İtirazın Kaldırılması mı, İtirazın İptali mi? Farkları ve Arabuluculuk

İtirazın Kaldırılması mı, İtirazın İptali mi? Farkları ve Arabuluculuk

İlamsız icra takibinde borçlu ödeme emrine itiraz edince takip durur. Alacaklının takibi yeniden yürütebilmesi için iki yol vardır: itirazın kaldırılması ve itirazın iptali. Adları birbirine benzese de mahkemesi, süresi, delili ve arabuluculuk şartı bakımından birbirinden çok farklıdır. Yanlış yolu seçmek zaman ve masraf kaybettirir.

Önce itiraz: yedi gün

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz eder; itiraz takibi durdurur ve alacaklıya bildirilir (İİK m.62). Bundan sonra top alacaklıdadır. Çek, senet ve poliçeye dayalı (kambiyo) takipte kural farklıdır: itiraz beş gün içinde icra mahkemesine yapılır ve satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz (İİK m.168-169); bu yazıdaki itirazın kaldırılması/iptali ayrımı o takip türü için geçerli değildir. Borçlu tarafındaysanız itiraz için icra takibine itiraz sayfamıza bakabilirsiniz.

İtirazın kaldırılması: belgeli alacak, icra mahkemesi, altı ay

Alacaklının takibi, imzası ikrar edilmiş ya da noterce onaylanmış bir borç ikrarı içeren senede veya resmî dairelerin yetkileri içinde verdikleri bir makbuz ya da belgeye dayanıyorsa alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK m.68/1). Bu süre içinde istenmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz.

  • İnceleme belgeye dayanır: Borçlu itirazını haklı gösterecek bir belge sunamazsa mahkeme itirazı kaldırır; borçlunun itirazı da aynı nitelikte bir senet veya belgeye dayanıyorsa talep reddedilir (m.68).
  • Kesin ve geçici kaldırma: Takibin dayandığı adi senette borçlu imzayı inkâr etmişse, alacaklı altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir (m.68/a).
  • Tazminat: Talep esasa ilişkin sebeplerle kabul edilirse borçlu, aynı sebeplerle reddedilirse alacaklı, karşı tarafın istemi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (m.68).

İtirazın iptali: her türlü delil, genel mahkeme, bir yıl

Alacaklının elinde m.68'deki nitelikte bir belge yoksa ya da alacağı tanık, bilirkişi gibi delillerle ispat etmesi gerekiyorsa yol itirazın iptali davasıdır. Bu dava, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde, alacağın türüne göre görevli genel mahkemede (asliye hukuk, asliye ticaret, iş, tüketici, sulh hukuk) açılır ve alacak genel hükümlere göre ispat edilir (İİK m.67/1). Borçlunun itirazı haksız bulunursa borçlu; alacaklının takibi haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, karşı tarafın talebiyle yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (m.67/2). Bir yıllık süre kaçırılsa bile alacak genel hükümlere göre ayrıca dava edilebilir (m.67). Ayrıntılar için itirazın iptali davası yazımıza bakabilirsiniz.

Arabuluculuk şart mı?

Arabuluculuk dava şartı, kanunlarda sayılan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce aranır. İtirazın iptali bir davadır; alacak ticari bir alacak, işçilik alacağı, kira ilişkisinden doğan bir alacak ya da tüketici uyuşmazlığı gibi arabuluculuğun dava şartı olduğu bir türdense önce arabulucuya başvurulur. Kira uyuşmazlıklarında bu şart 6325 sayılı Kanun m.18/B'de düzenlenir.

İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde, takibe ait belgeler üzerinden yürüyen bir icra hukuku yoludur. Kira alanında kanun bunu açıkça ayırır: 6325 m.18/B/1-a, kira uyuşmazlıklarında arabuluculuğu dava şartı yaparken "kiralanan taşınmazların İİK'ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümleri" kapsam dışında bırakır. Bu nedenle kira alacağı için başlatılan ilamsız takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemi (İİK m.269/b, m.269/c) için arabulucuya gidilmesi gerekmez.

Kira takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye

Kira alacağı için tahliye ihtarlı ödeme emri gönderilirse kiracı itirazını yedi gün içinde bildirir (İİK m.269). Kiracı itirazında kira sözleşmesini ve imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse sözleşmeyi kabul etmiş sayılır (m.269); inkâr ederse, alacaklı ancak noterce düzenlenmiş veya imzası onaylanmış bir sözleşmeye dayanıyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi isteyebilir (m.269/b). Kiracı sözleşmeyi inkâr etmeyip kirayı ödediğini ileri sürerse, bunu noter belgesi, kiraya verenin ikrar ettiği bir belge ya da resmî makbuz gibi güçlü belgelerle ispat etmek zorundadır (m.269/c); bu yüzden kira ödemelerinin banka kanalıyla yapılması önemlidir. Kiracı itiraz etmez ve süresinde ödemezse, ihtar süresinin bitiminden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye istenebilir (m.269/a).

Hangi yolu seçmeli?

  • Elinizde imzası kabul edilmiş ya da noter onaylı bir borç belgesi veya resmî makbuz varsa (kira takibinde kiracı sözleşmeyi inkâr ettiyse noterce düzenlenmiş veya onaylanmış kira sözleşmesi): itirazın kaldırılması daha hızlıdır.
  • Alacağınızı tanık, yazışma, fatura gibi delillerle kanıtlamanız gerekiyorsa: itirazın iptali davası; dava şartı arabuluculuk varsa önce arabulucuya.
  • Kararsızsanız süreleri karıştırmayın: itirazın kaldırılması için altı ay, itirazın iptali için bir yıl, ikisi de itirazın size tebliğinden başlar.

Sık sorulan sorular

1. İtirazın kaldırılması için arabulucuya gitmem gerekir mi?
Hayır; itirazın kaldırılması icra mahkemesinde yürüyen bir icra hukuku yoludur ve kira alanında ilamsız tahliye hükümleri arabuluculuk şartının açıkça dışındadır (6325 m.18/B/1-a). İtirazın iptali davasında ise alacağın türüne göre arabuluculuk dava şartı olabilir.

2. Altı aylık süreyi kaçırdım. Ne olur?
Aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68/1); ancak bir yıllık süre içindeyseniz itirazın iptali davası açılabilir, o da geçtiyse alacak genel hükümlere göre dava edilebilir.

3. İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddetti. Alacağım yandı mı?
Hayır. Bu inceleme belge üzerinden yapılır; alacaklı alacağını genel mahkemede dava edebilir (m.68).

4. Kiracı "kirayı elden ödedim" diyerek itiraz etti.
Kira takibinde ödeme savunması m.269/c'de sayılan güçlü belgelerle ispat edilmelidir; tanık beyanı bu aşamada yeterli değildir.

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Kanun maddeleri mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel metinden okunmuştur. Her dosya kendi belgeleri ve süreleriyle ayrıca değerlendirilir; sonuç vaat edilmez.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 23.10.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: