Avukata Vekaletname Nasıl Verilir, Özel Yetki Ne Zaman Şart

Avukata Vekaletname Nasıl Verilir, Özel Yetki Ne Zaman Şart

Bir davayı avukat aracılığıyla açmanın ilk adımı vekaletnamedir. Çoğu kişi notere gidip önüne konulan metni imzalar. Oysa vekaletnamedeki yetkiler avukatın neyi yapıp neyi yapamayacağını belirler; orada olmayan bir yetki, tam ona ihtiyaç duyulduğu anda süreci durdurur. Bu yazı, vekaletnamenin nasıl verildiğini ve hangi işlemlerin özel yetki gerektirdiğini kanun metinlerinden anlatır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Vekaletname nedir, hukuken neye yarar

Vekaletname, belirli işlerin kendi adına görülmesi için başkasına yetki verildiğini gösterir. Arkasındaki sözleşme Türk Borçlar Kanunu'ndadır: vekalet sözleşmesi, "vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme"dir (TBK m.502). Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise dava ehliyeti olan herkesin davasını "kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla" açıp takip edebileceğini söyler (HMK m.71); avukatla çalışmak kural olarak zorunluluk değil, tercihtir.

Vekaletname noterde düzenlenir veya onaylanır

Dava vekaletnamesi elde yazılıp imzalanmakla geçerli olmaz. HMK m.76'ya göre avukat, açtığı veya takip ettiği işlerde "noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini" dosyaya sunmak zorundadır. Kamu kurumu avukatlarına yetkili amirlerince verilen temsil belgelerinde noter onayı aranmaz.

Vekaletnamesini sunmayan avukat dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme kesin süre verip işlem yapılmasına izin verebilir. Kanun davayı ayakta tutmanın iki yolunu gösterir: vekaletnamenin süresi içinde sunulması ya da asıl tarafın yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmesi. İkisi de olmazsa "dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır" (HMK m.77/1). Yani vekaletname yetişmese bile taraf, işlemleri sahiplenerek davayı kurtarabilir.

Aynı maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarı taşır: avukat tutulmak istenmesi sebebiyle yargılama hiçbir şekilde başka bir güne bırakılamaz; avukatın istifası, azledilmesi veya dosyayı incelememiş olması sebebiyle de yargılama ertelenemez (HMK m.77/3-4). Dosyanın incelenmemiş olması geçerli bir özre dayanıyorsa hâkim bir defaya mahsus kısa süre verebilir; süre sonunda dosya incelenmemiş olsa da davaya devam olunur. Avukatını azleden taraf için anlamı açık: duruşma beklemez.

Vekaletnamenin örneğini avukat kendisi çıkarıp imzasıyla onaylayarak kullanabilir; bu örnekler tüm yargı mercileri ve resmî daireler için resmî örnek hükmündedir (Avukatlık Kanunu m.56).

Noter, iş yaptıracak kimselerin "kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle" yükümlüdür (Noterlik Kanunu m.72); yanınızda geçerli kimlik, elinizde vekil olacak avukatın adı, soyadı ve barosu bulunmalıdır.

Bazı işlemlerde fotoğraf yapıştırılması gerekir. Noterlik Kanunu m.80 bu işlemlerin yönetmelikte gösterileceğini söyler; ayrıca noter gerekli görürse veya ilgili isterse fotoğraf yapıştırılabilir. Hangi işte isteneceği önceden noterlikten sorulur.

Avukatlık Kanunu m.56'nın son fıkrasına göre vekaletnameler Türkiye için tek tiptir; biçim ve içeriği Türkiye Barolar Birliği ile Türkiye Noterler Birliği tarafından hazırlanır. Yine de yetki satırlarının metne girip girmediği imzadan önce okunmalıdır.

Hangi işler yalnızca avukatlar tarafından yapılabilir

Avukatlık Kanunu m.35'e göre kanun işlerinde mütalaa vermek, yargı yetkisini haiz organlar önünde hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek ve evrakı düzenlemek "yalnız baroda yazılı avukatlara" aittir. Üçüncü fıkra ise dava açmaya yeteneği olan herkesin kendi davasına ait evrakı düzenleyip davasını bizzat açabileceğini söyler. İkisi çelişmez: kendi davanızı takip edebilirsiniz, başkasınınkini edemezsiniz.

Aynı fıkra bir de zorunluluk getirir: eski Türk Ticaret Kanunu'nun 272. maddesinde öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır; aykırılık hâlinde her ay için idari para cezası verilir. Maddenin son fıkrası usul kanunlarını saklı tutar.

Vekaletname verilince avukat kendiliğinden neleri yapabilir

HMK m.73, davaya vekaletin kanuni kapsamını çizer: özel yetki gerektiren hususlar saklı kalmak üzere vekalet, hüküm kesinleşinceye kadar davanın takibi için gereken bütün işlemlerin yapılmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsiline ve buna ilişkin makbuz verilmesine, ayrıca bu işlemlerin vekile karşı da yapılabilmesine ilişkin yetkiyi kapsar. İkinci fıkraya göre bu yetkiyi kısıtlayan sınırlandırıcı işlemler karşı taraf yönünden geçersizdir.

Yani olağan işlemler için vekaletnameye satır eklenmez; sorun, kapsam dışında bırakılan işlemlerde çıkar.

Özel yetki gerektiren işler: HMK m.74

HMK m.74'e göre açıkça yetki verilmemişse vekil şunları yapamaz: sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez, başkasını tevkil edemez, haczi kaldıramaz, müvekkilinin iflasını isteyemez, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz ve bunlara muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra ve davasını kabul edemez, yargılamanın iadesi yoluna gidemez, hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamaz ve hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez.

Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalarda (boşanma gibi) vekaletnamede hangi dava için yetki verildiği açıkça yazmalıdır.

Listedeki "alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz" kalemi bugün ağırdır, çünkü birçok uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartıdır; kapsam için zorunlu arabuluculuk yazısına bakılabilir. Burada iki mesele ayrılır. İlki katılım: 6325 sayılı Kanun m.15/6'ya göre "arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler" — avukatla katılmak katılmamak değildir. İkincisi yetki: vekil, yetkisi yoksa bu yola başvuramaz ve sonucu bağlayıcı biçimde kabul edemez. Ayrı olgu hiç katılmamanın bedelidir: m.18/A(11)'e göre geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve bu taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur; ayrıca kendi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretinin yalnızca yarısına hükmedilir. Karşı taraf da ilk toplantıya katılmamışsa bu gider sorumluluğu doğmaz; böyle bir davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

TBK m.504'ün son fıkrası da paralel bir sınır çizer: vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz.

Özet tablo: hangi işlemde özel yetki aranır

İşlemÖzel yetki gerekir miDayanak
Dilekçe vermek, duruşmaya girmek, delil sunmakHayırHMK m.73
Dava açmakEvet — vekaletnamede dava yetkisi bulunmalıdırTBK m.504/3
Yargılama giderlerini tahsil etmek, makbuz vermekHayırHMK m.73
Sulh olmak (davayı anlaşmayla bitirmek)EvetHMK m.74
Hâkimi reddetmekEvetHMK m.74
Davanın tamamını ıslah etmekEvetHMK m.74
Yemin teklif etmek, kabul, iade veya reddetmekEvetHMK m.74
Başkasını tevkil etmekEvetHMK m.74; Av.K. m.171/2
Haczi kaldırmakEvetHMK m.74
Müvekkilin iflasını istemekEvetHMK m.74
Tahkim ve hakem sözleşmesi yapmakEvetHMK m.74; TBK m.504/3
Konkordato veya yeniden yapılandırma teklifi ve muvafakatEvetHMK m.74
Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmakEvetHMK m.74
Davadan veya kanun yollarından feragat etmekEvetHMK m.74
Karşı tarafı ibra etmek, davasını kabul etmekEvetHMK m.74
Yargılamanın iadesi yoluna gitmekEvetHMK m.74
Hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davasıEvetHMK m.74
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davaEvet — hangi dava olduğu açıklanmalıHMK m.74
Kambiyo taahhüdünde bulunma, bağışlama, kefil olma, taşınmazı devretme veya bir hakla sınırlandırmaEvetTBK m.504/3

Ahzu kabz: parayı kim tahsil edecek

"Ahzu kabz", avukatın müvekkil adına para veya mal teslim alabilmesidir. HMK m.73/1 kapsamı dört kalemde sayar: davanın takibi için gereken bütün işlemler, "hükmün yerine getirilmesine", "yargılama giderlerinin tahsili ile buna ilişkin makbuz vermesine" ve bu işlemlerin vekile karşı da yapılabilmesi. Hükmün icrası kapsamdadır; ama alacağın vekil eliyle teslim alınması bu sayımda yoktur. Bu yüzden tahsil yetkisi vekaletnamelere ayrıca yazılır.

Bu yetki yoksa sonradan verilmesi ya da paranın doğrudan alacaklıya ödenmesi gerekir. Yetkiyi vermemek de meşru bir tercihtir; önemlisi bilinerek yapılmasıdır.

Tevkil yetkisi ve baro pulu

Tevkil, işin başka bir avukatla birlikte veya ona devredilerek takip ettirilmesidir. Avukatlık Kanunu m.171/2'ye göre vekaletnamede tevkile yetki tanınmışsa, yazılı sözleşmede aksine hüküm olmadıkça avukat bunu yapabilir; üçüncü fıkra, avukatın müvekkile karşı sorumluluğunun devam ettiğini belirtir.

Baro pulu ise noterdeki belgeye değil, avukatın yetkili mercilere sunduğu vekaletnameye ilişkindir. Avukatlık Kanunu m.27'ye göre vekaletname sunulan merciler, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul edemez; gerektiğinde on günlük süre verilir ve bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekaletname işleme konulamaz. Pulu, dosyaya sunma aşamasında avukat yapıştırır. Pulun değeri, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun Yargı Harçları bölümündeki "vekâletname örnekleri için kullanılan harç tarifesinin yüzde elli fazlası" ölçütüne bağlıdır; her yıl yenilenen vekalet pulu bedeline ayrıca yüzde beş ilave yapılır.

Azil ve istifa: vekalet nasıl sona erer

Vekalet veren de vekil de sözleşmeyi her zaman tek taraflı sona erdirebilir; ancak uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf, diğerinin zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.512). Bu iradenin usul hukukunda sonuç doğurması şekle bağlıdır. HMK m.81'e göre vekilin azli veya istifasının mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde tebligat giderinin peşin ödenmesi zorunludur. Sözlü azil dosya bakımından yetmez.

HMK m.82'ye göre istifa eden vekilin vekalet görevi, istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder. Vekalet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmezse, tarafın yokluğu hâlindeki hükümlere göre işlem yapılır; bu hususlar istifa dilekçesiyle birlikte müvekkile ihtaren bildirilir. Avukatlık Kanunu m.41 ise isteğiyle çekilen avukatın görevinin tebliğden itibaren on beş gün devam edeceğini söyler. Süreler aynı değildir; en kısa sürede yeni vekil görevlendirmek hak kaybını önler.

Azilde de aynı risk vardır: HMK m.83'e göre vekilin azli hâlinde vekalet veren davayı takip etmez ve iki hafta içinde başka bir vekil görevlendirmezse, tarafın yokluğu hâlindeki hükümlere göre işlem yapılır.

Avukatlık Kanunu m.174: üzerine aldığı işi haklı sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Azil hâlinde ücretin tamamı verilir; şu kadar ki avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücretin ödenmesi gerekmez. Ayrıntı için ücret sözleşmesinde neler geçersizdir ve vekalet ücreti hesaplama sayfalarına bakılabilir. Mahkemenin hükmettiği ücretin kime ait olduğu ise ayrı bir konudur: karşı vekalet ücreti kime aittir.

TBK m.513'e göre sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekalet sözleşmesi, vekilin veya vekalet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona erer. Aynı madde bir kapı açar: sona erme vekalet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekalet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi vekaleti ifaya devam etmekle yükümlüdür.

Avukatlık Kanunu m.42'ye göre bir avukatın ölümü, meslekten veya işten çıkarılması, işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hâllerinde, kayıtlı olduğu baronun başkanı, ilgililerin yazılı istemi veya iş sahiplerinin yazılı muvafakati üzerine işleri geçici yürütmek üzere kendi barosundan bir avukat görevlendirir ve dosyaları devreder. İkinci fıkraya göre bu işlere ait kanuni süreler devir ve teslime kadar işlemez; ancak üç ayı geçemez.

Elektronik ortamda ve yurt dışında vekalet

Cevap kanundadır. Noterlik Kanunu m.198/A/1 elektronik ortama kapıyı açar, sonra sınır koyar: "Bu Kanunda öngörülen işlemler, elektronik ortamda güvenli elektronik imza kullanılarak da yapılabilir. Ancak, düzenleme şeklinde yapılması zorunlu tutulan işlemler ile irade beyanlarının alınmasına ilişkin işlemlerde güvenli elektronik imza kullanılabilmesi için ilgililerin noter huzurunda olmaları gerekir."

Vekaletname, vekalet verenin irade beyanının alındığı bir işlemdir; elektronik imza kullanılsa bile uzaktan değil, noter huzurunda yapılır. Elektronik olan, belgenin düzenlenme ve saklanma biçimi. Huzurda olmadan yapılabilecekler aynı maddeye göre yönetmelikle belirlenir; güncel liste noterlikten sorulur. e-Devlet'teki "Kişi Vekaletnameleri Sorgulama" hizmeti ise mevcut vekaletnameleri görüntülemeye yarar, yenisini düzenlemeye değil.

Yurt dışında Noterlik Kanunu m.191 uygulanır: "Yabancı memleketlerde noterlik işleri, konsoloslar tarafından görülür." m.193, elektronik işlemlere ilişkin 198/A'nın konsoloslar hakkında da uygulanacağını belirtir. Yabancı ülke noterinde yapılan işlemde o merciin imza ve mührü konsolosça onanır (m.195).

Vekaletnamenin bir örneğini saklayın; sulh, ıslah, feragat veya tahsilat gündeme geldiğinde ilk bakılacak yer orasıdır. Adres de önemlidir: Avukatlık Kanunu m.175 vekaletnamede gösterilen adresi esas alır. Dilekçeler için dilekçe örnekleri, karara karşı başvuru için istinaf başvuru dilekçesi sayfalarına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Genel vekaletname her davada yeterli midir?
Hayır. HMK m.74'te sayılan işlemler için açık yetki aranır; kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalarda ayrıca hangi dava için yetki verildiğinin açıklanması gerekir.

2. Avukatıma sözlü olarak "azlettim" dersem vekalet sona erer mi?
TBK m.512'ye göre sözleşme her zaman tek taraflı sona erdirilebilir. Ancak mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade etmesi için azlin dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi zorunludur (HMK m.81); iki hafta içinde yeni vekil görevlendirilmezse tarafın yokluğu hükümleri uygulanır (HMK m.83).

3. Avukatım istifa ederse dosyam hemen sahipsiz mi kalır?
Hayır. İstifa eden vekilin görevi, istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta devam eder (HMK m.82); Avukatlık Kanunu m.41 ise on beş günden söz eder. Hangisinin üstün olduğunu söyleyen açık bir hüküm yoktur; pratikte kısa olanı, iki haftayı esas almak güvenlidir. Bildirimi alır almaz yeni vekil arayın.

4. Vekaletnameye baro pulu notere mi yapıştırılır?
Hayır; Avukatlık Kanunu m.27'ye göre pul, avukatın yetkili mercilere sunduğu vekaletnameye ilişkindir. İlgili merciler pulu olmayan veya noksan olan vekaletnameyi kabul edemez; gerektiğinde on günlük süre verilir. Güncel tutar barodan öğrenilir.

5. Şirketimin sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu var mı?
Avukatlık Kanunu m.35/3 belirli sermaye eşiğini aşan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri için bu zorunluluğu getirir; aykırılık hâlinde her ay için idari para cezası öngörülmüştür.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 24.09.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: