
Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası: Emanet Edilen Mal Geri Verilmezse
Tamir için bırakılan bir telefonun geri verilmemesi, birkaç günlüğüne verilen bir aracın satılması, kiralanan iş makinesinin iade edilmemesi ya da bir çalışanın müşteriden tahsil ettiği parayı işyerine teslim etmemesi… Bu olayların ortak noktası, malın sahibinin rızasıyla teslim edilmiş olması ve sonra güvenin boşa çıkmasıdır. Türk Ceza Kanunu bu durumu güveni kötüye kullanma adıyla ayrı bir suç olarak düzenler.
Ancak her geri ödenmeyen para ya da yerine getirilmeyen söz bu suçu oluşturmaz. Bu yazıda suçun unsurlarını, hırsızlık, dolandırıcılık ve borç ilişkisinden farkını, cezaları, 2025 yılında motorlu taşıtlar için getirilen değişikliği, şikâyet ve uzlaştırma kurallarını anlatıyoruz.
Güveni kötüye kullanma nedir?
Türk Ceza Kanunu'nun 155. maddesinin birinci fıkrasına göre başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkâr eden kişi bu suçu işler. “Muhafaza etmek veya” ibaresi 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Tanım parçalara ayrıldığında şu unsurlar görülür:
- Başkasına ait mal: Mal failin değil, bir başkasının olmalıdır. Hırsızlıktan farklı olarak maddede “taşınır” sınırlaması yoktur.
- Zilyetliğin belirli bir amaçla devri: Mal faile saklaması ya da belirli bir şekilde kullanması için teslim edilmiştir. Emanet, kiralama, tamir için bırakma veya satılmak üzere teslim bu kapsamda düşünülebilir.
- Amaç dışı tasarruf veya inkâr: Fail malı teslim amacının dışında kullanır, satar, rehin verir, kendisininmiş gibi davranır ya da malın kendisine hiç teslim edilmediğini ileri sürer.
- Yarar: Tasarruf, failin kendisinin veya bir başkasının yararına yapılmalıdır.
Kanundaki iki hareket birbirinden bağımsızdır. Amaç dışı tasarrufta fail malı elinde tutmakla kalmaz; satar, başkasına verir ya da teslim amacıyla bağdaşmayan biçimde kullanır. İnkârda ise mal failin elinde olduğu hâlde, teslim hiç yapılmamış gibi davranılır. İkinci durumda uyuşmazlığın merkezine “mal gerçekten teslim edildi mi?” sorusu oturur; bu yüzden teslimin yazılı veya başka bir yolla belgelenmesi belirleyici önem kazanır.
Hırsızlık ve dolandırıcılıktan farkı
Üç suç da malvarlığına karşı işlenir; fark, malın faile nasıl geçtiğindedir:
- Hırsızlıkta mal, zilyedin rızası olmadan bulunduğu yerden alınır (TCK m.141).
- Dolandırıcılıkta mağdur hileli davranışlarla aldatılarak zarara uğratılır (TCK m.157).
- Güveni kötüye kullanmada mal, belirli bir amaçla ve rızayla teslim edilmiştir; suç, teslimden sonra amaç dışı tasarruf veya inkârla ortaya çıkar.
Bu ayrım önemlidir: cezalar, şikâyet şartı ve uzlaştırma kuralları suçtan suça değişir. Dolandırıcılık ve hırsızlık dizinin ayrı yazılarında ele alınıyor.
Her borç ilişkisi bu suçu oluşturur mu?
Hayır. Kanun, “muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere” zilyetliği devredilen bir malı arar. Geri ödenmek üzere verilen borç paranın ödenmemesi, satın alınan malın bedelinin ödenmemesi ya da bir sözleşmenin yerine getirilmemesi bu tanıma kendiliğinden girmez. Bir olayın suç mu yoksa hukuki uyuşmazlık mı olduğu, teslimin hangi amaçla yapıldığına bakılarak somut olayda belirlenir.
Pratik sonucu şudur: ceza şikâyeti, alacağın tahsili ya da malın geri alınması için hukuk mahkemesine veya icra dairesine başvurmanın yerini tutmaz. Bu yolların ayrıca ve zamanında değerlendirilmesi gerekir. Alacak zamanaşımı süreleri sitemizdeki ayrı bir yazıda anlatılıyor.
Temel hâlin cezası
155. maddenin birinci fıkrasına göre fail, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. Hapis ve adlî para cezası burada seçimlik değil, birlikte öngörülmüştür.
Nitelikli hâl: meslek, ticaret veya hizmet ilişkisi
İkinci fıkraya göre suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Örneğin bir servise onarım için bırakılan cihazın, bir galeriye satılmak üzere bırakılan aracın ya da bir çalışana işi gereği teslim edilen malzeme veya tahsilat parasının amaç dışında kullanılması, somut olayın özelliklerine göre bu fıkrayı gündeme getirebilir. Bu fıkrada “şikâyet üzerine” ibaresi yoktur; savcılık kendiliğinden soruşturur.
2025 değişikliği: motorlu kara, deniz veya hava taşıtları
24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun, 155. maddeye bir üçüncü fıkra eklemiştir: suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde, önceki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
Aynı Kanun uzlaştırmaya tabi suçlar listesini de değiştirmiştir (aşağıda). Bu iki değişiklik birlikte, emanet bırakılan, kiralanan veya satılmak üzere teslim edilen araçlarla ilgili dosyaları doğrudan etkiler.
Değişiklikten önce işlenmiş fiiller bakımından Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca failin lehine olan kanun uygulanır. Olayın tarihi bu nedenle önemlidir.
Şikâyet gerekir mi?
- Temel hâl (155/1): şikâyete bağlıdır.
- Nitelikli hâl (155/2): şikâyet şartı yoktur; suç 167. maddenin ikinci fıkrasında sayılan akrabalardan birinin zararına işlenmişse ceza şikâyet üzerine verilir ve yarısı oranında indirilir.
- Motorlu taşıt (155/3): Fıkra şikâyet konusunda ayrı bir şey söylemez. Birinci fıkradaki şikâyete bağlı hâlin bir taşıt hakkında işlendiği olayda şikâyet şartının devam edip etmediği metinden kesin olarak anlaşılmaz. Bu belirsizlik karşısında güvenli yol, altı aylık süreyi beklemeden şikâyette bulunmaktır.
Şikâyete bağlı hâlde Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi uygulanır: yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla, fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Güveni kötüye kullanmada malın kime teslim edildiği zaten bellidir; bu nedenle süre, malın satıldığının, amaç dışı kullanıldığının veya teslimin inkâr edildiğinin öğrenildiği gün başlamış olabilir. “Birkaç hafta daha bekleyeyim, getirir” düşüncesiyle geçen zaman bu süreden düşer.
Şikâyet, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir. Şikâyete bağlı hâlde vazgeçme davayı düşürür (TCK m.73/4); vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklayan kişi hukuk mahkemesinde de dava açamaz (TCK m.73/7).
Uzlaştırma uygulanır mı?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 7 numaralı alt bendi, 7571 sayılı Kanunla değiştirilmiş hâliyle uzlaştırmaya tabi suçlar arasında “Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155)” sayar. Buna göre:
- Temel hâl (155/1): uzlaştırma kapsamında.
- Meslek, ticaret veya hizmet ilişkisiyle işlenen nitelikli hâl (155/2): şikâyete bağlı olmamasına rağmen uzlaştırma kapsamında.
- Motorlu taşıt hakkında işlenen hâl (155/3): (b) bendinin kapsamı dışında bırakılmıştır.
Bir not: (a) bendi şikâyete bağlı bütün suçları uzlaştırma kapsamına alır. Birinci fıkradaki şikâyete bağlı hâl ile üçüncü fıkranın birlikte uygulandığı bir dosyada sonucun ne olacağı metinden kesin olarak çıkmaz; değişiklik yenidir ve somut dosyada değerlendirilir.
253. maddenin diğer kuralları burada da geçerlidir:
- Teklife yedi gün içinde karar bildirilmezse teklif reddedilmiş sayılır (253/4).
- Suç birden fazla kişinin mağduriyetine yol açmışsa uzlaşma için mağdurların hepsinin kabulü gerekir (253/7).
- Uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz; önödeme kapsamındaki bir suçla birliktelik bunun istisnasıdır (253/3).
- Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz (253/19). Malın değeri, kullanım kaybı ve diğer zararlar uzlaşma metni imzalanmadan önce hesaplanmalıdır.
- Birden fazla fail varsa yalnızca uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır (255).
Uzlaştırmanın ayrıntıları sitemizdeki uzlaştırma yazısında anlatılıyor.
Akrabalar arasında güveni kötüye kullanma
167. madde, yağma ve nitelikli yağma hariç, malvarlığına karşı suçlar bölümündeki suçlar için özel bir kural koyar; güveni kötüye kullanma da bu bölümdedir. Suç; hakkında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecede kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın, aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmişse ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Ayrılık kararı verilmiş eş, aynı konutta yaşamayan kardeş ve aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımları zararına işlenmişse ceza şikâyet üzerine verilir ve yarısı oranında indirilir. Bu hüküm cezai sorumluluğu düzenler; malın veya bedelinin geri istenmesi hakkını ortadan kaldırmaz.
Etkin pişmanlık: malı geri vermenin etkisi
168. madde güveni kötüye kullanmayı açıkça sayar:
- Kovuşturma başlamadan önce: Suç tamamlandıktan sonra ve fakat kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
- Kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden önce: cezanın yarısına kadarı indirilir.
- Kısmen geri verme veya tazmin: ayrıca mağdurun rızası aranır.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesine göre kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Emanet edilen malın savcılık aşamasında aynen geri verilmesi, daha yüksek indirim oranına imkân tanır; hüküm verildikten sonra yapılan iade kural olarak bu maddeden yararlanmayı sağlamaz; hüküm bozulursa durum ayrıca değerlendirilir. Etkin pişmanlık bir indirim hükmüdür, dosyayı kendiliğinden kapatmaz.
Malın veya bedelin geri alınması
Ceza davası failin cezalandırılmasına yöneliktir; malın geri verilmesini kendiliğinden sağlamaz. Türk Ceza Kanunu'nun 74. maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu davasının düşmesi, malların geri alınması ve uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını etkilemez. Malın veya bedelinin geri istenmesi için hukuk yoluna ayrıca başvurmak gerekebilir; ceza dosyasında toplanan belgeler bu davada da kullanılabilir. Uzlaşmayla biten dosyalarda yukarıdaki tazminat sınırı hesaba katılmalıdır.
Mağdur ne yapmalı?
- Malın teslim edildiğini ve hangi amaçla teslim edildiğini gösteren belgeleri toplayın: sözleşme, teslim tutanağı, servis fişi, mesajlar, banka dekontu.
- Malı geri istediğinizi ve aldığınız cevabı yazılı olarak belgeleyin. Kanun ayrıca bir ihtar şartı koymaz; ancak iade talebinin ve cevabın belgelenmesi, inkârın veya amaç dışı tasarrufun ispatını kolaylaştırabilir.
- Araç söz konusuysa plaka, ruhsat, kiralama veya teslim belgelerini hazır bulundurun.
- Şikâyete bağlı hâlde altı aylık süreyi takvime işleyin; “iade edeceğim” sözü süreyi durdurmaz.
- Malı karşı tarafın elinden kendi başınıza almaya çalışmayın; bu, yeni bir uyuşmazlık veya suç isnadı doğurabilir.
Şüpheli açısından
Güveni kötüye kullanma şüphesiyle ifadeye çağrılan kişi için ilk soru, malın hangi amaçla teslim edildiğidir. Taraflar arasındaki ilişkinin gerçekte bir satış, borç veya ortaklık ilişkisi olduğu ileri sürülüyorsa bunu gösteren sözleşme, yazışma ve ödeme belgeleri dosyaya sunulmalıdır. Malın bir kısmı veya bedeli ödenmişse bunun kanıtları da saklanmalıdır; kısmi iade veya tazminde etkin pişmanlık için mağdurun rızası gerektiğini unutmamak gerekir. Uzlaştırma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Gözaltı sürecindeki haklar sitemizdeki ayrı bir yazıda anlatılıyor.
Savcılık dosyayı kapatırsa
Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse suçtan zarar gören, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173. maddesi uyarınca kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir.
Pratik kontrol listesi
- Malın hangi amaçla teslim edildiğini belgeleyin. Suç, saklanmak veya belirli şekilde kullanılmak üzere teslim edilen malı arar; geri ödenecek borç para ayrıca değerlendirilir (TCK m.155).
- Temel hâlde şikâyet süresi altı aydır (TCK m.73, m.155/1).
- Meslek, ticaret veya hizmet ilişkisi varsa ceza bir-yedi yıldır ve şikâyet şartı yoktur (TCK m.155/2).
- Konu motorlu taşıtsa ceza bir kat artar (TCK m.155/3). Bu hâl uzlaştırma listesinden çıkarılmıştır (CMK m.253/1-b-7); şikâyete bağlı temel hâlde şikâyet ve uzlaştırmanın durumu metinden kesin çıkmaz. Şikâyeti altı ay dolmadan yapın; uzlaştırma teklifi gelirse yedi gün içinde cevap verin.
- Olayın tarihine bakın. 7571 sayılı Kanundan önceki fiillerde failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2).
- Uzlaştırma teklifine yedi gün içinde cevap verin (CMK m.253/4).
- Uzlaşmadan önce malın değerini ve kullanım kaybını hesaplayın (CMK m.253/19).
- Ceza davasının düşmesi iade ve tazminat davasını etkilemez (TCK m.74/2); hukuk yolunu ayrıca değerlendirin.
- Şüpheliyseniz malı iddianame kabul edilmeden aynen iade edin. İndirim üçte ikiye kadardır; kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce yapılan iadede yarıya kadardır (TCK m.168/1-2).
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına iki hafta içinde itiraz edin (CMK m.173).
Bu yazıda anılan düzenlemeler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m.7, m.73, m.74, m.141, m.155, m.157, m.167, m.168 · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m.2, m.158, m.173, m.253, m.255.
Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bir olayın güveni kötüye kullanma mı yoksa hukuki bir alacak uyuşmazlığı mı olduğu teslimin amacına ve somut delillere göre değerlendirilir; 155. maddeye 2025 yılında eklenen fıkranın uygulaması yenidir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Ceza Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Kasten Yaralama Suçu ve Cezası, Uzlaştırma | Ceza Avukatı
- Adli Sicil ve Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir, Nasıl Sildirilir
- Tehdit Suçu ve Cezası: Şikâyet ve Uzlaştırma | Ceza Avukatı
- Mala Zarar Verme Suçu: Şikâyet, Zararın Giderimi | Ceza Avukatı
Ceza Hukuku yazılarının tamamı Ceza Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 17.09.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: