
Aile İkamet İzni: Şartları, Süresi ve Hangi Hâllerde Sona Erer?
Bir Türk vatandaşıyla evlenen yabancı ya da Türkiye'de çalışan bir yabancının eşi ve çocukları için temel soru şudur: “Aileyle birlikte Türkiye'de kalmak için hangi izin gerekiyor?” Kanun'daki karşılığı aile ikamet iznidir. Bu yazıda aile ikamet iznini 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 34 ila 37. maddelerinin güncel metnine dayanarak anlatıyoruz. Asgari ücret tutarı, sağlık sigortası primleri, belge listeleri ve başvuru ekranları gibi ayrıntılar Kanun'da yazmaz; bunlar yönetmelik ve idari uygulamaya bağlıdır ve Göç İdaresi Başkanlığı'nın güncel duyurularından teyit edilmelidir.
Kimler aile ikamet izni alabilir?
34. maddenin birinci fıkrası iki tarafı tanımlar. Bir tarafta Kanun'un “destekleyici” dediği kişi vardır. Destekleyici şunlardan biri olabilir:
- Türk vatandaşı,
- 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesi kapsamında olanlar,
- İkamet izinlerinden birine sahip olan yabancı,
- Mülteci veya ikincil koruma statüsü sahibi.
Diğer tarafta izni alacak aile üyeleri vardır. Kanun bunları sınırlı biçimde sayar:
- Destekleyicinin yabancı eşi,
- Kendisinin veya eşinin ergin olmayan yabancı çocuğu,
- Kendisinin veya eşinin bağımlı yabancı çocuğu.
Anne, baba, kardeş gibi diğer akrabalar bu fıkrada sayılmaz. Onların durumu başka ikamet izni türleri açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
Çok eşlilik için özel bir kural vardır. 34. maddenin ikinci fıkrasına göre vatandaşı olduğu ülkenin hukukuna göre birden fazla eşle evli olunması hâlinde, eşlerden yalnızca birine aile ikamet izni verilir; ancak diğer eşlerden olan çocuklara da izin verilebilir. Üçüncü fıkraya göre çocukların aile ikamet izninde, Türkiye dışında ortak velayeti bulunan anne veya baba varsa onun muvafakati aranır. Boşanmış bir ebeveynin çocuğunu Türkiye'ye getirmek istediği durumlarda bu şart pratikte belirleyici olabilir.
Süre: en fazla üç yıl, destekleyiciyi aşamaz
34. maddeye göre aile ikamet izni her defasında üç yılı aşmayacak şekilde verilebilir. Maddenin dipnotu, bu sürenin 6735 sayılı Kanun'la iki yıldan üç yıla çıkarıldığını gösterir. Aynı fıkra önemli bir sınır daha koyar: aile ikamet izninin süresi hiçbir şekilde destekleyicinin ikamet izni süresini aşamaz. Örneğin bir yıllık ikamet izni olan yabancının eşine üç yıllık izin verilemez.
Aile ikamet izni çocuklar için ayrıca bir hak doğurur: 34. maddenin dördüncü fıkrasına göre bu izin, on sekiz yaşına kadar, öğrenci ikamet izni almadan ilk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim hakkı sağlar.
Destekleyicide aranan şartlar
35. maddenin birinci fıkrası, aileyi yanına alacak kişide beş şart arar:
- Gelir: Toplam geliri asgari ücretten az olmamak üzere, ailedeki fert başına asgari ücretin üçte birinden az olmayan aylık gelire sahip olmak. Kanun burada bir rakam değil, bir oran koyar; güncel tutar asgari ücretin o dönemki miktarına göre değişir.
- Barınma ve sigorta: Ailenin nüfusuna göre genel sağlık ve güvenlik standartlarına uygun barınma şartlarına sahip olmak ve tüm aile fertlerini kapsayan sağlık sigortası yaptırmış olmak.
- Adli sicil: Başvuru tarihi itibarıyla, beş yıl içinde aile düzenine karşı suçlardan herhangi birinden hüküm giymemiş olduğunu adli sicil kaydıyla belgelemek.
- Bir yıllık ikamet: Türkiye'de en az bir yıldır ikamet izniyle kalıyor olmak.
- Adres kaydı: Adres kayıt sisteminde kaydı bulunmak.
Bir yıllık ikamet şartı herkes için geçerli değildir. 35. maddenin ikinci fıkrasına göre bu şart; bilimsel araştırma amaçlı ikamet izni veya çalışma izni bulunanlar, 5901 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamındakiler ve Türk vatandaşlarıyla evli olan yabancılar hakkında uygulanmaz. Maddenin metni “Türk vatandaşlarıyla evli olan yabancılar” ifadesini kullanır; bu ifadenin somut dosyada nasıl uygulandığı idari uygulamaya bağlıdır ve teyit edilmelidir.
Dördüncü fıkraya göre Türkiye'deki mülteciler ve ikincil koruma statüsü sahiplerinde birinci fıkradaki şartlar aranmayabilir. Kanun burada “aranmaz” değil “aranmayabilir” der; yani idareye takdir yetkisi tanır.
İzni alacak aile üyesinde aranan şartlar
35. maddenin üçüncü fıkrası, destekleyicinin yanında kalmak üzere başvuracak yabancıdan şunları ister:
- 34. maddenin birinci fıkrası kapsamında olduğunu gösteren bilgi ve belgeleri sunmak (evlilik veya soybağı belgesi gibi),
- Destekleyiciyle birlikte yaşadığını veya yaşama niyeti taşıdığını ortaya koymak,
- Evliliği aile ikamet izni alabilmek amacıyla yapmamış olmak,
- Eşlerden her biri için on sekiz yaşını doldurmuş olmak,
- Kanun'un 7. maddesi kapsamına girmemek.
Yurt dışından getirilen belgelerin tercümesi, onayı ve apostil gibi şekil şartları Kanun'da düzenlenmez; bunlar da idari uygulamaya göre değişir.
Anlaşmalı evlilik denetimi
37. madde, aile ikamet izninin en hassas yönünü düzenler. İzin verilmeden veya uzatılmadan önce makul şüphe varsa, evliliğin sırf ikamet izni alabilme amacıyla yapılıp yapılmadığı valiliklerce araştırılır. Evliliğin bu amaçla yapıldığı tespit edilirse izin verilmez, verilmişse iptal edilir. Denetim izin verildikten sonra da yapılabilir.
Bu maddenin üçüncü fıkrası, uzun vadeli planlar açısından çok önemlidir: anlaşmalı evlilik yoluyla alınan ve sonradan iptal edilen ikamet izinleri, Kanun'da öngörülen ikamet izin sürelerinin toplanmasında hesaba katılmaz. Yani ileride uzun dönem ikamet izni gibi süreye bağlı haklar için bu yıllar sayılmaz. Gerçek bir evlilikte ise ortak yaşamı gösteren kayıtların düzenli tutulması, olası bir araştırmada kişinin işini kolaylaştırır.
Hangi hâllerde reddedilir, iptal edilir veya uzatılmaz?
36. maddeye göre şu hâllerde aile ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi bitenler uzatılmaz:
- 35. maddenin birinci ve üçüncü fıkralarındaki şartların karşılanmaması veya sonradan ortadan kalkması (örneğin destekleyicinin gelirinin düşmesi ya da ortak yaşamın sona ermesi),
- Aile ikamet izni alma şartları ortadan kalktıktan sonra kısa dönem ikamet izni verilmemesi,
- Hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye'ye giriş yasağı kararı bulunması,
- İznin veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi.
36. maddenin ikinci fıkrasına göre iznin yurt dışında kalış süresi bakımından iptaline ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
Boşanma, ölüm ve reşit olma: kısa dönem izne geçiş
Aile ikamet izni, destekleyiciyle olan bağa dayanır. Bu bağ koptuğunda Kanun, bazı hâllerde kısa dönem ikamet iznine geçişi mümkün kılar. 34. maddenin son üç fıkrası şunları düzenler:
- On sekiz yaşını dolduran çocuk: En az üç yıl aile ikamet izniyle Türkiye'de kalmış olanlardan on sekiz yaşını tamamlayanlar, talep etmeleri hâlinde bu izinlerini kısa dönem ikamet iznine dönüştürebilir.
- Boşanma: Türk vatandaşıyla evli yabancıya, boşanma hâlinde, en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olmak kaydıyla kısa dönem ikamet izni verilebilir. Yabancı eşin aile içi şiddet gerekçesiyle mağdur olduğu ilgili mahkeme kararıyla sabitse, üç yıllık süre şartı aranmaz.
- Destekleyicinin ölümü: Bu kişiye bağlı aile ikamet izniyle kalanlara, süre şartı aranmadan kısa dönem ikamet izni verilebilir.
Boşanma kuralının yazımına dikkat etmek gerekir: fıkra açıkça Türk vatandaşıyla evli yabancıdan söz eder. Destekleyicisi yabancı olan eşin boşanma sonrası durumu bu fıkranın kapsamında değildir ve 29. madde çerçevesinde başka bir kalış amacına göre değerlendirilmelidir. Ayrıca üç fıkrada da Kanun “verilebilir” der; bu geçişler kendiliğinden gerçekleşmez, başvuru gerektirir.
Zamanlama önemlidir. Kanun'un 22. maddesi, aile ikamet izninden kısa dönem ikamet iznine geçiş başvurularının istisnai olarak Türkiye içinden valiliklere yapılabileceğini düzenler. Ancak mevcut izin, 36. madde uyarınca şartlar ortadan kalktığı için iptal edilebilir. Boşanma kesinleştiğinde ya da destekleyici vefat ettiğinde başvurunun geciktirilmemesi, izinsiz kalma riskini azaltır. Kanun'un 54. maddesi, ikamet izni iptal edilenler hakkında sınır dışı etme kararı alınacağını da düzenler.
Kanun'un kurallarını üç örnek üzerinde okumak
Aşağıdaki örnekler yalnızca maddelerin nasıl birlikte işlediğini göstermek içindir; her somut dosyada idarenin değerlendirmesi ve güncel uygulama belirleyicidir.
Birinci örnek: Bir Türk vatandaşı yurt dışında yabancı biriyle evlenmiş ve eşiyle Türkiye'ye dönmüştür. Destekleyici Türk vatandaşı olduğu için, destekleyicide aranan “Türkiye'de en az bir yıldır ikamet izniyle kalma” şartı zaten ona yönelik değildir; 35. maddenin ikinci fıkrası da Türk vatandaşlarıyla evli yabancılar hakkında bu bendin uygulanmayacağını söyler. Buna karşılık gelir, barınma, tüm aile fertlerini kapsayan sağlık sigortası, adli sicil ve adres kaydı şartları yine aranır.
İkinci örnek: Türkiye'de öğrenci ikamet izniyle bulunan bir yabancı, ülkesindeki eşini yanına getirmek istemektedir. Bu kişi 34. madde anlamında destekleyici olabilir; ancak 35. maddenin ikinci fıkrasındaki istisnalar arasında öğrenci ikamet izni sayılmadığı için, bir yıllık ikamet şartı onun bakımından uygulanır. Ayrıca eşine verilecek izin, onun kendi izninin süresini aşamaz.
Üçüncü örnek: Türk vatandaşıyla evli yabancı, iki yıllık aile ikamet izni döneminden sonra boşanmıştır ve aile içi şiddete ilişkin bir mahkeme kararı yoktur. 34. maddenin altıncı fıkrasındaki “en az üç yıl” şartı dolmadığı için bu fıkraya dayanılamaz. Kişinin Türkiye'de kalmak istiyorsa, 29. madde çerçevesinde başka bir kalış amacına uygun izin başvurusunu, mevcut izni iptal edilmeden değerlendirmesi gerekir.
Uzatma ve ret hâlinde süreler
Aile ikamet izninin uzatılmasında da 24. maddedeki genel kural uygulanır: uzatma başvurusu, iznin dolmasına altmış gün kalmasından itibaren ve süre dolmadan önce valiliğe yapılır. Süresinde başvuran kişiye verilen belgeyle, karar verilinceye kadar Türkiye'de kalınabilir.
25. maddeye göre Türkiye içinden yapılan talebin reddinde, iznin uzatılmamasında veya iptalinde idare; yabancının Türkiye'deki aile bağlarını, ikamet süresini, menşe ülkedeki durumunu ve çocuğun yüksek yararını göz önünde bulundurmak zorundadır. Karar yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir; tebligatta itiraz haklarının nasıl kullanılacağı da yer alır.
6458 sayılı Kanun, aile ikamet izni kararlarına karşı dava için ayrı bir süre öngörmez. Bu durumda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca idare mahkemesinde dava açma süresi, tebliği izleyen günden başlayarak altmış gündür. Dava açmanın kişiye kendiliğinden Türkiye'de kalma hakkı sağladığına dair bir hüküm Kanun'da yoktur; ret veya iptal tebliğ edildiğinde süre ve kalış durumu gecikmeden bir avukatla değerlendirilmelidir.
Pratik kontrol listesi
- Destekleyicinin kim olduğunu belirleyin: Türk vatandaşı mı, ikamet izinli yabancı mı? Bir yıllık ikamet şartı buna göre değişir (m.35/2).
- Başvuracak kişinin Kanun'daki listeye girdiğini kontrol edin: yabancı eş, ergin olmayan veya bağımlı çocuk (m.34/1).
- Gelir oranını güncel asgari ücrete göre hesaplayın ve sağlık sigortasının tüm aile fertlerini kapsadığından emin olun (m.35/1).
- Çocuk için yurt dışındaki diğer ebeveynin muvafakatini gerekiyorsa önceden alın (m.34/3).
- Destekleyicinin izin bitiş tarihine bakın; aile izni onu aşamaz (m.34/1).
- Ortak yaşamı gösteren kayıtları düzenli tutun; anlaşmalı evlilik araştırması izin verildikten sonra da yapılabilir (m.37).
- Boşanma veya ölüm hâlinde kısa dönem izne geçişi geciktirmeyin; Türk vatandaşıyla evlilikte boşanmada üç yıl şartını kontrol edin (m.34/6-7).
- Uzatma başvurusunu bitişe altmış gün kala başlayan pencerede yapın (m.24).
- Ret veya iptal tebliğ edilirse tarihi not edin ve altmış günlük dava süresini hesaplayın (İYUK m.7).
- Belge listesi, sigorta ve harç ayrıntılarını Göç İdaresi Başkanlığı'nın güncel duyurularından teyit edin.
Bu yazıda anılan düzenlemeler
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu — m.7, m.22, m.24, m.25, m.29, m.34, m.35, m.36, m.37, m.54 · 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7.
Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Gelir hesabında esas alınan asgari ücret, sağlık sigortası ve istenen belgeler yönetmelik ve idari uygulamaya bağlıdır; Göç İdaresi Başkanlığı'nın güncel duyurularından teyit edilmelidir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Yabancılar Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Yabancıların Çalışma İzni: Türleri, Başvuru, Uzatma ve Ret Kararına İtiraz
- Uzun Dönem İkamet İzni: Şartları, Sağladığı Haklar ve Hangi Hâllerde İptal Edilir?
- Tahdit Kodu ve Giriş Yasağı: İptal Davası | Yabancılar Avukatı
- Türk Vatandaşıyla Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı: Şartlar ve Süreç
Yabancılar Hukuku yazılarının tamamı Yabancılar Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 16.09.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: