Israrlı Takip Suçu: Ceza, Şikâyet ve 6284 Koruması | Ceza Avukatı

Israrlı Takip Suçu: Ceza, Şikâyet ve 6284 Koruması

Şu anda kendinizi tehlikede hissediyorsanız bu yazıyı okumayı bırakın ve 112'yi arayın. Kolluk, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı koruma tedbirlerini hâkim kararını beklemeden kendisi alabilir. Aşağıda anlatılan her şey bu ilk adımdan sonra gelir.

Eski bir partnerin evin önünde beklemesi, bir tanımadığın onlarca hesaptan mesaj göndermesi, iş arkadaşlarınız aracılığıyla size ulaşmaya çalışan biri… Bu davranışlar uzun yıllar farklı suçların parçaları olarak ele alındı. 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu'na 123/A maddesi eklendi ve “ısrarlı takip” bağımsız bir suç hâline geldi. Bu yazıda suçun tanımını, cezasını, şikâyet süresini, uzlaştırmanın neden uygulanmadığını ve 6284 sayılı Kanunla hangi korumaların istenebileceğini anlatıyoruz.

Israrlı takip suçu nedir?

123/A maddesinin birinci fıkrasına göre suç, ısrarlı bir şekilde;

  • fiziken takip etmek ya da
  • haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak

suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olmakla işlenir.

Tanımdan üç sonuç çıkar. Birincisi, tek bir davranış yetmez; kanun “ısrarlı” bir davranış arar. İkincisi, takip yalnızca fiziksel olmak zorunda değildir; mesaj, arama, sosyal medya, e-posta ve arkadaşlar veya aile üzerinden ulaşmaya çalışmak da kapsamdadır. Üçüncüsü, sonuç olarak mağdurda ciddi bir huzursuzluk ya da güvenlik endişesi oluşması gerekir. Failin mağdura fiziksel olarak zarar vermiş olması aranmaz.

Cezası

Temel hâlde faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

İkinci fıkra, suçun;

  • çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,
  • mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması,
  • hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi

hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verileceğini düzenler.

Bu nitelikli hâller mağdur için pratik bir anlam taşır. Takip yüzünden taşınmak zorunda kaldıysanız ya da işinizi bıraktıysanız, bu durumun belgelenmesi (kira sözleşmesi, istifa yazısı, okul kaydı değişikliği) cezanın belirlenmesinde önem kazanır. Hakkında yaklaşmama tedbiri verilmiş birinin takibi sürdürmesi de aynı şekilde ağırlaştırıcı bir hâldir.

Huzur ve sükûnu bozma suçundan farkı

Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesi ayrıca kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu düzenler: sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Israrlı takip ise takip ya da temas kurma çabasını ve bunun mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratmasını esas alır ve daha ağır cezaya bağlanmıştır. Bir olayın hangi maddeye gireceği somut davranışların bütününe göre değerlendirilir.

Takibin yanında tehdit, hakaret ya da mala zarar verme gibi başka suçlar da işlenmişse bunlar ayrıca gündeme gelebilir. Tehdit dizinin ayrı bir yazısında ele alınıyor.

Şikâyete bağlıdır: altı aylık süre

123/A maddesinin üçüncü fıkrası açıktır: bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

Bu, mağdur için bir süre kaygısı doğurur. Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesine göre şikâyete bağlı suçta yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.

Israrlı takip doğası gereği zamana yayılan bir davranıştır ve “belki kendiliğinden biter” diye beklemek anlaşılır bir tepkidir. Ancak takibi yapanın kim olduğunu biliyorsanız, bekleme süresi davranışların bir kısmı için şikâyet hakkını tüketebilir. Şikâyet, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa, yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.

Şikâyete bağlı suçlarda, 73. maddenin dördüncü fıkrası uyarınca kanunda aksi yazılı olmadıkça mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürür. Mağdur üzerinde “şikâyetini geri al” baskısı kurulması hâlinde bunun da ayrıca kolluğa bildirilmesi gerekir.

Uzlaştırma uygulanmaz

Şikâyete bağlı suçlar kural olarak uzlaştırmaya tabidir. Israrlı takip bu kuralın açık istisnasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin üçüncü fıkrasına göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) uzlaştırma yoluna gidilemez. Bu ibare fıkraya 7406 sayılı Kanunla eklenmiştir.

Bunun mağdur açısından anlamı şudur: sizi takip eden kişiyle bir uzlaştırmacı huzurunda bir araya gelmeniz ya da onunla müzakere etmeniz beklenmez. Aynı fıkra, uzlaştırma kapsamındaki bir suçun uzlaştırma dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler; 7571 sayılı Kanunla eklenen istisna yalnızca önödeme kapsamındaki suçlarla birliktelik hâline ilişkindir. Israrlı takip önödeme kapsamında da değildir: Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesi, yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçları (ve altıncı fıkrada sayılanları) kapsar; ısrarlı takibin üst sınırı ise iki yıldır. Uzlaştırma kurumu hakkında genel bilgi sitemizdeki uzlaştırma yazısında bulunuyor.

6284 sayılı Kanun: ceza davasını beklemeden koruma

Ceza soruşturması failin cezalandırılmasına yöneliktir ve zaman alır. Mağdurun bugünkü güvenliği için ayrı bir yol vardır: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun.

Adı yanıltmasın; bu Kanun yalnızca aile içi ilişkiler için değildir. 1. maddesine göre Kanunun amacı, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunmasıdır. Yani failin eski eş, eski partner, komşu, iş arkadaşı ya da tanımadığınız biri olması Kanunun uygulanmasını engellemez. 2. maddedeki şiddet tanımı da fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı, buna yönelik tehdit ve baskıyı kapsar.

Hâkimden istenebilecek önleyici tedbirler

5. maddeye göre hâkim, şiddet uygulayan hakkında şu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar verebilir (ısrarlı takip bakımından öne çıkanlar):

  • (a) Şiddet mağduruna yönelik şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması,
  • (b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi,
  • (c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması,
  • (d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması,
  • (e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi,
  • (f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi,
  • (g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.

5. maddenin ikinci fıkrasına göre gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirleri kolluk amirleri de alabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk iş günü içinde hâkimin onayına sunar; hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

Mülki amir ve hâkimden koruyucu tedbirler

3. madde uyarınca mülki amir (vali, kaymakam) korunan kişiye barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, rehberlik ve danışmanlık ile hayati tehlike varsa geçici koruma gibi tedbirlere karar verebilir; bunlardan barınma ve geçici koruma, acil hâllerde kolluk amirlerince de alınabilir. 4. madde ise hâkime işyerinin değiştirilmesi ve hayati tehlikenin başka yolla önlenemediği hâllerde, ilgilinin aydınlatılmış rızasıyla kimlik bilgilerinin değiştirilmesi gibi koruyucu tedbirlere karar verme yetkisi verir.

Nereye, nasıl başvurulur?

8. maddeye göre tedbir kararı ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir ve en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir. Tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilebilir; tehlike devam ediyorsa süresi uzatılabilir veya şekli değiştirilebilir.

Gerekli görülürse, 8. maddenin altıncı fıkrası uyarınca korunan kişinin kimlik ve adres bilgileri tüm resmi kayıtlarda gizli tutulabilir. Takip eden kişinin yeni adresinizi öğrenmesinden endişe ediyorsanız bu talebi ayrıca dile getirmeniz gerekir.

7. maddeye göre şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesini herkes resmi makamlara ihbar edebilir. 14. madde uyarınca Bakanlık, yedi gün yirmi dört saat esasıyla çalışan şiddet önleme ve izleme merkezleri kurar.

Tedbir kararına itiraz: iki hafta

9. maddeye göre bu Kanun uyarınca verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. Bu süre hem talebi reddedilen mağdur hem de hakkında tedbir verilen kişi için geçerlidir. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Tedbire uymamanın sonucu

13. maddeye göre tedbir kararına aykırı hareket eden kişi, fiili ayrıca bir suç oluştursa bile, hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Her tekrarında zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadardır; toplam süre altı ayı geçemez. Buna ek olarak, hakkında yaklaşmama tedbiri verilen kişinin takibi sürdürmesi, yukarıda anlatıldığı gibi 123/A maddesinin ikinci fıkrasındaki nitelikli hâli oluşturur.

Delil nasıl korunur?

  • Her olayı tarih, saat ve yer ile kısa bir not olarak yazın; bu liste davranışın “ısrarlı” olduğunu gösterir.
  • Mesajları, arama listelerini, sosyal medya bildirimlerini silmeyin; gönderen hesabı ve tarihi gösteren ekran görüntüleri alın.
  • Engellediğiniz hesapların yerine yenileri açılıyorsa her yeni hesabı da kaydedin.
  • Üçüncü kişiler aracılığıyla gelen mesajları, o kişilerin adlarıyla birlikte not edin; tanıklık edebilirler.
  • Takip nedeniyle taşınma, iş veya okul değişikliği yaptıysanız bunu gösteren belgeleri saklayın.
  • Faille yüzleşmeye, onu uyarmaya ya da delil için onunla buluşmaya gitmeyin. Güvenliğiniz delilden önce gelir.

Şüpheli konumundaysanız

Hakkınızda ısrarlı takip şikâyeti ya da 6284 sayılı Kanun kapsamında bir tedbir kararı varsa, kararın içeriğine harfiyen uyulması gerekir; karara katılmasanız bile yapılacak şey karşı tarafla temas kurmak değil, iki haftalık süre içinde itiraz etmektir. Mağdura dolaylı yoldan (ortak arkadaşlar, aile, yeni hesaplar) ulaşmaya çalışmak hem zorlama hapsine hem de suçun nitelikli hâline yol açabilir. Suç uzlaştırmaya tabi olmadığı için “konuşup anlaşma” yolu da kanunen kapalıdır.

Pratik kontrol listesi

  • Acil tehlikede 112. Kolluk amiri yaklaşmama ve uzaklaştırma tedbirlerini acil hâlde kendisi alabilir (6284 m.5/2).
  • 6284 tedbiri için ceza davasını beklemeniz gerekmez. Hâkim, mülki amir veya kolluktan istenebilir; koruyucu tedbir için delil veya belge aranmaz (m.8).
  • Faille akrabalık veya evlilik bağı olması gerekmez. Kanun tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını da korur (m.1).
  • Şikâyet süresi altı aydır. Faili ve fiili öğrendiğiniz günden başlar (TCK m.73); suç şikâyete bağlıdır (TCK m.123/A-3).
  • Uzlaştırma yoktur. Failin karşısına oturmanız beklenmez (CMK m.253/3).
  • Taşınma, iş veya okul değişikliğini belgeleyin. Ceza bir-üç yıla çıkabilir.
  • Adres gizliliği isteyin (6284 m.8/6).
  • Tedbir kararına itiraz süresi iki haftadır (6284 m.9).
  • Tedbir ihlalini hemen bildirin. Zorlama hapsi ve nitelikli hâl gündeme gelir.

Bu yazıda anılan düzenlemeler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m.73, m.75, m.123, m.123/A · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m.158, m.253 · 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — m.1, m.2, m.3, m.4, m.5, m.7, m.8, m.9, m.13, m.14.

Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Acil bir tehlike varsa önce 112 aranmalıdır. Hangi davranışların ısrarlı takip sayılacağı somut olayın bütününe göre değerlendirilir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 16.09.2026 · Son güncelleme: 03.10.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: