
Şile ve Ağva'da Kıyı Kenar Çizgisi: Kıyıda Yapı Yasağı, Tapu İptali, Ecrimisil ve Yıkım Kararı
Şile ve Ağva'da denize ya da derelere yakın bir ev, pansiyon veya arsa almak isteyenlerin karşılaştığı en önemli soru, taşınmazın kıyıda mı yoksa sahil şeridinde mi kaldığıdır. Bu iki kavram 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nda farklı sonuçlara bağlanmıştır. Bu yazı kıyı kenar çizgisinin nasıl tespit edildiğini, çizgiye nasıl itiraz edileceğini, kıyıda kalan tapulu taşınmazın akıbetini, ecrimisil ve yıkım kararlarını anlatır.
Kıyı, kıyı kenar çizgisi ve sahil şeridi
Kıyı Kanunu m.4'teki tanımlar her şeyin başlangıcıdır:
- Kıyı çizgisi: Taşkın durumları dışında suyun karaya değdiği noktaların birleştiği çizgi.
- Kıyı kenar çizgisi: Kıyı çizgisinden sonra kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık, kayalık, sazlık, bataklık gibi alanların doğal sınırı.
- Kıyı: Bu iki çizgi arasındaki alan.
- Sahil şeridi: Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alan.
Ağva bakımından önemli bir ayrıntı vardır: Kanun deniz, göl ve akarsu kıyılarını kapsar (m.1, m.2); ama sahil şeridi tanımı ve kapsamı deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen şeritlere ilişkindir (m.2). Dere kenarındaki bir taşınmazda kıyı kurallarının uygulanıp uygulanmayacağı, kıyı kenar çizgisinin o dere için nereden geçtiğine bağlıdır.
Kıyıda yapı yasağı ve sahil şeridinde yapılaşma
Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve herkesin eşit ve serbestçe yararlanmasına açıktır (Anayasa m.43, Kıyı K. m.5). Kıyıda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık gibi engeller oluşturulamaz; kum ve çakıl alınamaz (m.6). Yalnızca iskele, liman, barınak gibi kamu yararına ve kıyıyı koruma amaçlı yapılar imar planı kararıyla yapılabilir.
Sahil şeridinde ise durum imar planına bağlıdır (m.8):
- Uygulama imar planı yoksa, sahil şeridinde hiçbir yapı ve tesis yapılamaz.
- Plan varsa, yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir (m.5); yaklaşma mesafesi ile kıyı kenar çizgisi arası yalnız yaya yolu, gezinti ve dinlenme amaçlı düzenlenebilir. Konaklama hariç, toplumun yararına açık günübirlik turizm tesisleri plan kararıyla yapılabilir.
Eski köy evleri için istisna: 11/7/1992'den önce o tarihteki mevzuata uygun yapılmış ve büyükşehir sınırları içinde köyden mahalleye dönüşüp ilgili idarece kırsal yerleşik alan kabul edilen yerlerin sahil şeridinde kalan yapılar mevcut hâliyle korunur (ek m.3). Bu koruma herhangi bir kazanılmış hak oluşturmaz; yapılarda kat mülkiyeti kurulamaz, mevcut kontur ve gabari aşılamaz; ancak yöreye uygun cephe değişikliği, onarım ve güçlendirme yapılabilir. Büyükşehir sınırları içinde köyden mahalleye dönüşmüş yerleşimlerin çok olduğu Şile'de bu hüküm özellikle önemlidir; yapının 1992 öncesine ait ve o günkü mevzuata uygun olduğu belgeyle gösterilmelidir.
Kıyı kenar çizgisi nasıl tespit edilir, nasıl dava açılır?
Kıyı kenar çizgisi valilikçe kurulan, jeoloji, harita ve kadastro, ziraat, mimarlık ve şehir planlama, inşaat alanlarından kamu görevlilerinden oluşan en az beş kişilik komisyonca tespit edilir ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın onayıyla yürürlüğe girer (m.9). Çizginin tespit edilmediği bölgelerde talep hâlinde üç ay içinde tespit zorunludur (m.5).
Onaylanan kıyı kenar çizgisi bir idari işlemdir; bu işleme karşı iptal davası idari yargıda, İstanbul İdare Mahkemesi'nde açılır. Dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa yazılı bildirimden itibaren altmış gündür (İYUK m.7). İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihinden başlar; ilgililer işlemin kendilerine uygulanması üzerine de dava açabilir (m.7/4). Çizginin hangi niteliği taşıdığı ve sürenin hangi tarihten işlediği dosyaya göre değerlendirilmelidir. Bu davalarda çizginin doğru yerden geçip geçmediği, mahkemenin yaptıracağı keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Kıyıda kalan tapulu taşınmaz: tapu iptali ve tazminat
Kıyıda kalan yer özel mülkiyete konu olamayacağından, kıyı kenar çizgisi tapulu bir parselin içinden geçtiğinde Hazine, kıyıda kalan kısım için tapu iptali ve terkin davası açabilir. Malik bakımından asıl soru, kaybedilen kısmın karşılığının istenip istenemeyeceğidir.
Türk Medeni Kanunu m.1007'ye göre tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur; bu davalar tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Kıyıda kalan bir yerin tapuya özel mülk olarak yazılmış olması, bu sorumluluğun dayanağı olabilir. Zararın kapsamı ve hesaplanma tarihi dosyaya göre değişir; tapu iptali davasında karşı delil sunulurken tazminat hakkının da ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Tapu iptali davaları hakkında genel bilgi için tapu iptali ve tescil davası yazımıza bakabilirsiniz.
Ecrimisil ve yıkım kararları
Ecrimisil: Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir yerin izinsiz kullanılması hâlinde kullanandan, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisil istenir. Bunun için idarenin zarara uğramış olması ya da kullananın kusuru gerekmez (Devlet İhale K. m.75). Ecrimisile itiraz edilmezse yüzde yirmi, peşin ödenirse ayrıca yüzde on beş indirim uygulanır. İtiraz etmek bu indirimi kaybettirebileceği için itiraz kararı, ecrimisilin esasına ilişkin bir değerlendirmeyle verilmelidir.
Yıkım: Kıyı ve sahil şeridindeki ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapılar hakkında İmar Kanunu uygulanır (Kıyı K. m.14). Yapı mühürlenir, yapı tatil tutanağı yapıya asılarak tebliğ edilmiş sayılır; bir ay içinde aykırılık giderilmez veya ruhsat alınmazsa belediye encümeni ya da il idare kurulu kararıyla yapı yıktırılır ve masrafı sahibinden alınır (İmar K. m.32). Kıyı Kanunu'nun kontrol yetkisi belediye ve mücavir alan içinde belediyeye, dışında valiliğe aittir (m.13). Ayrıca kıyıda ve uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapı yapanlara Türk Ceza Kanunu veya İmar Kanunu'na göre verilecek ceza bir kat artırılır (m.15).
Yıkım kararına karşı İstanbul İdare Mahkemesi'nde, tebliğden itibaren altmış gün içinde iptal davası açılabilir. Dikkat: dava açmak yıkımı kendiliğinden durdurmaz (İYUK m.27/1). Yıkımın önlenmesi için dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması ayrıca istenmelidir. İdari işlemlere karşı dava yolları için idare hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
1. Şile'de deniz kenarında tapulu arsam var. Ev yapabilir miyim?
Önce kıyı kenar çizgisinin onaylı olup olmadığına ve arsanın kıyıda mı, sahil şeridinde mi kaldığına bakılır. Kıyıdaysa yapı yapılamaz (m.6). Sahil şeridindeyse plan yoksa hiçbir yapı yapılamaz; plan olsa bile Kanun yalnız 6. ve 7. maddedeki yapılarla konaklama hariç günübirlik turizm tesislerine izin verir (m.8).
2. Kıyı kenar çizgisi yeniden çizildi ve evim kıyıda kaldı. Ne yapabilirim?
Çizginin onayına karşı süresi içinde idari yargıda iptal davası açılabilir. Hazine tapu iptali davası açarsa, TMK m.1007'ye göre Devletin sorumluluğuna dayanan tazminat hakkı ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Ağva'da dere kenarındaki pansiyon da Kıyı Kanunu'na mı tabi?
Kanun akarsu kıyılarını da kapsar; ancak sahil şeridi kavramı deniz ve göller içindir. Pansiyonun durumu, dere için çizilen kıyı kenar çizgisine göre belirlenir.
4. 1980'lerden kalma köy evimiz sahil şeridinde. Yıkılır mı?
11/7/1992'den önce o günkü mevzuata uygun yapılmış ve kırsal yerleşik alan ya da köy yerleşme alanında kalan yapılar mevcut hâliyle korunur (ek m.3). Yapı tarihinin ve mevzuata uygunluğun belgelenmesi gerekir.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Kıyı kenar çizgisi her bölge için ayrı onaylanır; taşınmazınızın durumu onaylı çizgi ve imar planı üzerinden belirlenir. Kanun maddeleri mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel metinden, dipnotlarıyla birlikte okunmuştur; mevzuat değiştikçe yazıdaki bilgiler eskiyebilir.
İdare Hukuku alanındaki diğer yazılar
- İdari İşleme Karşı İptal Davası: Süre ve Dilekçe | İdare Avukatı
- Memur Disiplin Cezasına İtiraz ve İptal Davası: Süreler
- İstanbul'da Sel ve Su Baskını: Belediyeden Tazminat Nasıl Alınır?
- İmar Planında Okul Alanında Kalan Arsanın Bedeli İstenebilir mi?
İdare Hukuku yazılarının tamamı İdare Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 23.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: