
Boşanma Kararı Kesinleşmeden Eş Ölürse Ne Olur? Yargıtay'ın Eylül 2026 Kararı
Boşanma davaları çoğu zaman yıllar sürer. İlk derece mahkemesi boşanmaya karar verir; karar istinafa, sonra temyize gider. Bu süreçte eşlerden biri ölürse ne olur? Boşanma kararı "verilmiş" sayılır mı, sağ kalan eş mirasçı olur mu, dul aylığı alabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 08.09.2026 tarihli kararı bu sorunun ilk ve en temel ayağını yanıtlıyor.
Olay: karar verildi, kesinleşmeden davacı öldü
Kadının açtığı boşanma davası kabul edilmiş, erkek kararın tamamını istinaf etmiştir. Davacı kadın, karar henüz kesinleşmeden ve bölge adliye mahkemesi kararını vermeden önce 21.03.2026'da vefat etmiştir. Bölge adliye mahkemesi bundan birkaç gün sonra istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; erkek kararı temyiz etmiştir.
Dairenin kararı: dava konusuz kalır
Daire, nüfus kaydına göre davacının boşanma kararından sonra ama hüküm kesinleşmeden öldüğünü tespit etmiş ve şu sonuca varmıştır: evlilik ölümle sona ermiş, boşanma davası konusuz kalmıştır. Bu durumda yapılması gereken, konusuz kalan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmektir. Boşanmaya karar verilmesi hatalı bulunmuş; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş ve diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bunun mantığı açıktır: boşanma, var olan bir evliliği sona erdiren bir karardır. Eşlerden birinin ölümüyle evlilik zaten sona ermiştir; ortada boşanmayla bitirilecek bir evlilik kalmamıştır. Boşanma hükmü kesinleşmedikçe evliliği sona erdirmediği için, ilk derecede verilmiş bir boşanma kararı bu sonucu değiştirmez.
Sağ kalan eş mirasçı olur mu? TMK m.181/2
Burada okuyucunun kaçırmaması gereken bir kural vardır. Türk Medeni Kanunu m.181/1'e göre boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise şunu ekler: boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de bu kural uygulanır.
Yani dava konusuz kalsa bile hikâye kendiliğinden bitmez:
- Ölen eşin mirasçılarından hiçbiri davaya devam etmezse, sağ kalan eş TMK m.181 bakımından yasal mirasçılığını ve ölüme bağlı tasarruflardan doğan haklarını korur.
- Mirasçılardan biri davaya devam eder ve sağ kalan eşin kusurunu ispatlarsa, evlilik yine ölümle sona ermiş olmakla birlikte sağ kalan eş ölen eşin mirasçısı olamaz ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan haklarını da, aksi anlaşılmadıkça, kaybeder.
İncelenen kararda dosya ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir; karar metninde mirasçıların davaya devam iradesine ilişkin bir değerlendirme yer almamaktadır. Benzer durumdaki mirasçılar için bu hak, sonucu doğrudan değiştirebilecek niteliktedir. Ölen eşin davalı olduğu hâllerde ise mirasçıların davaya devam imkânı ayrıca değerlendirilmelidir.
Dul aylığı açısından anlamı
Ölüm tarihinde evlilik devam ediyorsa sağ kalan eş, sosyal güvenlik mevzuatı bakımından ölen eşin dul eşi sayılır ve şartları varsa dul aylığı talep edebilir (5510 m.34/1-a). Boşanma kararı kesinleşmiş olsaydı eski eş dul eş sayılmayacaktı. TMK m.181/2'deki mirasçılık kaybı 5510 sayılı Kanun'da ayrıca düzenlenmemiştir; ancak sağ kalan eş, ölen eşin ölüme bağlı tasarrufuyla mirasçılıktan çıkarılmış ve bu konuda kesinleşmiş yargı kararı varsa ona aylık ödenmez (5510 m.56/1-b). Dul aylığının oranları ve kesilme hâlleri için dul aylığı yazımıza bakabilirsiniz.
Pratik başlıklar
- Ölüm, dosyaya derhâl bildirilmelidir. Mahkemenin ölümden habersiz karar vermesi, sonradan bozma ve zaman kaybı demektir.
- Mirasçılar davaya devam iradelerini açıkça bildirmelidir. Kanunda ayrı bir süre öngörülmemiştir; mahkemenin bu konuda verebileceği süre ve yapacağı bildirim takip edilmelidir. Davaya devam ve kusur ispatı mirasçılık sonucunu belirler (TMK m.181/2).
- Boşanmaya bağlı talepler. Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat (TMK m.174) ile yoksulluk nafakası (TMK m.175) boşanma hükmü kurulmadan hüküm altına alınamaz; bu taleplerin akıbeti somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
- Mal rejimi ölümle sona erer. Eşlerin tabi olduğu mal rejimi (çoğunlukla yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma) eşlerden birinin ölümüyle sona erer (TMK m.225/1) ve tasfiye edilir. Boşanmaya karar verilmediği için rejimin sona erme anı, kural olarak boşanmadaki gibi dava tarihi değil (m.225/2), ölüm tarihidir; mirasçıların TMK m.181/2 uyarınca davaya devam ettiği dosyalarda bu konu ayrıca değerlendirilmelidir. 2002 öncesi evliliklerde 1.1.2002'ye kadarki dönem için mal ayrılığı hükümlerinin uygulanacağı da unutulmamalıdır.
Miras hukukuna ilişkin genel bilgiler için miras hukuku, boşanma süreçleri için aile hukuku sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Karar künyesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · Esas 2026/6510 · Karar 2026/7768 · Karar tarihi 08.09.2026 · Bozma
Karar metni Kadilex karar arşivinden alınmıştır. Karar metnindeki kişi ve kurum bilgileri arşivde anonimleştirilmiştir; anılan kanun maddelerinin güncel metni resmî kaynaktan teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yargıtay kararları yalnızca ait oldukları uyuşmazlık bakımından sonuç doğurur; davaya devam ve kusur ispatı gibi konular her dosyanın kendi olgularına göre değerlendirilir. Somut durumunuz ayrıca değerlendirilmelidir.
Aile Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Aldatmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir? | Boşanma Avukatı
- Şiddet Gördüm: 6284 Koruma Kararı Nasıl Alınır? | Aile Avukatı
- Boşanmada Kusur Dengesi ve Tazminat | Boşanma Avukatı
- Velayet Kararında Çocuğun Görüşü Neden Sorulur?
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
Aile Hukuku yazılarının tamamı Aile Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 23.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: