
İş Kazası: Bildirim, İşverenin Sorumluluğu
Bir iş kazasından sonraki ilk üç gün, sonraki üç yılı belirler. Kaza anında alınan tutanak, kolluğa yapılan bildirim ve Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilen bildirge; hem sigortalının gelir ve ödenek haklarının hem de işverenin sorumluluğunun temelini oluşturur. Bildirimin geciktiği ya da hiç yapılmadığı dosyalarda ilk tartışma, olayın iş kazası olup olmadığı üzerinde çıkar.
Bu yazıda hangi olayın iş kazası sayıldığını, bildirimin kime ve hangi sürede yapılacağını, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini, Kurumun işverene rücu hakkını ve tazminat davasındaki süre ile görev kurallarını anlatıyoruz. Aynı kaza için ikinci bir dava açılmasının sonucu ayrı bir yazımızda ele alınıyor.
Hangi olay iş kazası sayılır?
5510 sayılı Kanunun 13. maddesi iş kazasını beş hâlde tanımlar. İş kazası;
- (a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
- (b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle (sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle),
- (c) Bir işverene bağlı çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
- (d) Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
- (e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.
Tanımın iki ayrıntısı gözden kaçar. Birincisi, (a) bendi işyerinde bulunmayı yeterli sayar; olayın işin yapılması sırasında gerçekleşmiş olması aranmaz. İkincisi, zararın sonradan ortaya çıkması tanımı bozmaz. Servis aracıyla gidiş gelişte meydana gelen olay (e) bendi kapsamındadır; işverence sağlanmayan bir taşıtla yapılan yolculuk ise bu bende girmez.
Meslek hastalığı ayrı bir kavramdır: 14. maddeye göre sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleridir ve Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi zorunludur.
Bildirim: kolluğa derhal, Kuruma üç iş günü
13. maddenin ikinci fıkrası, hizmet akdiyle çalışan sigortalılar bakımından iki ayrı bildirim öngörür. İş kazası, bunları çalıştıran işveren tarafından;
- O yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal,
- Kuruma da en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde
iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle, doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmek zorundadır. Kanun ayrıca bir başlangıç kuralı koyar: kaza işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmişse üç iş günlük süre, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Saha işlerinde, görevli gidilen yerlerde ya da servis yolculuğunda gerçekleşen olaylarda bu cümle belirleyicidir.
Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar bakımından bildirimi sigortalının kendisi yapar: bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç iş günü içinde. Bu süre kaçırılırsa sonuç doğrudan sigortalının üzerindedir: 22. maddenin son fıkrasına göre iş göremezlik ödenekleri ancak bildirim tarihinden itibaren ödenir; geçen günlerin ödeneği alınamaz.
Meslek hastalığında süre yine üç iş günüdür; ancak başlangıç, işverenin durumu öğrendiği gündür.
6331 sayılı Kanunun getirdiği ek yükümlülükler
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 14. maddesi, bildirimin yanına kayıt ve inceleme yükümlülüğü ekler. İşveren;
- Bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak raporları düzenler.
- İşyerinde meydana gelen, yaralanma veya ölüme yol açmadığı hâlde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya zarara uğratma potansiyeli olan olayları da inceleyerek raporlarını düzenler.
- İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü, kendisine bildirilen meslek hastalıklarını öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.
Sağlık hizmeti sunucuları da kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç on gün içinde Kuruma bildirir. Bu, işverenin bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; iki bildirim birbirinin yerine geçmez.
Bildirim yapılmazsa ne olur?
5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası doğrudan bir sonuç bağlar: iş kazasının 13. maddedeki sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir.
Meslek hastalığında yaptırım daha geniştir: bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ya da bildirilen hususları kasten eksik veya yanlış bildiren işverene, Kurumca yapılmış masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilir.
Bildirimin yapılmaması ayrıca idari para cezası sebebidir; tutarlar dönemsel olarak belirlendiği için burada yazılmamıştır.
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri
Sorumluluk tartışmasının zemini 6331 sayılı Kanunun 4. maddesidir. İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür; bu çerçevede mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması için çalışmalar yapar; alınan tedbirlere uyulup uyulmadığını izler ve denetler; risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır; çalışana görev verirken sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.
Aynı maddenin sonraki fıkraları üç noktayı kapatır:
- İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
- Çalışanların bu alandaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez.
- İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.
10. madde risk değerlendirmesini, 11. madde acil durum planlarını, 15. madde ise sağlık gözetimini düzenler. 15. maddeye göre tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz; sağlık gözetiminden doğan maliyet çalışana yansıtılamaz.
Çalışanın da yükümlülükleri vardır (19. madde): verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda makine ve ekipmanı kurallara uygun kullanmak, güvenlik donanımlarını keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek, kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak, ciddi ve yakın tehlike ile karşılaştığında işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek.
Kurumun işverene rücu hakkı
21. maddenin birinci fıkrası, sorumluluğun ölçüsünü verir: iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere Kurumca işverene ödettirilir. Maddenin devamı bir denge kurar: işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
Kaza üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, yapılan ödemelerin ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.
Ayrıca, çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gereken işlerde böyle bir rapora dayanılmaksızın veya rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir.
Sigortalının Kurumdan alacakları
- Geçici iş göremezlik ödeneği: Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla, iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için ödenir (18. madde). İş kazasında, hastalıkta aranan doksan günlük prim ve üç günlük bekleme koşulları aranmaz.
- Sürekli iş göremezlik geliri: Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az yüzde on oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı bu gelire hak kazanır (19. madde). Sürekli tam iş göremezlikte aylık kazancın yüzde yetmişi oranında gelir bağlanır; kısmi iş göremezlikte bu tutarın iş göremezlik derecesi oranındaki kısmı ödenir. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı yüzde yüz olarak uygulanır.
22. madde, sigortalının kendi davranışının ödenekleri nasıl etkilediğini gösterir: hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu tedavi süresinin uzamasına neden olursa ödenek dörtte birine kadar, ağır kusuru yüzünden kazaya uğramışsa kusur derecesi esas alınarak üçte birine kadar eksiltilir; kasti bir hareketi yüzünden kazaya uğrayan sigortalıya ise yarısı tutarında ödenir.
İşverene karşı tazminat davası: süre, görev, yetki
Kurumun ödediği gelir ve ödenekler, zararın tamamını karşılamayabilir. Karşılanmayan kısım için işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Bu davanın hukuki temeli Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesinin üçüncü fıkrasıdır: işverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.
Bu nitelemenin doğrudan sonucu zamanaşımıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesine göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Haksız fiil için öngörülen iki yıllık süre (72. madde) burada uygulanmaz. Yine de bekleme, delillerin kaybolması anlamına gelir.
Üç usul kuralı önemlidir:
- Görev: 7036 sayılı Kanunun 5. maddesine göre iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına iş mahkemeleri bakar.
- Arabuluculuk dava şartı değildir: 3. maddenin üçüncü fıkrası açıktır — iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında zorunlu arabuluculuk hükmü uygulanmaz. Bu davalar doğrudan açılır.
- Yetki: 6. maddenin üçüncü fıkrasına göre iş kazasından doğan tazminat davalarında, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer mahkemesine ek olarak kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu maddeye aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.
Hangi zararlar istenebilir?
Türk Borçlar Kanunu zarar kalemlerini sayar. Bedensel zararlar (54. madde) özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır. Ölüm hâlinde (53. madde) cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücü kayıpları ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradıkları kayıplar istenebilir. 56. maddeye göre hâkim, bedensel bütünlüğün zedelenmesinde zarar görene; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verebilir.
Hesaplama kuralı 55. maddededir: destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır ve kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler bu zararların belirlenmesinde gözetilemez, tazminattan indirilemez. Maddeye 2026 yılında eklenen fıkralar iki noktayı düzenler: kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir; ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel de ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.
Kaza sonrasında imzalatılan belgeler ayrıca denetlenir. 420. maddenin son fıkrası, ibra sözleşmelerine ilişkin sıkı şartların — yazılılık, sözleşmenin sona ermesinden en az bir ay geçmiş olması, alacağın tür ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması — destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanacağını söyler. Bu unsurları taşımayan ibraname kesin olarak hükümsüzdür.
Alt işveren uygulamasının bulunduğu işyerlerinde sorumluluğun kime ait olduğu ayrı bir tartışmadır; ilgili ayrımlar alt işverenlik yazımızda ele alınıyor.
Kaza sonrası ilk adımlar
- Acil tıbbi yardım sağlandıktan sonra olay yerinin fotoğraflanması, makine ve ekipmanın durumunun kayda alınması gerekir; onarım veya temizlik kanıtı ortadan kaldırabilir.
- Olay yerinde bulunanların adları yazılı bir tutanağa geçirilmeli, tutanağın bir örneği alınmalıdır.
- Hastanede düzenlenen belgelerde olayın iş kazası olarak kaydedilmesi istenmelidir.
- İşveren bildirimi yapmazsa sigortalının kendisi veya hak sahipleri durumu Kuruma bildirebilir; bildirim üzerine Kurum soruşturma yaptırabilir.
- İşyeri hekimi raporu, risk değerlendirmesi, eğitim kayıtları ve kişisel koruyucu donanım teslim belgeleri dosyanın çekirdeğini oluşturur.
Pratik kontrol listesi
- Kolluğa derhal, Kuruma üç iş günü içinde bildirin (5510 m.13; 6331 m.14).
- Kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde olduysa süre öğrenme tarihinden başlar (5510 m.13/2).
- Bildirim gecikirse geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir (5510 m.21/2).
- Servis aracıyla gidiş gelişte meydana gelen olay iş kazasıdır; taşıtın işverence sağlanmış olması aranır (5510 m.13/1-e).
- Dışarıdan hizmet almak işverenin sorumluluğunu kaldırmaz ve güvenlik tedbirlerinin maliyeti çalışana yansıtılamaz (6331 m.4).
- Sürekli iş göremezlik geliri için meslekte kazanma gücü kaybının en az yüzde on olması gerekir (5510 m.19).
- İş kazası tazminat davasında arabuluculuk dava şartı değildir; işverene karşı dava doğrudan açılır (7036 m.3/3). Ancak muhatap Sosyal Güvenlik Kurumu ise önce Kuruma başvurmak zorunludur: 5510 sayılı Kanundan ve diğer sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Kuruma başvurulması dava şartıdır; başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır ve bu sürede geçen zaman zamanaşımı ile hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (7036 m.4).
- Kazanın olduğu yer ve işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir; aksi yöndeki yetki sözleşmeleri geçersizdir (7036 m.6).
- Tazminat istemi sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabidir; on yıllık zamanaşımı uygulanır (6098 m.417, m.146).
- Ciddi ve yakın tehlikede çalışmaktan kaçınma hakkınız vardır ve bu dönemdeki ücretiniz saklıdır (6331 m.13).
- Kaza sonrası imzalanan ibraname sıkı şartlara tabidir ve bu şartlar yakınların tazminat alacakları için de geçerlidir (6098 m.420).
Bu yazıda anılan düzenlemeler
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m.13, m.14, m.18, m.19, m.21, m.22 · 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu — m.4, m.10, m.13, m.14, m.15, m.19 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.53, m.54, m.55, m.56, m.72, m.146, m.417, m.420 · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m.3, m.4, m.5, m.6.
Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı ve kusur dağılımı somut olayın bütün özelliklerine göre değerlendirilir; bildirim süreleri kısadır ve gecikme parasal sonuç doğurur. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
İş Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Mobbing Davası Nedir? Hangi Haklarınızı Koruyabilirsiniz?
- İhbar Tazminatı Nedir
- Çalışanların Maaş Alma Hakları ve Yasal Başvuru Yolları
- İşyeri Tehlike Sınıflarında Değişiklik
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 18.09.2026 · Son güncelleme: 03.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: