İnternetten Alışverişte Cayma Hakkı: 14 Gün Kuralı

İnternetten Alışverişte Cayma Hakkı: 14 Gün Kuralı

İnternetten ısmarladığınız ürünü beğenmediniz ya da bir aboneliğe girip ertesi gün vazgeçtiniz. Elinizdeki hak cayma hakkıdır: mesafeli sözleşmelerde tüketici, “on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir” (6502 sayılı Kanun m.48/4; Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m.9/1). Süreler, iade ve istisnalar ham mevzuattan anlatılıyor. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Mesafeli sözleşme nedir, hangi alışverişler kapsam dışındadır

Kanun m.48/1 tanımı verir: mesafeli sözleşme, satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik bir sistem çerçevesinde, uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmedir. Belirleyici olan ödemenin internetten yapılması değil, tarafların aynı anda fiziken karşı karşıya gelmemesidir. Telefonla verilen sipariş, platform alışverişi, uygulama içi abonelik bu tanıma girer; mağazadan alan kişi mesafeli sözleşme kurmuş olmaz.

Yönetmelik m.2/2, hükümlerin hiç uygulanmayacağı işleri sayar: finansal hizmetler, otomatik makine satışları, halka açık telefon kullanımı, şans oyunları, taşınmazlara ilişkin hakların oluşumu, devri veya kazanımı, konut kiralama, paket turlar, devre mülk ve devre tatil, günlük tüketim maddelerinin düzenli teslimatla meskene veya işyerine götürülmesi, malların montaj, bakım ve onarımı, bakımevi gibi sosyal hizmetler, kısa mesajla kurulan katma değerli hizmetler ile 2860 sayılı Kanun kapsamındaki bağışlar ve — birkaç bilgilendirme yükümlülüğü saklı kalmak üzere — yolcu taşıma.

Kapsam dışı olmak “hak yok” demek değildir; hakkın kaynağı başka bir hükümdür. Finansal hizmetleri Kanun m.49 ayrıca düzenler. Devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmelerinde de on dört günlük cayma hakkı vardır; kaynağı bu Yönetmelik değil Kanun m.50/6'dır: “Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma süresi dolmadan satıcı veya sağlayıcı, tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez.” Yasağa rağmen bedel alınmışsa derhâl iade edilir, borç altına sokan belge tüketici yönünden geçersizdir. Bu ödeme alma yasağının eski hâlindeki “Devre mülk hakkı veren sözleşmeler hariç olmak üzere” kaydı 7392 sayılı Kanun'la kaldırılmıştır (dipnot 15); yasak bugün devre mülk hakkı veren sözleşmeleri de kapsar.

Devre mülkte durum metinden kesin çıkarılamıyor. Kanun m.50, devre mülk hakkı veren sözleşmeleri kimi fıkrasında açıkça kapsıyor (m.50/8: “Devre mülk hakkı veren sözleşmeler de dâhil olmak üzere…”), kiminde açıkça dışarıda bırakıyor (m.50/9: “Devre mülk hakkı veren sözleşmeler hariç olmak üzere…”); cayma hakkını kuran altıncı fıkranın birinci cümlesinde ise bu sözleşmelerden hiç söz edilmiyor. Bir başka fıkra, maddenin uygulama alanı hakkında genel bir kural koyar — m.50/2, birinci cümle: “Devre tatil sözleşmeleri ile sağlanan hakkın şahsi veya ayni bir hak olması ya da devre tatil satışının finansal kiralama ile yapılması bu maddenin uygulanmasını engellemez.” Bu yazı yine de “hakkınız var” da “yok” da demiyor; kanun koyucu her fıkrada ayrıca karar veriyor. Ama iki okumada da sizi güvende tutan bir davranış var: cayma bildirimini yine de on dört gün içinde göndermek. Bildirim tek başına bir maliyet doğurmaz; gereksizse bir şey kaybettirmez, gerekliyse hakkı ayakta tutar. Ödeme tarafı farklıdır: sözleşmede vadesi gelmiş bir ödemeyi cayma iddiasıyla tek taraflı olarak tutmak, karşı taraftan yazılı süre uzatımı alınmadıkça temerrüde ve cezai şarta yol açabilir. Cayma hakkının m.50/6'da açıkça tanındığı devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmelerinde süre dolmadan ödeme zaten talep edilemez (aynı fıkradaki ödeme alma yasağı); devre mülkte ise durum belirsiz olduğu için ödeme kararı, somut sözleşmedeki vade takvimine bakılarak, tercihen bir hukukçuyla verilmelidir.

Paket turda ise cayma hakkı yoktur: Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği'nde “cayma” hiç geçmiyor, tanınan hak fesihtir. Katılımcı, fesih talebini yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir (m.16/1); hangi hâlde kesinti yapılabileceği, hangi hâlde yapılamayacağı ve iade süresi aynı Yönetmeliğin 16. maddesinde düzenlenmiştir. Kesintinin yapılabilmesi tek bir koşula bağlı değildir — turun ne kadar kaldığı, sözleşmede kesinti kaydı bulunup bulunmadığı ve feshin mücbir sebebe dayanıp dayanmadığı ayrı ayrı sonuç doğurur; bu nedenle somut olayda m.16 bütün hâlinde okunmalıdır.

Ön bilgilendirme: satıcının ilk yükümlülüğü

Cayma hakkının nasıl işleyeceğini belirleyen asıl basamak, alışverişten önceki bilgilendirmedir. Kanun m.48/2'ye göre tüketici, sözleşmeyi kabul etmeden önce, yönetmelikte belirlenen hususlarda ve siparişi onaylandığı takdirde ödeme yükümlülüğü altına gireceği konusunda açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirilir. Son cümle yükü paylaştırmaz: “Tüketicinin bilgilendirildiğine ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir.”

Yönetmelik m.5 bu bilgileri sayar; cayma bakımından önemli üçü: (g) cayma hakkının kullanılma şartları, süresi, usulü ve satıcının iade için öngördüğü taşıyıcıya ilişkin bilgiler; (ğ) cayma bildiriminin yapılacağı açık adres, faks numarası veya elektronik posta bilgileri; (h) cayma hakkının kullanılamadığı durumlarda bundan yararlanılamayacağı bilgisi.

Biçim de serbest değildir: m.6/1'e göre bilgilendirme en az on iki punto büyüklüğünde, açık, sade ve okunabilir şekilde, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile yapılır. m.7 yaptırım koyar: satıcı, tüketicinin ön bilgileri edindiğini teyit etmesini sağlamak zorundadır, “Aksi halde sözleşme kurulmamış sayılır.” m.8/1'e göre de siparişin ödeme yükümlülüğü anlamına geldiği bildirilmemişse tüketici siparişi ile bağlı değildir. m.5/3: satıcı nakliye ve benzeri ek masrafları bildirmezse tüketici bunları karşılamakla yükümlü değildir.

On dört günlük süre ne zaman başlar

Yönetmelik m.9/2 iki hâli ayırır: hizmette sözleşmenin kurulduğu gün, mal tesliminde tüketicinin veya belirlediği üçüncü kişinin malı teslim aldığı gün. Son cümle bir imkân tanır: tüketici, sözleşmenin kurulmasından teslime kadar da cayabilir; kargoyu beklemek zorunda değilsiniz.

Üçüncü fıkra üç durumu çözer. Ayrı ayrı teslim edilen mallarda son malın; birden fazla parçadan oluşan mallarda son parçanın teslim alındığı gün; düzenli teslim yapılan sözleşmelerde ise — kural tersine döner — ilk malın teslim alındığı gün esas alınır. Düzenli teslimatlı abonelikte süre son teslimle değil, ilkiyle başlar.

Dördüncü fıkra kısa ama belirleyicidir: “Malın satıcı tarafından taşıyıcıya teslimi, tüketiciye yapılan teslim olarak kabul edilmez.” Başlangıç, kargonun çıkış tarihi değil elinize geçtiği gündür. Mal ve hizmetin birlikte verildiği sözleşmelerde mal teslimine ilişkin hükümler uygulanır (m.9/5).

Bilgilendirme yapılmadıysa süre on dört gün değildir

Kanun m.48/4 ve Yönetmelik m.10 aynı kuralı kurar: “Tüketici, cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı değildir. … Her hâlükârda bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer.” m.10/2: bilgilendirme bu bir yıl içinde gereği gibi yapılırsa, on dört günlük süre o günden işler.

“Bilgilendirildim mi” tartışmasında ispat satıcıdadır (m.48/4, m.10/1); platformlarda m.12/A-3 aracı hizmet sağlayıcıyı da müteselsilen sorumlu tutar.

Cayma bildirimi nasıl yapılır, ispat kimdedir

m.11/1'e göre bildirimin, cayma süresi dolmadan, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı, sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcıya yöneltilmesi yeterlidir. Kanun m.48/4 de süre içinde yöneltilmiş olmayı yeterli sayar: on dördüncü gün gönderilen bildirim, ertesi gün ulaşsa da geçerlidir.

İkinci fıkra biçimi serbest bırakır: tüketici Yönetmelik ekindeki örnek cayma formunu kullanabileceği gibi, cayma kararını bildiren açık bir beyanda da bulunabilir. İnternet sitesi üzerinden cayma sunuluyorsa satıcı, talebin ulaştığına ilişkin teyit bilgisini derhal iletmek zorundadır (m.11/2, m.11/5).

Buradaki ispat kuralı terstir: “Bu maddede geçen cayma hakkının kullanımına ilişkin ispat yükümlülüğü tüketiciye aittir” (m.11/4). Bilgilendirmeyi satıcı ispat eder, caydığınızı siz. Sözlü bildirim bu yüzden zayıftır; sonradan gösterilebilecek bir iz bırakın. Kavramlar için hukuk sözlüğümüze bakabilirsiniz.

Malı geri gönderme ve kargo masrafı

m.13/1: satıcı malı kendisinin geri alacağına dair bir teklifte bulunmadıkça, tüketici cayma bildirimini yönelttiği tarihten itibaren on dört gün içinde malı satıcıya ya da yetkilendirdiği kişiye geri göndermek zorundadır. Süre teslim tarihinden değil, bildirim tarihinden işler.

İkinci fıkra tüketiciyi korur: malı işleyişine, teknik özelliklerine ve kullanım talimatlarına uygun kullanan tüketici, doğan değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir; Kanun m.48/4 aynı korumayı “mutat kullanım” sözüyle tekrarlar.

İade kargosunu kimin ödeyeceği, 24/5/2025 değişikliğiyle yeniden yazılan ve 1/1/2026'dan beri yürürlükte olan m.12/5'tedir; ayrım ön bilgilendirmeye bağlıdır. Satıcının belirttiği taşıyıcıyla gönderilirse “tüketici iadeye ilişkin masraflardan sorumlu tutulamaz”. Ön bilgilendirmede hiç taşıyıcı belirtilmemişse “tüketiciden iade masrafına ilişkin herhangi bir bedel talep edilemez”. Belirtilen taşıyıcının tüketicinin bulunduğu yerde şubesi yoksa satıcı, ilave hiçbir masraf talep etmeksizin malın tüketiciden alınmasını sağlamakla yükümlüdür; platformlarda eksiklik aracı hizmet sağlayıcıdan kaynaklanıyorsa masrafı o karşılar.

Pratik sonuç: satıcının bildirdiği taşıyıcıyla gönderin. Taşıyıcı belirtilmişken başkası kullanılırsa m.12/5'in iki koruması da işlemez; üstelik m.12/1 uyarınca paranın iade süresi, malın satıcıya ulaştığı tarihten başlar — yani geç başlar.

Paranın iadesi: kaç gün içinde, hangi yolla

m.12/1'e göre satıcı, malın iade için belirtilen taşıyıcıya teslim edildiği tarihten itibaren on dört gün içinde, varsa teslim masrafları dâhil tahsil edilen tüm ödemeleri iade eder. Başka bir taşıyıcı kullanılmışsa süre, malın satıcıya ulaştığı tarihten başlar. Mal teslim edilmeden caymışsanız (m.12/2) ya da iş bir hizmete ilişkinse (m.12/3) on dört gün bildirimin ulaştığı tarihten işler.

Dikkat edilecek kalem gidiş kargosudur: lafız “teslim masrafları da dahil” der. m.12/4'e göre geri ödemeler, satın alırken kullanılan ödeme aracına uygun ve tüketiciye masraf getirmeden tek seferde yapılır. Hüküm emredicidir (“zorundadır”); farklı bir ödeme aracına dönüştürme (hediye çeki, mağaza kredisi vb.) tüketiciye bir yükümlülük veya masraf getiriyorsa lafza uymaz. Kredi kartında kart çıkaran kuruluş, ulaşan tutarı kullanılabilir limite tek seferde ilave eder.

Bedelin tahsiline aracılık edilen platform sözleşmelerinde aracı hizmet sağlayıcı, bedelin teslim sonrası satıcıya aktarıldığı durum hariç, iadeden müteselsilen sorumludur (m.12/1, m.12/A-7; Kanun m.48/6-d).

Krediyle aldıysanız tek bildirim yetmez. m.14/1, yan sözleşmelerin kendiliğinden sona ereceğini söylerken cümleye “Kanunun 30 uncu maddesi hükümleri saklı kalmak koşuluyla” diye başlar. Kanun m.30/3 şunu arar: “Tüketicinin mal veya hizmet tedarikine ilişkin sözleşmeden cayması ve buna ilişkin bildirimin cayma süresi içinde ayrıca kredi verene de yöneltilmesi hâlinde, bağlı kredi sözleşmesi de herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın sona erer.” Kural bağlı krediye özgüdür: krediyi satıcının finanse ettiği, kredi verenin sözleşmenin hazırlanmasında satıcının hizmetinden yararlandığı ya da belirli malın kredi sözleşmesinde açıkça yazıldığı hâllerde bağlı kredi vardır (m.30/2). Buna karşılık, satıcı ile kredi veren arasında o mala ilişkin bir sözleşme olmaksızın kendi bulduğunuz krediyle ödeme yaptıysanız bu bağlı kredi sayılmaz (m.30/5). Bağlı kredi varsa bildirimi aynı cayma süresi içinde kredi verene de yöneltmelisiniz; yalnız satıcıya bildirirseniz kredi ayakta kalır, taksitler işler. Hüküm “cayma süresi” diyor: bilgilendirme eksikse bu süre yukarıda anlatıldığı gibi uzar. Aynı kural devre tatilde m.50/7'de tekrarlanır. Cayma nedeniyle tüketici, m.13/2'deki hâller dışında masraf, tazminat veya cezai şart ödemez. Bkz. sözleşmeler ve borçlar hukuku sayfamız.

Cayma hakkının istisnaları: Yönetmelik m.15 listesi

m.15'in giriş cümlesi iki şeyi birden söyler: “Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, tüketici aşağıdaki sözleşmelerde cayma hakkını kullanamaz.” Liste sınırlıdır; satıcı isterse bu hâllerde de cayma tanıyabilir. Yürürlükteki bentler:

  • (a) Fiyatı finansal piyasalardaki dalgalanmalara bağlı olarak değişen ve satıcı veya sağlayıcının kontrolünde olmayan mal veya hizmetlere ilişkin sözleşmeler.
  • (b) Tüketicinin istekleri veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler.
  • (c) Çabuk bozulabilen veya son kullanma tarihi geçebilecek malların teslimine ilişkin sözleşmeler.
  • (ç) Tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olan mallardan; iadesi sağlık ve hijyen açısından uygun olmayanların teslimine ilişkin sözleşmeler.
  • (d) Tesliminden sonra başka ürünlerle karışan ve doğası gereği ayrıştırılması mümkün olmayan mallara ilişkin sözleşmeler.
  • (e) Malın tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olması hâlinde maddi ortamda sunulan kitap, dijital içerik ve bilgisayar sarf malzemelerine ilişkin sözleşmeler.
  • (f) Abonelik sözleşmesi kapsamında sağlananlar dışında, gazete ve dergi gibi süreli yayınların teslimine ilişkin sözleşmeler.
  • (g) Belirli bir tarihte veya dönemde yapılması gereken, konaklama, eşya taşıma, araba kiralama, yiyecek-içecek tedariki ve eğlence veya dinlenme amacıyla yapılan boş zamanın değerlendirilmesine ilişkin sözleşmeler.
  • (ğ) Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler veya tüketiciye anında teslim edilen gayrimaddi mallara ilişkin sözleşmeler.
  • (h) Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile ifasına başlanan hizmetlere ilişkin sözleşmeler.

İki nokta atlanıyor. (ç) bendi “ambalajı açılmış her mal” demiyor: açılmış olmak yetmez, iadenin sağlık ve hijyen açısından uygun olmaması da gerekir. (h) bendi tüketicinin onayını arar; onaysız başlanmışsa uygulanmaz.

Listenin eski hâlindeki dört bent bugün yürürlükte değildir, ama pek çok metin hâlâ eskisini yazıyor. (i) bendi 24/5/2025 değişikliğiyle mülga edilmiştir. (ı), (j) ve (k) bentleri — sırasıyla tescili zorunlu taşınırlar ile insansız hava araçları, canlı müzayede yoluyla akdedilen sözleşmeler ve kurulum ya da montajı yapılan mallar — Danıştay Onuncu Dairesinin 6/5/2026 tarihli ve E.:2022/5534; K.:2026/2753 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu üç bendin tarihleri şöyledir: 1/1/2024'te yürürlüğe girmiş, Geçici m.1 uyarınca 1/1/2026 tarihine kadar uygulanmamış, bu tarihten sonra uygulanmaya başlamış ve 6/5/2026'da iptal edilmiştir.

Cayma hakkı ile ayıplı mal aynı şey değildir

İki yol sık karıştırılır. Cayma, üründe bir sorun bulunmasını gerektirmez: Kanun m.48/4 hakkı “herhangi bir gerekçe göstermeksizin” tanır; karşılığında dar bir süreye bağlıdır. 6502'de cayma, sözleşme tipine göre ayrı ayrı düzenlenmiştir (örn. finansal hizmetler için m.49, devre tatil için m.50); mesafeli sözleşme bu türlerden yalnız biridir. Bu yazı mesafeli sözleşmelerdeki cayma hakkını anlatıyor.

Ayıp ise ürünün kararlaştırılan nitelikleri taşımamasıdır (Kanun m.8). Tüketici m.11/1'deki dört seçimlik haktan birini kullanır: satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde ücretsiz onarım isteme ve imkân varsa ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme. Her birinin kendi şartı vardır — onarım “aşırı masraf” sınırına, değiştirme “imkân” şartına bağlıdır — ama seçim tüketicinindir: “Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.” Bu haklar mağazadan alınan üründe de vardır ve süre daha uzundur: m.12/1'e göre sorumluluk, ayıp sonradan ortaya çıksa bile teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda beş yıl. m.12/3: ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı uygulanmaz.

Kısacası on dört gün geçtiyse cayma kapanır, ama ürün bozuksa ayıp hükümleri açıktır.

Sipariş hiç gelmediyse: cayma değil, fesih

Ürün teslim edilmiyorsa kullanılacak hak cayma değildir. Kanun m.48/3 ve Yönetmelik m.16/1: tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallar haricinde mal satışlarında teslim süresi her hâlükârda otuz günü geçemez. Aksi hâlde tüketici sözleşmeyi feshedebilir.

Sonucu m.16/3'te: satıcı, teslimat masrafları dâhil tüm ödemeleri, fesih bildiriminin ulaştığı tarihten itibaren on dört gün içinde kanuni faiziyle birlikte geri öder. Dördüncü fıkra bir savunmayı peşinen kapatır: “Malın stokta bulunmaması durumu, mal ediminin yerine getirilmesinin imkânsızlaşması olarak kabul edilmez.” Kargoda zarar doğarsa m.17/1 uyarınca satıcı, teslime kadar oluşan kayıp ve hasardan sorumludur.

Satıcı hakkı tanımıyorsa nereye başvurulur

Önce deliller toplanır. m.20/1 satıcıya, cayma, bilgilendirme ve teslimat konusundaki her işleme ilişkin belgeyi üç yıl saklama yükümlülüğü getirir; aracı hizmet sağlayıcı için de aynı süre geçerlidir (m.12/A-5).

Yol, uyuşmazlığın değerine göre ikiye ayrılır. Kanun m.68/1, belirli bir değerin altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvurunun zorunlu, üzerindekilerde ise yapılamayacağını söyler. Bu yazı rakam vermiyor: dördüncü fıkraya göre sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Başvuru, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya işlemin yapıldığı yerdeki hakem heyetine yapılabilir (m.68/3). Adım adım anlatım tüketici hakem heyetine başvuru yazımızda ve başvuru rehberi sayfamızda.

Sınırın üzerinde yol tüketici mahkemesidir ve önünde bir kapı vardır: Kanun m.73/A-1'e göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Aynı fıkra istisnaları sayar; ilk sırada tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar ile hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar vardır. Görev, yetki ve süreler tüketici mahkemesinde dava açmak yazımızda; zorunlu arabuluculuğun kapsamı hangi davalarda arabulucuya gitmek zorunlu yazımızda; süreç için dava ve uyuşmazlık çözümü sayfamız.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Ürünün kutusunu açtım, denedim ve beğenmedim. Cayma hakkımı kaybeder miyim?
Kural olarak hayır: m.13/2, malın işleyişine, teknik özelliklerine ve kullanım talimatlarına uygun kullanılmasından doğan değişiklik ve bozulmalardan tüketiciyi sorumlu tutmaz. Ancak m.15/1-(ç) ayrı bir hâldir: koruyucu unsuru açılmış mallardan iadesi sağlık ve hijyen açısından uygun olmayanlar istisnadır.

2. Satıcı “iade kargosu size ait” diyor. Ödemek zorunda mıyım?
1/1/2026'dan beri m.12/5'e göre: satıcının belirttiği taşıyıcıyla gönderirseniz iade masrafından sorumlu değilsiniz; taşıyıcı hiç belirtilmemişse sizden bedel talep edilemez.

3. Cayma bildirimini WhatsApp'tan yazdım, sayılır mı?
m.11/1 bildirimin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile yöneltilmesini arar; form zorunlu değil, açık beyan yeterlidir. Kritik nokta m.11/4: ispat yükümlülüğü tüketiciye aittir — bildirimin yöneltildiğini ve tarihini sonradan gösterebilmelisiniz.

4. Dijital bir içerik satın aldım, indirdikten sonra cayabilir miyim?
m.15/1-(ğ) “elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler veya tüketiciye anında teslim edilen gayrimaddi mallar”ı istisna tutar; (e) bendi ise maddi ortamda sunulan kitap, dijital içerik ve sarf malzemelerini, ancak koruyucu unsurları açılmışsa. Aboneliğin ifasına onayınızla başlanmışsa (h) bendi uygulanabilir; onay yoksa işlemez.

5. Satıcı parayı iade etti ama gidiş kargo ücretini kesti. Doğru mu?
m.12/1 iadenin kapsamını “varsa malın tüketiciye teslim masrafları da dahil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeler” olarak belirler; m.12/4 geri ödemenin masrafsız ve tek seferde yapılmasını ister. Bedel platformca tahsil edilmişse aracı hizmet sağlayıcı da m.12/A-7'deki hâllerde müteselsilen sorumludur.

Bu yazıda anılan düzenlemeler
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — m.8, m.11, m.12 (ayıplı mal), m.30 (bağlı krediler), m.48 (mesafeli sözleşmeler), m.49 (finansal hizmetler), m.50 (devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti; altıncı fıkrasının ikinci cümlesi 7392 sayılı Kanun ile değişik), m.51 (paket tur), m.68 (parasal sınırlar m.68/4 uyarınca her yıl artırılır), m.73/A · Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği (RG 27/11/2014-29188) — m.2, m.5–m.17, m.20, Geçici m.1; m.5/1-(g), m.12/4 ve m.12/5 ile m.15/1-(i) bendi 24/5/2025 tarihli ve 32909 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle yeniden düzenlenmiş olup yürürlükleri 1/1/2026'dır; m.15/1-(ı), (j) ve (k) bentleri Danıştay Onuncu Dairesinin 6/5/2026 tarihli ve E.:2022/5534; K.:2026/2753 sayılı kararı ile iptal edilmiştir · Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği — m.16.

Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Cayma hakkına ilişkin hükümler son dönemde sık değişmiştir; süreler ve istisna listesi işlem tarihinde güncel kaynaktan teyit edilmelidir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 27.09.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: