
İtirazın İptali Davası: Bir Yıllık Süre, Dilekçe
Mahkeme kararı olmadan başlattığınız bir icra takibinde borçlu ödeme emrine itiraz etti ve takip durdu. Alacaklının bu noktada izleyebileceği yollardan biri itirazın iptali davasıdır. Bu davanın bir yıllık bir süresi vardır, birçok alacak türünde dava açılmadan önce arabulucuya gidilmesi zorunludur ve dilekçede istenmeyen bir tazminat kendiliğinden verilmez. Bu yazı hazır bir dilekçe metni vermiyor; kanunun aradığı unsurları, süreleri ve hak kaybına yol açabilecek eksiklikleri anlatıyor.
İtiraz takibi durdurur: önce hangi yol?
İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesine göre borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirir; itiraz, alacaklıya bir muhtırayla tebliğ edilir. Borcun yalnızca bir kısmına itiraz eden borçlu, o kısmın miktarını açıkça göstermek zorundadır. 66. madde sonucu belirler: süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; itiraz borcun bir kısmına ilişkinse takip, kabul edilen miktar için devam eder.
İtirazın içeriği, dava dilekçesinin neyi ispat etmesi gerektiğini de gösterir. Borçlu borcun tamamına mı, bir kısmına mı, faiz oranına mı itiraz etmiştir? 62. maddeye göre takibin dayanağı olan senetteki imzayı reddeden borçlu bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmek zorundadır; aksi hâlde icra takibi yönünden imzayı kabul etmiş sayılır. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce itiraz dilekçesinin kendisi icra dosyasından alınıp okunmalıdır.
Alacaklının önünde iki yol vardır. 68. madde, takip imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış bir borç ikrarı senedine ya da resmî dairelerin yetkileri dâhilinde verdikleri bir belgeye dayanıyorsa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteme imkânı tanır. 67. madde ise böyle bir belge aramaz: alacaklı, mahkemede genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat ederek itirazın iptalini dava eder. Elinizdeki belge 68. maddedeki nitelikte değilse yol itirazın iptali davasıdır.
Süre: itirazın tebliğinden itibaren bir yıl
67. maddenin birinci fıkrasına göre alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini dava edebilir. Süre, borçlunun itiraz ettiği gün değil, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği gün esas alınarak hesaplanır. Bu tarih, icra dosyasındaki tebligat kaydından kontrol edilmelidir.
Aynı maddeye göre bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Ancak bu artık itirazın iptali davası değildir: takipteki itirazı ortadan kaldırmaya yönelmez ve 67. maddenin ikinci fıkrasındaki tazminat "bu davada" verilecek bir tazminat olarak düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 118. maddesine göre dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Arabuluculuğun zorunlu olduğu alacaklarda 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin on beşinci fıkrası da gözetilir: arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. İİK m.67 bir yıllık sürenin niteliğini yazmaz; bu hükmün o süreye etkisi, sürenin hak düşürücü süre sayılmasına bağlıdır. Arabuluculukta geçen günlerin bir yıla ekleneceğine güvenmek yerine başvuruyu son haftalara bırakmamak gerekir.
Önce arabulucu: hangi alacaklarda dava şartı?
Birden fazla kanun, itirazın iptali davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı sayar:
- Ticari alacaklar: Türk Ticaret Kanunu'nun 7445 sayılı Kanun'la değişik 5/A maddesi, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını açıkça sayar. Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
- İşçi ve işveren alacakları: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesine 7445 sayılı Kanun'la eklenen cümleye göre, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali davalarında da arabuluculuk dava şartıdır.
- Tüketici uyuşmazlıkları: 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesine göre tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır; maddede sayılan istisnalar ayrıca incelenmelidir.
- Kira alacakları: 6325 sayılı Kanun'un 18/B maddesi, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamına alır.
- Kat mülkiyeti ve komşuluk: Aynı 18/B maddesi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıkları (örneğin ortak gider ve aidat alacakları) ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıkları da dava şartı arabuluculuk kapsamına alır; kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinde görülür (634 s.K. Ek m.1).
Alacağınız bu alanlardan birine girmiyorsa, uyuşmazlığa uygulanacak kanunda ayrıca bir arabuluculuk şartı bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Genel çerçeve için arabuluculuğun zorunlu olduğu davaları anlatan yazımıza bakılabilir.
Şartın ihlalinin sonucu 18/A maddesinin ikinci fıkrasında yazılıdır. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Başvurulmuş ama son tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkeme, tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulmasını ihtar eder; sunulmazsa dava yine usulden reddedilir.
Başvuru kural olarak uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır (6325 m.18/A-4); işçi ve işveren alacaklarında ise 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki büroya başvurulur. 18/A maddesinin dokuzuncu fıkrası arabulucuya üç hafta ve zorunlu hâllerde bir haftalık uzatma süresi tanır; ticari davalardaki altı haftalık süre gibi özel kanun hükümleri saklıdır. İlk toplantıya geçerli bir mazeret göstermeksizin katılmayan taraf, 7.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun'la değişik on birinci fıkraya göre davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesine göre bu fıkra tüketici aleyhine uygulanmaz.
Görevli ve yetkili mahkeme
İtirazın iptali davasına bakacak mahkeme, takipteki alacağın niteliğine göre değişir. HMK'nın 2. maddesine göre malvarlığı haklarına ilişkin davalarda kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Dört alanda ise özel görev kuralı vardır:
- Ticari davalarda Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
- Kira ilişkisinden doğan alacak davaları HMK m.4/1-a uyarınca sulh hukuk mahkemesinde görülür.
- İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara 7036 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca iş mahkemesi bakar.
- Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir.
HMK m.1'e göre görev kuralları kamu düzenindendir. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla sonuçlanır ve 20. madde burada ayrı bir süre işletir: maddede gösterilen tarihten itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmezse dava açılmamış sayılır. Bir yıllık sürenin sonuna yaklaşılmış bir dosyada bu, telafisi güç bir sonuç doğurabilir.
Yetki bakımından genel kural, HMK m.6'ya göre davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan alacaklarda 10. madde uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir; tüketici davaları 6502 m.73/5'e göre tüketicinin yerleşim yerinde de açılabilir.
Dilekçede bulunması gerekenler: HMK m.119
İtirazın iptali davası da HMK'nın 119. maddesindeki unsurlara tabidir. Bu davadaki karşılıkları şöyledir:
- Mahkemenin adı (a): Alacağın niteliğine göre görevli mahkeme.
- Tarafların adı, soyadı ve adresleri (b), davacının T.C. kimlik numarası (c), varsa kanuni temsilci ve vekil bilgileri (ç). Davalı, takipte itiraz eden borçludur.
- Davanın konusu ve değeri (d): Konu, belirli bir icra takibindeki itirazın iptalidir. Değer, borçlunun itiraz ettiği kısımdır; kabul edilen kısım için takip zaten devam eder.
- Vakıalar, sıra numarası altında (e): Alacağın doğduğu ilişki (sözleşme, fatura, teslim, ödünç), vade ve temerrüt, takibin yapıldığı icra dairesi ve takip tarihi, ödeme emrinin tebliği, itirazın tarihi ve içeriği, itirazın alacaklıya tebliğ tarihi ve arabuluculuk süreci.
- Her vakıanın delili (f): Sözleşme, faturalar, cari hesap kayıtları, teslim belgeleri, yazışmalar. İcra dosyası gibi başka yerden getirtilecek belgeler için HMK m.121 uyarınca icra dairesinin adı ve dosya bilgisi dilekçede yazılmalıdır.
- Hukuki sebepler (g): İİK m.67 ile alacağın dayandığı hükümler.
- Açık talep sonucu (ğ): İtirazın iptali ve takibin devamı; istenecekse icra inkâr tazminatı.
- İmza (h).
Arabuluculuğun dava şartı olduğu alacaklarda son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği de dilekçeye eklenir.
119. maddenin ikinci fıkrasına göre (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışındaki eksikliklerde, örneğin imza, adres ya da kimlik numarası eksikse, hâkim bir haftalık kesin süre verir; tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Vakıa, delil ve hukuki sebep eksiklikleri bu tamamlama imkânının içinde sayılmamıştır.
İcra inkâr tazminatı: talep edilmezse hükmedilmez
67. maddenin ikinci fıkrasına göre bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkûm edilir. Tazminat, iki tarafın durumu ile davanın ve hükmolunan şeyin tahammülü gözetilerek, reddedilen veya hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere belirlenir. Bu oran 6352 sayılı Kanun'la yüzde kırktan yüzde yirmiye indirilmiştir.
Metindeki "talebi üzerine" ibaresi belirleyicidir: tazminat dilekçede açıkça istenmelidir. Maddenin son fıkrasına göre tazminatın tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır; takip talebindeki kalemlerle dava dilekçesindeki kalemlerin uyumlu yazılması bu yüzden önemlidir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminata hükmedilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır.
Hükmün iki yönlü olduğu da unutulmamalıdır: haksız ve kötü niyetli bir takibe girişen alacaklı da aynı madde uyarınca, borçlunun talebi üzerine tazminata mahkûm edilebilir.
Usul: bütün deliller dilekçeyle mi?
Davanın hangi yargılama usulüne tabi olduğu, dilekçenin ne kadar eksiksiz olması gerektiğini de belirler. HMK m.316 uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalar ile hizmet ilişkisinden doğan davalar basit yargılama usulüne tabidir; 6502 m.73/4 tüketici mahkemelerindeki davaları da bu usule bağlar. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasına göre, miktar veya değeri kanunda yazılı sınırı geçmeyen ticari davalarda da basit yargılama usulü uygulanır. Bu sınır HMK Ek m.1 uyarınca yeniden değerleme oranında artırıldığı için tutarı burada verilmiyor; dava tarihinde resmî kaynaktan kontrol edilmelidir.
Basit yargılama usulünde 318. madde tarafların tüm delillerini dilekçeleriyle birlikte, hangi vakıanın delili olduğunu belirterek bildirmesini ister; 317. maddeye göre cevaba cevap dilekçesi verilemez ve 319. maddeye göre iddianın genişletilmesi yasağı dava açılmasıyla başlar. Yazılı yargılama usulünde ise 141. madde, cevaba cevap dilekçesiyle iddianın serbestçe genişletilmesine imkân tanır. Hangi usulün uygulanacağından emin değilseniz, dilekçeyi basit usulün gerektirdiği eksiksizlikte hazırlamak güvenli olandır.
Borçlu tarafındaysanız
Hakkınızda itirazın iptali davası açıldıysa cevap süresi, dava dilekçesinin size tebliğiyle işlemeye başlar: yazılı usulde HMK m.127, basit usulde m.317 uyarınca iki hafta. Ek süre talebi de bu iki hafta içinde yapılmalıdır. Ayrıntıları cevap dilekçesi yazımızda anlattık. Dava öncesindeki arabuluculuk toplantısına mazeretsiz katılmamanın gider sonucu ile itirazın haksız bulunması hâlinde icra inkâr tazminatı ihtimali de bu aşamada değerlendirilmelidir.
Pratik kontrol listesi
- Tebliğ tarihi: İtirazın size tebliğ edildiği gün icra dosyasından tespit edildi ve bir yıllık sürenin son günü takvime yazıldı mı?
- Yol seçimi: Elinizdeki belge İİK m.68'deki nitelikte mi (altı aylık itirazın kaldırılması yolu), yoksa genel mahkemede ispat mı gerekiyor?
- Arabuluculuk: Alacak ticari, işçilik, tüketici, kira, kat mülkiyeti veya komşuluk ilişkisinden mi doğuyor? Öyleyse başvuru dava öncesinde yapıldı mı?
- Son tutanak: Aslı ya da arabulucu onaylı örneği dilekçeye eklendi mi?
- Mahkeme: Alacağın niteliğine göre asliye hukuk, asliye ticaret, sulh hukuk, iş veya tüketici mahkemesinden hangisi görevli?
- Değer: Dava değeri, borçlunun itiraz ettiği kısımla uyumlu mu?
- Vakıalar ve deliller: Alacağın doğumu, takip, itiraz ve tebliğ tarihleri numaralı olarak yazıldı; her birinin delili gösterildi mi?
- İcra dosyası: Getirtilmesi için icra dairesi ve dosya bilgisi yazıldı mı?
- Tazminat: İcra inkâr tazminatı talep sonucunda açıkça istendi mi?
- Usul: Basit yargılama usulü uygulanacaksa bütün deliller dava dilekçesinde gösterildi mi?
- Eksiklik ihtarı: İmza, adres veya kimlik eksikliği için verilen bir haftalık kesin süre takip ediliyor mu?
Bu yazıda anılan düzenlemeler
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — m.62, m.66, m.67 (ikinci fıkrasındaki oran 6352 s.K. ile değişik; son fıkrası 6352 s.K. ile eklendi), m.68 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m.4/2, m.5, m.5/A (birinci fıkrası 7445 s.K. ile değişik) · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m.3 (birinci fıkrasının ikinci cümlesi 7445 s.K. ile eklendi), m.5 · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — m.73, m.73/A · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — m.18/A (on birinci fıkrası 7531 s.K. ile değişik), m.18/B · 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu — Ek m.1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.1, m.2, m.4, m.6, m.10, m.20, m.118, m.119, m.121, m.127, m.141, m.316, m.317, m.318, m.319, Ek m.1.
Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İtirazın iptali davasında süre itirazın alacaklıya tebliğinden işler; dava şartı arabuluculuğun kapsamı alacağın niteliğine göre değişir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
İcra ve İflas Hukuku alanındaki diğer yazılar
- KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLUYLA TAKİPTE ZAMANAŞIMI
- Maaş Hesabına Bloke Kondu: Ne Yapabilirim? | İcra Avukatı
- Kambiyo Senetlerinde Zamanaşımı Süreleri: Çek, Bono ve Poliçe
- Mal Beyanında Bulunmazsam Ne Olur? Hapisle Tazyik ve Süreler
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
İcra ve İflas Hukuku yazılarının tamamı İcra ve İflas Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 17.09.2026 · Son güncelleme: 03.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: