Boğaz kıyısı ve Karadeniz sahili boyunca uzanan Beykoz’da taşınmaz uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü, kıyı mevzuatının çizdiği sınırlardan doğar. Bu rehber, Beykoz’da hangi adliyeye başvurulacağını ve Kıyı Kanunu’nun sahil şeridinde yapılaşmaya getirdiği kuralları anlatır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Beykoz’da dava nerede görülür?

Beykoz’un kendi adliyesi vardır: Beykoz Adliyesi. Bu adliye bağımsız bir merkez değil, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin mülhakatıdır; yani ona bağlı bir adliye olarak çalışır. Bazı mahkeme türleri mülhakat adliyelerde bulunmaz; bu hâllerde dosya merkez adliyede görülür.

BilgiAyrıntı
AdliyeBeykoz Adliyesi
Yargı çevresiBeykoz
Bağlı olduğu merkezİstanbul Anadolu Adliyesi (mülhakat)
NotAdliyenin adres ve telefon bilgisi sayfamızda doğrulanmadığı için verilmemiştir

Yerleşim yeriniz tek başına belirleyici değildir. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12); kıyı uyuşmazlıklarında bu kural doğrudan uygulanır. İş davalarında işin yapıldığı yer de yetkilidir (7036 s.K. m.6); boşanmada eşlerin son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m.168). Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebilir ve bir mülhakat adliyede bulunmayan mahkeme türlerinde dosya merkez adliyede görülür. Bu nedenle dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız gerekir. İdari davalarda ise başvurulacak yer adliye değil, idare mahkemesidir.

Adliyeler ve başvuru usulleri hakkında genel bilgi için Adliye Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Kıyı Kanunu ve sahil şeridinde yapılaşma

Kıyı kimindir?

Anayasa m.43 açıktır: kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarından yararlanmada öncelik kamu yararınadır. Bu nedenle kıyı, özel mülkiyete konu olamaz; üzerinde kural olarak tapu oluşturulamaz, oluşmuşsa iptali gündeme gelir. Kıyıda kalan bir taşınmaz için açılan tapu iptali ve tescil davaları adli yargıda, asliye hukuk mahkemesinde görülür.

3621 sayılı Kıyı Kanunu bu alanı iki kavramla düzenler ve ikisini birbirine karıştırmamak gerekir:

KavramNeresiMülkiyet
KıyıKıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanDevletin hüküm ve tasarrufu altında; özel mülkiyete konu olmaz
Sahil şeridiKıyı kenar çizgisinden kara yönünde başlayan, kanunda belirlenen genişlikteki bantÖzel mülkiyet mümkündür; ancak yapılaşma ağır biçimde sınırlıdır

Kıyı kenar çizgisi neden bu kadar önemli?

Bir taşınmazın hangi rejime tabi olduğunu belirleyen sınır, kıyı kenar çizgisidir. Bu çizgi idarece oluşturulan komisyonlarca tespit edilir ve onaylanır. Çizginin taşınmazınızı kapsayacak biçimde belirlendiğini düşünüyorsanız, tespit ve onay işlemi bir idari işlemdir; buna karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda öngörülen dava açma süreleri kısadır ve hak düşürücü niteliktedir; işlemin tebliği ya da öğrenilmesi tarihi bu yüzden kayıt altına alınmalıdır. Süreç için idare hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Sahil şeridinde ne yapılabilir?

Kıyıda, ancak kıyının kamuya açık kullanımını gerektiren ve niteliği gereği başka yerde yapılamayacak yapılar — iskele, liman, barınak, rıhtım gibi — kanunun çizdiği çerçevede yer alabilir. Konut, ikinci konut veya buna benzer özel kullanıma yönelik yapı kıyıda yapılamaz.

Sahil şeridinde ise düzenleme kademelidir: kıyı kenar çizgisine bitişik ilk bölüm yalnızca açık alan olarak — yeşil alan, gezinti alanı, çocuk bahçesi, açık spor alanı gibi — düzenlenebilir; yapılaşmaya bu bölümde izin verilmez. Kalan bölümde ise ancak imar planı bulunması koşuluyla ve kanunda sayılan sınırlı kullanımlar için yapı yapılabilir. Ayrıca sahil şeridinde uygulama imar planı olmadan yapı ruhsatı düzenlenemez ve kıyıya erişimi kapatan çözümlere izin verilmez.

Bu kurallara aykırı yapılar için idare, imar mevzuatı uyarınca yıkım ve para cezası kararı alır. Karara karşı idari yargı yolu açıktır; ancak yapının kıyıda kaldığı belirlenmişse ruhsat ya da yapı kayıt belgesi gibi belgelerin durumu değiştirmesi kural olarak beklenmez. Taşınmaz uyuşmazlıklarının genel çerçevesi için gayrimenkul hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

İlgili diğer konular

Uyuşmazlığınızın hangi yolla çözüleceğini kestiremiyorsanız dava ve uyuşmazlık çözümü sayfası genel çerçeveyi verir. Yazışmalarda karşılaştığınız terimlerin karşılığı için hukuk sözlüğü kullanılabilir.

Beykoz’da Hukuk Alanları

Aşağıdaki başlıklar, Beykoz’da sık görülen uyuşmazlıkların hangi mahkemeye düştüğünü ve varsa zorunlu ön aşamayı özetler. Beykoz Adliyesi bir mülhakat adliyesi olduğundan her mahkeme türü burada bulunmaz; bulunmayan türlerde dosya merkez adliyede, yani İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür. İdari davalar ise hiçbir adliyede değil, ayrı bir teşkilat olan idari yargıda açılır.

Beykoz İş Hukuku Avukatı

Sahil işletmeleri, otel ve mesire alanı hizmetleri nedeniyle ilçede mevsimlik ve kısmi süreli çalışma yaygındır; ücret, yıllık izin ve kıdem tazminatı istemleri buradan doğar. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar; dosyanın Beykoz Adliyesi’nde mi yoksa merkez adliyede mi görüleceği bu nedenle önceden doğrulanmalıdır. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Beykoz iş davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Beykoz Ceza Avukatı

Orman alanları ve kıyı bandının genişliği nedeniyle ilçede ormana zarar verme, izinsiz yapı ve çevrenin kirletilmesi iddiaları öne çıkar; imar kirliliğine neden olma da bu başlıkta değerlendirilir (TCK m.184). Soruşturmayı Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı yürütür. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Beykoz ceza davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Beykoz Boşanma Avukatı

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi istemleri aile mahkemesinin görev alanındadır ve bu davalarda arabuluculuk dava şartı aranmaz. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar; Beykoz’da hangi mahkemenin görevlendirildiği başvurudan önce teyit edilmelidir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Beykoz boşanma ve aile davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Beykoz Bilişim Avukatı

Bilişim suçları için ayrı bir ihtisas mahkemesi kurulmuş değildir; fiil suç oluşturuyorsa yargılama ceza mahkemelerinde yapılır, ağır cezalık nitelikteyse dosya merkez adliyeye gider. Kıyıdaki konaklama ve yeme içme işletmelerinin çevrimiçi platformlarda gerçek dışı yorumlarla hedef alınması, hem ceza hem haksız rekabet yönünden değerlendirilebilir. Kişilik hakkını ihlal eden içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesi sulh ceza hâkimliğinden istenir; hâkimlik talebi yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar (5651 s.K. m.9). Bu dosyalardaki en yaygın eksiklik, içerik silinmeden önce tespit yaptırılmaması ve ekran görüntüsünde içeriğin adresi (URL) ile tarih-saatin görünmemesidir. Beykoz’daki bir işletme hedef alınmışsa yorumun bulunduğu sayfanın adresi, görüntünün alındığı tarih, noter tespit tutanağı ve ödeme yapılmış işlerde dekont ile IBAN yazışması saklanmalıdır. Hukuka aykırı yolla elde edilen kaydın delil değeri tartışmalıdır; bu nedenle kayıt yöntemi de önem taşır. Erişimin engellenmesinde gecikme çoğu zaman delili büsbütün ortadan kaldırır, fiil şikâyete bağlı bir suç oluşturuyorsa ayrıca altı aylık süre işler. Bkz. bilişim hukuku.

Beykoz Yabancılar Hukuku Avukatı

Yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimi bazı bölgelerde izne ve sınırlamaya tabidir; boğaz kıyısı ve orman komşuluğundaki parsellerde tapu müdürlüğünün olumsuz işlemiyle karşılaşılabilir. Bu işlem idari nitelikte olduğundan denetimi idare mahkemesine aittir ve Beykoz Adliyesi’nde idare mahkemesi bulunmaz. İkamet izninin reddi ve iptali de aynı yola tabidir; sınır dışı etme kararına karşı yedi gün içinde başvurulması gerekir (6458 s.K. m.53). Nüfus kaydının düzeltilmesi gibi istemler ise asliye hukuk mahkemesinde görülür. Burada en sık yapılan yanlış, idari işleme karşı dava süresinin kaçırılması, dilekçenin yetkisiz mahkemeye verilmesi ve adrese gelen tebligatın izlenmemesidir. Pasaport ve kimlik belgesi, ikamet ya da çalışma izni evrakı, tebliğ belgesi ve tapu müdürlüğünün yazılı ret işlemi baştan toplanmalıdır; yurt dışından getirilen belgelerde apostil şerhi ve yeminli tercüme aranır. İdari işlemin iptali istemi kural olarak tebliğden itibaren altmış gün içinde ileri sürülür ve bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılırsa işlem kesinleşir.

Beykoz Gayrimenkul Avukatı

Kıyıya, orman sınırına ya da hazine taşınmazına komşu parsellerde ecrimisil istemi, el atmanın önlenmesi ve tapu iptali davaları sık görülür; bunlar asliye hukuk mahkemesinin görevindedir ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kira ve kat mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinde görülür. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Beykoz kira ve gayrimenkul davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Beykoz İcra Avukatı

Takip işlemleri icra dairesinde yürür; buna karşı yapılan şikâyet ve itirazın kaldırılması istemlerini icra mahkemesi inceler. İcra mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görev asliye hukuk mahkemesince yerine getirilir (İİK m.4); mülhakat adliyelerde bu ayrım özellikle önemlidir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Beykoz icra takibi ve itirazı sayfamıza bakabilirsiniz.

Beykoz Ticaret ve Şirketler Hukuku Avukatı

Turizm, konaklama ve deniz taşımacılığı işletmelerinin tedarik, kira ve alacak uyuşmazlıkları bu başlıkta toplanır. Ticari davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Yer bakımından 2026’da önemli bir değişiklik oldu: İstanbul Anadolu asliye ticaret mahkemeleri kaldırılarak İstanbul asliye ticaret mahkemeleriyle birleştirildi ve yargı çevresi İstanbul’un mülki sınırlarının tamamı oldu. Dava artık Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde açılır. Dava açmadan önce hangisinin görevli olduğu doğrulanmalıdır. Ticari nitelikteki alacak ve tazminat istemlerinden konusu bir miktar paranın ödenmesi olanlarda arabuluculuk dava şartı olarak aranır (TTK m.5/A). Beykoz’un turizm ve tedarik dosyalarında en çok görülen hata, bu ön aşama atlanarak doğrudan mahkemeye gidilmesidir; şirket içi anlaşmazlıklarda ise genel kurul kararının iptalinde karar tarihinden itibaren üç aylık sürenin kaçırılması sık rastlanır (TTK m.445). Ticaret sicil kayıtları, şirket sözleşmesi, pay defteri, genel kurul tutanağı, faturalar ve cari hesap ekstresi ile çekilmiş ihtarname ve tebliğ belgesi baştan hazırlanmalıdır. Zamanaşımı süreleri alacağın türüne göre değiştiğinden her istem ayrı değerlendirilir. Bkz. ticaret hukuku.

Beykoz İdare Hukuku Avukatı

İdari yargı adliyeden bağımsız çalışır; Beykoz’da idare mahkemesi bulunmaz, dosyalar İstanbul idare mahkemelerinde görülür. Kıyı kenar çizgisinin tespiti, orman kadastro işlemleri, yapı tatil tutanağı ve yıkım kararı bu kapsamdadır; iptal davası kural olarak yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde açılır (İYUK m.7). Aynı olaydan doğsa bile idari para cezası farklı bir yola tabidir: tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur ve sulh ceza hâkimliği adliyede bulunur. Bu genel kuraldır; aksine hüküm bulunan kanunlarda değişir. İmar mevzuatına dayanan ve belediye encümenince verilen para cezalarında görevli yargı yeri idare mahkemesidir ve dava tebliğden itibaren altmış gün içinde açılır; çevre mevzuatına dayanan cezalarda da idare mahkemesine gidilir ve süre daha kısadır. Tebliğ evrakında gösterilen başvuru yolu ve süre esas alınmalıdır. Bu alanda en sık yapılan hata, dilekçenin görevsiz ya da yetkisiz yargı yerine verilmesi ve zorunlu bir idari başvuru öngörülmüşse bu yapılmadan dava açılmasıdır; sürenin tebliğ tarihinden değil de olayı öğrenme tarihinden başladığı sanılarak gecikilmesi de sık görülür. İşlemin yazılı örneği, tebliğ alındısı, başvuru dilekçesinin kayıt tarihini gösteren belge ve para cezasında düzenlenen tutanak baştan toplanmalıdır. Beykoz’daki orman ve kıyı işlemlerinde ayrıca kadastro tutanağı ile yapı tatil tutanağının onaylı örneği istenir.

Beykoz’da dava ne kadar sürer?

Bir dosyanın ne kadar süreceğini baştan söylemek mümkün değildir; süreyi belirleyen etkenler dosyadan dosyaya değişir. Beykoz’un taşınmaz ve kıyı dosyalarında keşif yapılması ile bilirkişi incelemesi neredeyse kuraldır: keşif için gün verilmesi, raporun sunulması ve rapora yapılan itirazların değerlendirilmesi ayrı ayrı zaman alır, gerekirse ek rapor istenir. Tanıkla ispata dayanılan işlerde tanık sayısı belirleyicidir; tanık başka bir ilde oturuyorsa dinlenmesi talimat yoluyla, bulunduğu yer mahkemesinden istenir ve dosya bu yüzden gidip gelir. Beykoz’un boğaz hattındaki taşınmaz dosyalarında paydaşlardan ya da mirasçılardan birinin yurt dışında yerleşik olması seyrek değildir; böyle bir durumda evrakın ilgili devletin usulüne göre ulaştırılması beklenir ve bu bekleme dosyayı uzatır. İş, ticari alacak ve kira gibi uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce yürütülen arabuluculuk aşaması da takvime eklenir. Bunlara adliyenin iş yükü ve iki duruşma arasındaki aralık eklenir; Beykoz Adliyesi bir mülhakat adliye olduğundan, burada bulunmayan bir mahkeme türü söz konusuysa dosyanın merkez adliyede görülecek olması ayrıca hesaba katılmalıdır. Başka bir dosya bekletici mesele yapılırsa, o dosya sonuçlanmadan karar verilmez. İlk derece kararından sonra istinaf ve gerekiyorsa temyiz aşamaları da kendi sürelerini alır. Kısacası bir takvim vermek gerçekçi olmaz; süre, dosyanın kendi seyrine bağlıdır.

Duruşmaya giderken: belge, kimlik ve dosya takibi

Duruşma gününü öğrenmenin en güvenilir yolu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’na girmektir; dosya buradan izlenir, tebligatlar ve ara kararlar görülür. Gelen davetiyede mahkemenin adı ile kat ve salon numarası yazar; bunlar not alınmalıdır. Duruşma salonuna girerken kimlik belgesi gösterilmesi zorunludur. Vekil aracılığıyla takip ediliyorsa vekâletnamenin dosyaya sunulmuş olması gerekir. Tanıkla ispat edilecek bir vakıa varsa tanığın adı ve adresi baştan bildirilmelidir; adres eksikse davetiye çıkarılamaz ve duruşma boşa gider. Başka ilde bulunan taraf ya da tanık, bulunduğu yer adliyesinden SEGBİS ile duruşmaya katılabilir. Gelinemeyecekse mazeretin dilekçeyle ve belgesiyle önceden bildirilmesi gerekir; bildirilmezse duruşma yokluğunuzda yapılır ve koşulları varsa dosya işlemden kaldırılabilir. Beykoz için gidilecek yer kural olarak Beykoz Adliyesi’dir. Ancak mülhakat adliyede her mahkeme türü bulunmaz: dosyanız burada kurulmamış bir mahkemedeyse duruşma Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde yapılır. Boğaz yolu ve sahil bandındaki yoğunluk düşünüldüğünde bu, erken çıkmayı gerektiren bir yol demektir. Bu nedenle duruşmadan önce dosyanızın hangi binada olduğunu doğrulayın.

Beykoz’da yargılama giderleri ve adli yardım

Dava açılırken ödenen tutarlar iki ayrı kalemdir ve birbirine karıştırılmamalıdır. Harç, devlete ödenen ve vergi niteliği taşıyan bir yükümlülüktür; başvurma harcı ile karar ve ilam harcı gibi türleri vardır. Gider avansı ise tebligat, bilirkişi ücreti, tanık gideri ve keşif masrafı gibi yargılama sırasında yapılacak harcamalar için peşin yatırılan tutardır; harcanmayan kısmı dosya sonunda iade edilir. Avansın yatırılmaması sonuçsuz kalmaz: mahkeme kesin süre verir, bu süre içinde de yatırılmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Beykoz’un kıyı, orman ve imar dosyalarında keşif ile bilirkişi incelemesi sık yapıldığından yargılama sırasında ek avans istenmesi olağandır. Yargılama giderleri kural olarak haksız çıkan tarafa yükletilir; dava kısmen kabul edilirse gider haklılık oranına göre paylaştırılır. Ödeme gücü yeterli olmayan kişi, harç ve giderlerden geçici olarak muaf tutulmasını mahkemeden isteyebilir; buna adli yardım denir ve talep dava dilekçesiyle birlikte ya da sonradan yapılabilir. Vekil tutacak durumu olmayanlar için ayrı bir yol daha vardır: baronun adli yardım bürosuna başvurularak ücretsiz avukat görevlendirilmesi istenebilir; bu bir kamu hizmetidir. Harç ve avans tutarları her yıl değiştiğinden, ödenecek miktarın adliye veznesinden öğrenilmesi gerekir.

Beykoz’un semtleri: hangi mahallede olursanız olun dosya nereye gider?

Beykoz kırk beş mahalleden oluşur: Acarlar, Akbaba, Alibahadır, Anadolu Hisarı, Anadolufeneri, Anadolu Kavağı, Baklacı, Bozhane, Çubuklu, Cumhuriyet, Çamlıbahçe, Çengeldere, Çiftlik, Çiğdem, Dereseki, Elmalı, Fatih, Göksu, Göllü, Görele, Göztepe, Gümüşsuyu, İncirköy, İshaklı, Kanlıca, Kavacık, Kaynarca, Kılıçlı, Mahmutşevketpaşa, Ortaçeşme, Öğümce, Örnekköy, Paşabahçe, Paşamandıra, Polonezköy, Poyrazköy, Riva, Rüzgarlıbahçe, Merkez, Soğuksu, Tokatköy, Yalıköy, Yavuz Selim, Yeni Mahalle ve Zerzevatçı. Yalnızca yirmi beş mahalle gösteren listeler eskidir: Riva, Polonezköy, Poyrazköy, Akbaba, Bozhane gibi eski köyler 2014’te mahalleye dönüşmüştür. Bunun pratik sonucu şudur: eski tapu ve kadastro kayıtları bu yerleri “köy” olarak gösterir; taşınmazın kimliği adresle değil ada ve parsel numarasıyla eşleştirilmelidir.

Beykoz’un kendi adliyesi vardır; İstanbul Anadolu Adliyesi’nin mülhakatı olarak çalışır ve orada kurulmamış mahkeme türlerine ilişkin dosyalar Kartal’da görülür. Ticari davalar ise 2026’daki birleştirmeden sonra ikisinde de değil, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde açılır.

Boğaz’a bakan evimde tadilat: ruhsatı kimden alacağım?

Anadolu Hisarı, Göksu, Kanlıca, Çubuklu, Paşabahçe, Yalıköy, Gümüşsuyu, Ortaçeşme, Merkez ve Anadolu Kavağı hattı 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu kapsamındadır. Kanun alanı sahil şeridi, öngörünüm, geri görünüm ve etkilenme bölgesi olarak dörde ayırır ve bu ayrım yalnızca manzarayla ilgili değildir: yapılaşma hakkını ve işlemi yürütecek makamı değiştirir. Uygulamada sahil şeridi ve öngörünüm bölgesindeki işlemler büyükşehir belediyesi hattında, geri görünüm ve etkilenme bölgesindekiler ilçe belediyesi hattında yürür. Buradaki en kritik uyarı şudur: bölge sınırları mahalle sınırlarıyla örtüşmez. Aynı mahallenin bir parseli öngörünümde, komşusu geri görünümde kalabilir; hangi bölgede olduğunuz ancak plandan okunur. Yanlış makamdan alınan ruhsat, yapıyı ruhsatsız duruma düşürebilir.

Kuzeydeki tarlam orman sınırında çıktı: hangi süre işler?

Riva, Polonezköy, Poyrazköy, Akbaba, Bozhane, Dereseki, Öğümce, Görele ve Mahmutşevketpaşa gibi kuzey mahalleleri orman ve baraj havzasıyla çevrilidir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devredilemez ve buralar zamanaşımıyla kazanılamaz; orman sınırı içinde kaldığı belirlenen taşınmazda tapu tek başına koruma sağlamaz. Orman vasfını yitirdiği için sınır dışına çıkarılan yerler 2/B olarak anılır; hak sahipliği ve satış ayrı bir kanunla düzenlenmiştir (6831 s.K. m.2/B; 6292 s.K.). Süre kritiktir: orman kadastrosuna itiraz, ilan tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemesinde yapılır (6831 s.K. m.11). Ayrıca Elmalı Barajı havzasındaki mahallelerde 2560 sayılı İSKİ Kanunu uyarınca koruma kuşaklarına göre yapı kısıtları uygulanır; mutlak koruma alanında yapı yasağı esastır.

Yalımda restorasyon: belediye ruhsatı yeterli mi?

Değildir. Boğaz hattındaki tarihî yalılar ve tescilli yapılarda her müdahale koruma bölge kurulunun iznine bağlıdır ve röleve, restitüsyon ile restorasyon projeleri istenir (2863 s.K.). Doğal sit alanlarında ise izin mercii farklıdır: yetki tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonundadır ve doğal sitler “derece” ile değil kesin korunacak hassas alan, nitelikli doğal koruma alanı ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı olarak sınıflandırılır; Beykoz’da bu statüde tescil edilmiş kesimler bulunmaktadır. İzinsiz müdahalenin yaptırımı imar mevzuatındaki para cezasından ağırdır ve cezai sorumluluk doğurabilir. Alım satımdan önce tapu kaydındaki şerhin ve varsa kurul kararlarının incelenmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Beykoz’da oturuyorum, hangi adliyeye gideceğim?
Beykoz’un kendi adliyesi vardır; Beykoz Adliyesi, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin mülhakatıdır. Bazı mahkeme türleri mülhakat adliyelerde bulunmadığından dosya merkez adliyede görülebilir. Dosyanızın yerini UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayın.

2. Tapum var ama arazim kıyıda kalıyormuş, tapum geçerli mi?
Kıyı, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve özel mülkiyete konu olmaz. Taşınmazın kıyıda kaldığı belirlenirse tapunun iptali gündeme gelir; bu davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür.

3. Kıyı kenar çizgisi yanlış çizilmiş diyorum, ne yapabilirim?
Kıyı kenar çizgisinin tespiti ve onayı idari bir işlemdir; idare mahkemesinde iptali istenebilir. Dava açma süreleri kısadır, bu nedenle işlemi öğrendiğiniz tarihi belgelemeniz önemlidir.

4. Sahil şeridindeki arsama ev yapabilir miyim?
Kıyı kenar çizgisine bitişik ilk bölüm yalnızca açık alan olarak düzenlenebilir; burada yapılaşmaya izin verilmez. Kalan bölümde ancak uygulama imar planı bulunması ve kanunda sayılan kullanımlara girmesi koşuluyla yapı söz konusu olabilir.

5. Yapı kayıt belgem var, kıyıdaki yapımı korur mu?
Yapı kayıt belgesi, kıyıda ve sahil şeridinde kanunun yasakladığı yapılaşmayı hukuka uygun hâle getirmek için kullanılamaz. Somut durumun belgeler üzerinden ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

İstanbul’da komşu ilçelerde hukuki rehber

Beykoz için verilen bilgiler yakın ilçelerde de büyük ölçüde paraleldir; bazı adliye yetki alanları ortak olduğu için okuyucu için faydalı olabileceğini düşündüğümüz çevre ilçelere ait rehberlerimiz:

Bu sayfa son olarak 02.10.2026 tarihinde güncellenmiştir.

Büromuz

Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Küçükçekmece’dedir; İstanbul Anadolu Adliyesi ve mülhakatlarındaki dosyalar da takip edilmektedir. Görüşme talebi için iletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz. Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz Durumunuza Göre Ne Yapmalısınız? sayfası yol gösterir.