Sarıyer Avukat
Sarıyer’de oturan ya da burada bir taşınmazı bulunan kişiler için hazırlanmış rehberdir. İlçe yüzölçümünün büyük bölümü orman ve su havzası niteliğindedir; bu durum tapu uyuşmazlıklarına kendine özgü bir renk verir. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.
Sarıyer’de dava nerede görülür?
Sarıyer dosyaları kural olarak İstanbul Adliyesi (Çağlayan)’nin yargı çevresinde görülür. Bu adliyenin yargı çevresi kural olarak şu ilçelerden oluşur: Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer ve Şişli.
| Bilgi | Ayrıntı |
|---|---|
| Adliye | İstanbul Adliyesi (Çağlayan) |
| Adres | Çağlayan Meydanı, Şişli Merkez Mah. Abide-i Hürriyet Cad. No: 223, Şişli |
| Telefon | 0212 375 75 75 |
| Niteliği | Avrupa yakasının merkez adliyesi |
| Yargı çevresi (kural olarak) | Şişli · Bayrampaşa · Beşiktaş · Beyoğlu · Fatih · Kâğıthane · Sarıyer |
Tablodaki ilçe listesi kural olarak geçerlidir; kesin ve değişmez bir bölünme değildir. Yargı çevresi mahkeme türüne göre ayrışabilir, aynı ilçenin farklı türdeki dosyaları başka bir adliyeye düşebilir. Bu nedenle dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayın; süre hesabınızı bu sayfaya dayandırmayın.
Nerede oturduğunuz tek başına yeter değildir. Bu sayfanın konusu olan orman ve tapu davalarında kural nettir: taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12) — taraflar aksini kararlaştıramaz. İş uyuşmazlıklarında işin yapıldığı yer de yetkilidir (7036 s.K. m.6); boşanmada eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.168). Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebildiğinden, dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız gerekir.
Binanın büyüklüğü nedeniyle duruşma davetiyenizdeki mahkeme adı, kat ve salon numarasını not almanız işinizi kolaylaştırır. Birimler ve harç işlemleri için İstanbul Adliyesi (Çağlayan) Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.
Orman ve 2/B arazilerinde tapu sorunları
Sarıyer’in kuzeyi büyük ölçüde orman rejimine tâbidir. Bu nedenle ilçede, başka yerlerde nadir görülen bir uyuşmazlık tipi sıradanlaşmıştır: elinde tapu bulunan kişinin, taşınmazının orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle tapusunun iptali istemiyle dava edilmesi.
Ormanda tapunun neden korunmadığı
Ormanlar bakımından Anayasa özel bir rejim kurar: Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz ve bu yerler zamanaşımı ile kazanılamaz. Bunun iki pratik sonucu vardır:
- Uzun süreli zilyetlik hak doğurmaz. Bir yeri kırk yıl kullanmış, çit çekmiş, ev yapmış olmak orman niteliğindeki taşınmazda mülkiyet kazandırmaz.
- Tapu siciline güven ilkesi işlemez. Normal şartlarda tapuya güvenerek taşınmaz edinen iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunur. Orman niteliği belirlenen taşınmazlarda bu koruma uygulanmaz; tapu, sonraki maliklerin iyiniyetine bakılmaksızın iptal edilebilir.
Buna karşılık tapusu bu şekilde iptal edilen kişi çaresiz değildir. Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumludur (TMK m.1007). İyiniyetli malik, uğradığı zararın karşılanması için Hazine’ye karşı tazminat davası açabilir. Bu dava tapu iptali davasından ayrı bir davadır ve süreye tâbidir; iptal kararının kesinleşmesi beklenmeden hakkın kaybedilmemesi için erken değerlendirilmesi gerekir.
2/B nedir, ne getirir
Halk arasında “2/B” denilen yerler, bilim ve fen bakımından orman olarak korunmasında yarar görülmeyerek orman sınırları dışına çıkarılmış ve Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlardır. Bu yerler artık orman sayılmaz; ancak kendiliğinden kullanıcısının mülkü de olmaz — malik Hazine’dir.
6292 sayılı Kanun, bu taşınmazların kanunda tanımlanan kullanıcılarına belirli koşullarla satılmasına imkân tanır. Uygulamada belirleyici olan noktalar şunlardır: taşınmazın 2/B kapsamına alınıp alınmadığı, kadastro tutanağında kimin kullanıcı olarak gösterildiği, başvuru ve ödeme koşullarının yerine getirilip getirilmediği. Satış bedeli ve taksitlendirme her yıl değişen esaslara bağlıdır; güncel tutarın Milli Emlak biriminden doğrulanması gerekir. Bu işlemler idari nitelikte olduğundan, ret kararlarına karşı idari yargı yolu gündeme gelir.
Kadastro tespitine itiraz
Kadastro çalışmasında bir taşınmazın orman ya da Hazine adına tespit edilmesi, uyuşmazlığın en sık doğduğu andır. Kadastro tutanaklarına ait sonuçlar askıya çıkarılarak otuz gün süreyle ilan edilir (3402 s.K. m.11). Bu süre içinde dava açılmayan tespitler kesinleşir. Kesinleşmeden sonra da kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılabilmesi mümkündür, ancak bu imkân kanunda öngörülen hak düşürücü süreyle sınırlıdır (3402 s.K. m.12).
Orman kadastro komisyonlarının kararlarına karşı da askı ilanından itibaren işleyen ayrı bir hak düşürücü süre içinde dava açılması gerekir; süre kaçırıldığında karar kesinleşir. Bu nedenle askı ilanlarının takip edilmesi, sonradan yürütülecek her savunmadan daha etkilidir.
Görevli mahkeme, o yerde kadastro çalışması sürüyorsa kadastro mahkemesi, aksi hâlde asliye hukuk mahkemesidir. Yetki bakımından taşınmazın bulunduğu yer kesin yetkilidir. Bu davalarda keşif, orman bilirkişisi ve hava fotoğrafı incelemesi belirleyici olur; hangi tarihli hava fotoğraflarının dosyaya getirtileceği çoğu zaman sonucu değiştiren teknik ayrıntıdır.
İlgili diğer konular
Taşınmaza ilişkin genel çerçeve için gayrimenkul hukuku, idarenin işlemlerine karşı başvuru yolları için idare hukuku sayfalarına bakabilirsiniz. Karşılaştığınız terimlerin karşılığı için Hukuk Sözlüğü sayfasını kullanabilirsiniz.
Sarıyer’de Hukuk Alanları
Orman ve tapu başlıkları dışında da ilçeden düzenli olarak gelen konular var. Aşağıdaki dokuz alan, Sarıyer’deki dosyaların hangi mahkemede görüldüğü ve dava öncesinde tamamlanması gereken bir aşama bulunup bulunmadığıyla birlikte özetlenmiştir.
Sarıyer İş Hukuku Avukatı
İlçede otel, restoran ve marina işletmeleri nedeniyle dönemsel ve kısmi süreli çalışma yaygındır. Bu tür çalışmalarda en sık tartışılan konu, işe giriş bildiriminin hiç yapılmamış ya da eksik günle yapılmış olmasıdır; bu durumda sigortalılığın tespiti istenebilir ve tanık ile işyeri kayıtları belirleyici olur. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Sarıyer iş davaları sayfamıza bakabilirsiniz.
Sarıyer Ceza Avukatı
İlçe yüzölçümünün büyük bölümünün orman rejimine tabi olması, burada başka yerlerde ender görülen bir ceza başlığını sıradanlaştırıyor. Ormandan izinsiz ağaç kesmek, orman alanını işgal etmek, buraya yapı yapmak ya da hayvan otlatmak 6831 sayılı Orman Kanunu’nda ayrı yaptırımlara bağlanmıştır; bu fiillerin bir bölümü kabahat, bir bölümü suç olarak düzenlenmiştir ve ikisinin başvuru yolu farklıdır. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Sarıyer ceza davaları sayfamıza bakabilirsiniz.
Sarıyer Boşanma Avukatı
Boşanma ve buna bağlı istemler aile mahkemesinde karara bağlanır; arabuluculuk bu alanda dava şartı değildir. İlçeden gelen soruların önemli bir bölümü nafaka türlerinin karıştırılmasından kaynaklanıyor. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Sarıyer boşanma ve aile davaları sayfamıza bakabilirsiniz.
Sarıyer Bilişim Avukatı
Bu başlıkta ilçeden en çok sorulan konu, geçmişte yayımlanmış bir haber ya da kaydın arama sonuçlarında görünmeye devam etmesidir. Kişi, hakkındaki içeriğin güncelliğini yitirdiğini ve kişilik haklarını zedelediğini ileri sürerek arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını isteyebilir; talep reddedilirse sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu yol, içeriğin kaynaktan kaldırılmasından farklıdır ve her ikisi ayrı ayrı değerlendirilir. Haberin doğru ve güncel olması hâlinde talep kabul edilmeyebilir; kişilik hakkı ile ifade özgürlüğü arasında denge kurulur. En sık yapılan hata, hangi arama sonucunun ve hangi bağlantının kaldırılmasının istendiğinin dilekçede tek tek gösterilmemesidir; belirsiz talep incelenemez. Başvurudan önce hazırlanacaklar: kaldırılması istenen bağlantı adreslerinin listesi, arama sonucunda hangi kelimeyle görüntülendiğini gösteren kayıt, arama motoruna yapılan ön başvurunun cevabı. Süreler bakımından ayrım şudur: erişimin engellenmesi kararlarına karşı öngörülen itiraz süreleri hak düşürücüdür ve kendiliğinden gözetilir; buna karşılık kişilik hakkı ihlalinden doğan tazminat isteminde zamanaşımı işler ve savunmada ileri sürülmesi gerekir. Bkz. bilişim hukuku.
Sarıyer Yabancılar Hukuku Avukatı
İlçedeki taşınmaz değerleri, yabancıların gayrimenkul edinmesine ilişkin soruları öne çıkarıyor. Yabancı gerçek kişilerin Türkiye’de taşınmaz edinmesi Tapu Kanunu’nun 35. maddesinde düzenlenmiştir ve kanuni sınırlamalara tabidir; ayrıca askerî yasak bölge ve güvenlik bölgesi bakımından ayrı bir izin süreci işler. Tapu müdürlüğünün ya da ilgili idarenin ret işlemi idari nitelikte olduğundan idare mahkemesinde dava konusu edilir. Taşınmazın mülkiyetine ilişkin özel hukuk uyuşmazlıkları ise asliye hukuk mahkemesinde görülür. En sık yapılan hata, satış vaadi sözleşmesi imzalanıp ödeme yapıldıktan sonra parselin edinim kapsamı dışında olduğunun anlaşılmasıdır; izin durumu ödemeden önce sorulmalıdır. Dosyada bulunması gerekenler: parsele ilişkin tapu müdürlüğü yazışması, askerî yasak bölge bakımından alınan yazılı cevap, pasaport ile giriş çıkış kayıtları, ödeme dekontları. Sürelerde ayrım şudur: idari yargıdaki dava açma süreleri hak düşürücüdür ve mahkemece resen incelenir; buna karşılık ödenen bedelin geri istenmesinde zamanaşımı işler ve karşı tarafın ileri sürmesine bağlıdır.
Sarıyer Gayrimenkul Avukatı
Orman ve 2/B başlığının dışında ilçede sık görülen bir durum, kuşaklar boyu bölünmemiş miras taşınmazlarıdır. Mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti sürdüğü sürece taşınmaz üzerinde tek başına tasarruf edilemez; satış, ipotek ve kat irtifakı gibi işlemler için tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Sarıyer kira ve gayrimenkul davaları sayfamıza bakabilirsiniz.
Sarıyer İcra Avukatı
Taşınmaz değerlerinin yüksek olduğu ilçede kredi ve ipotek ilişkileri yaygındır. İpotekle güvence altına alınmış bir alacak ödenmediğinde alacaklı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatır; ipotek bir ilama ya da resmî senede dayanıyorsa takip ilamlı olarak yürütülebilir ve borçlunun itiraz imkânı sınırlıdır. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Sarıyer icra takibi ve itirazı sayfamıza bakabilirsiniz.
Sarıyer Ticaret ve Şirketler Hukuku Avukatı
İlçedeki arazi ve konut yatırımlarının bir bölümü şirket eliyle yürütüldüğünden, ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar taşınmaz uyuşmazlıklarıyla iç içe geçebiliyor. Genel kurulda alınan bir kararın kanuna, esas sözleşmeye ya da dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri süren pay sahibi, karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir (TTK m.445); süre geçtikten sonra bu yol kapanır. Davaya asliye ticaret mahkemesi bakar. Şirketin taşınmazının devrine ilişkin kararlarda ise ayrıca temsil ve yetki kuralları incelenir. En sık yapılan hata, genel kurulda karara muhalefetin ve bunun gerekçesinin tutanağa yazdırılmamasıdır; muhalefet şerhi bulunmadığında dava açma imkânı tartışmalı hâle gelebilir. Toplanacaklar: genel kurul toplantı tutanağı ile hazır bulunanlar listesi, şirket esas sözleşmesi, pay defteri, ticaret sicil gazetesi ilanı. Sürelerde ayrım şudur: genel kurul kararının iptali için öngörülen üç aylık süre hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden gözetilir; buna karşılık şirketten olan alacaklarda zamanaşımı işler ve ancak savunmada ileri sürülürse sonuç doğurur. Bkz. ticaret hukuku.
Sarıyer İdare Hukuku Avukatı
Bu alan ilçede doğrudan taşınmazla bağlantılıdır. Orman kadastro komisyonu kararları, 2/B satış başvurularının reddi, su havzası koruma kuralları nedeniyle yapı iznine getirilen sınırlamalar ve tabiat varlıklarına ilişkin kararlar idari işlemdir; bunlara karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır ve mahkemeler adliye binasında bulunmaz. Dava açma süresi kural olarak altmış gündür, ancak özel kanunlarda daha kısa süre öngörülmüş olabilir. İdari para cezalarında ise yol sulh ceza hâkimliğidir ve süre on beş gündür. Bu genel kuraldır; aksine hüküm bulunan kanunlarda değişir. İmar mevzuatına dayanan ve belediye encümenince verilen para cezalarında görevli yargı yeri idare mahkemesidir ve dava tebliğden itibaren altmış gün içinde açılır; çevre mevzuatına dayanan cezalarda da idare mahkemesine gidilir ve süre daha kısadır. Tebliğ evrakında gösterilen başvuru yolu ve süre esas alınmalıdır. En sık yapılan hata, ilan yoluyla duyurulan işlemlerde ilan tarihinin izlenmemesi ve sürenin kişiye tebliğ beklenerek geçirilmesidir. Dosyaya konulacaklar: işlemin ya da komisyon kararının örneği, ilan ile tebliğ tarihini gösteren belgeler, taşınmazın tapu ve kadastro kayıtları, havza ile koruma alanı sınırlarına ilişkin idari yazışmalar. Sürelerde ayrım şudur: idari yargıdaki dava açma süreleri hak düşürücüdür ve mahkeme bunları taraflar söylemese de inceler; oysa zamanaşımı ancak karşı tarafın savunmasıyla gündeme gelir ve hakkı kendiliğinden sona erdirmez.
Sarıyer’de dava ne kadar sürer?
Bir dosyanın ne zaman biteceği baştan söylenemez; süreyi belirleyen, yargılamada hangi işlemlere ihtiyaç duyulduğudur. Sarıyer’deki taşınmaz dosyalarının belirgin bölümünde taşınmaz başında keşif yapılması ve orman mühendisi, harita mühendisi ile ziraat alanından bilirkişi görüşü alınması gerekir; heyet raporuna itiraz edildiğinde ek rapor ya da yeni heyet gündeme gelir. Orman kadastrosuna ilişkin dosyalarda idareden kayıt ve harita getirtilmesi ayrı bir bekleme doğurur. Tanıkların nerede oturduğu takvimi etkiler: ilçe dışında bulunan tanık, bulunduğu yer mahkemesine yazılan talimatla dinlenir. Mirasçı sayısının çok olduğu dosyalarda tebligatın tamamlanması başlı başına bir aşamadır; yurt dışında bulunan mirasçıya tebligat ayrı bir usule tabidir. Ortaklığın giderilmesi ile kira ve işçilik uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuk aşaması da hesaba katılmalıdır. Karar çıkması dosyayı kapatmaz; istinaf ve koşulları varsa temyiz kendi süresini alır. Bu sebeple bir tarih öngörmeye çalışmak yerine dosyanın hangi işlemde beklediğini takip etmek daha doğru olur.
Duruşmaya giderken: belge, kimlik ve dosya takibi
Duruşma günü ve saati ile dosyanın hangi mahkemede görüldüğü e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan izlenebilir; tebliğ edilen davetiyede mahkeme adı ile kat ve salon numarası da yazar. Sarıyer dosyalarının önemli bölümü Çağlayan’daki asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Bu dosyalarda dikkat edilmesi gereken ayrı bir nokta vardır: keşif kararı verildiğinde buluşma yeri adliye değil, taşınmazın bulunduğu yerdir ve keşfe bilirkişi heyetiyle birlikte gidilir; ormanla sınırlı parsellerde idare temsilcisi de çağrılabilir. Adliyeye girişte kimlik belgesi zorunludur; kimliği bulunmayan kişinin beyanı tutanağa geçirilemez. Dosya bir avukat aracılığıyla yürütülüyorsa vekâletnamenin duruşmadan önce dosyaya girmiş olması gerekir. Tanık deliline dayanılıyorsa tanığın kimlik ve adres bilgisi, mahkemenin tanıdığı süre içinde dosyaya girmiş olmalıdır. Şehir dışındaki taraf için SEGBİS yoluyla duruşmaya bağlanma imkânı vardır; talep bulunulan yer adliyesine iletilir. Duruşmaya gelinemeyecekse mazeret belgeyle ve önceden bildirilmelidir; aksi hâlde dosya işlemden kaldırılabilir.
Sarıyer’de yargılama giderleri ve adli yardım
Dava açılırken ödenen kalemler aynı nitelikte değildir. Harç, yargı hizmetinden yararlanma karşılığında devlete ödenen ve niteliği vergiye yakın bir yükümlülüktür; bir bölümü dava açılışında peşin tahsil edilir. Gider avansı ise vergi değil, dosyada yapılacak masraflar için önceden yatırılan tutardır. Sarıyer dosyalarında bu kalemin ağırlığını çoğu zaman keşif ve bilirkişi giderleri belirler; taşınmaz başında yapılan keşiflerde birden fazla uzmandan oluşan heyet görevlendirildiğinde avans buna göre hesaplanır. Avansın önemi usuldedir: kesin süre içinde yatırılmadığında mahkeme davanın usulden reddine karar verebilir ve dosya en baştan yeniden açılır. Yargılama giderleri kural olarak haksız çıkan tarafa yükletilir; ortaklığın giderilmesi gibi davalarda ise giderler paydaşlara payları oranında bölüştürülür. Ödeme gücü bulunmayanlar için iki imkân vardır. Adli yardım yoluyla, ödeme gücü bulunmayan kişi harç ve yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasını mahkemeden isteyebilir; istem, mali durumu ortaya koyan belgelere dayandırılır. İkinci yol barodadır: ödeme gücü bulunmayan kişi için İstanbul Barosu adli yardım bürosuna başvurularak ücretsiz avukat görevlendirilmesi istenebilir; ceza dosyalarındaki müdafi atamaları da bu büro tarafından karşılanır. İkisi de kamu hizmetidir. Güncel harç ve avans tutarları adliye veznesinden öğrenilmelidir.
Sarıyer’in semtleri: hangi mahallede olursanız olun dosya nereye gider?
Sarıyer otuz sekiz mahalleden oluşur: Ayazağa, Bahçeköy Kemer, Bahçeköy Merkez, Bahçeköy Yeni, Baltalimanı, Büyükdere, Çamlıtepe, Çayırbaşı, Cumhuriyet, Darüşşafaka, Demirciköy, Emirgan, Fatih Sultan Mehmet, Ferahevler, Garipçe, Gümüşdere, Huzur, İstinye, Kazım Karabekir Paşa, Kireçburnu, Kısırkaya, Kocataş, Kumköy, Maden, Maslak, Pınar, Poligon, PTT Evleri, Reşitpaşa, Rumelifeneri, Rumelihisarı, Rumelikavağı, Sarıyer Merkez, Tarabya, Uskumruköy, Yeni, Yeniköy ve Zekeriyaköy. Eski listelerde görülen yirmi dokuz rakamı yanlıştır: Maslak, Ayazağa ve Huzur 6360 sayılı Kanun’la (yürürlük: 2014 yerel seçimleri) Şişli’den alınıp Sarıyer’e bağlanmıştır. Plaza hattındaki bir uyuşmazlıkta hâlâ “Şişli” yazan kaynaklara güvenilmemelidir.
Mahallelerin hepsi tek bir yargı çevresine bağlıdır: Sarıyer’e ilişkin adli işler Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülür; Sarıyer Adliyesi 2011’de kapatılmıştır.
Boğaz’a bakan evimde tadilat: ruhsatı belediyeden mi alacağım?
Sarıyer’in Boğaz cephesi, yalnızca Boğaz kıyısındaki sınırlı sayıda ilçede uygulanan özel bir rejime tabidir. 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu, alanı sahil şeridi, öngörünüm bölgesi, geri görünüm bölgesi ve etkilenme bölgesi olarak dörde ayırır. Ayrım yalnızca manzarayla ilgili değildir; ruhsat verecek makamı değiştirir. Sahil şeridi ve öngörünüm bölgesindeki yapılarda yetki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeyken, geri görünüm ve etkilenme bölgesinde ilçe belediyesindedir. Buradaki en kritik uyarı şudur: bölge sınırları mahalle sınırlarıyla örtüşmez. Aynı mahallenin bir parseli öngörünümde, komşusu geri görünümde kalabilir; hangi bölgede olduğunuz plandan tespit edilir. Yanlış makamdan alınan ruhsat, ruhsatsız yapı sayılabilir.
Kilyos ve Rumelifeneri’nde kıyıda yapı yaptırabilir miyim?
İlçenin kuzeyi Karadeniz’e bakar ve orada Boğaziçi Kanunu değil 3621 sayılı Kıyı Kanunu uygulanır. Kumköy (Kilyos), Demirciköy, Gümüşdere, Kısırkaya, Rumelifeneri ve Garipçe bu hattadır. Kural nettir: kıyı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve özel mülkiyete konu olamaz. Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde en az yüz metrelik sahil şeridi ayrılır (3621 s.K. m.4) ve bu şeritte yapılaşma sıkı biçimde sınırlıdır. Uyuşmazlıkların çoğu kıyı kenar çizgisinin tespitine dayanır; çizginin yeri, tapunun bir kısmının geçersiz sayılmasına kadar giden sonuçlar doğurur. Tespite karşı idari yargı yolu açıktır.
Yol projesi için tarlama el konuldu: acele kamulaştırma nedir?
Kuzey Marmara Otoyolu ve bağlantı yolları nedeniyle ilçenin çeşitli mahallelerinde acele kamulaştırma uygulanmıştır. Bu, olağan kamulaştırmadan farklıdır ve maliki hazırlıksız yakalar. Olağan usulde idare önce bedel tespiti davası açar; acele kamulaştırmada ise mahkeme kısa sürede kıymet takdiri yapar, bedelin bloke edilmesi karşılığında idareye el koyma izni verir ve inşaat bedel kesinleşmeden başlayabilir (2942 s.K. m.27). Bedel daha sonra ayrı bir dosyada belirlenir. Otoyol projelerinde olduğu gibi Cumhurbaşkanı kararına dayanan acele kamulaştırmalarda, kararın iptali istemi ilk derece sıfatıyla Danıştay’da görülür. Acelelik yetkisi özel bir kanundan doğuyorsa görevli yargı yeri değişebilir; bu yüzden dava açmadan önce acelelik kararının dayanağına bakılmalıdır. El koyma izni verilmiş olması bedele itiraz hakkını ortadan kaldırmaz; iki yol ayrı işler.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Sarıyer’de oturuyorum, hangi adliyeye gideceğim?
Kural olarak İstanbul Adliyesi’ne (Çağlayan). Ancak dava türü yetkiyi değiştirebilir; taşınmaz davalarında taşınmazın bulunduğu yer kesin yetkilidir. Dosyanızın hangi adliyede olduğunu UYAP Vatandaş Portalı’ndan görebilirsiniz.
2. Tapum var ama orman diyorlar, tapum beni korumaz mı?
Orman niteliği belirlenen taşınmazlarda tapu siciline güven ilkesi uygulanmaz; tapu, sonraki maliklerin iyiniyetine bakılmaksızın iptal edilebilir. Bu durumda gündeme gelen hak, Devlet’in tapu sicilinden doğan sorumluluğuna dayalı tazminat talebidir.
3. Yıllardır orada oturuyorum, zamanaşımıyla sahip olamaz mıyım?
Hayır. Orman niteliğindeki yerler zamanaşımı yoluyla kazanılamaz. Kullanım süresinin uzunluğu tek başına mülkiyet doğurmaz.
4. 2/B arazisini kullanıyorum, tapusunu alabilir miyim?
Kendiliğinden geçmez; taşınmazın maliki Hazine’dir. 6292 sayılı Kanun kapsamında, kanunda tanımlanan kullanıcılara belirli koşullarla satış imkânı tanınmıştır. Başvuru koşulları ve güncel bedelin Milli Emlak biriminden doğrulanması gerekir.
5. Kadastro ilanını kaçırdım, hakkım tümüyle bitti mi?
Otuz günlük askı süresi içinde dava açılmayan tespitler kesinleşir. Kesinleşmeden sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı dava açılması bazı hâllerde mümkündür, ancak bu da hak düşürücü süreyle sınırlıdır. Süre hesabı dosyaya göre değiştiğinden vakit kaybedilmemelidir.
İstanbul’da komşu ilçelerde hukuki rehber
Sarıyer için verilen bilgiler yakın ilçelerde de büyük ölçüde paraleldir; bazı adliye yetki alanları ortak olduğu için okuyucu için faydalı olabileceğini düşündüğümüz çevre ilçelere ait rehberlerimiz:
Bu sayfa son olarak 02.10.2026 tarihinde güncellenmiştir.
Büromuz
Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Küçükçekmece’dedir; İstanbul Adliyesi (Çağlayan) yargı çevresindeki dosyalar da takip edilmektedir. Görüşme talebi için iletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz. Durumunuzun hangi başlığa girdiğinden emin değilseniz Durumunuza Göre Ne Yapmalısınız? sayfasına bakabilirsiniz.