Kâğıthane’de oturan ya da buradaki bir uyuşmazlığa taraf olan kişiler için hazırlanmış rehberdir. İlçe, belediye ve kamu kurumu işlemlerinin — imar, ruhsat, yıkım, para cezası, memur işlemleri — sık gündeme geldiği yerlerdendir; bu nedenle sayfanın ağırlığı idari yargıya verilmiştir. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Kâğıthane’de dava nerede görülür?

Kâğıthane, adli yargı bakımından kural olarak İstanbul Adliyesi (Çağlayan) yargı çevresindedir. Buna karşılık idari yargı ayrı bir teşkilattır: idare ve vergi mahkemeleri adliye binalarından bağımsız çalışır ve iptal davaları bu mahkemelerde açılır. Adliyeye gitmekle idare mahkemesine başvurmak aynı şey değildir.

BilgiAyrıntı
Adli yargı adliyesiİstanbul Adliyesi (Çağlayan)
AdresÇağlayan Meydanı, Şişli Merkez Mah. Abide-i Hürriyet Cad. No: 223, Şişli
Telefon0212 375 75 75
İdari yargıAyrı teşkilat – idare ve vergi mahkemeleri

Yetki kuralları uyuşmazlığın türüne göre değişir: taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12); iş uyuşmazlıklarında işin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir (7036 sayılı Kanun m.6); boşanmada eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.168). Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebildiğinden, dosyanızın hangi mahkemede ve hangi binada görüldüğünü e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız gerekir.

Adliyedeki birimler ve işleyiş için İstanbul Adliyesi (Çağlayan) Rehberi, diğer adliyeler için Adliye Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

İdari işleme karşı iptal davası ve İYUK süreleri

İdari yargıdaki en kritik konu içerik değil, takvimdir. Haklı olduğunuz bir işlemde bile süre kaçırılmışsa dava esasa girilmeden reddedilir. Bu nedenle idareden gelen her yazının tebliğ tarihinin not edilmesi gerekir.

İptal davası nedir?

İdari işlemler hakkında; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olduklarından dolayı, menfaati ihlal edilenler tarafından açılan davaya iptal davası denir (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2). İşlem nedeniyle zarara uğrayan kişi ayrıca tazminat talebi içeren tam yargı davası da açabilir.

İptal davası açılabilmesi için işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu olması aranır. İdarenin bilgi veren, görüş bildiren ya da hazırlık niteliğindeki yazıları tek başına dava konusu olmayabilir.

Süreler

DurumSüreDayanak
İdare mahkemelerinde ve Danıştay’da dava açma60 günİYUK m.7
Vergi mahkemelerinde dava açma30 günİYUK m.7
Üst makama başvuru (süreyi durdurur)Dava açma süresi içindeİYUK m.11
İdarenin cevap vermemesi hâlinde isteğin reddedilmiş sayılması60 günİYUK m.10 · m.11
İstinaf ve temyiz başvurusu30 günİYUK m.45 · m.46

Süre, özel kanununda ayrı bir süre gösterilmemişse yukarıdaki gibidir ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Uygulamada en çok kaçırılan ayrıntı budur: süre tebliğ günü değil, ertesi gün işlemeye başlar.

İdari para cezası ile diğer idari işlemler aynı yola tabi değildir

Tablodaki süreler idari işlemlere karşı idari yargıda açılacak davalar içindir. Belediyenin ya da başka bir kurumun kestiği idari para cezası ise kural olarak bu yolun dışındadır: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur ve başvuru süresi kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren on beş gündür. Bu genel kuraldır; aksine hüküm bulunan kanunlarda değişir. İmar mevzuatına dayanan ve belediye encümenince verilen para cezalarında görevli yargı yeri idare mahkemesidir ve dava tebliğden itibaren altmış gün içinde açılır; çevre mevzuatına dayanan cezalarda da idare mahkemesine gidilir ve süre daha kısadır. Tebliğ evrakında gösterilen başvuru yolu ve süre esas alınmalıdır. Bu süre geçirilirse ceza kesinleşir.

Buna karşılık ruhsatın iptali, yıkım kararı, imar planı değişikliği, işyeri kapatma, memur hakkındaki disiplin işlemi gibi idari para cezası niteliğinde olmayan işlemlerde yol idari yargıdır ve dava açma süresi altmış gündür. Bazı hâllerde idari para cezası, dava konusu edilen başka bir idari işlemle birlikte verilmişse itiraz yolu değişebilir. Elinizdeki kâğıdın “idari para cezası karar tutanağı” mı yoksa başka bir işlem mi olduğuna ve üzerindeki başvuru yolu bilgisine bakmak, kaybedilen ilk hakkın önüne geçer.

İdareye başvurmak süreyi durdurur

Dava açmadan önce; işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi ya da yeni bir işlem yapılması, dava açma süresi içinde üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istenebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur (İYUK m.11). İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve durmuş olan süre, başvurudan önce harcanan günler de hesaba katılarak yeniden işlemeye başlar. Başvurunun dava açma süresi geçtikten sonra yapılması ise süreyi canlandırmaz.

Bir işlem ya da eylem yapılmasını talep etmek için idareye yapılan başvurularda da cevapsız kalan istek otuz günün sonunda reddedilmiş sayılır ve dava süresi bu tarihten itibaren işler (İYUK m.10).

Yürütmenin durdurulması ve yargılamanın işleyişi

Dava açılması, kural olarak işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması koşullarının birlikte bulunması aranır (İYUK m.27). Talep, kural olarak dava dilekçesinde açıkça belirtilir.

İdari yargıda yazılı yargılama usulü uygulanır; duruşma her dosyada kendiliğinden yapılmaz. İptal davalarında duruşma taraflardan birinin isteği üzerine yapılır; buna karşılık tam yargı davaları ile vergi uyuşmazlıklarında duruşma istemi, dava konusu miktarın kanunda gösterilen parasal sınırı aşması hâlinde bağlayıcıdır. Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiğinden, güncel tutarın başvuru anında doğrulanması gerekir. Mahkeme, sınırın altındaki dosyalarda da re’sen duruşma yapılmasına karar verebilir. Dava dilekçesinde tarafların, dava konusu işlemin ve tebliğ tarihinin doğru gösterilmesi zorunludur; eksiklik dilekçenin reddine yol açabilir. Davanın ne kadar süreceği ise bilirkişi incelemesine ve dosyanın seyrine bağlıdır.

İlgili diğer konular

İdari işlemlere karşı başvuru yollarının genel çerçevesi için idare hukuku, vergi ve tarhiyat uyuşmazlıkları için vergi hukuku sayfalarına bakabilirsiniz. Dilekçelerde geçen “tebliğ”, “kesin işlem”, “yürütmenin durdurulması” gibi terimlerin karşılığını hukuk sözlüğü sayfasında bulabilirsiniz.

Kâğıthane’de Hukuk Alanları

Sayfanın gövdesi idari yargıya ayrılmıştır; ancak Kâğıthane’den gelen sorular yalnızca bu başlıkta toplanmıyor. Aşağıda dokuz alanın her biri, ilçedeki dosyaların hangi mercide görüldüğü ve dava öncesi zorunlu bir adım bulunup bulunmadığıyla birlikte ele alınmıştır.

Kâğıthane İş Hukuku Avukatı

İlçedeki küçük imalathaneler ve hizmet alımı yoluyla çalışan personel, asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkiyi sık gündeme getiriyor. İşçinin ücret ve kıdem alacaklarından her iki işveren de birlikte sorumlu tutulabilir; alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı kurulduğu belirlenirse işçi baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Kâğıthane iş davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Kâğıthane Ceza Avukatı

İdari denetimin yoğun olduğu bir ilçede sık karışan iki kavram vardır: idari para cezası ile adli para cezası. Birincisi bir kabahatin karşılığıdır, kurum tarafından kesilir ve itirazı sulh ceza hâkimliğine yapılır. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Kâğıthane ceza davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Kâğıthane Boşanma Avukatı

Boşanma dosyaları aile mahkemesinde görülür ve bu alanda arabuluculuğa başvurma zorunluluğu yoktur. İlçeden gelen soruların çoğu, ortak çocuğun velayeti ile velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurması etrafında toplanıyor. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Kâğıthane boşanma ve aile davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Kâğıthane Bilişim Avukatı

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin uyuşmazlıklar iki ayrı yolda ilerler ve karıştırılmamalıdır. Verisi hukuka aykırı işlenen kişi önce veri sorumlusuna başvurur; sonuç alamazsa Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyette bulunur. Kurulun verdiği karara karşı açılacak dava adliyede değil idare mahkemesinde görülür. Buna karşılık verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi, yayılması veya yok edilmesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrıca suç sayılmıştır (TCK m.135–138) ve bu yön ceza mahkemesine aittir. En sık yapılan hata, veri sorumlusuna hiç başvurulmadan doğrudan Kurul’a şikâyette bulunulmasıdır; ön başvuru yapılmadığı için şikâyet incelenmeden geri çevrilebilir. Baştan hazırlanacaklar: veri sorumlusuna yapılan başvurunun tarihli örneği ve gönderim kaydı, verilen cevap ya da cevapsız kalan sürenin belgesi, verinin nerede ve nasıl yayıldığını gösteren kayıtlar. Sürelerde ayrım şudur: başvuru ve şikâyet için öngörülen süreler ile idari yargıdaki dava süreleri hak düşürücüdür ve kendiliğinden gözetilir; uğranılan zararın tazmini için işleyen zamanaşımı ise karşı tarafın ileri sürmesine bağlıdır. Bkz. bilişim hukuku.

Kâğıthane Yabancılar Hukuku Avukatı

Bu alanın büyük bölümü doğrudan idari yargıya bakar. İkamet izni başvurusunun reddi, iznin iptali veya uzatılmaması birer idari işlemdir; iptalleri idare mahkemesinden istenir ve dava açma süresi kural olarak altmış gündür. Sınır dışı etme kararı ise ayrık bir usule tabidir: bu karara karşı idare mahkemesine başvuru süresi yedi gündür ve süresinde yapılan başvuru sonuçlanmadan sınır dışı işlemi uygulanamaz. Vatandaşlık ve nüfus kaydına ilişkin talepler bunlardan farklı olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. En sık yapılan hata, kararın hangi tarihte tebliğ edildiğinin kaydedilmemesi ve sürenin başlangıcının sonradan gösterilememesidir. Dosyada bulunması gerekenler: kararın örneği ve tebliğ evrakı, pasaport ile giriş çıkış kayıtları, ikamet izni belgesi, başvuru kayıt numarası ve varsa idari gözetim kararı. Süreler bakımından ayrım şudur: idari yargıdaki dava açma süreleri hak düşürücüdür ve mahkemece resen incelenir, süre geçmişse esasa girilmez; buna karşılık kişisel alacaklarda işleyen zamanaşımı yalnızca karşı taraf savunmasında ileri sürerse sonuç doğurur.

Kâğıthane Gayrimenkul Avukatı

İmar hareketliliğinin yoğun olduğu ilçede, taşınmaza ilişkin özel hukuk davaları ile idari işlemler çoğu zaman aynı olayda birlikte bulunur. Mülkiyetin kime ait olduğu, tapunun yolsuz tescile dayanıp dayanmadığı ve devrin geçersizliği asliye hukuk mahkemesinde tartışılır; taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Kâğıthane kira ve gayrimenkul davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Kâğıthane İcra Avukatı

Kamu alacaklarının takibi, özel hukuk alacaklarından tümüyle ayrı bir düzene tabidir. Vergi, prim ve bazı idari para cezaları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca doğrudan idare tarafından takip edilir; bu takipte icra dairesi değil kurumun kendi birimi işlem yapar ve ödeme emrine karşı vergi mahkemesine başvurulur. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Kâğıthane icra takibi ve itirazı sayfamıza bakabilirsiniz.

Kâğıthane Ticaret ve Şirketler Hukuku Avukatı

Uygulamada ilk sorun çoğu zaman görev meselesidir. Bir uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için ticari dava niteliği taşıması gerekir; tarafların tacir olması tek başına belirleyici olmadığı gibi, kanunun mutlak ticari saydığı bazı işler tarafların sıfatına bakılmaksızın bu mahkemeye aittir. Esnaf ile tacir arasındaki ayrım da defter tutma ve sorumluluk bakımından sonuç doğurur. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır (TTK m.5/A). En sık yapılan hata, dava açılmadan önce arabuluculuğa hiç başvurulmaması ya da başvurunun yanlış tarafa yöneltilmesidir; her iki hâlde de dava şartı eksikliği gündeme gelir. Uyuşmazlıktan önce hazırlanacaklar: sözleşme ya da sipariş yazışmaları, fatura ve irsaliyeler, cari hesap ekstresi, karşı tarafın ticaret sicil kaydı ve gerçek unvanı. Sürelerde ayrım vardır: şirket organlarının kararlarına karşı kanunda öngörülen dava süreleri hak düşürücüdür ve resen gözetilir; buna karşılık mal ve hizmet bedelinden doğan alacaklarda zamanaşımı vardır ve savunmada ileri sürülmedikçe hükmü etkilemez. Bkz. ticaret hukuku.

Kâğıthane İdare Hukuku Avukatı

Sayfanın üst bölümünde iptal davası ve süreler ayrıntılı ele alınmıştır. Burada eklenmesi gereken, idari yargının yalnızca işlemi ortadan kaldırmakla sınırlı olmadığıdır: idarenin işlemi ya da eylemi nedeniyle zarara uğrayan kişi, tazminat istemiyle tam yargı davası açabilir. Bu dava iptal davasıyla birlikte ya da iptal kararından sonra açılabilir; her iki hâlde de idari yargı süreleri işler. İdari para cezalarının sulh ceza hâkimliğine tabi olduğu, bu genel kuralın dışında kalan tek büyük başlıktır. En sık yapılan hata, davanın işlemi tesis eden idare yerine başka bir kuruma yöneltilmesidir; işlemi hangi idarenin yaptığı tebligatın üzerinde yazılıdır ve husumet ona yöneltilmelidir. Dava öncesinde toplanacaklar: işlemin örneği ve tebliğ tarihini gösteren belge, idareye yapılan başvurunun kayıt numarası, zarara dayanılıyorsa zararı gösteren fatura ile raporlar. Süreler bakımından ayrım şudur: idari yargıdaki dava açma süreleri hak düşürücüdür, mahkeme taraflar söylemese de inceler ve süre geçmişse işin esasına girmez; oysa zamanaşımı ancak karşı tarafın savunmasıyla gündeme gelir. Örnek dilekçe: idari para cezasına itiraz dilekçesi.

Kâğıthane’de dava ne kadar sürer?

Dosyanın ne zaman karara bağlanacağı önceden bilinemez; süreyi, yargılama boyunca yapılması gereken işlemler belirler. İdari yargıda dosya kural olarak yazılı olarak incelenir; dilekçeler ve savunmalar belirli sıra ile karşılıklı verilir ve bu yazışma turu takvimin belirgin bir bölümünü oluşturur. İmar ve yapı uyuşmazlıklarında keşif yapılması ile şehir plancısı, mimar ve harita mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınması olağandır; rapora itiraz edilirse ek rapor gündeme gelir. Yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki karar ayrı bir aşamadır ve esas hakkındaki kararı beklemeksizin verilir. Adli yargıdaki dosyalarda ise tanık dinlenmesi, tanığın başka ilde olması hâlinde talimat yazılması ve yurt dışına tebligat çıkarılması süreye etki eder. İş ve ticari alacak dosyalarında dava öncesi arabuluculuk aşaması hesaba katılmalıdır. Karar verilmesi süreci bitirmez; idari yargıda istinaf ve koşulları varsa temyiz, adli yargıda da aynı aşamalar kendi süresini alır. Gerçekçi olan, süre tahmin etmek değil, dosyanın hangi aşamada beklediğini düzenli olarak kontrol etmektir.

Duruşmaya giderken: belge, kimlik ve dosya takibi

İlk ayrım şudur: Kâğıthane’deki adli yargı dosyaları için gidilecek yer Çağlayan’daki bina, idari yargı dosyaları için ise idare mahkemelerinin bulunduğu ayrı yerleşkedir; ikisi karıştırıldığında duruşma kaçırılır. İdari yargıda yargılama kural olarak yazılı yapılır ve duruşma her dosyada olmaz; duruşma isteniyorsa bunun dilekçede belirtilmesi gerekir. Adli yargıdaki duruşmaların günü ve saati ile mahkeme adı, kat ve salon numarası tebliğ edilen davetiyede bulunur; aynı bilgiler e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan da görülebilir. Girişte kimlik belgesi zorunludur; kimlik gösterilmeden beyan tutanağa geçirilemez. Vekille takip edilen dosyalarda vekâletnamenin önceden sunulmuş olması aranır. Bir vakıa tanıkla ispat edilecekse tanığın kimliği ve adresi, mahkemece belirlenen süre içinde dosyaya bildirilir. İl dışında bulunan taraf, bulunduğu yerdeki adliye aracılığıyla SEGBİS bağlantısı kurulmasını talep edebilir. Duruşmaya katılım mümkün değilse mazeret, dayanağı olan belgeyle birlikte duruşma gününden önce mahkemeye ulaştırılmalıdır.

Kâğıthane’de yargılama giderleri ve adli yardım

Dava açılırken karşılaşılan ödemelerin niteliği farklıdır. Harç, devlete ödenen ve vergi karakteri taşıyan bir yükümlülüktür; dava açılırken bir bölümü peşin alınır. Gider avansı ise vergi değil, dosyada yapılacak masraflar için önceden yatırılan tutardır; tebligat, bilirkişi ücreti, tanık gideri ve keşif masrafı buradan karşılanır. Bu ayrımın usul bakımından ağır bir sonucu vardır: gider avansı mahkemenin verdiği kesin süre içinde tamamlanmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. İdari yargıda da harç ve posta gideri peşin alınır; eksiklik giderilmezse dosya işlemsiz kalır. Yargılama giderleri kural olarak haksız çıkan tarafın üzerinde bırakılır; talebin bir bölümü kabul edilmişse giderler taraflar arasında haklılığa göre bölünür. Ödeme gücü bulunmayanlar için iki imkân vardır. Adli yardım, durumu elverişli olmayan kişinin harç ve giderlerden geçici olarak muaf tutulmasını mahkemeden istemesidir; bu imkân idari yargıda da bulunur ve mali durumu gösteren belgelerle desteklenir. İkinci imkân baro eliyle sağlanır: İstanbul Barosu’nun adli yardım bürosu, ödeme gücü bulunmayan kişiye ücretsiz avukat görevlendirebilir; ceza soruşturmalarında istenen müdafi de aynı büro üzerinden atanır. Bunlar kamu hizmetidir. Güncel harç ve avans tutarları vezneden öğrenilmelidir.

Kâğıthane’nin semtleri: hangi mahallede olursanız olun dosya nereye gider?

Kâğıthane on dokuz mahalleden oluşur: Çağlayan, Çeliktepe, Emniyet Evleri, Gültepe, Gürsel, Hamidiye, Harmantepe, Hürriyet, Mehmet Akif Ersoy, Merkez, Nurtepe, Ortabayır, Seyrantepe, Sultan Selim, Şirintepe, Talatpaşa, Telsizler, Yahya Kemal ve Yeşilce.

Mahallelerin hepsi tek bir yargı çevresine bağlıdır: Kâğıthane’ye ilişkin adli işler İstanbul Adliyesi’nde görülür. Burada sık karışan bir nokta vardır: adliyeye halk arasında “Çağlayan Adliyesi” denir ve Kâğıthane’nin de Çağlayan adlı bir mahallesi bulunur; ancak adliye binası Şişli sınırları içindedir, Kâğıthane’de değildir.

Tapumda “Sanayi Mahallesi” yazıyor, böyle bir mahalle mi kalmadı?

Kalmadı. İlçenin eski Sanayi Mahallesi’nin adı 2015’te Sultan Selim olarak değiştirilmiştir; gerekçe, bölgenin sanayi niteliğini yitirip ticaret ve konut alanına dönüşmesidir. Ad değişikliği mülkiyeti etkilemez, ancak pratikte sorun çıkarır: eski tarihli tapu, ruhsat, kira sözleşmesi ve icra takiplerinde hâlâ eski ad geçer; bazı adres siteleri de ilçeyi yanlışlıkla yirmi mahalle gösterir. Tebligat ve adres tespitinde uyuşmazlık yaşamamak için dilekçede güncel mahalle adı kullanılmalı, eski ad gerekiyorsa parantez içinde belirtilmelidir. Taşınmazın kimliği zaten adresle değil, ada ve parsel numarasıyla belirlenir; tereddüt hâlinde tapu kaydı esas alınır.

Gürsel’de riskli alan, diğer mahallelerde riskli yapı: farkı ne?

Kâğıthane’de ilan edilmiş riskli alanların başlıcası Gürsel Mahallesi’ndeki kesimdir; ilçenin geri kalanında dönüşüm çoğunlukla bina bazlı riskli yapı tespiti üzerinden yürür. Bu ayrım usulü değiştirir. Riskli yapı tespiti malike tebliğ edilir ve tebliğden itibaren on beş gün içinde ilgili müdürlüğe itiraz edilir; itirazı teknik heyet inceler. Riskli alan ilanı ise Cumhurbaşkanı kararıyla yapılır, Resmî Gazete’de yayımlanır ve buna karşı dava ilk derece sıfatıyla Danıştay’da açılır; süre yayım tarihinden işler. 6306 sayılı Kanun kapsamındaki idari işlemlerde dava süresi otuz gündür.

Merkez ve Seyrantepe’de dairemi ofis olarak kullanabilir miyim?

Cendere hattı boyunca uzanan Merkez ve Seyrantepe, eski sanayi alanlarının yerini ofis ve rezidans yapılarının aldığı, ilçenin en hızlı değişen kesimidir; soru da bu yüzden sık gelir. Cevap yönetim planındadır. Tapuda mesken olarak kayıtlı bir bağımsız bölümün büro olarak kullanılıp kullanılamayacağı, öncelikle yönetim planının buna izin verip vermediğine bakılarak belirlenir (634 s.K. m.28); yönetim planı bağlayıcıdır ve değiştirilmesi de ayrı bir çoğunluğa bağlıdır. Kanunun ayrıca saydığı bazı kullanımlar — sinema, kahvehane, lokanta, pastane gibi — mesken bağımsız bölümde kat maliklerinin oybirliği olmadıkça hiçbir hâlde açılamaz (m.24/2). Kiraya verilmişse ikinci bir konu daha vardır: çatılı işyeri kirasında yenilenen dönemde artış, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez (6098 s.K. m.344).

Sıkça Sorulan Sorular

1. Kâğıthane’de oturuyorum, hangi adliyeye gideceğim?
Adli yargı dosyalarında kural olarak İstanbul Adliyesi’ne (Çağlayan). Ancak idari işleme karşı açılacak iptal davası adliyede değil, idare mahkemesinde görülür. Dosyanızın hangi mahkemede olduğunu UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayın.

2. Belediyeden ceza geldi, ne kadar sürem var?
Önce elinizdeki kâğıdın ne olduğuna bakın. İdari para cezası ise yol idare mahkemesi değildir: Kabahatler Kanunu uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvurulur ve süre tebliğden itibaren on beş gündür. Yıkım, ruhsat iptali, kapatma gibi para cezası olmayan idari işlemlerde ise idari yargıya gidilir ve dava açma süresi kural olarak altmış gündür (vergi mahkemelerinde otuz gün). Özel kanunlarda farklı süre öngörülmüş olabileceğinden, tebligatın üzerindeki başvuru yolu ve süre bilgisi mutlaka okunmalıdır.

3. Önce kuruma dilekçe versem süre kaybeder miyim?
Dava açma süresi içinde üst makama ya da işlemi yapan makama yapılan başvuru, işlemeye başlamış süreyi durdurur. Ancak süre geçtikten sonra yapılan başvuru süreyi geri getirmez.

4. İdare dilekçeme hiç cevap vermezse ne olur?
Otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde isteğiniz reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi bu tarihten itibaren işlemeye devam eder. Sessiz kalmak, sizin lehinize bir sonuç doğurmaz.

5. Dava açtım, işlem durur mu?
Kendiliğinden durmaz. Yürütmenin durdurulmasını ayrıca istemeniz ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması ile uygulanması hâlinde telafisi güç zarar doğacağı koşullarının birlikte bulunması gerekir.

İstanbul’da komşu ilçelerde hukuki rehber

Kâğıthane için verilen bilgiler yakın ilçelerde de büyük ölçüde paraleldir; bazı adliye yetki alanları ortak olduğu için okuyucu için faydalı olabileceğini düşündüğümüz çevre ilçelere ait rehberlerimiz:

Bu sayfa son olarak 17.10.2026 tarihinde güncellenmiştir.

Büromuz

Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Küçükçekmece’dedir; İstanbul Adliyesi (Çağlayan) yargı çevresindeki dosyalar ile idari yargı dosyaları da takip edilmektedir. Elinizdeki tebligatın süresini kaçırmamak için iletişim sayfasından ulaşabilir, hangi yolun izleneceğini görmek için Durumunuza Göre Ne Yapmalısınız? sayfasına bakabilirsiniz.