
Babamın Borçları Bana Kalır mı? Mirasın Reddi
Bir yakının vefatından sonra sorulan ilk sorulardan biri hemen her zaman aynıdır: “Borçları da bize mi kalıyor?” Türk hukukunda miras, ölümle birlikte kendiliğinden mirasçılara geçer. Bu geçiş yalnızca taşınmazları ve banka hesaplarını değil, borçları da kapsar. Mirasçının borçlardan kurtulabilmesi için harekete geçmesi gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu bu konuda iki ayrı yol tanır ve bu iki yol uygulamada sürekli birbirine karıştırılır: gerçek red ve hükmen red.
Gerçek red: üç aylık süre işler
Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Bu, mahkemeye yapılan bir beyanla gerçekleşir ve süreye bağlıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesi ret süresini üç ay olarak belirler.
Sürenin başlangıcı herkes için aynı değildir:
- Yasal mirasçılar için süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispatlanmadıkça, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.
- Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işler.
Ret beyanı, Kanun'un 609. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir; “şu taşınmazı alırım, borcu reddederim” şeklinde bir seçim mümkün değildir.
Süre içinde ret yapılmazsa ne olur? Kanun'un 610. maddesine göre miras kazanılmış olur. Bu andan sonra mirasçı, terekenin borçlarından kendi malvarlığıyla da sorumlu hâle gelir.
Hükmen red: süre işlemez
İkinci yol çok daha az bilinir ama pratikte daha sık işe yarar. Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin ikinci fıkrası, ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise mirasın reddedilmiş sayılacağını düzenler.
Buradaki fark kritiktir: mirasçının bir başvuru yapması gerekmez, miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır. Bu nedenle üç aylık süre de söz konusu olmaz. Terekenin borca batık olduğu, alacaklılar tarafından takip başlatıldığında bir tespit davasıyla ya da açılan davada savunma olarak ileri sürülebilir.
Mirasçı gibi davranmak reddi engeller
Hükmen redde güvenip rahat davranmak tehlikelidir. Mirasçı, terekeye mirasçı sıfatıyla sahip çıkan işlemler yaparsa reddin sonuçlarından yararlanamaz. Uygulamada bu duruma yol açabilecek davranışlara örnek olarak şunlar sayılabilir:
- Tereke mallarını satmak, devretmek veya gizlemek,
- Mirasbırakanın banka hesabındaki parayı kendi ihtiyacı için kullanmak,
- Miras kalan taşınmazı kiraya vermek ve kirasını tahsil etmek,
- Tereke adına dava açıp takip etmek.
Buna karşılık cenaze giderlerinin karşılanması ya da terekenin korunmasına yönelik olağan işler, tek başına mirası benimseme anlamına gelmez. Sınır her olayda ayrı çizilir; şüpheye düşülen her işlemden önce hukuki görüş alınması yerinde olur.
Ret zinciri: sıra bir sonrakine geçer
Mirası reddeden mirasçı devre dışı kalır; miras, o mirasçı mirasbırakandan önce ölmüş gibi sonraki sıradaki mirasçılara geçer. Bu, çoğu ailede gözden kaçan bir sonuç doğurur: çocuklar reddederse sıra torunlara, sonra kardeşlere geçebilir. Aile içinde yalnızca bir kişinin ret yapması genellikle yeterli olmaz; sıradaki tüm mirasçıların kendi süreleri içinde hareket etmesi gerekir.
En yakın mirasçıların tamamı mirası reddederse, tereke Kanun'un 612. maddesi uyarınca sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda bir değer artarsa bu, mirası reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilir.
Üçüncü bir yol: resmî defter tutulması
Mirası reddetmek ile kayıtsız kabul etmek arasında sıkışmış mirasçı için Kanun bir ara yol tanır. Mirasçılar, mirası kabul edip etmeyeceklerine karar vermeden önce terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Bu istem, Kanun'un 619. maddesi uyarınca ölümün öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde sulh hâkimine yapılır.
Defter tutulması, terekenin varlık ve borçlarının resmen tespit edilmesini sağlar. Mirasçı tabloyu gördükten sonra kararını verir; deftere göre kabul hâlinde sorumluluk kural olarak deftere yazılan borçlarla sınırlanır.
Pratik kontrol listesi
- Tarihleri not edin. Ölümü öğrendiğiniz tarih, üç aylık sürenin başlangıcıdır ve sonradan ispatı zordur.
- Terekeyi araştırın. Tapu, araç, banka ve icra kayıtları çıkarılmadan verilen karar tahmine dayanır.
- Sıradaki mirasçıları uyarın. Sizin reddiniz onların süresini başlatır; haberi olmayan mirasçı borç altında kalabilir.
- Terekeye dokunmayın. Karar verilene kadar tereke mallarıyla ilgili işlem yapmaktan kaçının.
- Aczi belgeleyin. Hükmen redde dayanacaksanız, ölüm tarihindeki borca batıklığı gösteren kayıtlar belirleyici olur.
Bu yazıda anılan düzenlemeler
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.605 (ret hakkı ve hükmen red), m.606 (üç aylık süre), m.609 (ret beyanı), m.610 (ret hakkının düşmesi), m.612 (tüm mirasçıların reddi ve tasfiye), m.619 (resmî defter tutulması).
Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mirasın reddinde süreler kısa ve hak düşürücüdür; kaçırılan süre geri alınamaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Miras Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Mirastan Mal Kaçırma Davası ve Bir Yıllık Süre | Miras Avukatı
- Tenkis Davası ve Saklı Pay: Mirasta Denkleştirme | Miras Avukatı
- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
- Mirasçılık Belgesi: Noterin Sınırı, Yetkili Yer ve Paylar
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
Miras Hukuku yazılarının tamamı Miras Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 25.08.2026 · Son güncelleme: 03.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: