
Vasiyetname Nasıl Yapılır, Ne Zaman İptal Edilir
Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra malvarlığının kime kalacağını kendi belirlediği tek taraflı bir işlemdir. Türk Medenî Kanunu yalnızca üç şekil tanır ve her birinin geçerlilik şartlarını tek tek sayar. Öte yandan şekle aykırı ya da saklı payı zedeleyen bir vasiyetname kendiliğinden yok hükmünde değildir — kanun bunun için dava ve süre öngörür. Bu yazı vasiyetnamenin nasıl yapıldığını, geri alındığını, açıldığını ve hangi hâllerde iptal edilebileceğini kanun metninden anlatıyor. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.
Kim vasiyetname yapabilir: ehliyetin iki şartı
502. madde kısadır: “Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir.” İki şart birliktedir ve kanun ergin olmayı aramaz. Miras sözleşmesi farklıdır: 503. maddeye göre ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir. Ayrı bir düzene tabi olan ölünceye kadar bakma sözleşmesi için o yazımıza bakabilirsiniz.
Ölçüt vasiyetnamenin yapıldığı ana ilişkindir; 557. maddenin ilk bendi iptal sebebini tam böyle kurar.
Birinci şekil: resmî vasiyetname
531. madde üç yolu sayar: “Vasiyet, resmî şekilde veya mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabilir.” Sayılmayan bir biçim — örneğin video kaydı — kanunun tanıdığı şekillerden değildir.
532. maddeye göre resmî vasiyetname iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir. Sıra 533. maddededir: mirasbırakan arzularını memura bildirir, memur vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için ona verir; vasiyetname mirasbırakan tarafından okunup imzalanır; memur da tarih koyarak imzalar.
534. madde tanıkların rolünü ve zamanını belirler: tarih ve imza konulduktan hemen sonra mirasbırakan, vasiyetnameyi okuduğunu ve bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder. Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. Son cümle sık yanlış bilinen noktayı düzeltir: “Vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.”
Mirasbırakan metni bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa yol kapanmaz: 535. maddeye göre memur onu iki tanığın önünde okur, mirasbırakan da son arzularını içerdiğini beyan eder; tanıklar hem bu beyanın, hem okumanın kendi önlerinde yapıldığını yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. 537. maddeye göre memur aslını saklamakla yükümlüdür.
Kimler memur veya tanık olarak katılamaz
536. madde iki yasak kurar. Birinci fıkraya göre fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri düzenlemeye memur veya tanık olarak katılamazlar.
İkinci fıkra yasağı kazandırmaya taşır: düzenlemeye katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz. Tanığın çocuğuna bırakılan mal da bu yasağın içindedir.
Sonuç tüm vasiyetnamenin düşmesi değildir. 558/3'e göre iptal davası, kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların düzenlemeye katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayanıyorsa “tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir.”
İkinci şekil: el yazılı vasiyetname
En sık başvurulan şekil budur. 538. maddenin ilk fıkrası üç unsuru bir arada arar: “El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur.”
- Tarih: yıl, ay ve gün gösterilecektir; “2026 yazı” gibi bir kayıt bu unsuru karşılamaz.
- Baştan sona el yazısı: bilgisayarda yazılıp yalnızca altı imzalanan metin bu şekle uymaz.
- İmza: mirasbırakanın imzası bulunacaktır.
İkinci fıkra bir kolaylık tanır: el yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir. Bu bir geçerlilik şartı değildir; metin evde de saklanabilir, ama kaybolma riski mirasbırakana kalır.
Üçüncü şekil: sözlü vasiyet ve olağanüstü durum
Sözlü vasiyet bir kolaylık değil, son çaredir. 539. maddeye göre mirasbırakan yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa bu yola başvurabilir; yoksa bu kapı açılmaz.
Usul de serbest değildir. Mirasbırakan son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara buna uygun bir vasiyetname yazma veya yazdırma görevini yükler. Son fıkra tanık yasaklarını buraya da taşır: okur yazar olma koşulu dışında, resmî vasiyetnamedeki tanık yasakları sözlü vasiyette de geçerlidir.
540. maddeye göre tanıklardan biri son arzuları yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, imzalar ve diğer tanığa imzalatır; ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verir ve mirasbırakanı ehil gördüklerini, son arzularını olağanüstü durum içinde anlattığını hâkime beyan ederler. Belge yerine doğrudan mahkemede tutanak düzenletmek de mümkündür. Madde hâkim yerine geçecekleri de sayar: askerlik hizmetinde teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracında aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumunda kurumun en yetkili yöneticisi.
541. madde ise sözlü vasiyete bir son kullanma tarihi koyar: “Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer.” Süreyi başlatan, olağanüstü durumun sona ermesi değil vasiyetname yapma olanağının doğmasıdır; kanun düşmeyi başka koşula bağlamaz. Bu olanak hiç doğmadan ölünürse sözlü vasiyet ayaktadır.
Üç şeklin karşılaştırması
| Ölçüt | Resmî | El yazılı | Sözlü |
|---|---|---|---|
| Dayanak (TMK) | m.532-537 | m.538 | m.539-541 |
| Kimin önünde | Resmî memur (sulh hâkimi, noter veya yetkili görevli) ve iki tanık | Kimse gerekmez | İki tanık; sonra sulh veya asliye mahkemesi |
| Ön koşul / süre | Yok, süresiz | Yok, süresiz | Olağanüstü durum zorunlu; olanak doğduktan bir ay sonra düşer |
Vasiyetnameden dönmenin üç yolu
Mirasbırakan vasiyetnamesinden her zaman dönebilir; kanun üç yol sayar. Yeni vasiyetname ile (m.542): mirasbırakan, kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak öncekinden her zaman dönebilir; tamamından veya bir kısmından dönülebilir. Dönme de bir vasiyetname şeklini gerektirir — mektupla ya da sözle “vazgeçtim” demek bu maddeyi karşılamaz.
Yok etme ile (m.543): mirasbırakan, yok etmek suretiyle de dönebilir. İkinci fıkra kazayla yok olma hâlini ayırır: kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriğinin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmayan vasiyetname hükümsüz kalır; tazminat isteme hakkı saklıdır. Yangında yanan bir vasiyetname, içeriği tam olarak belirlenebiliyorsa hükümsüz kalmayabilir.
Sonraki tasarrufla (m.544): mirasbırakan öncekini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa, “kuşkuya yer bırakmayacak surette önceki vasiyetnameyi tamamlamadıkça, sonraki vasiyetname onun yerini alır.” İkinci fıkraya göre belirli mal vasiyeti de, aksi belirtilmedikçe, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar; vasiyet edilen evin satılması buna örnektir.
Ölümden sonra: teslim, açılma ve tebliğ
Vasiyetname ölümle kendiliğinden tapuya yansımaz. 595. maddeye göre mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmesi zorunludur. Bu yükümlülük yalnız düzenleyen ya da saklayan görevliye değil, ölenin eşyası arasında bulan kimseye de aittir; aksi takdirde bu yüzden doğacak zarardan sorumlu olur.
596. maddeye göre vasiyetname, yine geçerli olup olmadığına bakılmaksızın, tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer, diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır; sonradan ortaya çıkan vasiyetnameler için de aynı işlemler yapılır. 597. maddeye göre mirasta hak sahibi olanların her birine, gideri terekeye ait olmak üzere vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği hâkim tarafından tebliğ edilir; nerede olduğu bilinmeyenlere ilân yoluyla tebliğ olunur.
Bu aşama hâkimin vasiyetnameyi “onayladığı” anlamına gelmez; kanun iki kez “geçerli olup olmadığına bakılmaksızın” der. 598. maddenin ikinci fıkrası ise sessiz bir süre kurar: mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin tasarrufa, mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulana sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge verilir. Son cümle hakkı saklı tutar: ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır. Bkz. mirasçılık belgesi dilekçesi sayfamız.
Saklı payı zedeleyen vasiyetname geçersiz değildir
Bu ayrım açılacak davayı belirler. 505. maddeye göre mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında tasarrufta bulunabilir; bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında. Oranlar 506. maddededir.
Saklı payı aşan bir vasiyetname yapılırsa ne olur? 549. madde cevabı verir: ölüme bağlı kazandırmalar, tasarruf edilebilir kısmın sonradan daralması yüzünden “hükümsüz olmaz; sadece tenkis edilebilir.” 560. madde de hakkı bir davaya bağlar: saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, tasarruf edilebilir kısmı aşan tasarrufların tenkisini dava edebilirler. Dava açılmazsa vasiyetname olduğu gibi uygulanır.
Süre de ayrıdır. 571. maddeye göre tenkis davası açma hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden on yıl geçmekle düşer; tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Oranların hesabı ve tenkisin işleyişi için denkleştirme, saklı pay ve tenkis davası yazımıza, sağlığında yapılan devirlerde sürenin nasıl kaçırıldığına ilişkin bir Yargıtay kararı incelemesi için mirastan mal kaçırma yazımıza bakabilirsiniz.
İptal davası: dört sebep, iki farklı bir yıl
557. madde iptal sebeplerini dört bentte sayar:
- 1. Tasarruf, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa.
- 2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa.
- 3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise.
- 4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa.
Dördüncü bent yukarıdaki şekil şartlarının tamamını buraya bağlar: tarihi eksik el yazılı vasiyetname, eşin tanık olduğu resmî vasiyetname, olağanüstü durum olmadan yapılan sözlü vasiyet — hepsi bu bentten iptal sebebidir. Kanun bunları “yok hükmünde” saymaz; bir iptal sebebi sayar ve hak düşürücü süreye bağlar. Şekle aykırı bir vasiyetnameye kimse süresinde dava açmazsa, o vasiyetname ayakta kalır ve uygulanır.
İkinci bentle kolayca karışan ayrı bir hüküm vardır. 504. maddeye göre mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir; ancak mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmezse tasarruf geçerli sayılır. Buradaki bir yıl mirasbırakanın kendi dönme hakkına ilişkindir ve o hayattayken işler; 559. maddedeki bir yıl ise mirasçıların dava hakkına ilişkindir ve ölümden sonra işler. İkisi birbirine şurada değer: mirasbırakan aldatıldığını öğrendikten sonra bir yıl içinde dönmemişse kanun tasarrufu geçerli sayar — geçerli sayılan bir tasarrufta mirasçının 557/2'ye dayandıracağı sakatlık kalmaz.
Kim, ne kadar sürede dava açabilir
558. maddeye göre iptal davası “tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından” açılabilir; üçüncü kişiler açamaz. Dava tasarrufun tamamına veya bir kısmına ilişkin olabilir.
559. maddedeki süreler üç katmanlıdır ve birlikte uygulanır:
- Bir yıl: davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlar; üçü birden öğrenilmeden işlemez.
- On yıl: iyiniyetli davalılara karşı; vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinden.
- Yirmi yıl: iyiniyetli olmayan davalılara karşı, aynı başlangıçla.
Süre kaçarsa dava hakkı düşer; kanun bunu zamanaşımı olarak değil, hak düşürücü süre olarak düzenler. Yine de bir kapı bırakır. 559. maddenin ikinci fıkrası şöyledir: “Hükümsüzlük, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.” Süresi geçtiği için dava açamayan kişi, aleyhine bir dava açıldığında aynı sakatlığı savunma olarak ileri sürebilir. Dava açanla kendisine dava açılanın durumu bu noktada ayrılır.
Görevli ve yetkili mahkeme: ikisi aynı değil
Vasiyetnamenin açılması bir dava değil, hâkimin yürüttüğü bir işlemdir. 595 ve 596. maddeler görevi doğrudan sulh hâkimine verir; 596. madde yeri de gösterir: mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi.
Vasiyetnamenin iptali ve tenkisi ise çekişmeli davalardır. Türk Medenî Kanunu bunlar için ayrı bir mahkeme göstermediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesindeki genel kural işler: malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Yetkide seçim hakkı yoktur: 11. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ilişkin davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunu söyler; kesin yetkide mahkeme yetkisini kendiliğinden araştırır (m.19/1).
Dava yanlış yerde açılırsa iş yetkisizlik kararıyla bitmez; 20. madde iki haftalık bir adım koyar. Taraflardan birinin — karar verildiği anda kesinse tebliğ tarihinden, kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmişse kesinleşme tarihinden, başvurulmuşsa ret kararının tebliğ tarihinden itibaren — iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurup dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Kanunun sonucu açıktır: “Aksi takdirde dava açılmamış sayılır.” Bkz. miras hukuku sayfamız, mirasın reddi yazımız ve hukuk sözlüğümüz.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Bilgisayarda yazıp altını imzaladığım vasiyetname geçerli mi?
538. madde metnin başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış olmasını arar; yalnız imzanın el yazısı olması bu unsuru karşılamaz. Böyle bir metin 557/4 anlamında şekle aykırıdır — ama kendiliğinden yok sayılmaz: 559. maddedeki süre içinde iptal davası açılmazsa uygulanabilir.
2. Eşim resmî vasiyetnameme tanık olabilir mi?
536/1 mirasbırakanın eşini, üstsoy ve altsoy kan hısımlarını, kardeşlerini ve bu kişilerin eşlerini açıkça sayar; bunlar memur veya tanık olamaz. İkinci fıkra katılan tanığa ve yakınlarına kazandırma yapılmasını da yasaklar. 558/3’e göre bu sakatlığa dayanan davada yalnız o kazandırmalar iptal edilir.
3. Babam bütün malını tek çocuğuna bıraktı. Vasiyetname kendiliğinden geçersiz olur mu?
Hayır. 549. maddeye göre kazandırmalar hükümsüz olmaz, sadece tenkis edilebilir; 560. madde de bunu bir davaya bağlar. Saklı payı zedelenen mirasçı 571. maddedeki süreler içinde tenkis davası açmazsa vasiyetname olduğu gibi uygulanır. Şekil eksikliği veya ehliyetsizlik gibi ayrı bir sebep varsa iptal davası da gündeme gelebilir.
4. Vasiyetnameyi yırttım. Geçerliliği sona erer mi?
543. maddeye göre yok etmek de bir dönme yoludur; ancak yok etme mirasbırakanın kendi iradesiyle olmalıdır. İkinci fıkra, kaza veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan vasiyetnamenin ancak içeriğinin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmaması hâlinde hükümsüz kalacağını söyler.
5. Vasiyetnameyi ölümden iki yıl sonra öğrendim. Dava hakkım bitti mi?
559. maddedeki bir yıl ölüm tarihinden değil, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlar. Üzerinde ikinci bir sınır vardır: vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl. Bu süreler dolmuşsa dava hakkı düşer; ancak hükümsüzlük def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
Miras Hukuku alanındaki diğer yazılar
- Mirastan Mal Kaçırma Davası ve Bir Yıllık Süre | Miras Avukatı
- Tenkis Davası ve Saklı Pay: Mirasta Denkleştirme | Miras Avukatı
- Babamın Borçları Bana Kalır mı? Mirasın Reddi | Miras Avukatı
- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
Bu konuyla ilgili hesaplama araçları
Miras Hukuku yazılarının tamamı Miras Hukuku sayfası Tüm yazılar
İstanbul Barosu · Sicil No: 79877
Yayın tarihi: 27.09.2026 · Son güncelleme: 03.10.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Makaleyi Paylaş: