
İstinaf Başvuru Dilekçesinde Neler Bulunmalı? Süre, Sebepler ve Yeni Delil Yasağı
İlk derece mahkemesi kararını verdi ve karar sizin beklediğiniz gibi çıkmadı. Kanun bu durumda bölge adliye mahkemesine başvurma imkânı tanır: istinaf. Ancak istinaf, davanın baştan yeniden görülmesi değildir. Bölge adliye mahkemesinin neye bakacağını büyük ölçüde sizin dilekçeniz belirler. Bu yazı hazır bir istinaf metni vermiyor; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun istinaf dilekçesinde aradıklarını, süreleri ve sık gözden kaçan sınırları anlatıyor.
Hangi kararlara karşı istinafa gidilir?
7251 sayılı Kanun'la değişik 341. maddeye göre ilk derece mahkemelerinin şu kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: nihai kararlar; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları; karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile karşı tarafın yokluğunda verilen bu kararlara yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.
Davanın devamı sırasında verilen ara kararlar kural olarak bu listede değildir; bunlara karşı itirazlar nihai kararla birlikte ileri sürülür. Görevsizlik, yetkisizlik ya da davanın açılmamış sayılması gibi davayı o mahkemede bitiren usul kararları ise nihai karardır ve iki haftalık süre bunlar için de işler.
Kesinlik sınırı: rakamı her yıl kontrol edin
341. maddenin ikinci fıkrası, miktar veya değeri kanunda yazılı sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğunu düzenler. Kesin karara karşı istinafa gidilemez. Bu yazıda sınırın tutarı bilerek yazılmıyor, çünkü tutar sabit değildir: Kanun'un Ek 1. maddesine göre 341. maddedeki parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesine göre ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır. Bir yıl önce doğru olan rakam bugün doğru olmayabilir.
Hangi yılın sınırının uygulanacağı da metinde yazılıdır. Ek 1. maddenin 4.6.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'la değişik ikinci fıkrasına göre 341. maddedeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Yani kararın verildiği yılın değil, davanın açıldığı yılın sınırına bakılır.
Aynı maddede üç ayrıntı daha vardır:
- Manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.
- Alacağın bir kısmı dava edilmişse kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
- Alacağın tamamı dava edilmişse, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuramaz.
Kişiler hukuku ve aile hukuku davaları gibi malvarlığı davası niteliği taşımayan davalar bu parasal sınırın kapsamında değildir.
Süre: iki hafta, ilamın tebliğinden itibaren
345. madde açıktır: istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. Her taraf için süre, kendisine yapılan tebliğden hesaplanır. Özel kanunlarda istinaf süresine ilişkin farklı hükümler saklıdır; davanızın özel bir kanuna tabi olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Kararın duruşmada açıklanması ile tebliği aynı şey değildir. 321. maddeye göre zorunlu hâllerde hâkim yalnızca hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir; bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkarılması gerekir. Süre, kanunun deyişiyle "ilamın tebliği" ile başlar; tebligat belgesinin tarihi takvime yazılmalıdır.
346. madde sürenin kaçırılmasının sonucunu gösterir: istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme dilekçenin reddine karar verir. Bu ret kararına karşı tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bu süre 2.3.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la bir haftadan iki haftaya çıkarılmıştır.
Dilekçe nereye verilir, başvuru ne zaman yapılmış sayılır?
343. maddeye göre istinaf dilekçesi kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. Dilekçe hangi mahkemeye verilmişse o mahkemece bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydedilir ve başvurana ücretsiz bir alındı belgesi verilir. Başka mahkemeye verilen dilekçe, kararı veren mahkemeye gönderilir.
Başvuru tarihi konusunda 118. madde uygulanır: başvuru, dilekçenin kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. Sürenin son günü başka bir şehirde olan kişi, dilekçesini bulunduğu yerdeki mahkemeye verebilir; alındı belgesini saklamak önemlidir. Dosya, dilekçede gösterilen daire ile bağlı kalınmaksızın ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilir.
Harç ve giderler: bir haftalık kesin süre
344. maddeye göre istinaf dilekçesi verilirken, istinaf için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri dâhil tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödendiği sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması gerektiğini, aksi hâlde başvurudan vazgeçilmiş sayılacağını yazılı olarak bildirir. Süre içinde tamamlanmazsa mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir.
Bu uyarı yazısı gözden kaçırılırsa, süresinde ve eksiksiz yazılmış bir istinaf dilekçesi yalnızca eksik gider yüzünden sonuçsuz kalabilir.
Dilekçede bulunması gerekenler: HMK m.342
342. maddeye göre istinaf başvurusu dilekçeyle yapılır ve dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede şunlar bulunur:
- Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve adresleri (a).
- Varsa kanuni temsilci ve vekillerin adı, soyadı ve adresleri (b).
- Kararın hangi mahkemeden verildiği, tarihi ve sayısı (c).
- Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih (ç).
- Kararın özeti (d).
- Başvuru sebepleri ve gerekçesi (e).
- Talep sonucu (f).
- Başvuranın veya kanuni temsilcisi ya da vekilinin imzası (g).
Maddenin üçüncü fıkrası bir güvence öngörür: dilekçe, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıyorsa, diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmaz ve 355. madde çerçevesinde inceleme yapılır.
Bu güvence yanlış anlaşılmamalıdır. Dilekçenin reddedilmemesi, sebep yazılmamış bir dilekçenin sonuç doğuracağı anlamına gelmez. Aşağıda görüleceği gibi inceleme, dilekçede gösterilen sebeplerle sınırlıdır.
En önemli bölüm: başvuru sebepleri
355. madde incelemenin kapsamını çizer: inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Bölge adliye mahkemesi yalnızca kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu kendiliğinden gözetir.
352. madde de ön incelemede tespit edilecek durumlar arasında başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesini sayar; bu durumda öncelikle gerekli karar verilir.
Bu iki hükmün pratik sonucu şudur: "Karar usul ve yasaya aykırıdır, kaldırılmasını talep ederim" gibi genel bir cümle, kararın hangi yönünün neden hatalı olduğunu göstermez. Etkili bir istinaf dilekçesi, kararın hangi kısmına itiraz edildiğini ve nedenini ayrı ayrı yazar. Örneğin şu sorular sorulur: Mahkeme ilk derecede usulüne uygun gösterdiğim bir delili incelemeden mi karar verdi? Bir tanık beyanı ya da bilirkişi raporu yanlış mı değerlendirildi? Talebimin bir bölümü hakkında hiç karar verilmedi mi? Hesaplama hatası var mı? Uygulanan kanun maddesi olaya uyuyor mu? Kararın bir kısmına itiraz edilmiyorsa bu da açıkça belirtilebilir.
353. maddenin 7251 sayılı Kanun'la değişik (a)-6 bendi, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olmasını ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olmasını, kararın kaldırılarak dosyanın geri gönderilmesi sebepleri arasında sayar. Böyle bir eksiklik varsa dilekçede somut olarak gösterilmelidir.
Yazmaya başlamadan önce: gerekçeli kararı okumak
İstinaf sebepleri, kararın gerekçesine karşı kurulur. Bu yüzden dilekçenin ilk hazırlık adımı, tebliğ edilen gerekçeli kararın baştan sona okunmasıdır. Mahkemenin hangi vakıaları ispatlanmış kabul ettiği, hangi delillere dayandığı, hangi delilleri neden itibar etmediğini söyleyerek dışarıda bıraktığı ve hüküm fıkrasında taleplerin her biri hakkında ne karar verdiği ayrı ayrı not edilir. Sonra dosyadaki kendi dilekçeleriniz, duruşma tutanakları ve bilirkişi raporu bu notlarla karşılaştırılır.
Bu karşılaştırma iki soruya cevap verir: Kararda bulunan hata nedir ve bu hatanın dosyadaki dayanağı nerededir? Bölge adliye mahkemesi incelemesini dilekçedeki sebeplerle sınırlı yaptığından, sebebin yanında dosyadaki yerini göstermek, örneğin hangi tarihli dilekçede hangi delilin gösterildiğini belirtmek, incelemenin isabetli yapılmasına yardım eder. İki haftalık sürenin bu hazırlık için kısa olduğu açıktır; bu nedenle karar tebliğ edilir edilmez çalışmaya başlamak gerekir.
Yeni delil ve yeni iddia yasağı: m.357
İstinafın ilk derece yargılamasının tekrarı olmadığını en açık gösteren hüküm 357. maddedir. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı istenemez ve bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilecekler dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.
Üçüncü fıkra iki istisna tanır: ilk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen deliller ile mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir. Bu istisnalardan birine dayanılacaksa, delilin ilk derecede ne zaman ve nasıl gösterildiği ya da neden gösterilemediği dilekçede açıklanmalıdır.
Okuyucu açısından bu kuralın anlamı iki yönlüdür. İstinaf aşamasında ilk kez bulunan bir belge, kural olarak bu aşamada kullanılamaz. Ve istinafa gitmeyi düşünen kişinin, ilk derece yargılamasında delillerini eksiksiz göstermiş olması, bu aşamadaki imkânlarını belirler.
Karşı tarafın cevabı ve katılma yolu
347. maddeye göre istinaf dilekçesi kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesi verebilir.
348. madde bir imkân daha tanır: istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesiyle istinaf yoluna başvurabilir. Buna katılma yoluyla başvuru denir. Ancak asıl başvuran feragat eder veya başvuru esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuranın talebi de reddedilir. Kendi başvuru süresini kaçıran taraf için bu nedenle katılma yolu tek başına güvenli bir yedek değildir.
349. maddeye göre taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez.
İstinaf kararın uygulanmasını durdurur mu?
350. maddeye göre istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz; İcra ve İflas Kanunu'nun icranın geri bırakılmasına ilişkin 36. maddesi saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Buna karşılık kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Bir para alacağına ilişkin kararda istinafa gidilmiş olması, icra takibinin kendiliğinden durmasını sağlamaz.
Bölge adliye mahkemesi ne yapabilir?
353. maddeye göre dosyada eksiklik bulunmazsa bölge adliye mahkemesi bazı hâllerde duruşma yapmadan karar verir: kararı kaldırıp dosyayı geri gönderebilir, başvuruyu esastan reddedebilir ya da düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilir. Bu hâller dışında 356. madde uyarınca inceleme duruşmalı yapılır ve duruşma sonunda başvuru esastan reddedilebilir veya ilk derece hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Pratik kontrol listesi
- Tebliğ tarihi: Gerekçeli kararın size tebliğ edildiği gün tespit edildi ve iki haftalık sürenin son günü yazıldı mı?
- Kesinlik: Malvarlığı davasıysa, davanın açıldığı yıl için geçerli parasal sınır resmî kaynaktan kontrol edildi mi?
- Kararın kimliği: Mahkeme, karar tarihi ve sayısı ile tebliğ tarihi dilekçede var mı?
- Sebepler: Kararın hangi kısmına ve neden itiraz edildiği tek tek yazıldı mı? Genel ifade incelemeyi daraltır.
- Deliller: Dayanılan her delilin ilk derecede gösterildiği belirtildi mi? Yeni delil kural olarak dinlenmez.
- İstisna: İncelenmeden reddedilen veya mücbir sebeple gösterilemeyen delil varsa gerekçesi yazıldı mı?
- Talep sonucu: Kararın kaldırılması, düzeltilmesi veya yeniden hüküm kurulması açıkça istendi mi?
- Harç ve gider: Başvuru sırasında tamamı ödendi mi; eksik gider yazısı gelirse bir haftalık kesin süre takip ediliyor mu?
- Alındı belgesi: Başka yer mahkemesine verildiyse saklandı mı?
- Karşı tarafın başvurusu: Size istinaf dilekçesi tebliğ edildiyse cevap ve katılma yolu için iki haftalık süre izleniyor mu?
Bu yazıda anılan düzenlemeler
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.118, m.321, m.341 (7251 s.K. ile değişik), m.342, m.343, m.344, m.345, m.346 (ikinci fıkrası 7499 s.K. ile değişik), m.347, m.348, m.349, m.350, m.352, m.353, m.355, m.356, m.357, Ek m.1 (ikinci fıkrası 7550 s.K. ile değişik).
Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İstinaf süresi ve kesinlik sınırı dosyaya göre ayrıca hesaplanmalıdır. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Dava ve Uyuşmazlık Çözümü alanındaki diğer yazılar
- Fon Dolandırıcılığı 2026: Fon Mağdurları Parasını Geri Alabilir mi?
- Cevap Dilekçesi: Süresi, İçeriği ve Verilmezse Ne Olur?
- Yenibosna Hangi Adliyeye Bağlı? Mahkemeler Hangi Binada
- Avukata Vekaletname Nasıl Verilir, Özel Yetki Ne Zaman Şart
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
Dava ve Uyuşmazlık Çözümü yazılarının tamamı Dava ve Uyuşmazlık Çözümü sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 16.09.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: