Tuzla Tersanelerinde Taşeron İşçinin İş Kazası: Asıl İşveren de Sorumlu mu?

Tuzla Tersanelerinde Taşeron İşçinin İş Kazası: Asıl İşveren de Sorumlu mu?

Tuzla, İstanbul'un tersanelerinin toplandığı bölgedir. Gemi inşa ve onarım işlerinde kaynak, boya, iskele, montaj gibi işlerin önemli bir kısmının alt işverenler (halk arasında taşeronlar) eliyle yürütüldüğü bilinir. Bir alt işveren işçisi iş kazası geçirdiğinde ilk soru şudur: Sorumlu yalnızca işçiyi çalıştıran taşeron mu, yoksa tersane işletmesi de mi? Bu yazı, sorumluluğu, kazanın bildirimini, SGK'nın rücu hakkını ve dava sürecini anlatır.

Asıl işveren ile alt işveren birlikte sorumludur

İş Kanunu'na göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde ya da işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve işçilerini yalnızca o işyerinde çalıştıran işveren alt işverendir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak Kanundan, iş sözleşmesinden veya toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur (4857 m.2/6). Sosyal güvenlik yükümlülükleri bakımından da asıl işveren alt işverenle birlikte sorumludur (5510 m.12).

Tanımdaki "işyerinde yürüttüğü" ifadesi önemlidir: Asıl işveren, işin yapıldığı işyerini kendisi yöneten işverendir. Bir geminin inşasını bütünüyle bir tersaneye sipariş eden kişi, o işyerini yönetmiyorsa kural olarak asıl işveren sayılmaz. Kimin asıl işveren olduğu sözleşmelere ve işyerinin fiilî işleyişine göre belirlenir.

Muvazaa: işçi baştan beri asıl işverenin işçisi sayılabilir

Asıl işverenin kendi işçileri alt işveren üzerinden çalıştırılmaya devam ettirilerek hakları kısıtlanamaz, daha önce o işyerinde çalışan biriyle alt işveren ilişkisi kurulamaz ve uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez. Bu kurallara aykırılıkta ilişki muvazaalı sayılır ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi kabul edilir (4857 m.2/7). Muvazaanın sonuçları için muvazaalı alt işverenlik yazımıza bakabilirsiniz.

İşverenin güvenlik borcu ve tazminat sorumluluğu

İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür (TBK m.417/2). Bu borca aykırılık nedeniyle işçinin ölümü veya vücut bütünlüğünün zedelenmesinden doğan zararlar, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir (m.417/3). Aynı zarardan birden fazla kişi sorumluysa müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır (m.61). Zarar gören işçi, tazminatın tamamını asıl işverenden, alt işverenden ya da ikisinden birden isteyebilir; aralarındaki paylaşım kendi iç ilişkilerine kalır (m.62).

Kazanın bildirimi: üç iş günü

Kanunda sayılan hâllerde (örneğin sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, görevli olarak işyeri dışına gönderildiğinde ya da işverenin sağladığı taşıtla gidiş gelişte) meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay iş kazasıdır (5510 m.13/1). İşveren iş kazasını o yer kolluk kuvvetlerine derhal, SGK'ya ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmek zorundadır (m.13/2). Bildirim süresinde yapılmazsa, bildirim tarihine kadar işçiye ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir (m.21/2). Tersane işlerinde gündeme gelebilecek meslek hastalıkları için de bildirim süresi, durumun öğrenildiği günden itibaren üç iş günüdür (m.14). Bildirimin ayrıntıları için iş kazası bildirim süreleri yazımıza bakabilirsiniz.

İşçi açısından bildirimin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. Kaza bildirilmemiş ya da "işyeri dışında düştü" gibi gerçeğe aykırı bildirilmişse; hastane kayıtları, ambulans ve kolluk tutanakları, iş arkadaşlarının tanıklığı ve işyeri giriş kayıtları erken toplanmalıdır.

SGK'nın işverene rücuu

İş kazası işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, SGK'nın yaptığı ve ileride yapacağı ödemeler ile bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri, işçinin işverenden isteyebileceği tutarla sınırlı olarak işverene ödettirilir; sorumluluk belirlenirken kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır (5510 m.21/1). Kaza üçüncü bir kişinin kusuruyla olmuşsa, bu tutarın yarısı o kişiye rücu edilir (m.21/4). Asıl işveren de bu yükümlülükten alt işverenle birlikte sorumludur (m.12).

Rücu davası işçinin kendi tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak işçinin maddi tazminatı hesaplanırken, rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemeleri dikkate alınır; kısmen veya tamamen rücu edilemeyen ödemeler ise tazminattan indirilemez (TBK m.55).

Maddi ve manevi tazminat

Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma zararı, TBK hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır (m.55). 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenen fıkraya göre, kazancın bilindiği döneme ait tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ait tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Hâkim, bedensel bütünlüğü zedelenen işçiye; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınlarına da uygun bir miktar manevi tazminat ödenmesine karar verebilir (m.56).

Zamanaşımı

İşçinin kendi tazminat talebi işverenin sözleşmeye aykırılığına dayandığından (TBK m.417/3), genel on yıllık zamanaşımı uygulanır (m.146). Ölüm hâlinde yakınların kendi adlarına ileri sürdüğü destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleri ise uygulamada haksız fiile dayandırılır ve zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde olaydan itibaren on yıl sürelidir; olay ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (m.72). Zamanaşımının başlangıcı, sürekli iş göremezlik oranının kesinleşmesi gibi olgulara göre tartışılabileceğinden süre dosya bazında hesaplanmalıdır.

Arabuluculuk, SGK başvurusu ve yetkili mahkeme

  • Arabuluculuk şartı yok: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabulucuya başvurma şartı uygulanmaz (7036 m.3/3). Ancak aynı işçinin kıdem, ihbar, fazla mesai gibi diğer işçilik alacakları için arabuluculuk dava şartı olmaya devam eder (m.3/1).
  • SGK'ya ön başvuru: SGK olayı iş kazası saymazsa, 5510'dan kaynaklanan bu uyuşmazlıkta dava açılmadan önce Kuruma başvurmak zorunludur; altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma başvuruda geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (7036 m.4/1).
  • Görevli mahkeme: İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara ve (idari para cezalarına itirazlar hariç) SGK'nın taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara iş mahkemesi bakar (7036 m.5/1).
  • Yetkili mahkeme: Davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer mahkemesine ek olarak, iş kazasından doğan tazminat davalarında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir; davalı birden fazlaysa birinin yerleşim yeri yeterlidir (7036 m.6). Kaza yeri bakımından, Tuzla'daki bir tersanede meydana gelen kaza için bu, İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki iş mahkemeleri demektir.

Sık sorulan sorular

1. Taşeron firma kapandı. Tazminatı kimden isteyeceğim?
Asıl işveren, alt işverenin işçisine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur (4857 m.2/6). Dava asıl işverene de yöneltilebilir.

2. İşveren kazayı bildirmedi. Haklarımı kaybettim mi?
Hayır. Bildirim işverenin yükümlülüğüdür (5510 m.13). Kazanın iş kazası olduğu SGK'ya başvuru ve gerekirse tespit davasıyla ortaya konabilir; deliller erken toplanmalıdır.

3. Kazada benim de kusurum varsa tazminat alabilir miyim?
Kusur oranı, tazminatın miktarını etkileyebilir; tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kusur dağılımı bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

4. Dava açmadan önce arabulucuya gitmem gerekir mi?
İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davasında gerekmez (7036 m.3/3). Dava dilekçesinin içeriği için iş kazası tazminat davası dilekçesi sayfamıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Her dosyanın sonucu; taşınmazın tapu kaydına, imzalanan sözleşmelere, yapılan tebligatların tarihine ve somut olgulara göre değişir. Kanun maddeleri mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel metinden okunmuştur; bölgeye ilişkin idari kararların kapsamı ve tarihi her taşınmaz için ayrıca resmî kayıtlardan kontrol edilmelidir.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 23.10.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: