Arnavutköy Avukat
Arnavutköy’de oturan ya da burada hisseli bir taşınmazı bulunan kişiler için hazırlanmış rehberdir. İlçedeki arazi yapısı ve tarla–arsa dönüşümü, tapuların önemli bölümünün paylı (hisseli) olması sonucunu doğurmuştur; bu da paydaşlar arasındaki en sık uyuşmazlığı gündeme getirir. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.
Arnavutköy’de dava nerede görülür?
Arnavutköy, kural olarak Gaziosmanpaşa Adliyesi’nin yargı çevresindedir. Adliye binası, adına rağmen Eyüpsultan sınırları içindedir.
| Bilgi | Ayrıntı |
|---|---|
| Adliye | Gaziosmanpaşa Adliyesi — kural olarak |
| Adres | 5. Levent Mah. Mareşal Fevzi Çakmak Cad. B Blok No: 29/1, Eyüpsultan |
| Telefon | 0212 370 17 00 |
| Doğrulama | Dosya bazında UYAP Vatandaş Portalı |
Önemli uyarı: Bu ilçe bakımından kaynaklar tam olarak örtüşmemektedir ve yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebilir. Dosyanızın hangi adliyede olduğunu mutlaka e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayın; buradaki bilgiye dayanarak süre hesaplamayın.
Bunun yakın bir örneği aynı yargı çevresinde görülür: İstanbul Barosu’nun duyurusuna göre Gaziosmanpaşa ilçesi, iş mahkemeleri yönünden Bakırköy adli yargı alanına bağlıdır. Yani yargı çevresi mahkeme türüne göre bölünebilmektedir; işçilik alacağı ya da iş kazası dosyanız varsa bu ayrımı önceden kontrol etmeniz gerekir (iş hukuku).
Buna karşılık taşınmaz davalarında tereddüt yoktur: taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). Taşınmaz Arnavutköy’deyse dava başka yerde açılamaz; tarafların anlaşması da bu kuralı değiştirmez. İş davalarında işin yapıldığı yer de yetkilidir (7036 s.K. m.6); boşanmada eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.168). Hangi birimin nerede olduğunu ve harç işlemlerini Gaziosmanpaşa Adliyesi Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.
Hisseli tapuda paydaşın hakları ve önalım
Hisseli tapuda her paydaş, taşınmazın belirli bir bölümüne değil, tamamına belli bir oranda maliktir. “Benim hissem şu köşe” şeklindeki yerleşik kabuller, tapuda karşılığı olmadıkça hukuken bağlayıcı değildir. Paydaşın hakları üç başlıkta toplanır: kullanma ve yararlanma, yönetime katılma, payı üzerinde tasarruf.
- Kullanma ve yararlanma. Her paydaş, diğerlerinin haklarıyla bağdaştığı ölçüde taşınmazdan yararlanabilir. Bir paydaşın taşınmazın tamamını tek başına kullanması, diğerlerine karşı sorumluluk doğurur.
- Yönetim. Olağan yönetim işleri paydaşlardan her biri tarafından yapılabilir. Önemli yönetim işleri pay ve paydaş çoğunluğunu gerektirir. Taşınmazın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde işletilmesinin gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işleri gibi önemli tasarruf işlemleri ise oybirliği ister (TMK m.692).
- Pay üzerinde tasarruf. Paydaş, kendi payını diğerlerinin onayını almadan satabilir, bağışlayabilir, rehnedebilir. İşte önalım hakkı tam da bu serbestliğin karşı ağırlığıdır.
Önalım (şufa) hakkı nedir
Paylı mülkiyette bir paydaş payını tamamen veya kısmen üçüncü bir kişiye satarsa, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilir (TMK m.732). Amacı basittir: paydaşlar arasına istemedikleri bir yabancının girmesini önlemek. Uygulamada sıkça yanlış bilinen sınırları vardır:
- Hak, yalnızca satış ve satışa benzer devirlerde doğar. Bağış, trampa ya da miras yoluyla intikalde önalım hakkı kullanılamaz.
- Payın başka bir paydaşa satılması hâlinde de hak doğmaz; alıcı zaten paydaştır.
- 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlarda ve cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz (TMK m.733/1). Devlet İhale Kanunu satışlarına ilişkin bu istisna 7571 sayılı Kanunla eklenmiştir ve 25/12/2025 tarihinden önce yapılmış satışlara uygulanmaz; bu tarihten önceki bir Devlet İhale Kanunu satışında önalım hakkı kullanılabilir (TMK geçici m.1). Cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkının kullanılamaması ise yeni değildir; bu istisna maddenin ilk hâlinden beri vardır ve 25/12/2025 tarihinden önce yapılmış satışlarda da geçerlidir.
- Önalım hakkından önceden feragat resmî şekilde yapılır ve tapu kütüğüne şerh verilir. Belirli bir satışta hakkı kullanmaktan vazgeçme ise yazılı şekle tâbidir.
Süre: kaçırıldığında hak tümüyle düşer
Önalım hakkı hak düşürücü süreye tâbidir ve süre kendiliğinden işlemez. Satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir. Hak, satışın bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer (TMK m.733/4). Bu bir yıllık üst süre 7571 sayılı Kanunla getirilmiştir; 25/12/2025 tarihinden önce yapılmış satışlarda değişiklikten önceki hüküm uygulanmaya devam eder, yani üst süre iki yıldır (TMK geçici m.1). Hangi sürenin işlediği, satışın tapuda yapıldığı tarihe göre belirlenir.
Buradaki ayrıntı belirleyicidir: üç aylık süreyi başlatan şey satıştan haberdar olmak değil, usulüne uygun noter bildirimidir. Bildirim yapılmamışsa üç aylık süre işlemeye başlamaz; ancak yukarıdaki üst sınır her hâlde işler. Tapu kaydını kontrol edip payın el değiştirdiğini fark eden paydaşın beklemek yerine hemen değerlendirme yapması bu yüzden önemlidir.
Dava nasıl açılır, bedel nasıl ödenir
Önalım hakkı, satıcıya değil alıcıya karşı dava açılarak kullanılır (TMK m.734). Yatırılacak tutar tapudaki satış bedeli değildir: dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir ve davacı paydaş, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini, nemalandırılmak üzere hâkimin belirlediği yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür (TMK m.734/2). Bu yükümlülük kesin süre içinde yerine getirilmezse davacı adına payın tesciline karar verilemez — davanın en sık kaybedildiği nokta budur. Rayiç bedel kuralı 7571 sayılı Kanunla getirilmiştir ve yürürlük tarihinden (25/12/2025) önce açılmış, görülmekte olan davalara da uygulanır (TMK geçici m.1/2). Bu nedenle yalnızca tapudaki bedele göre yapılan hesap yanıltıcı olabilir.
İki savunma sıkça karşımıza çıkar. İlki fiilî taksim savunmasıdır: paydaşlar taşınmazı fiilen bölüşmüş, herkes kendi bölümünü kullanıyorsa, önalım hakkının kullanılması yargı uygulamasında dürüstlük kuralına aykırı görülebilmektedir. İkincisi bedelde muvazaadır: önalımı caydırmak için tapuda satış bedelinin gerçekte olduğundan yüksek gösterilmesi. Bu iddiayı ileri süren taraf, gerçek bedeli ispat etmekle yükümlüdür. Yatırılacak tutarın artık hâkimce belirlenen rayiç bedel olması karşısında, tapuda gösterilen bedel tek başına belirleyici değildir (TMK m.734/2).
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Paydaşlığın büsbütün sona erdirilmesi isteniyorsa bu ayrı bir dava konusudur; ortaklığın giderilmesi istemi sulh hukuk mahkemesinde görülür ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
İlgili diğer konular
Taşınmaza ilişkin genel çerçeve için gayrimenkul hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Hisseli tapunun mirastan geldiği hâllerde miras hukuku ve Mirastan Mal Kaçırma Davası Neden Kaybedilir? yazısı yol gösterebilir.
Arnavutköy’de Hukuk Alanları
Aşağıdaki başlıklar, Arnavutköy’den en sık gelen soruların hangi hukuk dalına girdiğini ve o dalda hangi merciye gidildiğini göstermek için hazırlanmıştır. İlçedeki adli dosyalar kural olarak Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde işler; ancak yargı çevresi mahkeme türüne göre bölünebildiğinden, her başlıkta belirtilen mahkemenin sizin dosyanız bakımından hangi binada bulunduğunu ayrıca doğrulamanız gerekir.
Arnavutköy İş Hukuku Avukatı
Kıdem ve ihbar tazminatı, ödenmeyen fazla mesai, yıllık izin karşılığı ve işe iade istemleri bu başlığa girer. Görevli mahkeme iş mahkemesidir ve bu alacaklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 s.K. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Arnavutköy iş davaları sayfamıza bakabilirsiniz.
Arnavutköy Ceza Avukatı
Soruşturma Cumhuriyet başsavcılığında yürütülür; iddianame kabul edilirse dosya, suçun ağırlığına göre asliye ceza ya da ağır ceza mahkemesinde görülür. Tutuklama, adli kontrol ve arama gibi koruma tedbirlerine sulh ceza hâkimliği karar verir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Arnavutköy ceza davaları sayfamıza bakabilirsiniz.
Arnavutköy Boşanma Avukatı
Boşanma, nafaka, velayet, kişisel ilişki kurulması ve mal rejiminin tasfiyesi aile mahkemesinde görülür. Bu davalarda arabuluculuk dava şartı değildir; taraflar isterse ihtiyari arabuluculuğa gidebilir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Arnavutköy boşanma ve aile davaları sayfamıza bakabilirsiniz.
Arnavutköy Bilişim Avukatı
Sosyal medya paylaşımıyla kişilik hakkının ihlali, dolandırıcılık amaçlı sahte site ve hesaplar, banka hesabının izinsiz kullanılması ve veri sızıntısı bu alandadır. İnternetteki bir içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi istemi sulh ceza hâkimliğine yapılır; talep duruşma yapılmaksızın incelenerek yirmi dört saat içinde karara bağlanır (5651 s.K. m.9). Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına yapılır ve yargılama ceza mahkemesinde yürür. Bağlantı adresinin, tarihin ve saatin kaydedilmesi delil bakımından belirleyicidir. Konu başlığı için bilişim hukuku sayfası hazırlanmıştır. Bu alanda en sık yapılan usul hatası, aynı içeriğin farklı adreslerde yayımlanmış kopyalarının dilekçede gösterilmemesidir; karar yalnızca bildirilen adresler bakımından sonuç doğurduğundan geri kalan yayınlar yerinde kalır. Başvurudan önce içeriğin tam adresleri, görüntünün alındığı tarih ve saat, hesabın kullanıcı adı, gerekiyorsa noter aracılığıyla yaptırılan tespit tutanağı ve para gönderilmişse dekont ile yazışmalar bir araya getirilmelidir. Süre bakımından iki yol farklıdır: erişimin engellenmesi istemi bir hak düşürücü süreye bağlanmamıştır ve içerik yayında kaldığı sürece ileri sürülebilir; buna karşılık kişilik hakkının ihlalinden doğan tazminat istemi zamanaşımına tabidir ve zamanaşımı yalnızca karşı tarafça ileri sürüldüğünde gözetilir.
Arnavutköy Yabancılar Hukuku Avukatı
İkamet izni başvurusunun reddi, iznin iptali, sınır dışı etme kararı ve idari gözetim gibi işlemler idarenin tek taraflı kararlarıdır; bunlara karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır. Vatandaşlığın kazanılması ya da kaybına ilişkin uyuşmazlıklar ile nüfus kaydının düzeltilmesi istemleri ise adli yargıda, asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu ayrım önemlidir: yanlış yargı koluna açılan dava esasa girilmeden reddedilir. Sınır dışı etme kararı gibi bazı işlemler için genel dava süresinden çok daha kısa özel süreler öngörülmüştür; süre, kararın tebliğ evrakından doğrulanmalıdır. Uygulamada en sık yapılan usul hatası, dava dilekçesine kararın tebliğ edildiğini gösteren belgenin eklenmemesi ve sürenin ne zaman başladığının ispat edilememesidir. Dosya açılmadan önce pasaport ve kimlik belgesi, ikamet ya da çalışma izni kartı, idarenin verdiği kararın yazılı örneği ile tebliğ alındısı, yurt dışından gelen evrakın apostilli aslı ve yeminli tercümesi hazırlanmalıdır. Sınır dışı etme kararına karşı öngörülen yedi günlük süre ile idari işlemlerin iptalinde geçerli olan altmış günlük genel süre hak düşürücüdür; taraflar hiç değinmese bile mahkeme bu süreleri kendiliğinden gözetir. Özel hukuktaki zamanaşımından ayrıldıkları nokta budur.
Arnavutköy Gayrimenkul Avukatı
İlçede tarla–arsa dönüşümü nedeniyle paylı mülkiyet yaygındır; bu da önalım, ortaklığın giderilmesi ve el atmanın önlenmesi istemlerini öne çıkarır. Tapu iptali ve tescil davaları asliye hukuk mahkemesinde, kira uyuşmazlıkları ile kat mülkiyetinden doğan istemler sulh hukuk mahkemesinde görülür. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Arnavutköy kira ve gayrimenkul davaları sayfamıza bakabilirsiniz.
Arnavutköy İcra Avukatı
Alacağın tahsili için başlatılan takipler icra dairesinde yürür; takibe ve icra dairesi işlemlerine yönelik uyuşmazlıklar ise icra mahkemesinde çözülür. İlamsız takipte ödeme emrini alan borçlunun itiraz için yedi günü vardır ve itiraz, mahkemeye değil takibin yapıldığı icra dairesine verilir (İİK m.62). Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Arnavutköy icra takibi ve itirazı sayfamıza bakabilirsiniz.
Arnavutköy Ticaret ve Şirketler Hukuku Avukatı
İlçedeki depo, lojistik ve üretim tesisleri nedeniyle sözleşmeden doğan alacaklar, cari hesap uyuşmazlıkları ile taşıma ve tedarik ilişkileri sık görülür. Ticari davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar; ancak 2026’daki birleştirmeden sonra Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi yoktur, dava Çağlayan’daki İstanbul asliye ticaret mahkemelerinde açılır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (TTK m.5/A). Şirket ortaklığından doğan istemler, genel kurul kararının iptali ve haklı sebeple fesih talepleri de aynı mahkemede görülür. Bu dosyalarda en sık yapılan usul hatası, dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağının aslının ya da onaylı örneğinin eklenmemesidir; verilen kesin süre içinde tamamlanmazsa dava usulden reddedilir. Dosya kurulurken sözleşme ve ekleri, sipariş yazışmaları, sevk irsaliyeleri ile faturalar, cari hesap ekstresi ve gönderilmiş ihtarname ile tebliğ belgesi toplanmalıdır. Tacirler arasındaki mal alım satımında ayıp bildirimi için tanınan süreler çok kısadır: açıkça belli olan ayıp iki gün, muayeneyle anlaşılabilecek ayıp sekiz gün içinde bildirilmelidir (TTK m.23). Bunlar hak düşürücü nitelikte olup geçirildiğinde mal kabul edilmiş sayılır; alacağın zamanaşımı ise ayrıca ve daha uzun sürelerle işler.
Arnavutköy İdare Hukuku Avukatı
İmar planına itiraz, ruhsat ve yapı kayıt işlemleri, kamulaştırma, kaçak yapı yıkım kararları ve belediye encümeni kararları bu başlığa girer. Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: idari yargı ayrı bir teşkilattır ve idare mahkemeleri adliye binasında bulunmaz; başvuru ayrı bir yere yapılır. İdari işlemin iptali istemi, işlemin tebliğinden itibaren kural olarak altmış gün içinde idare mahkemesine yöneltilir. İdari para cezası ise farklı bir yola tabidir: tebliğ veya tefhimden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu genel kuraldır; aksine hüküm bulunan kanunlarda değişir. İmar mevzuatına dayanan ve belediye encümenince verilen para cezalarında görevli yargı yeri idare mahkemesidir ve dava tebliğden itibaren altmış gün içinde açılır; çevre mevzuatına dayanan cezalarda da idare mahkemesine gidilir ve süre daha kısadır. Tebliğ evrakında gösterilen başvuru yolu ve süre esas alınmalıdır. Genel çerçeve idare hukuku sayfasındadır. İmar dosyalarında en sık yapılan usul hatası, planın askıya çıkarıldığı dönemin izlenmemesi ve askı süresi içinde itiraz edilmeden beklenmesidir; bu aşama kaçırıldığında plana karşı ileri sürülebilecekler daralır. Dava öncesinde planın askı ilanına ilişkin belge, plan ve lejant örneği, tapu kaydı, belediye encümeni kararı ile tebliğ alındısı ve varsa yapı tatil tutanağı toplanmalıdır. İdari işlemin iptaline ilişkin altmış günlük süre ile idari para cezasına karşı öngörülen on beş günlük süre hak düşürücüdür ve geçtiğinde işlem kesinleşir. Dava açılmadan önce işlemi yapan idareye ya da üst makama başvurulursa işlemekte olan sürenin duracağı da göz önünde tutulmalıdır (İYUK m.11).
Arnavutköy’de dava ne kadar sürer?
Bu soruya önceden bir takvim vermek doğru olmaz; süreyi belirleyen şey dosyanın adı değil, yargılama boyunca yapılması gereken işlemlerdir. İlçedeki uyuşmazlıkların büyük bölümü taşınmaza dayandığından keşif çoğu dosyada gündeme gelir: mahkeme heyeti ve bilirkişi taşınmazın başına gider, ardından rapor beklenir, rapora itiraz edildiğinde ek rapor alınır. Paylı taşınmazlarda paydaş sayısının fazla olması tebligat aşamasını uzatır; adresi bulunamayan paydaş için ayrıca araştırma yapılır. Tanıkların bir bölümü başka ilde oturuyorsa talimatla dinlenir ve talimat dosyasının dönüşü beklenir. Yurt dışında bulunan mirasçı ya da paydaş varsa tebligat oradaki usule göre yapılır. Kira, kat mülkiyeti, ortaklığın giderilmesi ve ticari para alacağı gibi işlerde dosya mahkemeye gelmeden önce arabuluculuk aşamasından geçer. Karar verildikten sonra istinaf ve koşulları varsa temyiz incelemesi ayrı zaman alır. Buna adliyenin iş yükü eklenir. Arnavutköy bakımından bir risk daha vardır: yargı çevresi mahkeme türüne göre bölünebildiğinden, yanlış adliyede açılan dava yetkisizlik kararıyla sonuçlanır ve dosyanın doğru mahkemeye ulaşması ek aylar demektir. Bu nedenle süre söylemek yerine dosyanın seyri izlenir.
Duruşmaya giderken: belge, kimlik ve dosya takibi
Arnavutköy’den duruşmaya gidilirken ilk iş, hangi binaya gidileceğini doğrulamaktır: ilçenin dosyaları kural olarak Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde görülür ve bu bina, taşıdığı ada rağmen Eyüpsultan sınırlarındadır; ilçeden çıkış mesafesi düşünüldüğünde yanlış adrese gitmek duruşmanın kaçırılması anlamına gelir. Duruşmanın günü ve saati, mahkemenin adı, dosya numarası ile salonun katı davetiyede yazılıdır. Davetiye elinize ulaşmadıysa aynı bilgiler e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndaki dosya ekranında görülür; verilen ara kararlar ve bir sonraki celse günü de buradan izlenebilir. Girişte kimlik belgesi aranır ve kimliği bulunmayan kişi salona alınmaz. Dosya vekil aracılığıyla takip ediliyorsa vekâletnamenin dosyaya sunulmuş olması gerekir. Tanık dinletilecekse tanığın adı ve açık adresi baştan bildirilir; adres eksikse davetiye çıkarılamaz ve celse boşa geçer. Keşif kararı verilmişse taşınmazın başına gidileceğinden, taraflara bildirilen saat ve buluşma yeri ayrıca not edilmelidir. Duruşma gününde şehir dışında olacaksanız, bulunduğunuz yerdeki adliye üzerinden SEGBİS ile katılmak için mahkemeden talepte bulunabilirsiniz. Katılamayacağınız gün için mazeretinizi belgesiyle önceden bildirin. Adliyelerin genel işleyişi Adliye Rehberi sayfasında anlatılmıştır.
Arnavutköy’de yargılama giderleri ve adli yardım
Dava açılırken ödenen tutarlar iki ayrı başlıktan oluşur ve bunlar birbirinin yerine geçmez. Harç, yargı hizmeti dolayısıyla devlete ödenen ve vergi benzeri nitelik taşıyan bir yükümlülüktür. Gider avansı ise devlete gelir olarak kalmaz; tebligat, bilirkişi ücreti, tanık gideri ve keşif masrafı gibi yargılama sırasında doğacak harcamalar için peşin yatırılan, harcandıkça dosyadan düşülen ve artan kısmı sonunda iade edilen bir tutardır. Paylı taşınmaz uyuşmazlıklarında paydaş sayısı arttıkça tebligat gideri de arttığından avansın yeterli tutulması ayrıca önem taşır. Mahkemenin verdiği kesin süre içinde avans tamamlanmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; bu, uyuşmazlığın esası hiç görüşülmeden dosyanın kapanmasıdır. Yargılama giderleri kural olarak haksız çıkan tarafa yükletilir; talep kısmen kabul edilirse gider de bu orana göre bölüştürülür. Ödeme gücü bulunmayanlar için iki yol vardır. İlki adli yardımdır: kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zora sokmadan gerekli gideri karşılayamayacak kişi, harç ve masraflardan geçici olarak muaf tutulmasını davaya bakan mahkemeden isteyebilir; talebe gelir ve malvarlığı durumunu gösteren belgeler eklenir. İkincisi baronun adli yardım bürosudur; durumu elverişli olmayan kişiye baro tarafından ücretsiz avukat görevlendirilir ve bu bir kamu hizmetidir. Harç ile avans tutarları her yıl değiştiğinden güncel miktar adliye veznesinden öğrenilmelidir.
Arnavutköy’ün semtleri: hangi mahallede olursanız olun dosya nereye gider?
Arnavutköy otuz sekiz mahalleden oluşur: Adnan Menderes, Anadolu, Arnavutköy Merkez, Atatürk, Baklalı, Balaban, Boğazköy İstiklal, Bolluca, Boyalık, Çilingir, Deliklikaya, Dursunköy, Durusu, Fatih, Hacımaşlı, Hadımköy, Haraççı, Hastane, Hicret, İmrahor, İslambey, Karaburun, Karlıbayır, Mareşal Fevzi Çakmak, Mavigöl, Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Kemal Paşa, Nenehatun, Ömerli, Sazlıbosna, Taşoluk, Tayakadın, Terkos, Yassıören, Yavuz Selim, Yeniköy, Yeşilbayır ve Yunus Emre. İlçe 2008’de kurulmuştur; o düzenlemeyle belde belediyeleri ilçeye katılmış, köyler ise 2014’te mahalleye dönüşmüştür. Eski tapu ve kadastro kayıtlarında bu yerler köy olarak geçtiğinden taşınmaz ada ve parsel numarasıyla eşleştirilmelidir.
Terkos ve Sazlıbosna çevresinde yapı yaptırabilir miyim?
İlçenin kuzey ve batı kuşağı iki içme suyu havzasının koruma alanındadır ve buradaki kısıt imar planından değil doğrudan su mevzuatından gelir. Havzada yapılaşma 2560 sayılı İSKİ Kanunu ile havza mevzuatı uyarınca kuşaklara göre sınırlanır: mutlak koruma alanı azami su seviyesinden itibaren üç yüz metre, kısa mesafeli koruma alanı onu izleyen bin metreye kadar olan şerittir. Yapı yasağı esas olarak mutlak koruma alanında geçerlidir; kısa mesafeli alanda yapılaşma yasak değil, yoğunluk ve büyüklük bakımından sınırlıdır. Kurallara aykırı yapılar için yıkım işlemi uygulanabilir ve ilçenin havza mahallelerinde bu yönde uygulamalar yapılmıştır. Yıkım kararı bir idari işlemdir ve tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davasına konu edilir (İYUK m.7). Parselin hangi kuşakta kaldığı mahalle adından değil, plan ve İSKİ görüşünden okunur.
Tarlamı bölüp satabilir miyim?
İlçenin kırsal kuşağında en sık karşılaşılan yanılgı budur. Tarım arazileri, belirlenen asgari büyüklüğün altına düşecek şekilde bölünemez; miras yoluyla intikalde de aynı sınır işler ve mirasçıların araziyi paylaşması bu kurala tabidir (5403 s. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m.8). Tarım arazisinin tarım dışı amaçla kullanılabilmesi ise ayrı bir izne bağlıdır (m.13); izinsiz kullanımda idari para cezası uygulanır ve arazinin eski hâline getirilmesi istenir. Bu nedenle “imara açılır” beklentisiyle yapılan alımlarda, önce parselin vasfı ve izin durumu incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Arnavutköy’de oturuyorum, hangi adliyeye gideceğim?
Kural olarak Gaziosmanpaşa Adliyesi’ne; bina Eyüpsultan sınırlarındadır. Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebildiğinden dosyanızın yerini UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız gerekir.
2. Hisseli tapuda ortağım hissesini bana sormadan satabilir mi?
Satabilir. Paydaş kendi payı üzerinde diğerlerinin onayı olmadan tasarruf edebilir. Diğer paydaşların buna karşı elindeki araç, satışı engellemek değil, önalım hakkını kullanarak payı kendi üzerine almaktır; ödenecek tutar tapuda yazan bedel değil, hâkimin belirleyeceği rayiç bedeldir (TMK m.734/2).
3. Ortağım hissesini kardeşine bağışladı, önalım kullanabilir miyim?
Kullanamazsınız. Önalım hakkı satış ve satışa benzer devirlerde doğar; bağış ve miras yoluyla intikal bu kapsamda değildir. Payın başka bir paydaşa satılması hâlinde de hak doğmaz.
4. Satışı çok sonra öğrendim, sürem geçti mi?
Üç aylık süre, satışın noter aracılığıyla bildirilmesiyle başlar; bildirim yapılmamışsa bu süre işlemez. Ancak satışın üzerinden bir yıl — 25/12/2025 tarihinden önce yapılmış satışlarda iki yıl — geçmesiyle hak her hâlde düşer. Süre hesabı tapu kaydına ve bildirime göre yapılmalıdır.
5. Önalım davası açarken parayı hemen ödemem gerekir mi?
Dava açarken değil, hâkimin vereceği kesin süre içinde. Yatırılacak tutar tapudaki satış bedeli değil, hâkimin gecikmeksizin belirleyeceği rayiç bedeldir; bu bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerinin hâkimin belirlediği yere nakden yatırılması zorunludur, yatırılmazsa adınıza payın tesciline karar verilemez (TMK m.734/2). Bu kural görülmekte olan davalara da uygulanır (TMK geçici m.1/2).
İstanbul’da komşu ilçelerde hukuki rehber
Arnavutköy için verilen bilgiler yakın ilçelerde de büyük ölçüde paraleldir; bazı adliye yetki alanları ortak olduğu için okuyucu için faydalı olabileceğini düşündüğümüz çevre ilçelere ait rehberlerimiz:
Bu sayfa son olarak 02.10.2026 tarihinde güncellenmiştir.
Büromuz
Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Küçükçekmece’dedir; Arnavutköy’ün bağlı olduğu yargı çevresindeki dosyalar da takip edilmektedir. Görüşme talebi için iletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz. Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz Durumunuza Göre Ne Yapmalısınız? sayfasına bakabilirsiniz.