Tüketici Hakem Heyeti: Parasal Sınır, Karar ve Karara İtiraz Süresi

Tüketici Hakem Heyeti: Parasal Sınır, Karar ve Karara İtiraz Süresi

Aldığınız ürün ayıplı çıktı, satıcı değiştirmiyor; ya da bir hizmet için ödediğiniz bedel iade edilmiyor. Tüketici uyuşmazlıklarında ilk akla gelen yer tüketici hakem heyetidir. Ancak her uyuşmazlık için heyete başvurulamaz; bazıları için ise başvuru zorunludur. Bu yazı hazır bir başvuru formu vermiyor; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un bu konudaki hükümlerini, başvuruda eksik bırakılmaması gerekenleri ve karara itirazı anlatıyor. Başvurunun nereye ve nasıl yapılacağı ile boşlukları doldurularak kullanılabilecek bir dilekçe iskeleti Tüketici Hakem Heyetine Başvuru sayfasındadır.

Tüketici hakem heyeti nedir?

6502 sayılı Kanun'un 7392 sayılı Kanun'la değişik 66. maddesine göre Ticaret Bakanlığı, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla tüketici hakem heyetleri oluşturmakla görevlidir; heyetlerin yetki alanı ve iş bölümü Bakanlıkça belirlenir.

Heyet bir mahkeme değildir. Başkanlığını illerde ticaret il müdürünün, ilçelerde kaymakamın veya bunların görevlendireceği bir memurun yürüttüğü heyet; belediyeden, barodan, ilgili meslek odasından ve tüketici örgütlerinden gelen üyelerle birlikte başkan dâhil beş üyeden oluşur. 67. maddeye göre heyette görev yapan raportörler, kararlara esas olacak dosyaları hazırlar ve uyuşmazlığa ilişkin raporu sunar.

Parasal sınır: zorunlu mu, yasak mı?

68. maddenin 7392 sayılı Kanun'la değişik birinci fıkrası iki kural koyar. Tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki hakları saklı kalmak kaydıyla, değeri kanunda belirtilen sınırın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerin üzerindeki uyuşmazlıklar için ise tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz; bu uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinin konusudur.

Bu yazıda sınırın tutarı bilerek yazılmıyor. 68. maddenin dördüncü fıkrasına göre parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesine göre tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır; artışların hesabında bin Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz. Ticaret Bakanlığı her yıl bu artışı bir tebliğle Resmî Gazete'de ilan eder. Kanun metnindeki ilk rakam ya da geçen yılın tutarı bu yüzden bugün için yol gösterici değildir; başvurudan önce o yıl için yayımlanan tebliğe bakılmalıdır.

Sınırın doğru kontrol edilmemesinin iki sonucu olabilir. Sınırın altındaki bir uyuşmazlık için doğrudan tüketici mahkemesine dava açılması hâlinde dava, bu zorunlu yol tüketilmediği için esasa girilmeden usulden reddedilebilir; bu da yargılama gideri ve zaman kaybı demektir. Sınırın üzerindeki bir uyuşmazlık için heyete başvurulması ise kanunun "başvuru yapılamaz" dediği bir yola gitmek, dolayısıyla zaman kaybetmek anlamına gelir.

Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ayrıca şu bilinmelidir: 7251 sayılı Kanun'la eklenen 73/A maddesine göre tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Aynı madde, tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıkları ve hakem heyeti kararlarına yapılan itirazları bu şartın dışında tutar.

Nereye başvurulur?

68. maddenin üçüncü fıkrasına göre başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir; kaymakamlık başvuruyu Bakanlıkça belirlenen yetkili heyete iletir. İkinci fıkraya göre heyetler kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır.

Başvurunun şekli ve kullanılacak kanallar, Kanun'un verdiği yetkiyle çıkarılan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği ile belirlenir. Bu yazıda yönetmeliğin ayrıntıları aktarılmıyor; başvuru yapılacak gün yürürlükteki usul Ticaret Bakanlığı'nın resmî kaynaklarından kontrol edilmelidir.

Başvuru dilekçesinde neler eksik bırakılmamalı?

6502 sayılı Kanun, hakem heyeti başvurusunun içeriğini HMK'daki dava dilekçesi gibi madde madde saymaz. Ancak 69. madde heyetin uyuşmazlık konusuna ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan, ilgili kurum veya kuruluşlardan isteyebileceğini düzenler ve heyet kararını dosyadaki bilgi ve belgelere göre verir. Aşağıdakiler kanunun sıraladığı zorunlu unsurlar değil, bir başvurunun incelenebilir olması için pratikte eksik bırakılmaması gereken bilgilerdir:

  • Kimlik ve iletişim bilgileriniz: Tebligat yapılabilmesi için adresinizin doğru ve güncel olması gerekir.
  • Karşı tarafın unvanı ve adresi: Satıcı ya da sağlayıcının tam ticari unvanı; fatura veya sözleşmede yazan bilgi esas alınmalıdır.
  • Uyuşmazlığın değeri: Talep edilen tutar, sınırın altında olup olmadığını gösterir.
  • Olayın kısa ve tarihli anlatımı: Ne zaman satın alındı, sorun ne zaman ortaya çıktı, satıcıya ne zaman ve nasıl bildirildi, cevap ne oldu.
  • Açık talep: Bedel iadesi mi, ürünün değiştirilmesi mi, ücretsiz onarım mı, bedelden indirim mi istendiği.
  • Belgeler: Fatura, sözleşme, garanti belgesi, servis fişleri, yazışmalar, ödeme kayıtları.

Belgelerin başvuru aşamasında sunulmasının Kanun'da ayrıca bir ağırlığı vardır. 70. maddenin altıncı fıkrasına göre, heyetin tüketici lehine verdiği karara karşı açılan itiraz davasında, mevcut olduğu hâlde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin tüketici mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali hâlinde, tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilemez. Hüküm tüketiciyi masraftan korur; ancak belgenin heyete sunulmamış olması kararın itiraz aşamasında iptal edilmesine yol açabilir. Elinizdeki belgeleri baştan sunmak, uyuşmazlığın ilk aşamada eksiksiz değerlendirilmesini sağlar.

Heyet kararı ne anlama gelir?

70. maddenin birinci fıkrasına göre tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar. Heyetlerce vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez.

İkinci fıkra kararın tebliğini ve uygulanmasını düzenler. Heyetin tebliğ edeceği evrak, taraflara veya vekillerine öncelikle Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesine göre elektronik ortamda tebliğ edilir; elektronik tebligat yapılamayan durumlarda Tebligat Kanunu uygulanır. Bu nedenle elektronik tebligat adresinin düzenli kontrol edilmesi, itiraz süresinin kaçırılmaması bakımından önemlidir. Heyet kararları, İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine göre yerine getirilir. Yani lehinize verilmiş bir karara satıcı uymazsa, karar mahkeme ilamı gibi icraya konulabilir.

Yedinci fıkraya göre heyetin tüketici aleyhine verdiği kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır; uyuşmazlık tüketici lehine sonuçlanırsa bu ücretler karşı taraftan tahsil edilir.

Karara itiraz: iki hafta ve tüketici mahkemesi

70. maddenin üçüncü fıkrası itiraz yolunu gösterir: taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. Bu süre daha önce "on beş gün" olarak yazılıydı; 2.3.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la "iki hafta" şeklinde değiştirilmiştir.

İtiraz mercii tüketici mahkemesidir. 7392 sayılı Kanun'la yapılan eklemeyle itiraz, tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine yapılabilir. Karşı taraf olarak satıcının itiraz ettiği durumda da tüketicinin yerleşim yerindeki mahkeme bu seçenekler arasındadır.

İtirazın kararın uygulanmasına etkisi de aynı fıkradadır: itiraz, heyet kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, heyet kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. İcra kendiliğinden durmaz; durdurulması ayrıca talep edilmelidir; bu talebin itiraz dilekçesinde yapılması, mahkemenin talebi dosyanın başında görmesine yardımcı olur.

Tüketici mahkemesindeki davalar 73. maddenin dördüncü fıkrası uyarınca HMK'nın basit yargılama usulüne göre yürür. Bu usulde taraflar tüm delillerini dilekçeleriyle birlikte bildirmek zorundadır ve ikinci tur dilekçe verilemez; itiraz dilekçesinin baştan eksiksiz hazırlanması bu yüzden önemlidir. 73/A maddesinin (b) bendi, heyet kararlarına yapılan itirazları dava şartı arabuluculuğun dışında tutar; itiraz için önce arabulucuya gitmek gerekmez.

Satıcı itiraz ederse: cevap vermek de süreye bağlıdır

Heyet lehinize karar verdiyse ve karşı taraf tüketici mahkemesine itiraz ettiyse, bu kez size bir dava dilekçesi tebliğ edilir. Bu noktada hareketsiz kalmak doğru olmaz; çünkü tüketici mahkemesinin itiraz üzerine vereceği karar kesindir ve heyet kararının iptali hâlinde tüketici aleyhine vekâlet ücretine hükmedilebilir.

Davalar basit yargılama usulüne tabi olduğundan HMK'nın 317. maddesi uygulanır: cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevabın bu süre içinde hazırlanması çok zor ya da imkânsızsa, yine süre içinde mahkemeye başvurularak bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre istenebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez.

318. madde, tarafların tüm delillerini dilekçeleriyle birlikte ve hangi vakıanın delili olduğunu belirterek bildirmesini ister. 319. maddeye göre savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar. Yani heyete sunduğunuz belgeleri, heyet kararının neden doğru olduğunu gösteren açıklamalarla birlikte bu tek cevap dilekçesinde yeniden ortaya koymanız gerekir. 320. maddeye göre mahkeme mümkün olan hâllerde duruşma yapmadan dosya üzerinden karar verebildiğinden, dilekçede yazılmayan bir hususu duruşmada anlatma fırsatı da bulunmayabilir.

Tüketici mahkemesi ne karar verebilir?

70. maddenin dördüncü fıkrasına göre itiraz olunan karar esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmişse ve yeniden yargılama gerekmiyorsa, tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimliklerine ve ticari unvanlarına ait yanlışlıklar ile yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarında da bu hüküm uygulanır.

Beşinci fıkra önemlidir: heyet kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir. Bu aşamadan sonra istinaf yolu yoktur. İtiraz dilekçesinde ileri sürülmeyen bir husus için sonradan başka bir aşama bulunmaz.

Altıncı fıkra masraf riskine ilişkindir: heyetin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında kararın iptali durumunda, tüketici aleyhine avukatlık asgari ücret tarifesine göre nispi vekâlet ücretine hükmedilir. Yukarıda anlatılan istisna, mevcut olduğu hâlde heyete sunulmayan bir belgenin mahkemeye sunulması nedeniyle iptal hâlidir.

Harç ve masraf

73. maddenin ikinci fıkrasına göre tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar Harçlar Kanunu'nda düzenlenen harçlardan muaftır. Bu muafiyet harçlarla ilgilidir; itiraz davasının kaybedilmesi hâlinde yukarıdaki vekâlet ücreti hükmü ayrıca değerlendirilmelidir.

68. maddenin son fıkrası da hatırlanmalıdır: bu madde, tüketicilerin ilgili mevzuata göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir.

Pratik kontrol listesi

  • Tutar: Uyuşmazlığın değeri, başvuru yılı için Ticaret Bakanlığı tebliğiyle ilan edilen sınırla karşılaştırıldı mı? Altındaysa heyet zorunlu, üstündeyse heyete başvurulamaz.
  • Yer: Yerleşim yerinizdeki ya da işlemin yapıldığı yerdeki heyet mi; heyet yoksa kaymakamlık mı?
  • Karşı taraf: Tam ticari unvan ve adres fatura veya sözleşmeden alındı mı?
  • Anlatım: Satın alma, sorunun ortaya çıkışı ve satıcıya bildirim tarihleri yazıldı mı?
  • Talep: İade, değişim, onarım veya indirimden hangisinin istendiği açık mı?
  • Belgeler: Elinizdeki tüm belgeler heyete sunuldu mu? Sunulmayan belge itiraz aşamasında kararın iptaline yol açabilir.
  • Tebligat: Elektronik tebligat adresiniz düzenli kontrol ediliyor mu?
  • İtiraz süresi: Kararın tebliğinden itibaren iki hafta; itiraz heyetin ya da yerleşim yerinizin tüketici mahkemesine yapılır.
  • İcranın durdurulması: Karşı taraf itiraz ettiyse karar yine icraya konulabilir; itiraz eden sizseniz durdurma ayrıca talep edilmeli.
  • Tek aşama: Tüketici mahkemesinin itiraz üzerine verdiği karar kesindir; itiraz dilekçesi eksiksiz hazırlandı mı?
  • Karşı tarafın itirazı: Size dava dilekçesi tebliğ edildiyse iki haftalık cevap süresi takvime yazıldı ve heyete sunulan belgeler cevapla birlikte yeniden gösterildi mi?

Bu yazıda anılan düzenlemeler
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — m.66 (7392 s.K. ile değişik), m.67, m.68 (7392 s.K. ile değişik; parasal sınırlar m.68/4 uyarınca her yıl artırılır), m.69, m.70 (üçüncü fıkrası 7392 ve 7499 s.K. ile değişik), m.73, m.73/A · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.317, m.318, m.319, m.320.

Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Parasal sınırın güncel tutarı ve başvuru usulü, başvuru tarihinde resmî kaynaktan teyit edilmelidir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

İstanbul Barosu · Sicil No: 79877

Yayın tarihi: 16.09.2026

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş: