
Fon Kanunu Kabul Edildi: 7596 Sayılı Kanunda 1 Milyon TL'ye Kadar Ara Ödeme ve Net Yatırım Tutarı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.128'deki yetkisine dayanarak 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla çok sayıda yatırım fonunun tasfiyesine karar vermişti. Bu fonların tasfiyesi için hazırlanan "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun" TBMM Genel Kurulu'nda 22 Ekim 2026'da kabul edildi ve 7596 numarasını aldı. Kamuoyunda "fon kanunu" ya da "fon teklifi" diye anılan düzenleme budur.
Bu yazı, kanunun kabul edilen metnini madde madde okuyarak tasfiyedeki bir fonda payı bulunan yatırımcının en çok sorduğu soruları cevaplar: Kanun beni kapsıyor mu, satış talimatım gerçekleşmediyse ne olacak, 1 milyon TL'lik ara ödeme nasıl hesaplanacak, zararı kim karşılayacak?
Önemli not: Kanun, Resmî Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe girer ve 17 Eylül 2026'dan geçerli olur (m.8). Bu yazının yazıldığı 23 Ekim 2026 itibarıyla kanun henüz Resmî Gazete'de yayımlanmamıştı. Madde numaraları TBMM'nin kabul ettiği metne göredir. Ödemelerin ayrıntısını kanun büyük ölçüde SPK'ya bırakmıştır. Bu nedenle SPK'nın çıkaracağı usul ve esaslar ayrıca takip edilmelidir.
1. Kanun hangi fonları kapsıyor?
Kanun yalnızca SPK'nın 17/9/2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarına uygulanır (m.1/1, m.2/1-b). Kanun açıkça, bunların dışındaki yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk düzeni kurmadığını söyler (m.1/2). Yani yatırım yaptığınız fon bu kararların kapsamında değilse, bu kanundaki ara ödeme ve geri kazanım hükümleri size uygulanmaz.
Fonunuzun kapsamda olup olmadığını SPK'nın ilgili bültenlerindeki listeden ve aracı kurumunuzun ya da bankanızın bildiriminden kontrol edebilirsiniz.
2. Tasfiyeyi kim yürütür?
Tasfiye, SPK'nın gözetim ve denetiminde, SPK'nın görevlendirdiği tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülür (m.3/1). SPK'nın belirleyebileceği konular şunlardır:
- tasfiyenin aşamaları,
- fon varlıklarının tespiti ve nakde çevrilmesi,
- değerleme esasları,
- pay sahipliğinin belirlenme şekli,
- ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırası.
Tasfiye ile görevli kuruluş, mümkün olan en yüksek ekonomik değeri elde etmek için gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Borsadaki fiyat varlığın gerçek değerini yansıtmıyorsa ya da tasfiyeyi geciktirecekse SPK farklı satış yöntemlerine karar verebilir. Bunlar geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi ve geçici farklı fiyat marjıdır. SPK, varlıkların Borsa dışında satılmasına da onay verebilir (m.3/2).
MKK, Takasbank, Borsa İstanbul, Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim ve saklama kuruluşları, diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurumları, SPK, YTM ve TMSF'nin istediği bilgi ve belgeleri gecikmeden vermek zorundadır. Bu kurumlar sır saklama hükümlerini gerekçe göstererek bilgi vermekten kaçınamaz (m.3/4).
3. Kim "fon pay sahibi" sayılır? Satış talimatım gerçekleşmediyse ne olur?
Pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşun kayıtları ile MKK kayıtlarının karşılaştırılmasıyla fon ve hesap bazında tespit edilir (m.3/5).
Satış talimatı vermiş ama parasını alamamış yatırımcıyı ilgilendiren hüküm aynı fıkradadır. Aşağıdaki üç şartın birlikte bulunması gerekir:
- 17/9/2026 ve öncesinde TEFAS'a iletilmiş olmalı,
- fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleşmemiş olmalı,
- katılma payları bloke edilmiş olmalı.
Bu durumda bu yatırımcılar fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye hükümlerine tabidir (m.3/5).
Bunun pratik anlamı şudur: Kanun bu yatırımcılara ayrı bir öncelik tanımaz; diğer pay sahipleriyle birlikte tasfiyeden pay alırsınız. Dağıtım sırasını SPK belirler (m.3/1). Talimatınızı gösteren ekran görüntüsü, banka ya da aracı kurum bildirimi gibi kayıtları bu yüzden saklayın; pay sahipliğinizin tespitinde gerekebilir.
4. Kimlere ödeme yapılmaz?
SPK'nın şu fiilleri işlediğini ya da bu fiillere birlikte katıldığını tespit ettiği kişi ve kurumlara bu fonların tasfiyesinden ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmaz (m.3/6):
- piyasa bozucu eylemler (6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.104),
- bilgi suistimali (m.106),
- piyasa dolandırıcılığı (m.107).
Bu hüküm, fiilin fonlar tarafından, fonlarla birlikte ya da fonların iştirakiyle işlendiği hâllere uygulanır. Hüküm, fona yalnızca yatırım yapmış olağan yatırımcıyı değil, Kurulca bu fiillerle ilişkilendirilen kişileri hedefler.
5. Ödemeler neye göre hesaplanacak? "Net yatırım tutarı" nedir?
Kanunun en önemli hükmü budur. Ödemenin hesap yöntemi, fondan elde edilen paranın yeterli olup olmamasına göre değişir:
- Para yeterliyse: Fon varlıkları nakde çevrildiğinde elde edilen dağıtılabilir para, tasfiye kararından bir önceki günün fiyatıyla bütün payları karşılayabiliyorsa, bu kanundaki özel hesap yöntemine gerek kalmaz. Bu durumda kanun özel bir hesap yöntemi öngörmez; ödemeler SPK'nın belirleyeceği usul ve esaslara göre yapılır (m.3/1).
- Para yetmiyorsa: Tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde her yatırımcının net yatırım tutarı esas alınır (m.4/1).
Net yatırım tutarını MKK hesaplar. Hesap üç adımda yapılır:
- Yatırımcının fona fiilen yaptığı her para girişi ve fondan aldığı her para çıkışı ayrı ayrı ele alınır.
- Her biri, tasfiye tarihine kadar TÜFE ile Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla, gün hesabıyla (kıstelyevm) güncellenir.
- Girişler çıkışlardan fazlaysa, çıkışlar ilk giren ilk çıkar esasıyla girişlerden düşülür.
Bu yöntemin sonucu şudur: Ödemede esas alınan, fonun çöküş öncesi gösterdiği değer değil, sizin gerçekte fona koyduğunuz paranın enflasyona göre güncellenmiş hâlidir. Fondan daha önce para çekmişseniz bu çekişler hesaptan düşülür.
Bu nedenle fona yaptığınız her girişin ve fondan aldığınız her çıkışın dekontunu saklamanızda yarar var. Hesap MKK kayıtlarıyla yapılsa da kayıtlarınızı kendi belgelerinizle karşılaştırabilmeniz gerekir. Kanunda bu hesaba karşı ayrı bir itiraz usulü düzenlenmemiştir. Bu, hiçbir hukuki yol olmadığı anlamına gelmez; hesaplamaya ilişkin işlem ve kararlara karşı genel hükümlerdeki başvuru yolları ve süreleri ayrıca değerlendirilir. SPK'nın çıkaracağı usul ve esaslarda bu konuda hüküm olup olmadığı da takip edilmelidir.
6. 1 milyon TL'lik ara ödeme: kime, ne kadar?
Kanun, tasfiye tamamlanmadan önce yatırımcılara ara ödeme yapılmasına imkân tanır (m.4/2). Ara ödemenin şartları şunlardır:
- Kaynağı fonun kendisidir. Ara ödeme yalnız ilgili fonun tasfiye malvarlığından yapılır. Devlet, TMSF ya da YTM güvencesi değildir.
- Her fonda otomatik değildir. Ara ödeme yalnızca SPK'nın belirlediği fonlarda yapılabilir. Kanun "yapılabilir" der; ödemeyi, zamanını ya da tutarını garanti etmez.
- Tavan 1.000.000 TL'dir. Net yatırım tutarı 1.000.000 TL'nin altında olana bu tutar kadar, 1.000.000 TL ve üzerinde olana en fazla 1.000.000 TL ara ödeme yapılabilir.
- Endekslenmemiş tutar esas alınır. Ara ödeme, net yatırım tutarının endeksleme uygulanmadan bulunan kısmını, yani kabaca "yatırdığınız eksi çektiğiniz" tutarı geçemez.
- Payların güncel değerini geçemez. Para piyasası fonları hariç, ara ödeme, ödemenin hesaplandığı günden bir önceki gün sonu itibarıyla hesabınızdaki katılma paylarının toplam değerini aşamaz. Bu fiyatı, tasfiye ile görevli kuruluştan alınan bilgilerle yapılan değerlemeye göre Takasbank hesaplar.
- Mahsup edilir. Ara ödeme tasfiye bakiyesinden alacağınız paradan düşülür.
- Paylar şimdi iade edilmez. Ara ödeme karşılığında katılma payı iadesi yapılmaz. Paylar nihai ödemede iade edilir (m.4/3).
Örnek (yalnız kanunun mantığını göstermek içindir): Bir yatırımcı fona toplam 400.000 TL yatırmış, daha önce 100.000 TL çekmiş olsun. Endekslenmemiş net tutar 300.000 TL'dir ve 1 milyon TL tavanının altındadır. Ancak fon para piyasası fonu değilse ve hesaptaki payların bir önceki gün sonu değeri 250.000 TL'ye düşmüşse, ara ödeme 250.000 TL'yi geçemez. Kalan hak, nihai ödemede ve geri kazanım hesabından yapılacak dağıtımlarda ele alınır. Gerçek tutar SPK'nın belirleyeceği usule ve fonun nakit durumuna bağlıdır.
Para herkese yetmezse
Dağıtılabilir para bütün net yatırım tutarlarını ya da ara ödemeleri karşılamaya yetmezse SPK iki yöntemden birini veya ikisini birlikte uygulayabilir (m.4/3):
- Mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının tam ödeme alması için ödemeye net yatırım tutarı en düşük olandan başlamak,
- herkes için uygulanacak asgari bir ara ödeme tutarı belirlemek.
Her iki durumda da hiçbir yatırımcıya net yatırım tutarını, hesaplanan hak ve alacağını ya da 1.000.000 TL'lik ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamaz.
7. Fondan daha önce kârla çıkanlar parayı geri vermek zorunda mı?
Kanun bu konuda isteğe bağlı bir iade düzenler (m.4/4). Tasfiye tarihine kadar paylarını fona iade ederek ödeme almış kişilerin, girişlerinin TÜFE ile Yİ-ÜFE ortalamasıyla güncellenmiş tutarını aşan getirisi SPK'nın ilan edeceği hesaplara iade edilebilir.
Fonların portföyünde bulunan ve SPK'nın piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı incelemesine konu ettiği paylardan kazanç sağlayanlar da benzer biçimde, alım maliyetinin enflasyonla güncellenmiş tutarını aşan kısmı genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak yatırabilir.
Hesaplama dönemini ve yöntemini SPK belirleyecektir. Bu kanun, iadeyi bir zorunluluk olarak değil gönüllü bir imkân olarak düzenlemiştir. Fon zararından sorumlu tutulanlara ilişkin m.5 hükümleri ve genel hükümlere dayanan talepler ise bundan ayrıdır.
8. Zararı kim karşılayacak?
Fon zararı sayılan işlemler. Kanun, fon malvarlığından çıkarılan bazı değerleri "hukuka aykırı çıkarılmış" sayar ve fonun bu tutarda zarara uğratıldığını kabul eder (m.5/1). Bu değerler şunlardır:
- Kime aktarılmış olabilir: ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler, bunların kontrol ettiği kişiler ya da üçüncü kişiler.
- Hangi yolla aktarılmış olabilir: kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım-satım, repo, ters repo ve benzeri işlemler.
- Hangi şartla zarar sayılır: Değer, mevzuata aykırı olarak ya da şeklen uygun olsa bile fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amaç bulunmadan, karşılıksız veya muvazaalı (danışıklı) işlemlerle çıkarılmışsa. Bu değerlerin yerine geçen ya da onlarla elde edilen değerler de aynı kapsamdadır.
Sorumluluk sırası (m.5/2):
- Önce: fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi.
- Tahsil edilemezse: Şirketten tahsil edilemeyen ya da edilemeyeceği açıkça belli olan kısımdan, SPK'nın belirlediği gerçek ve tüzel kişiler ile onlarla birlikte hareket edenler şahsen sorumludur.
- Görevden ayrılmak kurtarmaz: Bu kişilerin görevden ayrılmış olması, görevde oldukları dönemdeki işlemlerden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
Tahsilat (m.5/3-4):
- Elkoyma, kayyım ve müsadereye ilişkin m.6 kapsamı dışındaki durumlar için SPK, her fon bakımından zarar tutarını, sorumluları ve sorumlu oldukları tutarları belirleyip TMSF'ye bildirir.
- TMSF, sorumluların malvarlığından tahsilat için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre takip başlatır. Bu takipte Bankacılık Kanunu'nun bazı hükümlerini uygulama yetkisi de vardır.
- Bu takiple ilgili açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkilidir. Bu hüküm TMSF'nin tahsil ve takip işlemleriyle ilgilidir. Yatırımcının açacağı her davanın İstanbul idare mahkemesinde görüleceği anlamına gelmez.
9. Elkonulan paralar nereye gider?
Ceza soruşturmasındaki el koyma ve iade (m.6/1-3):
- El koyma: Bu fonlarla bağlantılı fiillerden yürütülen soruşturmalarda CMK m.128'e göre elkoyma kararı verilebilir.
- Fona iade: Elkonulan değerler arasında fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları varsa, bunlar CMK m.131 uyarınca savcı, hâkim veya mahkeme tarafından ilgili fona ya da geri kazanım hesabına iade edilir.
- TMSF kayyım: Fona devredilemeyen malvarlığı (örneğin bir taşınmaz) için TMSF kayyım olarak atanabilir. Kayyım atanırsa TMSF dava sonucunu beklemeden bu malvarlığını derhal satar ya da tasfiye eder ve elde edilen parayı her fon için ayrı hesapta izler.
- Müsadere: Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve fonun malvarlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu belirlenen değerler Hazine'ye gelir yazılmaz. Mahkeme bu değerlerin ilgili fona, tasfiye bitmişse geri kazanım hesabına aktarılmasına karar verir.
Geri kazanım hesabı (m.6/4-6):
- Ayrı hesap: Tahsil edilen ve iade edilen bütün tutarlar TMSF nezdinde, her fon için ayrı alt hesaplarda tutulur. Bu tutarlar TMSF'nin kendi malvarlığından ayrıdır.
- Güvence: Bu tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve pay sahiplerine ödeme için kullanılabilir. Kamu alacakları için bile haczedilemez, teminat gösterilemez, üzerlerine ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz konulamaz.
- Dağıtım: Biriken tutarlar, zorunlu masraflar düşüldükten sonra, tasfiye sürerken tasfiye ile görevli kuruluşa aktarılır. Tasfiye bitmişse SPK'nın bildirdiği pay sahiplerine ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM)'ne aktarılır ve katılma payı sahipliği oranında dağıtılır.
- Küçük tutarlar: Size düşen pay SPK'nın belirleyeceği asgari tutarın altında kalırsa adınıza biriktirilir; birikmiş tutar asgari tutara ulaşınca ödenir. Bu biriktirme nihai dağıtımda uygulanmaz.
Burada YTM yalnızca geri kazanılan paranın dağıtıcısıdır. Bu rol, 6362 sayılı Kanun m.82-86'daki "yatırımcıların tazmini" sürecinden farklıdır; o süreç yatırım kuruluşunun nakit ödeme veya sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde işler. YTM tazmini için Yatırımcı Tazmin Merkezi başvurusu yazımıza bakabilirsiniz.
10. Bu kanun başka hukuki yolları kapatıyor mu?
Kanunda yatırımcının diğer hukuki yollara başvurmasını yasaklayan bir hüküm yoktur. Aksine nihai ödemede, yatırımcıya tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollardan daha önce yapılmış ödemelerin mahsup edileceği düzenlenmiştir (m.4/5). Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 6362 sayılı Kanun, CMK, Bankacılık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat uygulanır (m.7/3).
Sonuç olarak:
- Ceza soruşturmasında suçtan zarar gören sıfatıyla başvuru,
- sorumlulara karşı tazminat talebi,
- aracı kurumun ya da bankanın kusuruna dayanan talepler
somut olayın koşullarına göre değerlendirilebilir. Ancak aynı zarar iki kez karşılanmaz. Bu yolların her birinin şartları ve sınırları fon mağdurunun izleyeceği dört paralel hukuki yol ve fon mağduru parasını geri alabilir mi yazılarımızda ayrıca anlatıldı.
Yatırımcı şimdi ne yapmalı?
- Kaydınızı kontrol edin. Hangi fonda, kaç payınız olduğunu aracı kurum ya da banka hesabınızdan ve MKK kayıtlarından kontrol edin. Pay sahipliği MKK kayıtlarıyla tespit edilecek.
- Belgeleri toplayın. Fona yaptığınız her girişin ve fondan aldığınız her çıkışın dekontu, net yatırım tutarınızın kontrolü için temel belgedir.
- Gerçekleşmeyen talimatınızı belgeleyin. 17 Eylül 2026 ve öncesinde verdiğiniz ama gerçekleşmeyen satış talimatı varsa, talimat tarihini gösteren kaydı saklayın.
- Resmî duyuruları takip edin. Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasını, ardından SPK'nın ara ödemenin hangi fonlarda, ne zaman ve hangi usulle yapılacağına ilişkin kararlarını izleyin. Ödeme duyurularını yalnız SPK'nın, tasfiye ile görevli kuruluşun ve hesabınızın bulunduğu kurumun resmî kanallarından takip edin.
- Kimlik ve şifre bilgisi vermeyin. "Ara ödemenizi hızlandıralım" diyen mesaj ve aramalara itibar etmeyin. Kanun ödemelerin tasfiye ile görevli kuruluş ve tasfiye bittikten sonra YTM eliyle, MKK kayıtlarına göre yapılmasını düzenler; aracı bir kişiye ücret ödemeyi gerektiren bir aşama öngörmez.
- Süreleri gözden kaçırmayın. Şikâyet, ceza davasına katılma ya da tazminat gibi yollar düşünülüyorsa, bunların süreleri bu kanundaki tasfiyeyi beklemez. Tasfiye kararının pay sahibine bıraktığı haklar için SPK tasfiye kararı sonrası yatırımcı ne yapmalı yazımıza bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
1. Fon kanunu yürürlüğe girdi mi?
Kanun TBMM'de 22 Ekim 2026'da kabul edildi (Kanun No. 7596). Resmî Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe girer ve 17 Eylül 2026'dan geçerli olur (m.8). Bu yazının tarihi itibarıyla yayım henüz gerçekleşmemişti.
2. Herkese 1 milyon TL ödenecek mi?
Hayır. 1.000.000 TL bir tavandır; ara ödeme yalnız SPK'nın belirlediği fonlarda yapılabilir (m.4/2). Ödeme şu tutarları geçemez:
- net yatırım tutarınızın endekslenmemiş kısmı,
- para piyasası fonları hariç, hesabınızdaki payların bir önceki gün sonu değeri.
Para yetmezse SPK, net yatırım tutarı en düşük olandan başlayarak ödeme yapılmasına ya da herkes için aynı asgari tutara kadar ödeme yapılmasına karar verebilir (m.4/3).
3. 17 Eylül'de satış talimatı verdim, gerçekleşmedi. Paramı öncelikli alır mıyım?
Kanuna göre 17/9/2026 ve öncesinde TEFAS'a iletilip fonun temerrüdü veya fiyat açıklanmaması nedeniyle gerçekleşmeyen talimatlarda, payları bloke edilen yatırımcı fon pay sahibi olarak tasfiyeye katılır (m.3/5). Kanun bu yatırımcılara ayrı bir öncelik tanımamıştır.
4. Fonun değeri düştü; zararımı enflasyona göre mi alacağım?
Para fonun bütün paylarını tasfiye kararından önceki fiyattan karşılamaya yetmezse, ödemelerde net yatırım tutarınız esas alınır. Bu tutar, girişleriniz ve çıkışlarınız TÜFE ile Yİ-ÜFE ortalamasıyla güncellenerek MKK tarafından hesaplanır (m.4/1). Ne kadarının ödenebileceği, tasfiyeden ve geri kazanım hesabına gelecek tahsilatlardan elde edilecek paraya bağlıdır. Kanun belli bir oranda ödeme garantisi vermez.
5. Fon yöneticilerinin şahsi malvarlığına gidilebilecek mi?
Zarardan önce portföy yönetim şirketi sorumludur. Şirketten tahsil edilemeyen kısım için SPK'nın belirlediği gerçek ve tüzel kişiler ile onlarla birlikte hareket edenler şahsen sorumludur. TMSF bu tutarları amme alacağı gibi takip eder (m.5/2-4).
6. Bu kanun benim fonuma uygulanır mı?
Yalnız SPK'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi bitmemiş fonlara uygulanır. Diğer fonlar için genel bir rejim kurmaz (m.1).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Kanun hükümleri TBMM'nin 22 Ekim 2026'da kabul ettiği 7596 sayılı Kanun metninden, 6362 sayılı Kanun hükümleri mevzuat.gov.tr'deki güncel metinden okunmuştur. Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanan metni ve SPK'nın çıkaracağı usul ve esaslar esas alınmalıdır. Her yatırımcının durumu kendi kayıtlarına göre ayrıca değerlendirilir; herhangi bir sonuç veya tutar vaat edilmez. Konuyla ilgili genel bilgi için dava ve uyuşmazlık çözümü sayfamıza bakabilirsiniz.
Dava ve Uyuşmazlık Çözümü alanındaki diğer yazılar
- Fon Dolandırıcılığı 2026: Fon Mağdurları Parasını Geri Alabilir mi?
- Cevap Dilekçesi: Süresi, İçeriği ve Verilmezse Ne Olur?
- Yenibosna Hangi Adliyeye Bağlı? Mahkemeler Hangi Binada
- Avukata Vekaletname Nasıl Verilir, Özel Yetki Ne Zaman Şart
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
Dava ve Uyuşmazlık Çözümü yazılarının tamamı Dava ve Uyuşmazlık Çözümü sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 23.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: