Kira Sözleşmesindeki İmzaya İtiraz Takibi Durdurur mu?

Kira Sözleşmesindeki İmzaya İtiraz Takibi Durdurur mu?

Kira alacağı için başlatılan icra takipleri, uygulamada icra mahkemesinin dar yetkisiyle genel mahkemenin geniş yetkisi arasındaki sınırı en çok zorlayan dosyalardır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin incelenen kararı bu sınırı çok net çiziyor: imza inkâr edildiği anda icra mahkemesinin işi biter.

Olayda ne oldu?

15.11.2018 başlangıç tarihli, beş yıl süreli adi yazılı bir kira sözleşmesine dayanılarak icra takibi başlatılmıştır. Borçlu takibe itirazında, alacaklının sunduğu kira sözleşmesinde şirket yetkilisinin imzasının ve isminin bulunmadığını belirterek sözleşmedeki imzaya itiraz etmiştir.

Mahkeme ise itirazın kaldırılmasına karar vermiştir. Gerekçesi şuydu: aynı taraflar arasında görülen 2024/112 Esas sayılı itirazın kaldırılması ve tahliye istemli dosyada aynı kira ilişkisine itiraz edilmemiştir; öyleyse taraflar arasındaki kira ilişkisi sabittir.

Yargıtay bu gerekçeyi neden kabul etmedi?

Dairenin cevabı iki adımlıdır.

Birinci adım: dosyalar aynı değildir. İki takip dosyasının konusu farklı aylara ilişkin kira bedelleridir. Önceki dosyanın konusu olan kira sözleşmesine ve o sözleşmedeki imzaya itiraz edilmemiş olmasından hareketle, artık bu dosya için de imzaya itiraz edilemeyeceği sonucuna varılamaz.

Bu saptama pratikte önemlidir: bir takipte itiraz etmemek, sonraki takiplerde itiraz hakkından peşinen vazgeçmek anlamına gelmez. Her takip kendi itiraz süresini ve kendi savunmasını doğurur.

İkinci adım: imza inkârı yargılama gerektirir. Borçlu, adi yazılı kira sözleşmesindeki imzasını inkâr ettiğine göre uyuşmazlık yargılamayı gerektirir. İcra mahkemesi, imza incelemesi yaparak sözleşmenin gerçekliğini hükme bağlayacak donanımda bir mahkeme değildir. Bu durumda yapılacak iş, itirazın kaldırılması isteminin reddidir.

Kararın ikinci düzeltmesi: tazminat neyin üzerinden hesaplanır?

Daire, kabule göre yapılan değerlendirmede ikinci bir hataya da işaret etmiştir: tazminata asıl alacak yerine takip miktarı, yani toplam alacak miktarı üzerinden hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Aradaki fark küçük değildir. Takip toplamı; asıl alacağın yanında işlemiş faizi, masrafları ve diğer kalemleri içerir. Tazminatın bu şişmiş rakam üzerinden hesaplanması, tarafa hak etmediği bir yük bindirir.

Sonuç

Daire, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

Taraflar için pratik başlıklar

  • Kiracı açısından: itirazın içeriği kaderi belirler. “Borcum yok” demek ile “bu imza bana ait değil” demek tamamen farklı sonuçlar doğurur; imza inkârı açıkça ve süresinde yazılmalıdır.
  • Kiracı açısından: önceki bir dosyada itiraz etmemiş olmak, yeni takipte savunmasız bırakmaz.
  • Kiraya veren açısından: adi yazılı sözleşmeyle yola çıkmak, imza inkârı riskini baştan üstlenmektir. Sözleşmenin noterde düzenlenmesi ya da imzaların ıslak ve tanıklı alınması bu riski küçültür.
  • Kiraya veren açısından: imza inkârı hâlinde yol genel mahkemededir; icra mahkemesinde ısrar zaman kaybettirir.
  • Her iki taraf açısından: tazminat talebi ve hesabı asıl alacak üzerinden kurulmalıdır.

Karar künyesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · Esas 2025/7273 · Karar 2025/8454 · Karar tarihi 24.12.2025 · Bozma

Karar metni Kadilex karar arşivinden alınmıştır. Karar metnindeki kişi ve kurum adları arşivde anonimleştirilmiştir; anılan kanun maddelerinin güncel metni resmî kaynaktan teyit edilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yargıtay kararları yalnızca ait oldukları uyuşmazlık bakımından sonuç doğurur; icra takiplerinde itirazın türü ve süresi sonucu tümüyle değiştirir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 04.09.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: