Trafik Kazasında Sigortacıya Karşı Dava: 2026 İstanbul ATM Birleşmesinden Sonra Hangi Mahkeme?

Trafik Kazasında Sigortacıya Karşı Dava: 2026 İstanbul ATM Birleşmesinden Sonra Hangi Mahkeme?

Trafik kazasında zarar gören sürücü, yolcu ya da yaya iki ayrı yola başvurabilir: aracın zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortasına karşı doğrudan tazminat istemek, ya da araç işleteni ve sürücüsüne karşı dava açmak. İki yol da aynı anda kullanılabilir; aynı zarar için iki ayrı tazminat alınmaz. Bu yazı, sigortacıya karşı açılan davada hangi mahkemede dava açılacağını ele alıyor. 2026 yazında İstanbul’daki asliye ticaret mahkemelerinin tek yargı çevresinde toplanması, bu soruyu önemli ölçüde değiştirdi.

Yetki ve görev kuralları

1 — Yetkili yer: dört ayrı seçenek vardır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.110/2 motorlu araç kazalarından doğan davalarda özel bir yetki kuralı getirir: “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” HMK’nın genel kuralları da yürürlükten kalkmaz: davalının yerleşim yeri (m.6), davalı birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri (m.7) ve haksız fiillerde zarar görenin kendi yerleşim yeri mahkemesi (m.16) de yetkilidir. Zarar gören bu dört ölçütten herhangi birini seçerek dava açabilir.

2 — Görevli mahkeme: işletene karşı asliye hukuk, sigortacıya karşı asliye ticaret. Aracın işleteni ve sürücüsüne karşı açılan tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. Sigorta şirketine karşı yöneltilen istem ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a kapsamında mutlak ticari davadır: her iki tarafın tacir olup olmadığına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin görevine girer. Davalı hem işleten hem sigorta şirketi olarak birlikte gösterilirse, dava bir bütün olarak asliye ticaret mahkemesinde görülür.

3 — İstanbul’da ne değişti? 2026 ortasında büyük bir birleşme oldu. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun 18.02.2026 tarih ve 282 sayılı kararı (Resmî Gazete 20.02.2026/33174), İstanbul ilinde faaliyet gösteren asliye ticaret mahkemelerini tek yargı çevresinde topladı: artık yargı çevresi “İstanbul ilinin mülki sınırları”dır. Bu kararın uygulanmasıyla Küçükçekmece, Bakırköy ve Anadolu adliyelerindeki asliye ticaret mahkemelerinde yeni tevzi durduruldu; birleşme sonrası yeni mahkemeler Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde faaliyete geçti. Pratik sonucu şudur: Kadıköy, Pendik, Küçükçekmece ya da Beylikdüzü’nde yaşanan bir trafik kazasında sigortacıya karşı açılacak dava, artık yerel adliyede değil, Çağlayan’da görülür. Aracın işletenine karşı aynı anda açılacak dava ise hâlâ olayın bağlı bulunduğu adliyedeki asliye hukuk mahkemesinde görülebilir; bu nedenle iki hasım tek davada birleştirildiğinde sigortacı sıfatı dosyayı tümüyle Çağlayan’a taşır.

4 — Dava açmak zorunlu değildir: Sigorta Tahkim Komisyonu bir alternatiftir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 ile kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu, sigortacıya karşı başvurulabilecek ayrı bir yoldur. Komisyona başvurudan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış ve on beş iş günü içinde cevap alınamamış ya da verilen cevap tatmin edici bulunmamış olmalıdır. Komisyon kararı tutar belirli bir eşiğin altındaysa kesindir; üstündeyse itiraz hakem heyetine, oradan Yargıtay’a gidebilir. Komisyon yolunun avantajı mahkemeye göre daha hızlı olmasıdır; dezavantajı ise ispat kurallarının mahkemelerdeki kadar esnek uygulanmamasıdır. Hangi yolun uygun olduğu, zararın büyüklüğüne, mevcut delillerin durumuna ve karşı tarafın tutumuna göre değerlendirilir.

5 — Zamanaşımı: iki ya da on yıl. 2918 sayılı Kanun m.109 trafik kazası tazminat davalarında iki yıllık zamanaşımı öngörür; süre, zararın ve failin öğrenildiği günden işler ve her hâlde kaza gününden itibaren on yılı geçmez. Kaza aynı zamanda bir ceza suçunu da oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, tazminat davasında da ceza zamanaşımı uygulanır. Sigortacıya karşı açılacak davada da aynı süre geçerlidir; sigortacının zararı ödeme yükümlülüğü işletenin sorumluluğuna bağlıdır.

6 — İspat: hangi belgeler toplanmalıdır? Trafik kazası tutanağı birincil belgedir. Tutanak jandarma ya da polis tarafından tutulmuşsa, trafik tespitine ilişkin bilgi ve belgelerin bir örneği davada mutlaka istenir. Tutanak yoksa (sigorta şirketleri arasında kazanın anında yapılan tespit tutanağı) o da esastır. Tedavi masraflarını belgeleyen faturalar, SGK’nın yaptığı ödemelere ilişkin tahsis bilgisi, iş göremezlik raporları, çalışılamayan dönemin ücret kayıpları, araç hasarına ilişkin eksper raporları ve varsa onarım faturaları hep topluca sunulur. Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı istenir; bu zarar her bir destek yakını için ayrı hesaplanır ve müvekkil sayısınca ayrı davalar yerine tek davada bütün yakınlar birlikte davacı olabilir.

İspat, kusur ve tazminat

7 — Kusur dağılımı: hesaplamayı belirler. Trafik kazalarında kusur çoğu zaman tek tarafta değildir. Yargıtay yerleşik uygulamasında kusur dağılımı adli trafik bilirkişisince belirlenir ve tazminat buna göre hesaplanır. Zarar gören %20 kusurluysa, tazminat talep ettiği miktarın %80’ini alır. Sigortacı poliçe teminatı sınırları içinde ödeme yapar; teminatı aşan kısım işletenden ve varsa sürücüden tahsil edilir. Birden çok aracın karıştığı kazalarda, her aracın sigortacısı kendi kusur oranına göre ayrı ayrı sorumludur; ortak hesapla toplu bir ödeme yapılması gerekmez.

8 — Sigorta yazılı başvurunun önemi. Davadan ya da Komisyon başvurusundan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması dava şartı değildir, ama uygulamada hem Komisyon’a gidişte zorunludur hem de mahkemeye gidildiğinde faizin başlangıç tarihini belirler. 2918 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik, sigorta şirketinin başvurudan sonra sekiz iş günü içinde ödeme yapmaması hâlinde temerrüde düşmüş sayılacağını kabul eder. Faiz, zararın meydana geldiği gün değil, bu temerrüt tarihinden itibaren işler. Yazılı başvuru belgeli (iadeli taahhütlü posta, noter, KEP) yapılır; zararı doğuran olayı, zararın türlerini ve istenen tazminat miktarını açıkça gösterir.

9 — Alt sınır: trafik sigortasının teminatı. Zorunlu mali sorumluluk sigortası, her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca belirlenen alt teminat limitleriyle yürür. Teminat limiti aşılırsa aradaki fark işletenden tahsil edilir; işletenin ödeme gücü yoksa Güvence Hesabı devreye girer (5684 m.14). Güvence Hesabı, sigortasız araçla yapılan kazalarda ya da sigortacının mali gücünün yetmediği durumlarda ödeme yapar; başvuru süresi iki yıldır.

10 — Araç değer kaybı: ayrı bir kalem. Trafik kazası sonrası onarılan araç, kaza öncesine göre düşük bir değere satılır. Bu fark araç değer kaybıdır ve sigortacıdan ayrıca talep edilir. Değer kaybı eksper raporuyla hesaplanır; aracın markası, yaşı, kilometresi ve hasarın türüne göre değişir. Yargıtay içtihadı değer kaybının tazminatını yerleşik olarak kabul eder; sigortacı ödemek istemezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da asliye ticaret mahkemesine başvurulabilir.

Bu yazıda ele alınan konular için büromuz Küçükçekmece ve çevresindeki ilçelerde dava takibi yürütür. Trafik kazası sonrası nasıl hareket edilmesi gerektiğine ilişkin daha ayrıntılı bir bakış için hesaplama araçları ve Küçükçekmece trafik kazası avukatı sayfamıza, taraflarınızdan birinin bulunduğu ilçe için Kadıköy, Pendik, Beylikdüzü veya Bakırköy trafik kazası avukatı sayfalarına da bakabilirsiniz. Sitedeki hesaplayıcıların listesi için: hesaplama araçları.

Sık sorulan sorular

1. Kaza Kadıköy’de oldu; davayı Kadıköy Adliyesi’nde mi açarım?
Sigortacıya karşı açacağınız dava artık Kadıköy Adliyesi’nde değil, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülür (HSK Genel Kurulu 18.02.2026 t.282 s.K.). Aracın işleteni ve sürücüsüne karşı açılacak tazminat davası Kadıköy’deki asliye hukuk mahkemesinde görülebilir; iki hasım birlikte dava edildiğinde dosya bir bütün olarak Çağlayan’a gider.

2. Sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak zorunlu mu?
Davadan önce yazılı başvuru dava şartı değildir, ama Sigorta Tahkim Komisyonu’na gitmek için zorunludur ve mahkemeye gidildiğinde faiz başlangıcını belirler. Başvurudan sekiz iş günü içinde ödeme yapılmazsa sigortacı temerrüde düşmüş sayılır; faiz bu tarihten itibaren işler.

3. Tazminat davası ne kadar sürede açılmalıdır?
2918 sayılı Kanun m.109 iki yıllık zamanaşımı öngörür; süre, zararı ve faili öğrendiğiniz günden başlar. Her hâlde kaza gününden itibaren on yıl geçmekle hak sona erer. Kaza aynı zamanda bir ceza suçunu oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, tazminat davasında da ceza zamanaşımı uygulanır (ör. taksirle ölüme sebebiyet).

4. Sigorta Tahkim Komisyonu’na gitmek mi, mahkemeye mi?
Komisyon mahkemeye göre daha hızlıdır (ortalama altı-dokuz ay) ve harç yükü daha düşüktür. Dezavantajı ispat kurallarının bazı durumlarda daha dar uygulanmasıdır. Düşük meblağlarda ve belgelerin tam olduğu dosyalarda Komisyon makul bir seçimdir; büyük zararlı ya da kusur tartışmalı dosyalarda mahkeme yolu tercih edilir.

5. Araç değer kaybı için ayrıca dava açmak gerekir mi?
Aynı davada tazminat kalemleri arasında talep edilebilir; ayrı bir dava açmaya gerek yoktur. Değer kaybı eksper raporuyla belirlenir, aracın marka-model-yaş-km verileri ve hasar bölgesine göre hesaplanır. Yargıtay yerleşik içtihadı değer kaybını kabul eder; sigortacı reddederse hem Komisyon hem mahkeme yolu açıktır.

Bu yazı bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Kanun maddeleri yazım sırasında mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmiştir; yürürlükteki metin her zaman resmî kaynaktan doğrulanmalıdır. Her olayın koşulları farklı delillere ve farklı sonuçlara yol açabilir.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 05.10.2026 · Son güncelleme: 17.10.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: