınmalıdır. Yeri kullanan kişi değiştiğinde, idareye yapılan bildirimle kiraya verene yapılan bildirim de ayrı ayrı gerekir; birinin yapılmış olması diğerinin yerine geçmez. Aynı yer için idareye ve kiraya verene ayrı ayrı ödeme yapıldığı hâller de görülür; bu durumda hangi ödemenin hangi ilişkiye ait olduğunun kayıtta ayrılmış olması gerekir. İşlemin yazılı örneği, tebliğ alındısı, tahsis sözleşmesi ve para cezasında düzenlenen tutanak bu yüzden bir arada saklanmalıdır. Pratik sonuç şudur: aynı yere ilişkin iki ayrı kâğıt iki ayrı mercie işaret edebilir ve biri için hazırlanan dilekçe diğerinde işe yaramaz.

İlgili sayfalarımız

Bayrampaşa’da diğer alanlar. iş davaları, boşanma ve velayet, icra takibi ve haciz ile ceza soruşturması konularında ayrı sayfalarımız bulunur.

Aynı yargı çevresindeki ilçeler. İstanbul Adliyesi (Çağlayan) yargı çevresinde yer alan Beşiktaş, Beyoğlu ve Fatih için de aynı konuyu ayrı sayfalarda ele aldık.

Genel anlatım ve adliye bilgisi. Konunun ilçeden bağımsız genel anlatımı için Gayrimenkul Hukuku sayfasına bakabilirsiniz. İstanbul Adliyesi (Çağlayan) rehberi sayfamızda binanın adresi, ulaşımı ve birimleri anlatılmaktadır.

Büromuz

Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Küçükçekmece’dedir; Bayrampaşa ve aynı yargı çevresindeki dosyalar da takip edilmektedir. Durumunuzu görüşmek için iletişim sayfamızdaki bilgilerden ulaşabilir, nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız ne yapmalıyım sayfamıza bakabilirsiniz.