Şile’de bir yapı, arazi ya da işletmeyle ilgili durumun bozulmadan kayda geçirilmesi çoğu zaman davadan daha aciledir. Bu rehber, Şile’de hangi adliyeye başvurulacağını ve dava açılmadan önce başvurulabilecek iki geçici korumayı — delil tespiti ile ihtiyati tedbir — anlatır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Şile’de dava nerede görülür?

Şile’nin kendi adliyesi vardır: Şile Adliyesi. Bu adliye bağımsız bir merkez değil, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin mülhakatıdır. Mülhakat adliyelerde her mahkeme türü bulunmaz; bulunmayan türlerde dosya merkez adliyede görülür.

BilgiAyrıntı
AdliyeŞile Adliyesi
Yargı çevresiŞile
Bağlı olduğu merkezİstanbul Anadolu Adliyesi (mülhakat)
NotAdliyenin adres ve telefon bilgisi sayfamızda doğrulanmadığı için verilmemiştir

Yetki, dava türüne göre değişir. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12); iş davalarında işin yapıldığı yer de yetkilidir (7036 s.K. m.6); boşanmada eşlerin son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m.168). Yargı çevresi mahkeme türüne göre değişebilir; mülhakat adliyede bulunmayan bir mahkeme söz konusuysa dosya merkez adliyede görülür. Bu nedenle dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulamanız gerekir.

Adliyeler ve başvuru usulleri hakkında genel bilgi için Adliye Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Delil tespiti ve ihtiyati tedbir

İkisi de dava açılmadan önce istenebilir ve ikisi de geçicidir; ama amaçları farklıdır. Delil tespiti bir durumu kayda geçirir, hak sağlamaz. İhtiyati tedbir ise mevcut durumu dondurur, karşı tarafa bir yükümlülük getirir.

Delil tespiti: durumu bozulmadan kayda geçirmek

HMK m.400, henüz inceleme sırası gelmemiş ya da ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılmasını, bilirkişi incelemesi yaptırılmasını veya tanık dinlenmesini istemeye imkân verir. Şile gibi yapı, arazi ve mevsimlik işletme yoğunluğu olan yerlerde tipik kullanım alanları şunlardır: su baskını sonrası hasar durumu, komşu inşaattan kaynaklanan çatlaklar, kiralanan taşınmazın teslim ve tahliye anındaki hâli, ağaç ve ürün zararı, imalat ayıbı.

  • Hukuki yarar aranır. Delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa hukuki yarar bulunduğu kabul edilir.
  • Nereye başvurulur? HMK m.401 uyarınca esas hakkındaki davaya bakacak mahkemeden; dava açılmamışsa üzerinde keşif yapılacak şeyin bulunduğu ya da dinlenecek tanığın oturduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenebilir.
  • Sonucu. Tespit tutanağı ve bilirkişi raporu, açılacak davada delil olarak kullanılır. Tespit yapılmış olması davanın sonucunu belirlemez; yalnızca o andaki durumu belgeler.

İhtiyati tedbir: mevcut durumu korumak

HMK m.389, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hâle geleceği; veya gecikme yüzünden ciddi bir zarar doğacağı endişesi bulunan hâllerde tedbir kararı verilebileceğini söyler. Uygulamada tapuya şerh, inşaatın durdurulması, taşınmazın devrinin önlenmesi gibi biçimlerde uygulanır.

AşamaKural
Talep (HMK m.390)Dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden; dava açıldıktan sonra davanın görüldüğü mahkemeden istenir. Hakkın varlığı yaklaşık olarak ispat edilir.
Teminat (HMK m.392)Aksine karar verilmedikçe teminat gösterilmesi zorunludur. Adli yardımdan yararlanan kişiden teminat aranmaz.
Uygulama (HMK m.393)Karardan itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde uygulama istenmezse tedbir kendiliğinden kalkar.
İtiraz (HMK m.394)Karşı taraf ve menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler, kanunda öngörülen süre içinde itiraz edebilir.
Dava açma (HMK m.397)Dava açılmadan verilen tedbirde, kanunda öngörülen süre içinde esas hakkında dava açılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar.

Haksız çıkan tedbirden doğan zarar için karşı taraf tazminat isteyebilir; kanun bu dava için özel bir süre öngörür. Bu nedenle tedbir talebi, gerçekten gerekli olduğu ölçüde ve gerekçesi kurularak istenmelidir.

İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz karıştırılmamalı

Para alacağının güvence altına alınması için başvurulan yol ihtiyati tedbir değil, İcra ve İflas Kanunu’ndaki ihtiyati hacizdir. İkisinin koşulları, sonuçları ve süreleri farklıdır. Ayrıntı için icra ve iflas hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

İlgili diğer konular

Uyuşmazlığın hangi yolla çözüleceğini belirlemek için dava ve uyuşmazlık çözümü sayfası genel çerçeveyi verir. Konu bir taşınmazsa gayrimenkul hukuku sayfası, karşılaştığınız terimler için hukuk sözlüğü yol gösterir.

Şile’de Hukuk Alanları

Bu bölümde, Şile’de karşılaşılan uyuşmazlıklar alan alan ele alınmakta; her başlıkta görevli mahkeme, varsa zorunlu arabuluculuk ve gözetilmesi gereken süre belirtilmektedir. Şile Adliyesi mülhakat adliyedir: bulunmayan mahkeme türlerinde dosya merkez adliyede, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür. İdari uyuşmazlıklar ise adliyede değil, idari yargıda çözülür.

Şile İş Hukuku Avukatı

Yaz aylarında yoğunlaşan konaklama, plaj ve yeme içme işletmelerinde mevsimlik ve belirli süreli iş sözleşmeleri yaygındır; sezon sonu fesihleri, ödenmeyen ücret ve yıllık izin alacakları bu nedenle sık gündeme gelir. Uyuşmazlık iş mahkemesinin, bulunmadığı yerde iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinin görevindedir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Şile iş davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Şile Ceza Avukatı

Kaçak yapı, ruhsatsız kum ve taş alımı, ormana zarar verme ile denizde ve akarsuda meydana gelen ölümlü olaylardan doğan taksirle öldürme soruşturmaları ilçenin tipik dosyalarıdır. Soruşturmayı Şile Cumhuriyet Başsavcılığı yürütür; asliye ceza mahkemesinin görevine giren işler yerinde görülürken, ağır cezalık suçlarda dosya merkez adliyedeki ağır ceza mahkemesine gönderilir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Şile ceza davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Şile Boşanma Avukatı

Aile mahkemesi boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi istemlerine bakar; bu davalarda arabuluculuk dava şartı değildir. Şile’ye özgü tartışma, ailenin sürekli oturduğu evin hangisi olduğudur: aile konutu olarak özgülenen taşınmazın devri ya da üzerindeki hakkın sınırlanması diğer eşin açık rızasına bağlıdır ve tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilebilir (TMK m.194). Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Şile boşanma ve aile davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Şile Bilişim Avukatı

Sezonluk kiralama ilanları üzerinden yapılan ön ödeme dolandırıcılıkları ilçede en çok bildirilen bilişim kaynaklı fiillerdir; kapora alındıktan sonra ilanın kaldırılması tipik örnektir. Bu tür fiiller ceza mahkemelerinde yargılanır ve ayrı bir bilişim ihtisas mahkemesi bulunmadığından görev, suçun karşılığına göre belirlenir; ağır cezalık nitelikteyse dosya merkez adliyede görülür. Ödeme dekontu, ilan ekran görüntüsü ve yazışmaların kaybolmadan kayda geçirilmesi için delil tespiti yoluna da başvurulabilir. Şikâyetlerin çoğu, ilan yayından kaldırıldıktan sonra yapıldığı için zayıflar: ekran görüntüsü alınmışsa bile üzerinde ilanın adresi (URL) ile tarih ve saat görünmüyorsa değeri düşer. Şile’deki yazlık kiralamalarında ödeme çoğu kez havale ile yapıldığından, dekont, karşı tarafın IBAN bilgisini gönderdiği yazışma, ilanın adresi ve mümkünse noter tespit tutanağı bir arada saklanmalıdır. Karşı tarafın rızası olmadan yapılan kayıtların delil değeri tartışmalıdır. Fiil şikâyete bağlı bir suç oluşturuyorsa altı aylık süre burada da işler; erişimin engellenmesi isteniyorsa gecikme çoğu zaman içeriğin büsbütün kaybolması anlamına gelir.

Şile Yabancılar Hukuku Avukatı

Yabancı uyruklu kişilerin ilçede arsa ya da yazlık edinmesi, taşınmazın konumu ve niteliğine göre sınırlamaya tabi olabilir. Tapu müdürlüğünün olumsuz işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır; Şile Adliyesi’nde idare mahkemesi bulunmadığından dava İstanbul idare mahkemelerinde görülür. İkamet izninin reddi ve iptali de aynı yola tabidir. Sınır dışı etme kararına karşı başvuru süresi yedi gün, mahkemenin karar süresi on beş gündür (6458 s.K. m.53). Vatandaşlık ve nüfus kaydına ilişkin bazı davalar ise asliye hukuk mahkemesinde açılır. Bu dosyalarda hak kaybının başlıca nedeni, işleme karşı öngörülen sürenin geçirilmesi ve dilekçenin yetkisiz bir mahkemeye verilmesidir; bildirilen adres izlenmediği için tebligattan geç haberdar olunması da aynı sonuca yol açar. Pasaport ve kimlik belgesi, ikamet ya da çalışma izni evrakının tamamı, tebliğ belgesi ve tapu müdürlüğünün ret yazısı dosyanın çekirdeğini oluşturur; yabancı makamlardan alınan belgelerde apostil şerhi ile yeminli tercüme aranır. İdari işlemin iptali kural olarak tebliğden itibaren altmış gün içinde istenir ve bu süre hak düşürücüdür.

Şile Gayrimenkul Avukatı

Arsa satışlarının yoğunluğu nedeniyle kadastro tespitine itiraz, sınır ve aplikasyon uyuşmazlıkları, hisseli satın alınan yerde fiilî taksim iddiaları ve ecrimisil istemleri öne çıkar. Bu davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Şile kira ve gayrimenkul davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Şile İcra Avukatı

Sezonluk kira alacağı, kaparo iadesi ve küçük ölçekli ticari alacaklar için başlatılan takipler Şile icra dairesinde yürütülür. İlamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür; süresinde yapılan itiraz takibi durdurur ve alacaklı itirazın kaldırılması ya da iptali yoluna gider. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Şile icra takibi ve itirazı sayfamıza bakabilirsiniz.

Şile Ticaret ve Şirketler Hukuku Avukatı

Konaklama tesisleri, market ve tedarikçiler arasındaki cari hesap, sipariş ve teslim uyuşmazlıkları ile şirket ortakları arasındaki anlaşmazlıklar bu başlıktadır. Ticari davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Yer bakımından 2026’da değişiklik oldu: İstanbul Anadolu asliye ticaret mahkemeleri kaldırılarak İstanbul asliye ticaret mahkemeleriyle birleştirildi; dava artık Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde açılır, bu nedenle dava açmadan önce görevli mahkeme doğrulanmalıdır. Konusu para ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat istemlerinde, mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurulmuş olması gerekir (TTK m.5/A). Bu adım atlandığında dava esasa girilmeden reddedilir ve Şile’deki tedarik dosyalarında en sık görülen aksaklık budur; ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda ise genel kurul kararının iptali için karar tarihinden itibaren öngörülen üç aylık sürenin geçirilmesi öne çıkar (TTK m.445). Ticaret sicil kayıtları, şirket sözleşmesi ve pay defteri, genel kurul tutanağı, sipariş ve teslim belgeleri, faturalar ile cari hesap ekstresi ve çekilmiş ihtarnamenin tebliğ belgesi baştan derlenmelidir. Ticari alacaklarda zamanaşımı ilişkinin türüne göre değiştiği için her istem kendi içinde değerlendirilir. Bkz. ticaret hukuku.

Şile İdare Hukuku Avukatı

İdare mahkemeleri adliye teşkilatının içinde yer almaz; Şile’deki idari uyuşmazlıklar İstanbul idare mahkemelerinde görülür. İmar planı değişikliği, yapı tatil tutanağı, yıkım kararı, orman kadastrosu ve kıyıya ilişkin işlemler bu kapsamdadır ve iptal davası kural olarak yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde açılır (İYUK m.7). Buna karşılık idari para cezasına itiraz, tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır; sulh ceza hâkimliği Şile Adliyesi’nde bulunur. Bu genel kuraldır; aksine hüküm bulunan kanunlarda değişir. İmar mevzuatına dayanan ve belediye encümenince verilen para cezalarında görevli yargı yeri idare mahkemesidir ve dava tebliğden itibaren altmış gün içinde açılır; çevre mevzuatına dayanan cezalarda da idare mahkemesine gidilir ve süre daha kısadır. Tebliğ evrakında gösterilen başvuru yolu ve süre esas alınmalıdır. Burada en sık yaşanan aksaklık, dilekçenin adli yargıya verilmesi ve zorunlu bir idari başvuru öngörülmüşse bu yapılmadan doğrudan dava açılmasıdır; sürenin işlemi öğrenme tarihinden başladığı sanılarak beklenmesi de hak kaybına yol açar. İşlemin yazılı örneği, tebliğ alındısı, idareye yapılan başvurunun kayıt tarihini gösteren belge ve para cezasına dayanak tutanak dosyaya konmalıdır. Şile’deki imar ve orman işlemlerinde ayrıca plan paftası ile kadastro tutanağının onaylı örneği istenir. Bkz. idare hukuku.

Şile’de dava ne kadar sürer?

Bu soruya baştan bir takvimle karşılık vermek doğru olmaz; süreyi belirleyen, dosyanın hangi işlemleri gerektirdiğidir. Şile’de arsa sınırı, kadastro ve yapı zararı gibi konular ağır bastığından çoğu dosyada keşif yapılır ve bilirkişi görevlendirilir; keşif gününün belirlenmesi, raporun hazırlanması ve rapora yöneltilen itirazların karşılanması birbirini izleyen ayrı aşamalardır. Tanık dinlenecekse tanık sayısı kadar tanığın nerede oturduğu da önemlidir: başka ilde bulunan tanık, kendi yerindeki mahkemeden talimat yoluyla dinlenir ve dosyanın gidip gelmesi beklenir. Yabancı ülkede yerleşik bir tarafa tebligat çıkarılması gerekiyorsa süreç daha da uzar. İş, kira ve ticari alacak uyuşmazlıklarında dava öncesindeki arabuluculuk aşaması da hesaba katılmalıdır. Buna adliyenin iş yükü ve duruşma aralıkları eklenir. Şile Adliyesi mülhakat olduğundan burada kurulmamış bir mahkeme türü söz konusuysa dosya merkez adliyeye gider; ilçe merkezinden oraya olan mesafe, yalnızca yol için ayrı bir zaman ayırmayı gerektirir. Başka bir dava bekletici mesele yapılırsa karar o dosya bitmeden verilmez. İstinaf ve temyiz de kendi sürelerini alır. Bu nedenle süre, ancak dosya ilerledikçe görülebilir.

Duruşmaya giderken: belge, kimlik ve dosya takibi

Duruşmanın günü ve saati e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan izlenebilir; portalda dosyanın hangi aşamada olduğu, çıkan tebligatlar ve verilen ara kararlar da görülür. Elinize ulaşan davetiyede mahkemenin adı ile duruşmanın yapılacağı kat ve salon numarası yazılıdır. Salona alınabilmek için kimlik belgesi gereklidir. Takip bir vekil aracılığıyla yürütülüyorsa vekâletnamenin dosyada bulunması aranır. Tanık gösterilecekse tanığın adı ve açık adresi baştan bildirilmelidir, çünkü adres olmadan davetiye çıkarılamaz ve duruşma yeniden bırakılır. Başka bir ilde bulunan taraf ya da tanık, orada bulunduğu adliyeden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılabilir; bu imkân, uzun yol yapmayı gerektiren dosyalarda önem taşır. Duruşmaya gelinemeyecekse mazeret dilekçesi belgesiyle birlikte önceden sunulmalıdır; sunulmazsa duruşma yokluğunuzda görülür ve koşulları oluşmuşsa dosya işlemden kaldırılabilir. Şile için gidilecek yer kural olarak Şile Adliyesi’dir; ancak mülhakat adliyede her mahkeme türü kurulmuş değildir. Dosyanız burada bulunmayan bir mahkemedeyse duruşma İstanbul Anadolu Adliyesi’nde yapılır ve ilçeyle merkez arasındaki mesafe düşünülerek yola erkenden çıkılması gerekir.

Şile’de yargılama giderleri ve adli yardım

Dava açarken karşılaşılan ödemeler tek bir kalem değildir. Harç devlete ödenir ve vergi niteliği taşır; başvurma harcı ile karar ve ilam harcı bunun başlıca türleridir. Gider avansı ise davanın yürümesi için gereken masrafları — tebligat, bilirkişi ücreti, tanık gideri, keşif harcaması — karşılamak üzere peşin yatırılır ve kullanılmayan bölümü dosya bittiğinde iade edilir. Avans yatırılmazsa mahkeme kesin süre verir; bu süre içinde de yatırılmadığında dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Şile’de arazi ve yapı dosyalarında keşfe çıkılması olağan olduğundan, keşif yerine ulaşım da avanstan karşılanır ve yargılama sırasında ek avans istenebilir. Giderler kural olarak haksız çıkan tarafa yükletilir; dava kısmen kabul edilmişse haklılık oranına göre bölüştürülür. Ödeme gücü elverişli olmayan kişi, harç ve giderlerden geçici olarak muaf tutulmasını mahkemeden isteyebilir; adli yardım denen bu talep dava dilekçesiyle birlikte ya da yargılama sırasında ileri sürülebilir. Vekil tutma imkânı bulunmayanlar ise baronun adli yardım bürosuna başvurarak ücretsiz avukat görevlendirilmesini isteyebilir; bu bir kamu hizmetidir. Harç ve avans tutarları her yıl yeniden belirlendiğinden, ödenecek miktar adliye veznesinden öğrenilmelidir.

Şile’nin semtleri: hangi mahallede olursanız olun dosya nereye gider?

Şile’de altmış iki mahalle vardır ve bu sayı ilçenin yüzölçümünden değil, idari bir değişiklikten gelir: eskiden köy olan yerleşimlerin neredeyse tamamı 2014’te mahalleye dönüşmüştür. Mahalleler şunlardır: Ağaçdere, Ağva Merkez, Ahmetli, Akçekese, Alacalı, Avcıkoru, Balibey, Bıçkıdere, Bozgoca, Bucaklı, Çataklı, Çavuş, Çayırbaşı, Çelebi, Çengilli, Darlık, Değirmençayırı, Doğancılı, Erenler, Esenceli, Geredeli, Göçe, Gökmaslı, Göksu, Hacıkasım, Hacıllı, Hasanlı, İmrendere, İmrenli, İsaköy, Kabakoz, Kadıköy, Kalemköy, Karabeyli, Karacaköy, Karakiraz, Karamandere, Kervansaray, Kızılcaköy, Korucuköy, Kömürlük, Kumbaba, Kurfallı, Kurna, Meşrutiyet, Oruçoğlu, Osmanköy, Ovacık, Sahilköy, Satmazlı, Sofular, Soğullu, Sortullu, Şuayipli, Teke, Ulupelit, Üvezli, Yaka, Yaylalı, Yazımanayır, Yeniköy ve Yeşilvadi. İlçe merkezi Çavuş, Hacıkasım ve Balibey mahallelerinden oluşur; Ağva merkeze yaklaşık kırk beş kilometre uzaklıktadır.

Şile’nin kendi adliyesi vardır; İstanbul Anadolu Adliyesi’nin mülhakatı olarak çalışır ve orada kurulmamış mahkeme türlerine ilişkin dosyalar Kartal’da görülür. Ticari davalar ise 2026’daki birleştirmeden sonra Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde açılır.

Tapumda “köy” yazıyor, mahalle mi oldu?

Şile’de en sık karşılaşılan kayıt sorunu budur. Köy tüzel kişilikleri kaldırılıp yerleşimler mahalleye dönüştüğünde mülkiyet değişmez; değişen yalnızca idari statüdür. Ancak eski tarihli tapu, kadastro ve veraset belgelerinde taşınmaz hâlâ “… köyü” olarak geçer. Bu yüzden dava dilekçesinde ve tapu işlemlerinde taşınmaz adresle değil, ada ve parsel numarasıyla tanımlanmalıdır. Köy tüzel kişiliğine ait olan taşınmazların akıbeti ayrı bir konudur ve bunlar ilgili idareye geçmiştir. Bir başka özel başlık mera, yaylak ve otlak vasıflı yerlerdir: bu taşınmazlar tahsis amacı değiştirilmedikçe başka amaçla kullanılamaz ve zilyetlikle kazanılıp tapuya tescil edilemez (4342 s. Mera Kanunu). Sehven tescil edilmişse iptali istenebilir; kırsal mahallelerdeki miras ve paylaşım dosyalarında bu ayrım çoğu zaman gözden kaçar.

Sahildeki arsam kıyı sınırında kaldı: ne yapabilirim?

Yaklaşık altmış kilometrelik sahil şeridiyle Şile, kıyı uyuşmazlıklarının yoğun olduğu ilçelerdendir. Kural değişmez: kıyı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve özel mülkiyete konu olamaz (3621 s. Kıyı Kanunu). Belirleyici olan kıyı kenar çizgisinin nereden geçtiğidir; çizgi, mülkiyet durumuna bakılmaksızın bilimsel ölçütlerle valilikçe kurulan komisyonca tespit edilir ve Bakanlık onayıyla yürürlüğe girer (3621 s.K. m.9). Bu tespit bir idari işlemdir ve süresi içinde iptal davasına konu olur; süreyi kaçırmak hak kaybına yol açabileceğinden, dava süresinde açılmalıdır. Tapulu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması hâlinde malikin uğradığı kayıp da ayrı bir hukuki tartışmadır. Kumbaba, Sahilköy, Karacaköy, Akçekese ve Ağva hattında alım yapmadan önce kıyı kenar çizgisi paftası mutlaka görülmelidir.

Yazlığımı tatilcilere kiralayabilir miyim?

Şile’nin nüfusu yaz aylarında ikinci konutlarla birkaç katına çıkar ve bu, iki ayrı hukuki başlık doğurur. Birincisi kısa süreli kiralamadır: konutun turizm amacıyla yüz gün veya daha kısa süreyle kiraya verilebilmesi için sözleşmeden önce Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin belgesi alınması zorunludur; kat mülkiyetine tabi binalarda başvuruda tüm kat maliklerinin oybirliğiyle aldığı karar aranır (7464 s.K.). İzinsiz kiralamada idari para cezası uygulanır. İkincisi site ve ortak giderdir: yazlık sitelerde aidat, kullanılsın kullanılmasın ödenir; hizmetten yararlanmadığını ileri sürmek kural olarak sonuç doğurmaz ve gecikme hâlinde tazminat işler (634 s.K. m.20). Kışın boş kalan konutlarda su, ısıtma ve güvenlik giderlerinin nasıl paylaşılacağı ise yönetim planına göre belirlenir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Şile’de oturuyorum, hangi adliyeye gideceğim?
Şile’nin kendi adliyesi vardır; Şile Adliyesi, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin mülhakatıdır. Mülhakat adliyede bulunmayan mahkeme türlerinde dosya merkez adliyede görülür. Dosyanızın yerini UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayın.

2. Dava açmadan önce hasarı tespit ettirebilir miyim?
Evet. Delil tespiti dava açılmadan istenebilir. Delilin kaybolma ya da ileri sürülmesinin zorlaşma ihtimali varsa hukuki yarar bulunduğu kabul edilir.

3. Delil tespiti yaptırdım, davayı kazanmış sayılır mıyım?
Hayır. Tespit yalnızca o andaki durumu belgeler ve açılacak davada delil olarak kullanılır; hakkın var olup olmadığına karar vermez.

4. Tedbir kararı aldım, para yatırmam gerekir mi?
Kural olarak evet; mahkeme aksine karar vermedikçe teminat gösterilmesi zorunludur. Adli yardımdan yararlananlardan teminat istenmez.

5. Tedbir aldıktan sonra dava açmazsam ne olur?
Dava açılmadan verilen ihtiyati tedbirde, kanunda öngörülen süre içinde esas hakkında dava açılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar. Ayrıca karar uygulanmazsa da hükümsüz hâle gelir.

İstanbul’da komşu ilçelerde hukuki rehber

Şile için verilen bilgiler yakın ilçelerde de büyük ölçüde paraleldir; bazı adliye yetki alanları ortak olduğu için okuyucu için faydalı olabileceğini düşündüğümüz çevre ilçelere ait rehberlerimiz:

Bu sayfa son olarak 02.10.2026 tarihinde güncellenmiştir.

Büromuz

Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Küçükçekmece’dedir; İstanbul Anadolu Adliyesi ve mülhakatlarındaki dosyalar da takip edilmektedir. Görüşme talebi için iletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz. Hangi adımın önce atılması gerektiğini belirlemek için Durumunuza Göre Ne Yapmalısınız? sayfasına bakabilirsiniz.