
Kasten Yaralama Suçu ve Cezası, Uzlaştırma
Tehlike hâlâ devam ediyorsa önce 112'yi arayın. Aşağıdaki bilgiler bu ilk adımdan sonra işe yarar.
Trafikte başlayan bir tartışmada atılan yumruk, komşular arasında çıkan bir kavga, aile içinde yaşanan bir darp… Hepsi kasten yaralama suçunun konusu olabilir. Ancak Türk Ceza Kanunu bu olayları aynı şekilde cezalandırmaz. Yaralamanın ne kadar ağır olduğu, kime karşı ve hangi araçla işlendiği; cezanın miktarını, şikâyetin gerekip gerekmediğini ve dosyanın uzlaştırmaya gidip gitmeyeceğini belirler. Üstelik 2025 yılında yapılan değişiklikle cezaların alt sınırları yükseltilmiştir.
Bu yazıda kasten yaralamanın temel, hafif ve nitelikli hâllerini, neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralamayı, şikâyet ve uzlaştırma kurallarını ve mağdurun hak kaybına uğramaması için dikkat etmesi gereken noktaları anlatıyoruz.
Kasten yaralama nedir?
Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrasına göre kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bu suçu işler. Tanım yalnızca gözle görülen yaraları değil, acı veren bir darbeyi ve sağlığın ya da algılama yeteneğinin bozulmasını da kapsar. Belirleyici olan, fiilin kasten işlenmesidir.
Dikkatsizlik veya özensizlik sonucu, örneğin bir kazada meydana gelen yaralama ise ayrı bir suçtur: taksirle yaralama 89. maddede düzenlenmiştir ve kuralları farklıdır.
2025 değişikliği: ceza sınırları yükseltildi
4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun, kasten yaralamanın ceza sınırlarını yükseltmiştir. Madde metnine işlenen dipnotlara göre:
- 86. maddenin birinci fıkrasındaki alt sınır bir yıldan bir yıl altı aya çıkarılmıştır.
- İkinci fıkradaki “dört aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan bir yıl altı aya” olarak değiştirilmiş; kadına karşı işlenme hâlindeki alt sınır altı aydan dokuz aya çıkarılmıştır.
- 87. maddedeki (neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama) alt sınırlar da yükseltilmiştir.
Değişiklikten önce işlenmiş bir fiil hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca failin lehine olan kanun uygulanır. Bu nedenle olayın tarihi önemlidir. Aşağıdaki cezalar değişiklikten sonraki güncel metne göredir.
Temel hâlin cezası
86. maddenin birinci fıkrasına göre faile bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Fıkrada adlî para cezası seçeneği ve “şikâyet üzerine” ibaresi yoktur; savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturur.
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama
İkinci fıkra daha hafif bir durumu düzenler: yaralamanın kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Burada hapis ile adlî para cezası seçimliktir.
12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Yaralamanın bu ölçüde hafif olup olmadığı değerlendirilirken sağlık kayıtları ve raporlar önem taşır. Bu yüzden olaydan sonra gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak ve muayene kaydı oluşturmak, dosyanın doğru nitelendirilmesi bakımından önemlidir.
Nitelikli hâller: şikâyet aranmaz, ceza artar
86. maddenin üçüncü fıkrasına göre kasten yaralama suçunun;
- (a) üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
- (b) beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
- (c) kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
- (d) kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
- (e) silahla,
- (f) canavarca hisle
işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır. “Boşandığı eş” ibaresi 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla, (f) bendi 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Bu fıkranın önemli bir sonucu vardır: yaralama basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif olsa bile, örneğin eşe veya boşanılan eşe karşı ya da silahla işlenmişse şikâyet aranmaz. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi de bu durumda soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.
“Silah” kavramı Kanunun 6. maddesinde geniş tanımlanmıştır. Ateşli silahlar, patlayıcılar ve saldırı ya da savunma için yapılmış kesici, delici veya bereleyici aletlerin yanında, bu amaçla yapılmamış olsa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler de silah sayılır. Bir sopa, taş veya şişe, somut olayda bu kapsamda değerlendirilebilir.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
87. madde, yaralamanın mağdurda bıraktığı sonuca göre cezayı ayrıca artırır. 86. maddeye göre belirlenen ceza:
- Bir kat artırılır, eğer yaralama mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ya da gebe bir kadına karşı işlenip çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olmuşsa. Ceza, 86. maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde dört yıldan, üçüncü fıkrasına giren hâllerde altı yıldan az olamaz.
- İki kat artırılır, eğer yaralama iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmeye, duyu veya organ işlevinin yitirilmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, yüzün sürekli değişikliğine ya da gebe kadının çocuğunun düşmesine neden olmuşsa. Ceza, birinci fıkraya giren hâllerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde dokuz yıldan az olamaz.
- Yarısına kadar artırılır, eğer yaralama vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olmuşsa; artırım, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre belirlenir.
Yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, 86. maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde on yıldan on dört yıla, üçüncü fıkrasına giren hâllerde on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Yaralamanın bu sonuçlardan birini doğurup doğurmadığı, tedavi süreci ilerledikçe netleşebilir. Bu durum aşağıda anlatılan uzlaşma kararında önem taşır.
88. maddeye göre ise kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi hâlinde verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir; bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
Kavga, haksız tahrik ve meşru savunma
Yaralama olayları her zaman tek taraflı değildir. Karşılıklı bir kavgada iki taraf da hem şüpheli hem mağdur konumunda olabilir. Bu tür dosyalarda iki genel hüküm gündeme gelebilir:
- Haksız tahrik (TCK m.29): Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezası, müebbet hapis gerektirmeyen suçlarda dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir.
- Meşru savunma (TCK m.25/1): Kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Bu hükümlerin şartlarının bulunup bulunmadığı olayın bütün ayrıntılarına göre değerlendirilir. Bu nedenle ifade verirken olayın nasıl başladığı, kimin önce saldırdığı ve olayların hangi sırayla geliştiği eksiksiz anlatılmalı; olayı gören kişilerin adları ve varsa kamera kayıtları bildirilmelidir.
Şikâyet gerekir mi, süresi ne kadar?
- Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama (86/2): şikâyete bağlıdır; ancak üçüncü fıkradaki bir hâl (örneğin eşe karşı ya da silahla işlenme) yoksa.
- Temel hâl (86/1), nitelikli hâller (86/3) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (87): maddelerde şikâyet şartı yoktur; savcılık kendiliğinden soruşturur.
Şikâyete bağlı hâlde Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi uygulanır: şikâyet hakkı olan kişi fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Failin kimliği olay anında biliniyorsa süre o gün başlamış olur.
Şikâyet, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir. Şikâyete bağlı suçta vazgeçme davayı düşürür (TCK m.73/4); vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklayan kişi hukuk mahkemesinde de dava açamaz (TCK m.73/7). Vazgeçme dilekçesi imzalanmadan önce bu ifadenin metinde yer alıp almadığına bakılmalıdır.
Uzlaştırma uygulanır mı?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, uzlaştırmaya tabi suçların başında “Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88)” sayar. Buna göre:
- Temel hâl (86/1) şikâyete bağlı olmamasına rağmen uzlaştırma kapsamındadır.
- Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama (86/2) uzlaştırma kapsamındadır.
- İhmali davranışla yaralama (88) uzlaştırma kapsamındadır.
- Nitelikli hâller (86/3) açıkça kapsam dışındadır: üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı, silahla ya da fıkradaki diğer hâllerle işlenen yaralamada uzlaştırma yoluna gidilmez.
87. madde bu bentte ayrıca sayılmamıştır ve Kanun metni, kemik kırığı veya yüzde sabit iz gibi bir sonuç doğuran yaralamanın uzlaştırmaya gönderilip gönderilmeyeceğini açıkça cevaplamaz; yaralama 86. maddenin üçüncü fıkrasındaki bir hâlle işlenmişse uzlaştırma zaten uygulanmaz. Teklif gelirse aşağıdaki süreler aynen işler.
253. maddenin üçüncü fıkrasına göre uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Aynı olayda yaralamanın yanında örneğin silahla tehdit de varsa bu kural gündeme gelebilir. Hakaret ise ayrı bir durumdur: aynı fıkra hakareti uzlaştırma dışında tutar, ancak 125. maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi dışındaki hakaret Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca önödeme kapsamındadır. 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla eklenen cümle, önödeme kapsamındaki bir suçla uzlaştırma kapsamındaki bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanacağını düzenler.
Uzlaştırma sürecinde özellikle mağdur için kritik iki kural vardır:
- Teklife yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (253/4); müzakereye katılmamak da kabul etmemek sayılır (253/13) ve sonuçsuz kalan uzlaştırma tekrarlanmaz (253/18).
- Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış dava feragat edilmiş sayılır (253/19). Tedavi sürerken, kalıcı bir etkinin olup olmayacağı belli olmadan ve tedavi giderleri ile çalışılamayan günlerin kaybı hesaplanmadan uzlaşma metnini imzalamak hak kaybına yol açabilir.
Suç birden fazla kişinin mağduriyetine yol açmışsa uzlaşma için hepsinin kabulü gerekir (253/7). Uzlaştırmanın ayrıntıları sitemizdeki uzlaştırma yazısında anlatılıyor.
Aile içinde yaralama
Yaralama üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı işlenmişse 86. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca şikâyet aranmaz, ceza yarı oranında artırılır ve uzlaştırma uygulanmaz. Ayrıca:
- Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234. maddesine göre kadına karşı işlenen kasten yaralama suçlarında vekili bulunmayan mağdur, soruşturma ve kovuşturma evresinde baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir.
- Ceza soruşturmasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma ve önleyici tedbirler istenebilir; başvuru yolları sitemizdeki 6284 sayılı Kanun yazısında anlatılıyor.
- Acil bir tehlike varsa ilk başvuru yeri 112 ve en yakın kolluk birimidir.
Şüpheli açısından
Malvarlığı suçlarındaki etkin pişmanlık hükmü (TCK m.168) kasten yaralamayı kapsamaz; o madde hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli ve taksirli iflas ile yağma ve karşılıksız yararlanma için düzenlenmiştir. Bu suçta zararın giderilmesi kanunda belirli bir indirim oranına bağlanmamıştır; uzlaştırma kapsamındaki hâllerde ise uzlaşmanın konusu olabilir. Uzlaştırma teklifine yedi gün içinde cevap verilmemesi, dosyayı yargılamaya taşımadan sonuçlandırabilecek bir imkânın kaybı anlamına gelebilir. Gözaltı sürecindeki haklar sitemizdeki ayrı bir yazıda ele alınıyor.
Delil: ilk günlerde yapılacaklar
- Olaydan sonra gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun; muayene kayıtlarını, raporları, röntgen ve reçeteleri saklayın.
- Yaraları ve morlukları tarih görünür şekilde, iyileşme süreci boyunca aralıklarla fotoğraflayın.
- Olay yerindeki işyeri, apartman veya sokak kameralarının kayıtları kısa sürede silinebilir; kayıtların korunmasını hemen isteyin ve kolluğa bildirin.
- Olayı görenlerin adlarını ve ulaşım bilgilerini not edin.
- Tedavi giderlerinin belgelerini ve çalışamadığınız günleri kayıt altına alın.
- Karşı tarafla yüzleşmeye gitmeyin; tehlike varsa 112'yi arayın.
Savcılık dosyayı kapatırsa
Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse suçtan zarar gören, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173. maddesi uyarınca kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir.
Pratik kontrol listesi
- Yaralamanın hangi fıkraya girdiğini belirleyin. Temel hâl bir yıl altı ay-üç yıl hapis; basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen hâl altı ay-bir yıl altı ay hapis veya adlî para cezası (TCK m.86).
- Olayın tarihine bakın. 7550 sayılı Kanundan önce işlenen fiillerde failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2).
- Hafif yaralamada şikâyet süresi altı aydır. Süre fiili ve faili öğrendiğiniz gün başlar (TCK m.73).
- Üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe, kardeşe karşı veya silahla yaralamada şikâyet aranmaz ve uzlaştırma uygulanmaz (TCK m.86/3, CMK m.253/1-b).
- Uzlaştırma teklifine yedi gün içinde cevap verin. Susmak reddetmek sayılır (CMK m.253/4).
- Tedavi netleşmeden ve zararınızı hesaplamadan uzlaşma metni imzalamayın. Tazminat hakkı etkilenebilir (CMK m.253/19).
- Vazgeçme dilekçesinde “şahsi haklarımdan da vazgeçiyorum” ibaresine dikkat edin (TCK m.73/7).
- Sağlık kaydını ve fotoğrafları ilk günlerde oluşturun; kamera kayıtlarının korunmasını hemen isteyin.
- Kadına karşı yaralamada vekiliniz yoksa baro avukatı isteyebilirsiniz (CMK m.234).
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına iki hafta içinde itiraz edin (CMK m.173).
Bu yazıda anılan düzenlemeler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m.6, m.7, m.25, m.29, m.73, m.75, m.86, m.87, m.88, m.89, m.168 · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m.158, m.173, m.234, m.253 · 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun.
Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yaralamanın hangi fıkraya gireceği sağlık raporları ve olayın bütün özellikleriyle değerlendirilir; 2025 değişikliği nedeniyle olayın tarihi uygulanacak cezayı etkileyebilir. Acil bir tehlike varsa önce 112 aranmalıdır. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Ceza Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Adli Sicil ve Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir, Nasıl Sildirilir
- Tehdit Suçu ve Cezası: Şikâyet ve Uzlaştırma | Ceza Avukatı
- Mala Zarar Verme Suçu: Şikâyet, Zararın Giderimi | Ceza Avukatı
- Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu ve Cezası: Şikâyet, Gece Vakti ve Uzlaştırma
Ceza Hukuku yazılarının tamamı Ceza Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 17.09.2026 · Son güncelleme: 03.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: