
Tüketici Mahkemesinde Dava Açmak, Yetki
Satın aldığınız bir konutta, bir araçta ya da bankayla imzaladığınız bir kredi sözleşmesinde uyuşmazlık çıktı ve tutar, tüketici hakem heyetinin parasal sınırını aşıyor. Bu durumda yol tüketici mahkemesidir. Ancak dava açmadan önce üç sorunun cevabı verilmelidir: Uyuşmazlık gerçekten bir tüketici uyuşmazlığı mı, arabulucuya başvurmak gerekiyor mu ve dava hangi yerde açılacak? Bu yazı hazır bir dava dilekçesi vermiyor; bu soruların kanundaki cevaplarını ve dilekçede eksik bırakılmaması gerekenleri anlatıyor. Hakem heyetine başvuru ve heyet kararına itiraz ayrı bir yazımızın konusudur; burada tekrar edilmiyor.
Uyuşmazlık bir tüketici uyuşmazlığı mı?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinin birinci fıkrasına göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Kimin tüketici, hangi işlemin tüketici işlemi sayılacağı 3. maddede tanımlanır:
- Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir.
- Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden kişiler ile tüketiciler arasında kurulan; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir.
Belirleyici olan, işlemi yapan kişinin amacıdır. Tanıma göre, işyerinde kullanılmak üzere alınan bir makine ya da mesleki faaliyet için satın alınan bir hizmet bakımından alıcı tüketici sayılmayabilir; bu durumda görevli mahkeme de değişir. 83. maddenin ikinci fıkrası ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili başka kanunlarda düzenleme bulunmasının, işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanun'un görev ve yetki hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini düzenler.
Bu ayrımın önemi şuradadır: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre görev kuralları kamu düzenindendir. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla sonuçlanır ve HMK m.20'ye göre, maddede gösterilen tarihten itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmezse dava açılmamış sayılır.
Önce parasal sınıra bakın
68. maddenin birinci fıkrasına göre, tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki hakları saklı kalmak kaydıyla, değeri kanunda belirtilen sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için heyete başvuru yapılamaz. Sınır, dördüncü fıkra uyarınca her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır. Bu nedenle tutar burada yazılmıyor; dava tarihinde yürürlükteki tebliğden kontrol edilmelidir. Bu yazı, sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarla ilgilidir.
Dava şartı arabuluculuk ve istisnaları
7251 sayılı Kanun'la eklenen 73/A maddesine göre tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Aynı madde beş istisna sayar:
- (a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar.
- (b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar.
- (c) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlığın, genel olarak tüketicileri ilgilendiren hâllerde 73. maddenin altıncı fıkrası uyarınca açtığı davalar.
- (ç) Seri malların ayıplı olduğunun tespiti, üretim veya satışının durdurulması ve toplatılmasına ilişkin 74. madde davaları.
- (d) Tüketici işlemi niteliğindeki ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar.
Bu istisnalar dışında kalan bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan dava açılırsa, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddedilir. Arabulucuya başvurulmuş ancak anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkeme, tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulmasını ihtar eder; sunulmazsa dava yine usulden reddedilir.
Arabuluculukta tüketiciye özgü kurallar
Dava şartı arabuluculuğun genel işleyişi 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinde düzenlenir; 73/A maddesi bunun üzerine tüketici bakımından üç kural ekler:
- Ücret: Taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması, anlaşma ya da anlaşmama hâllerinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; bu durumda ücret tarifedeki iki saatlik tutarı geçemez (m.73/A-3).
- Dava sonucu: Arabuluculuktan sonra açılan dava tüketici lehine sonuçlanırsa bu ücret davalıdan tahsil edilir (m.73/A-4).
- İlk toplantıya katılmama: 18/A maddesinin on birinci fıkrasındaki gider ve vekâlet ücreti yaptırımı tüketici aleyhine uygulanmaz (m.73/A-2).
Başvuru, 18/A maddesinin dördüncü fıkrasına göre uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır; karşı taraf en geç ilk toplantıda büronun yetkisine itiraz edebilir (m.18/A-8). Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla bir hafta uzatılabilir (m.18/A-9). Başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m.18/A-15). Genel çerçeve için arabuluculuğun zorunlu olduğu davalar yazımıza bakılabilir.
Arabuluculukta anlaşma sağlanması da sonuç doğurur. 6325 sayılı Kanun'un 18. maddesinin beşinci fıkrasına göre anlaşmaya varılması hâlinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Dördüncü fıkraya göre taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, kanunlarda şerhin zorunlu tutulduğu hâller dışında, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde sayılır; bu koşul yoksa ikinci fıkra uyarınca şerh için sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir. Bu nedenle anlaşma belgesinde iade edilecek tutar, ödeme tarihi, ürünün teslim veya geri alınma şekli ve masrafların kime ait olduğu açıkça yazılmalıdır. Belgede yer almayan bir talep için sonradan ayrıca uyuşmazlık çıkabilir; imzadan önce belgenin kapsamı dikkatle okunmalıdır.
Yetkili mahkeme: tüketicinin yerleşim yeri de
73. maddenin beşinci fıkrasına göre tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. "De" eki, genel yetki kurallarının da geçerli kaldığını gösterir. HMK m.6'ya göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. m.10'a göre sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yerde, m.14'e göre bir şubenin işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yerde de açılabilir.
Birden fazla seçenek bulunduğundan, davanın hangi yerde açılacağına arabuluculuk başvurusundan önce karar verilmelidir; çünkü başvurunun yapılacağı büro da yetkili mahkemenin bulunduğu yere göre belirlenir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda HMK m.19'a göre yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; süresinde ve usulüne uygun itiraz edilmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.
Yetki kuralları, tüketicinin davalı olduğu durumda da önem taşır; bu durumda tüketicinin yerleşim yeri HMK m.6 uyarınca genel yetkili yerdir. Örneğin bir satıcı ya da banka, tüketiciye karşı başka bir yerde dava açmışsa ve tüketici davanın kendi yerleşim yerinde görülmesini istiyorsa, yetki itirazını cevap dilekçesinde yapmalıdır. 19. maddenin ikinci fıkrasına göre itiraz eden taraf yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmek zorundadır; bildirmezse yetki itirazı dikkate alınmaz.
Zamanaşımı: beklerken süre dolabilir
Ayıplı mal ve hizmet uyuşmazlıklarında Kanun zamanaşımı süresi öngörür. 12. maddeye göre, kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmemişse ayıplı maldan sorumluluk, ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile malın teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda beş yıldır. 16. madde ayıplı hizmet için hizmetin ifa tarihinden itibaren iki yıl öngörür. Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.
Arabuluculuk bürosuna başvuru, yukarıda anılan 18/A maddesi uyarınca süreyi durdurur. Satıcıyla yürütülen yazışmaların süreye etkisi ise dosyanın özelliğine göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur; teslim veya ifa tarihini ve sürenin son gününü baştan not etmek güvenli olandır. Ayıplı malda hangi hakkın seçilebileceğini ayrı bir yazımızda anlattık.
Dava dilekçesi: basit yargılama usulü tek fırsat verir
73. maddenin dördüncü fıkrasına göre tüketici mahkemelerindeki davalar HMK'nın Altıncı Kısmına, yani basit yargılama usulüne göre yürütülür. Bu usulün dilekçe bakımından üç sonucu vardır:
- 318. maddeye göre taraflar tüm delillerini dilekçeleriyle birlikte, hangi vakıanın delili olduğunu belirterek bildirir; ellerindeki delilleri ekler, başka yerden getirtilecekler için gerekli bilgiyi yazar.
- 319. maddeye göre iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla başlar.
- 317. maddeye göre taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez.
Dilekçede yazılmayan bir olayı sonradan eklemenin kanundaki yollarından biri ıslahtır; HMK m.176 ve m.177'ye göre ıslah aynı davada yalnızca bir kez ve tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Bu nedenle dilekçe, HMK m.119'daki unsurlar esas alınarak ilk seferde eksiksiz hazırlanmalıdır. Tüketici davasında bu unsurların karşılığı şunlardır:
- Davalı: Satıcı, sağlayıcı ya da bankanın fatura veya sözleşmedeki tam unvanı ve adresi.
- Tüketici sıfatı: Mal veya hizmetin ticari ya da mesleki olmayan bir amaçla alındığını gösteren vakıalar.
- Tarihler: Sözleşme, teslim veya ifa tarihi; ayıbın ortaya çıktığı ve satıcıya bildirildiği tarih; arabuluculuk başvurusu ve son tutanak tarihi.
- Değer ve talep: İstenen bedel iadesi, indirim, onarım, değişim veya tazminatın açık ve hesaplanabilir biçimde yazılması.
- Deliller: Fatura, sözleşme, garanti belgesi, servis ve ödeme kayıtları, yazışmalar; bilirkişi incelemesi isteniyorsa bu talep.
- Ek: Son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği.
119. maddenin ikinci fıkrasına göre imza, adres ya da kimlik bilgisi gibi eksikliklerde bir haftalık kesin süre verilir; tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
Dilekçenin bu kadar önemli olmasının bir sebebi daha vardır. 320. maddenin birinci fıkrasına göre mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. Karar duruşma yapılmadan verilirse, dilekçede anlatılmamış bir olayı ya da gösterilmemiş bir delili sözlü olarak açıklama fırsatı hiç doğmayabilir. Duruşma yapılırsa da ikinci fıkraya göre mahkeme ilk duruşmada dava şartları, ilk itirazlar, hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; zamanaşımı savunmasına karşı söylenecekler, örneğin ayıbın hile ile gizlendiği iddiası, bu nedenle baştan dilekçede yer almalıdır.
Harç muafiyeti ve gider avansı
73. maddenin ikinci fıkrasına göre tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar Harçlar Kanunu'nda düzenlenen harçlardan muaftır. Muafiyet, metinde harçlarla sınırlı olarak yazılmıştır. Gider avansı HMK m.120'de ayrıca düzenlenir ve m.114'te davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılır; m.115'e göre giderilebilir bir dava şartı eksikliği için mahkeme kesin süre verir. Dava açarken avansın yatırılması gerekip gerekmediği ve tutarı adliyeden teyit edilmeli, eksiklik bildirilirse verilen kesin süre takip edilmelidir.
Hakem heyeti kararına itiraz farklı bir yoldur
Heyet kararına karşı tüketici mahkemesine yapılan itiraz, bu yazıda anlatılan davadan farklıdır: 70. maddenin üçüncü fıkrasına göre kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır ve 73/A maddesinin (b) bendi uyarınca arabuluculuk şartına tabi değildir. Ayrıntılar hakem heyeti yazımızda yer alıyor.
Pratik kontrol listesi
- Tüketici sıfatı: Mal veya hizmet ticari ya da mesleki olmayan bir amaçla mı alındı?
- Parasal sınır: Uyuşmazlığın değeri, dava yılı için ilan edilen hakem heyeti sınırının üzerinde mi?
- İstisna: Uyuşmazlık 73/A maddesindeki istisnalardan birine, örneğin taşınmazın aynından doğan bir uyuşmazlığa giriyor mu?
- Yetki: Kendi yerleşim yeriniz mi, davalının yerleşim yeri mi, ifa yeri mi? Karar arabuluculuk başvurusundan önce verildi mi?
- Arabuluculuk: Başvuru yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki büroya yapıldı ve son tutanak alındı mı?
- Zamanaşımı: Uyuşmazlık ayıplı mal veya hizmetten doğuyorsa, teslim veya ifa tarihinden itibaren iki yıllık (konut ve tatil amaçlı taşınmazda beş yıllık) süre hesaplandı mı? Kanunda veya sözleşmede daha uzun bir süre varsa o uygulanır; ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse bu zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz. Diğer uyuşmazlıklarda süre ayrıca belirlenmelidir.
- Deliller: Bütün deliller, hangi olayı ispat ettikleri yazılarak dava dilekçesinde gösterildi mi? Genişletme yasağı dava açılmasıyla başlar.
- Talep: Bedel iadesi, indirim, onarım, değişim veya tazminat açıkça ve tutarıyla yazıldı mı?
- Ekler: Son tutanak, fatura, sözleşme ve yazışmalar eklendi mi?
- Gider avansı: Harç muafiyetinin gider avansını kapsamadığı dikkate alındı mı?
- Görevsizlik: Görevsizlik kararı verilirse iki haftalık gönderme talebi süresi takip ediliyor mu?
Bu yazıda anılan düzenlemeler
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — m.3, m.12, m.16, m.68 (parasal sınırlar m.68/4 uyarınca her yıl artırılır), m.70/3, m.73, m.73/A (7251 s.K. ile eklendi), m.74, m.83 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — m.18 (dördüncü fıkrası 7445 s.K. ile değişik), m.18/A · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.1, m.6, m.10, m.14, m.19, m.20, m.114, m.115, m.119, m.120, m.176, m.177, m.317, m.318, m.319, m.320.
Madde numaraları yol göstermek içindir; hükümlerin güncel metni ve varsa sonraki değişiklikleri Resmî Gazete ya da mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Tüketici sıfatı, parasal sınır ve arabuluculuk istisnaları her uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilmelidir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Tüketici Hukuku alanındaki diğer yazılar
- İnternetten Alışverişte Cayma Hakkı: 14 Gün Kuralı
- Tüketici Hakem Heyeti: Parasal Sınır, Karar ve Karara İtiraz Süresi
- Tüketici Hakem Heyeti 2026: Parasal Sınırlar, Süreler, İtiraz
- Ayıplı Mal ve Ayıplı Hizmette Tüketicinin Hakları
Tüketici Hukuku yazılarının tamamı Tüketici Hakem Heyetine Başvuru: Dilekçe Örneği, Merci ve Süreler sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 17.09.2026 · Son güncelleme: 03.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: