
Temyiz Kesinlik Sınırı Nedir, Nasıl Hesaplanır?
Bir dosyanın esasına hiç girilmeden kapanması, tarafları en çok şaşırtan durumlardan biridir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin incelenen kararı, trafik kazasından doğan bir tazminat davasında bunun nasıl olabildiğini gösteriyor: temyiz kesinlik sınırı.
Dosyanın seyri
Trafik kazası sonucu tazminat istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini reddetmiş; geçici iş göremezlik talebini ise kabul ederek 8.165,37 TL tazminata hükmetmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi, istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurmuş ve vekâlet ücretini düzeltmiştir. Davacı vekili bu kararı da temyiz etmiştir.
Temyiz neden incelenemedi?
Daire, işin esasına girmeden ön inceleme yapmıştır. Kararda belirtildiği üzere, miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Temyize konu edilen miktar kesinlik sınırının altında kaldığında ise aynı Kanun'un 366. maddesinin atfıyla 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar verilir.
Rakamlar ne söylüyor?
Kararda tabloyu açıklayan iki rakam var. Kaza tarihi olan 01.08.2015 itibarıyla sakatlık hâlinde kişi başı poliçe teminat limiti 290.000,00 TL'dir. Bölge adliye mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı ise 378.290,00 TL'dir.
Davacı aleyhine reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar bu sınırın altında kaldığından, temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
En kritik ayrıntı: hangi tarihe bakılır?
Kesinlik sınırı her yıl yeniden değerleme oranında güncellenen bir eşiktir (HMK ek m.1/1). İncelenen kararda sınır, bölge adliye mahkemesinin karar tarihi itibarıyla değerlendirilmiştir; karar, bu kuralın geçerli olduğu dönemde verilmiştir.
Bu kural değişti: 4 Haziran 2025’ten itibaren verilen kararlarda istinaf ve temyiz sınırlarının uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır (HMK ek m.1/2, 7550 sayılı Kanun). Bugün verilen bir kararda, karar yılının değil davanın açıldığı yılın sınırına bakılmalıdır; karar yılının daha yüksek sınırına bakan kişi, temyiz edilebilir bir kararı kesin sanarak iki haftalık temyiz süresini kaçırabilir.
Neyin miktarına bakılır?
Kararda ölçü olarak alınan şey, kazanılan miktar değil aleyhe reddedilen ve temyize konu edilen miktardır. Yani temyiz eden tarafın hâlâ tartıştığı, uyuşmazlığın devam ettiği kısım esas alınır. Kabul edilip kesinleşen kalemler bu hesaba girmez.
Pratik başlıklar
- Karar elinize geçtiğinde eşiği kontrol edin. Kesinlik sınırı davanın açıldığı tarihteki tutara göre belirlenir (HMK ek m.1/2); temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.361/1).
- Talep sonucunu bilinçli kurun. Islah ve kısmi davada talebin artırılması (HMK m.109/4) gibi işlemler, temyize konu miktarı doğrudan etkiler; kısmi davada kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir (HMK m.362/2); belirsiz alacak davası (HMK m.107) 7589 sayılı Kanun’la 31.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırılmıştır; bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davalarında m.107 uygulanmaya devam eder.
- Kalemleri ayrı izleyin. Sürekli ve geçici iş göremezlik gibi ayrı kalemlerin akıbeti farklı olabilir; hesap her kalem için ayrı yapılır.
- Kesin karar da karardır. Temyiz edilemeyen karar kesinleşir; yeniden yargılama beklentisiyle icra takibi geciktirilmemelidir.
2026 değişikliği: Yazıda anlatılan karar, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden hüküm kurduğu bir dosyaya ilişkindir ve bu konudaki kural 2026’da değişti. Anayasa Mahkemesi, 26.02.2026 tarihli ve E.2026/49, K.2026/48 sayılı kararıyla HMK m.362/1-a’yı istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli yönünden iptal etti; iptal 21.05.2026’da yürürlüğe girdi. 31.07.2026’dan itibaren uygulanan HMK m.362/3’e göre (7589 sayılı Kanun), bölge adliye mahkemesinin istinafı kabul ederek esas hakkında yeniden verdiği kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmı istinaf sınırının (HMK m.341/2; davanın açıldığı yılın tutarı esas alınır) üzerindeyse karar temyiz edilebilir. Ancak temyiz sınırının altında kalan böyle bir kararda, ilk derece kararıyla aradaki fark istinaf sınırını geçmiyorsa ya da karar yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır. Yazıdaki dosyaya bugünkü kurallarla bakılsaydı ilk soru, temyize konu miktarın davanın açıldığı yılın temyiz sınırını aşıp aşmadığı olurdu (HMK ek m.1/2). Sınır aşılmıyorsa ve bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararında yaptığı değişiklik yalnızca vekâlet ücretine ilişkinse, karar yeni kurala göre de temyiz edilemez (HMK m.362/3-b).
Karar künyesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · Esas 2025/654 · Karar 2025/3389 · Karar tarihi 27.02.2025 · Temyiz dilekçesinin reddi
Karar metni Kadilex karar arşivinden alınmıştır. Karar metnindeki kişi ve kurum adları arşivde anonimleştirilmiştir; anılan kanun maddelerinin güncel metni resmî kaynaktan teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yargıtay kararları yalnızca ait oldukları uyuşmazlık bakımından sonuç doğurur; kesinlik sınırları her yıl yeniden belirlenir; uygulanacak tutar davanın açıldığı tarihe göre kontrol edilmelidir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Dava ve Uyuşmazlık Çözümü alanındaki diğer yazılar
- Fon Dolandırıcılığı 2026: Fon Mağdurları Parasını Geri Alabilir mi?
- Cevap Dilekçesi: Süresi, İçeriği ve Verilmezse Ne Olur?
- Yenibosna Hangi Adliyeye Bağlı? Mahkemeler Hangi Binada
- Avukata Vekaletname Nasıl Verilir, Özel Yetki Ne Zaman Şart
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
Dava ve Uyuşmazlık Çözümü yazılarının tamamı Dava ve Uyuşmazlık Çözümü sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 04.09.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: