Memur Disiplin Cezasına İtiraz ve İptal Davası: Süreler

Memur Disiplin Cezasına İtiraz ve İptal Davası: Süreler

Bir memura disiplin cezası tebliğ edildiğinde birbirinden bağımsız iki saat aynı anda çalışır. Biri yedi günlük itiraz süresi, diğeri altmış günlük dava açma süresidir; farklı mercilere ve farklı kanunlara bağlıdırlar. Bu yazı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun disiplin bölümü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu metnine dayanıyor ve disipline özgü olanla sınırlıdır; iptal davasının genel usulü ayrı bir yazının konusudur. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Disiplin cezasının dayanağı: 124. madde

124. maddenin ikinci fıkrası, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yerine getirmeyenlere, uyulması zorunlu kılınan hususları yapmayanlara ve yasaklanan işleri yapanlara “durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir” der. Birinci fıkraya göre disiplin amirleri, kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirlerdir; tek bir liste yoktur.

Bir uyarı gerekir. 125. madde “Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır” der; 126. maddenin son fıkrası yetkili amir ve kurullar bakımından aynı kaydı koyar. Kendi disiplin mevzuatı bulunanlar (emniyet, yükseköğretim ve benzeri) için aşağıdaki cetvel doğrudan uygulanmaz; önce o kanuna bakılır.

Beş ceza türü ve kanundaki tanımları

125. madde cezaları kanundaki tanımlarıyla sayar:

CezaKanundaki tanımı (m.125)
UyarmaMemura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi
KınamaMemura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi
Aylıktan kesmeMemurun brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılması
Kademe ilerlemesinin durdurulmasıFiilin ağırlık derecesine göre bulunulan kademede ilerlemenin 1 – 3 yıl durdurulması
Devlet memurluğundan çıkarmaBir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma

Hangi fiilin hangi cezayı gerektirdiği maddede bent bent sayılıdır. Devamsızlık, aynı davranışın süresine göre basamak basamak ağırlaştığını gösterir: özürsüz veya izinsiz göreve geç gelmek uyarma, özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek aylıktan kesme, özürsüz ve kesintisiz üç ila dokuz gün göreve gelmemek kademe ilerlemesinin durdurulması, özürsüz olarak bir yılda toplam yirmi gün göreve gelmemek ise Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirir. Devamsızlık dışında bir örnek: kınama cezasını gerektiren bentlerden biri “Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak”tır.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında özel bir hâl vardır. 125. madde ayrıca şunu düzenler: öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, bu cezanın verilmesini gerektiren hâllerde brüt aylıklarının ¼’ü – ½’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir.

Tekerrür cezayı ağırlaştırır, geçmiş hizmet hafifletebilir

125. madde iki ağırlaştırma kuralı kurar. Birincisi: cezaya sebep olmuş bir fiil veya hâlin, cezanın özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. İkincisi: aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya hâller nedeniyle verilen cezaların üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. Buna karşılık geçmiş hizmetleri olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için bir derece hafif ceza uygulanabilir — kanun burada takdir tanır, zorunluluk koymaz.

Savunma alınmadan ceza verilemez

130. madde şöyle başlar: “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.” Aynı güvence Anayasa’nın 129. maddesinin ikinci fıkrasındadır: memurlara “savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez”.

Süre de maddededir: soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde ya da belirtilen tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Yedi gün bir tavan değil, tabandır. Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen memurun hakları, 657 sayılı Kanun’un 129. maddesinde (Anayasa’nın aynı numaralı maddesiyle karıştırılmamalıdır) ayrıca genişletilmiştir: soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapmaya hakkı vardır.

Zamanaşımı: iki ayrı süre, ikisi de kaçabilir

127. madde, idarenin elini iki yönden bağlar. Birinci fıkra, fiil ve hâllerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren soruşturmaya başlama süresini verir:

  • Bir ay: uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
  • Altı ay: memurluktan çıkarma cezasında disiplin kovuşturmasına başlanması gerekir.

Bu sürelerde başlanmazsa “disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar”. İkinci fıkra ise fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde ceza verilmemişse yetkinin düştüğünü söyler. Öğrenme tarihi ne olursa olsun bu dış sınır işler.

Bu ikinci fıkra 23/1/2026 tarihli ve 7573 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yeniden yazılmıştır; bugünkü metninde şu cümle yer alır: disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde; süre dolmuşsa veya altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde, karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.

Cezayı kim verir, hangi sürede karar verilir

126. madde yetkiyi paylaştırır: uyarma, kınama ve aylıktan kesme disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması, kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler (il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hâllerde valiler) tarafından; Devlet memurluğundan çıkarma ise amirlerin isteği üzerine yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Kurullar ayrı bir ceza tayin edemez, cezayı kabul veya reddederler; ret hâlinde atamaya yetkili amirler on beş gün içinde başka bir ceza vermekte serbesttir.

128. madde karar sürelerini koyar: disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesmeyi soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren on beş gün içinde vermek zorundadır. Kademe ilerlemesinin durdurulmasında dosya on beş gün içinde yetkili disiplin kuruluna tevdi edilir; kurul, dosyayı aldığı tarihten itibaren otuz gün içinde kararını bildirir. Memurluktan çıkarmada yüksek disiplin kurulu, dosyanın tevdiinden itibaren azami altı ay içinde karara bağlar.

İtiraz: yedi gün, ve her cezada aynı kapı değil

135. madde itirazı düzenler ve mercii cezaya göre ayırır:

  • Uyarma, kınama, aylıktan kesme (disiplin amirince verilenler) → disiplin kuruluna
  • Kademe ilerlemesinin durdurulması → yüksek disiplin kuruluna

Süre nettir: “İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.” İtiraz mercileri, dilekçe ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde karar vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde disiplin amirleri kararı gözden geçirerek cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.

İki nokta gözden kaçar. Birincisi: madde Devlet memurluğundan çıkarma için bir itiraz mercii saymaz — bu ceza zaten yüksek disiplin kurulunca verilmektedir. İkincisi: yedi günü kaçırmak cezayı kesinleştirir ama yargı yolunu kapatmaz; aynı maddenin son fıkrası idari yargı yolunu açık tutar. Tersi de doğrudur — itiraz etmiş olmak, altmış günlük süreyi kendiliğinden güvenceye almaz.

İptal davası: idare mahkemesi, altmış gün

Disiplin cezası bir idari işlemdir; iptali için idare mahkemesinde dava açılır. Süre 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesindedir: “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ... gündür.” 657 sayılı Kanun disiplin cezaları için ayrı bir dava süresi göstermediğinden altmış günlük genel süre uygulanır. Süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (m.7/2-a, m.8/1); tatil günleri dâhildir, son gün tatile rastlarsa izleyen çalışma gününün bitimine uzar.

2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi, dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesinin üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan dava açma süresi içinde istenebileceğini ve bu başvurunun işlemeye başlamış süreyi durduracağını söyler. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; ret hâlinde süre yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır — süre durur, sıfırlanmaz. Ayrıntısı: idari işleme karşı iptal davası dilekçesi ve süreler.

Açıkça söylemek gerekir: 657 sayılı Kanun’un 135. maddesindeki disiplin kuruluna itirazın, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi anlamında süreyi durduran bir başvuru sayılıp sayılmayacağı iki kanunun metninden çıkmamaktadır; 11. madde merci olarak üst makamı veya işlemi yapan makamı anar, itiraz mercii ise bir kuruldur. Güvenli davranış, itiraz sonucunu beklerken altmış günlük süreyi tebliğ tarihinden saymayı sürdürmek ve süre dolmadan davayı açmaktır; süre kaçarsa dava esasa girilmeden reddedilir ve ceza, hukuka aykırı olsa bile ayakta kalır. Memurun ayrıca üst makama 11. madde başvurusu yapması önünde bir engel yoktur; bu başvurunun süreyi durdurduğu maddenin birinci fıkrasında açıkça yazılıdır.

Uyarma ve kınama da yargı denetimine tabidir

Bu başlık, eski metinlerde tersini okuyanlar için yazılmıştır. Anayasa’nın 129. maddesinin üçüncü fıkrası 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 13. maddesiyle değiştirilmiştir; bugünkü hâli tek cümledir: “Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.” Bu metinde hiçbir ceza türü istisna tutulmamıştır; uyarma ve kınamayı ayrık bırakan bir kayıt bulunmamaktadır.

657 sayılı Kanun tarafında da durum aynıdır. 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 113. maddesiyle yazılan 135. maddenin son fıkrası “Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir” der ve ayrım yapmaz. Eski “İtiraz süresi ve yapılacak işlem” başlıklı 136. madde ise aynı Kanunun 117. maddesiyle mülga edilmiştir — yürürlükte bir metni kalmamıştır. Uyarma veya kınama alan memur, ceza hafif diye yargı yolunun kapalı olduğunu düşünmemelidir.

Aday memurda bu iki ceza en ağır sonucu doğurabilir. 56. madde 23/1/2026 tarihli ve 7573 sayılı Kanunun 1. maddesiyle yeniden yazılmıştır (aynı Kanunun 2. maddesiyle 57. madde mülga edilmiştir). Bugünkü metne göre adaylık süresi içinde eğitim veya staj devrelerinin birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların “disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir”. İkinci fıkra sonucu ağırlaştırır: ilişikleri kesilenler (sağlık nedenleri hariç) üç yıl süre ile Devlet memurluğuna alınmazlar. Aday memur için ikinci bir kınama, yazılı bir uyarıdan ibaret değildir.

Ceza derhal uygulanır: ne itiraz ne dava kendiliğinden durdurur

132. madde açıktır: “Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır.” Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır. 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrası da “dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz” der. Yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmeli ve iki şart birlikte gerçekleşmelidir: telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması.

132. maddenin dördüncü fıkrası uzun vadeli bir sonuç doğurur: aylıktan kesme cezası alanlar beş yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar on yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar. Görünürde “küçük” bir cezanın kariyer etkisi buradadır.

Ceza davasının beklenmesi de bir çözüm değildir. 131. maddenin ilk iki fıkrası kapıyı kapatır: aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez ve “Memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” Beraat, disiplin cezasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. “Önce ceza davası bitsin” denirse altmış günlük dava süresi bu arada dolar.

Cezanın özlük dosyasından silinmesi

133. maddeye göre disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma dışındaki bir cezaya çarptırılmış memur, uyarma ve kınamada beş sene, diğer cezalarda on sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Silme kendiliğinden olmaz: başvuru gerekir ve memurun bu süreler içindeki davranışları isteği haklı kılacak nitelikte görülmelidir. Kademe ilerlemesinin durdurulmasının çıkarılmasında ayrıca disiplin kurulunun mütalaası alınır. Devlet memurluğundan çıkarma cezası bu maddenin dışındadır.

Görevden uzaklaştırma ayrı bir tedbirdir, ceza değildir

137. madde görevden uzaklaştırmayı “Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbir” olarak tanımlar; soruşturmanın her safhasında alınabilir ve ceza olmadığı için 125. maddenin cetveline girmez. 141. maddeye göre görevden uzaklaştırılan memura bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir; sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam eder. 145. maddeye göre tedbir, bir disiplin kovuşturması icabından ise en çok üç ay sürer; bu süre sonunda karar verilmezse memur görevine başlatılır. 143. madde, memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler ile beraat edenler bakımından tedbirin kaldırılmasını zorunlu tutar — kaldırılan yalnızca görevden uzaklaştırmadır; verilmiş disiplin cezası 131. madde gereği ayakta kalır.

İdari işlemin başka bir alandaki görünümü için imar planında okul alanında kalan arsa yazımıza, idare hukuku sayfamıza ve hukuk sözlüğümüze bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Yedi günlük itiraz süresini kaçırdım. Artık hiçbir şey yapamaz mıyım?
Hayır. İtiraz süresini kaçırmak cezayı kesinleştirir (m.135/2) ama yargı yolunu kapatmaz. Dava açma süresi 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gündür ve itiraz süresinden bağımsız işler. Asıl kaçırılmaması gereken süre budur.

2. İtiraz ettim, kurul otuz gün içinde cevap vermedi. Ne olur?
135. madde itiraz mercilerinin otuz gün içinde karar vermek zorunda olduğunu söyler; ancak cevapsız kalmanın sonucunu düzenlemez. Beklemek bu yüzden risklidir. Altmış günlük dava süresini tebliğ tarihinden saymaya devam etmek ve süre dolmadan dava açmak, hak kaybını önleyen davranıştır.

3. Aynı olaydan ceza davam da var. Beraat edersem disiplin cezası kendiliğinden kalkar mı?
Hayır. 131. madde açıktır: ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez ve memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması hâlleri disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz. Ceza davasının sonucunu beklemek iptal davası süresini durdurmaz.

4. Savunmam alınmadan ceza verildi. Bu tek başına iptal sebebi olur mu?
Kanun bunu yasaklar: 130. madde “savunması alınmadan disiplin cezası verilemez” der ve aynı güvence Anayasa’nın 129. maddesinde yer alır. Sonucun ne olacağı ise açılacak davada mahkemenin takdirindedir; hiçbir metin peşinen sonuç vaat etmez. Ayrıca savunma istenmiş ama memur verilen sürede (yedi günden az olamaz) savunma yapmamışsa, kanun onu bu haktan vazgeçmiş sayar. Bu nedenle savunma isteme yazısının tebliği ve verilen sürenin yedi günden az olup olmadığı dosyadan kontrol edilir.

5. Davayı kazandım, ceza iptal edildi. İdare aynı fiilden yeniden ceza verebilir mi?
Verebilir. 127. maddenin 7573 sayılı Kanunla değişik fıkrası bunu açıkça düzenler: iptal kararının idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde, süre dolmuşsa veya altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde, karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden ceza tesis edilebilir. Aynı sakatlıkla kurulan yeni işlem ise yeniden dava konusu edilebilir.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 27.09.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: