Tuzla’da çalışan, burada bir işyeri işleten ya da tersane ve sanayi bölgesindeki bir işten kaynaklanan sağlık sorunuyla karşılaşan kişiler için hazırlanmış rehberdir: dosya hangi adliyede açılır, hangi mahkeme görevlidir, hangi kurum devreye girer. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz.

Tuzla’da dava nerede görülür?

Tuzla, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin yargı çevresindedir. Adliye Kartal’dadır ve Anadolu yakasının merkez adliyesi olarak Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Ümraniye, Çekmeköy, Sancaktepe ve Sultanbeyli ilçelerine bakar.

BilgiAyrıntı
Adliyeİstanbul Anadolu Adliyesi
AdresEsentepe Mah. E-5 Güney Yan Yol Cad. No: 39, Kartal
Telefon0216 303 33 33
Yargı çevresiKadıköy · Üsküdar · Ataşehir · Maltepe · Kartal · Pendik · Tuzla · Ümraniye · Çekmeköy · Sancaktepe · Sultanbeyli
Bağlı olduğu merkezMerkez adliyedir; Beykoz, Şile ve Adalar adliyeleri mülhakatıdır

Yerleşim yeriniz tek başına belirleyici değildir. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki kuralı kesindir ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi dışında dava açılamaz (HMK m.12). İş davalarında davalı işverenin yerleşim yeri yanında işin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir (7036 s.K. m.6) — tersanede veya şantiyede çalışan bir işçi için bu ayrım çoğu zaman belirleyici olur. Boşanmada eşlerin son altı ay birlikte oturdukları yer de yetkilidir (TMK m.168). Mahkeme türüne göre yargı çevresi farklılaşabildiği için, açılmış bir dosyanın hangi adliyede kayıtlı olduğu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan görülmelidir.

Adliyenin birimleri, harç ve gider avansı işlemleri için İstanbul Anadolu Adliyesi Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Meslek hastalığı ve sürekli iş göremezlik

Tuzla’da tersanecilik, gemi bakım-onarım, boya ve kaynak işleri ile kimya ve metal sanayii yoğundur. Bu işkollarında ortaya çıkan sağlık sorunlarının bir bölümü kaza değil, meslek hastalığı niteliğindedir; hukuki sonuçları da farklıdır.

Meslek hastalığı nedir?

5510 sayılı Kanun m.14’e göre meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm koşulları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlidir. İş kazasından farkı, ani bir olaya değil zaman içinde birikerek gelişen bir etkiye dayanmasıdır: gürültüye bağlı işitme kaybı, tozlara bağlı akciğer hastalıkları, çözücü ve boya maddelerine bağlı zehirlenmeler tipik örneklerdir.

Hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için işle arasındaki bağın tıbben ortaya konması gerekir. Ayrıca her hastalık için, kişinin o işten ayrılmasından sonra hastalığın ortaya çıkması hâlinde geçerli sayılacak bir yükümlülük süresi öngörülmüştür. Tespit, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yetkilendirdiği sağlık hizmet sunucularının raporu ve Kurum sağlık kurulu kararıyla yapılır. Kurum meslek hastalığı olmadığına karar verirse, sigortalı bu kararın tespiti için iş mahkemesinde dava açabilir.

SGK bildirimi ve sürekli iş göremezlik

  • Bildirim. İşveren, meslek hastalığını öğrendiği günden başlayarak kanunda öngörülen kısa süre içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bildirim yapılmamışsa bu, işçinin hakkını ortadan kaldırmaz; Kurum, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene yaptığı ödemeler için rücu edebilir.
  • Sürekli iş göremezlik derecesi. Tedavi tamamlandıktan sonra kişinin meslekte kazanma gücündeki kayıp oranı sağlık kurulu raporuyla belirlenir. Bu oran, günlük hayattaki genel maluliyetten farklı bir ölçüdür; yapılan işin niteliğine göre değerlendirilir.
  • Gelir bağlanması. 5510 sayılı Kanun, meslekte kazanma gücündeki kaybın belirli bir alt oranın altında kalması hâlinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına imkân vermez; bu oranın üstünde ise gelir bağlanır ve kayıp oranıyla orantılı olarak hesaplanır. Derecenin düşük belirlendiğini düşünen sigortalı, tespit için iş mahkemesine başvurabilir.

İşverene karşı maddi ve manevi tazminat

SGK’dan bağlanan gelir, zararın tamamını karşılamayabilir. Karşılanmayan bölüm için işverene karşı maddi tazminat, çekilen acı ve elem için manevi tazminat istenebilir. İşverenin sorumluluğu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma borcuna dayanır; alınması gereken önlemlerin alınmadığı ölçüde kusur doğar. Bilirkişi incelemesiyle belirlenen kusur oranı tazminatı doğrudan etkiler.

Bu davalarda görevli mahkeme iş mahkemesidir. Önemli bir usul noktası şudur: iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında arabuluculuğa başvurmak dava şartı değildir; doğrudan dava açılabilir. Buna karşılık kıdem, ihbar, fazla mesai gibi işçilik alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır. İşçilik haklarının genel çerçevesi için iş hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

İlgili diğer konular

Ani bir olay sonucu meydana gelen zararlarda süreç farklı işler; bunun için iş kazalarında tazminat hakkı yazısı yol gösterir. Ücretin ödenmemesi ya da eksik ödenmesi söz konusuysa maaş alma hakları ve başvuru yolları yazısını, iş sözleşmesi sona ermişse işten çıkarılma hakları sayfasını inceleyebilirsiniz.

Tuzla’da Hukuk Alanları

Tersane, liman ve organize sanayi bölgesinin bulunduğu bir ilçede hukuki sorular tek bir başlıkta kalmaz; aynı olay hem tazminat hem ceza hem idari yaptırım doğurabilir. Aşağıda dokuz alanın her birinde görevli mahkeme, dava öncesi zorunluluklar ve kritik süreler kısaca belirtilmiştir. Adli dosyalar Kartal’daki merkez adliyede görülür; idari yargı ise ayrı bir teşkilattır.

Tuzla İş Hukuku Avukatı

Gemi inşa ve bakım işlerinde alt işveren uygulaması yaygın olduğundan, işçilik alacaklarının kime yöneltileceği ilk belirlenmesi gereken konudur; asıl işveren ile alt işveren bu alacaklardan kural olarak birlikte sorumludur. Kıdem, ihbar, fazla mesai ve ulusal bayram ücreti istemlerinde arabuluculuk dava şartıdır (7036 s.K. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Tuzla iş davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Tuzla Ceza Avukatı

Sanayi kazalarında tazminat davasının yanında ceza soruşturması da yürür: taksirle yaralama veya ölüme neden olma iddiasıyla soruşturma Cumhuriyet başsavcılığınca açılır ve dosya asliye ceza mahkemesinde görülür. Kusur raporu her iki dosyada da belirleyicidir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Tuzla ceza davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Tuzla Boşanma Avukatı

Aile mahkemesi boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi istemlerine bakar; bu davalar dava şartı arabuluculuğun kapsamında değildir. Meslek hastalığı ya da iş kazası sonucu çalışma gücünü yitiren bir eşin bulunduğu dosyalarda nafaka değerlendirmesi bundan etkilenir. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Tuzla boşanma ve aile davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Tuzla Bilişim Avukatı

İşyerinde kullanılan kamera kayıtları, giriş–çıkış sistemleri ve kurumsal cihazlardaki veriler hem delil hem kişisel veri niteliği taşır; bir kaydın dosyaya sunulması hâlinde hukuka uygun elde edilip edilmediği incelenir. Gemi ve tesis projelerine ilişkin teknik çizim ve verilerin izinsiz kopyalanması ayrıca suç ve haksız rekabet iddiasına konu olabilir. İnternette yayımlanan içeriğin çıkarılması istemi sulh ceza hâkimliğine yapılır. Bu dosyalarda en çok karşılaşılan eksiklik, içerik yayından kaldırılmadan önce tespit yaptırılmamasıdır; ekran görüntüsünde bağlantı adresinin ve tarih-saat bilgisinin bulunmaması da delilin değerini düşürür. Kayıt hukuka aykırı biçimde elde edilmişse delil değeri ayrıca tartışılır. İçeriğin adresi, noter tespit tutanağı, cihaz ve hesap bilgileri ile varsa banka dekontu ve IBAN yazışmaları saklanmalıdır. Şikâyete bağlı bilişim suçlarında altı aylık şikâyet süresi işler. Bkz. bilişim hukuku.

Tuzla Yabancılar Hukuku Avukatı

Tersane ve liman işlerinde yabancı uyruklu çalışan ile gemi adamı istihdamı görülür. Çalışma izninin bulunmaması işveren bakımından idari yaptırım doğurur; buna karşılık fiilen çalışan kişinin iş sözleşmesinden doğan alacaklarını iş mahkemesinde istemesi mümkün kabul edilmektedir. Yabancı bayraklı gemide çalışan kişinin uyuşmazlığında hangi ülke hukukunun uygulanacağı ayrıca değerlendirilir. İkamet ve çalışma izni işlemleri ile sınır dışı etme kararları idare mahkemesinde denetlenir. Gemi adamı ve yabancı çalışan dosyalarında hak kaybı çoğunlukla idari işleme karşı sürenin geçirilmesinden ya da dilekçenin yetkisiz mahkemeye verilmesinden kaynaklanır; tebligat adresinin izlenmemesi de aynı sonuca yol açar. Pasaport ve kimlik belgeleri, gemi adamı cüzdanı ile iş sözleşmesi, ikamet ve çalışma izni evrakı, tebliğ belgesi ve yurt dışından gelen belgelerde apostil ile yeminli tercüme baştan hazırlanmalıdır. İdari işlemin iptalinde kural olarak tebliğden itibaren altmış gün işler; sınır dışı etme kararına karşı süre bundan kısadır ve özel bir düzenlemeye bağlıdır.

Tuzla Gayrimenkul Avukatı

Sanayi parseli, depo ve atölye kiraları ile kıyı mevzuatından kaynaklanan kısıtlar bu başlıkta öne çıkar. Tapu iptali ve tescil davaları asliye hukuk, kira ve kat mülkiyeti uyuşmazlıkları sulh hukuk mahkemesinde görülür. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Tuzla kira ve gayrimenkul davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Tuzla İcra Avukatı

İş mahkemesinden alınan ilamlar ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun rücu alacakları icra dairesi eliyle takip edilir. Takip işlemlerine ve icra dairesi kararlarına karşı uyuşmazlıklar icra mahkemesinde görülür. Ayrıntılı anlatım, süreler ve bu ilçeye özgü noktalar için Tuzla icra takibi ve itirazı sayfamıza bakabilirsiniz.

Tuzla Ticaret ve Şirketler Hukuku Avukatı

Gemi inşa ve onarım sözleşmeleri, taşıma ve navlun ilişkileri ile sigorta ve rücu istemleri asliye ticaret mahkemesinin görev alanındadır; deniz ticaretinden doğan uyuşmazlıklar için ayrıca ihtisas mahkemeleri görevlendirilebilmektedir. Ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olanlarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı sayılır (TTK m.5/A). Teslim edilen işte ayıp bulunduğu iddiasında, ihbarın kanunda öngörülen süre içinde yapılmış olması sonucu doğrudan etkiler. Bu alanda iki hata sıkça görülür: konusu bir miktar para olan ticari davada arabulucuya başvurulmadan dosya açılması ve genel kurul kararının iptalinde karar tarihinden itibaren işleyen üç aylık sürenin geçirilmesi (TTK m.445). Ticaret sicil kayıtları, gemi inşa veya onarım sözleşmesi, pay defteri, genel kurul tutanağı, faturalar, cari hesap ekstresi ile ihtarname ve tebliğ belgesi baştan derlenmelidir. Buradaki üç aylık süre hak düşürücüdür: durmaz, kesilmez ve mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Alacaklara uygulanan zamanaşımı ise bundan farklıdır; belirli hâllerde durabilir ya da kesilebilir ve kural olarak taraflarca ileri sürülmesi gerekir.

Tuzla İdare Hukuku Avukatı

İş sağlığı ve güvenliği denetimlerinden doğan idari para cezaları, çevre mevzuatına dayanan yaptırımlar, liman ve kıyı kullanımına ilişkin izinler ile imar işlemleri idari yargıda denetlenir. Burada iki noktanın altını çizmek gerekir: idari yargı ayrı bir teşkilattır ve idare mahkemeleri adliye binasında bulunmaz; ayrıca idari işlem ile idari para cezası farklı yollara tabidir. İşlemin iptali için kural olarak altmış gün içinde idare mahkemesine, para cezası için on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu genel kuraldır; aksine hüküm bulunan kanunlarda değişir. İmar mevzuatına dayanan ve belediye encümenince verilen para cezalarında görevli yargı yeri idare mahkemesidir ve dava tebliğden itibaren altmış gün içinde açılır; çevre mevzuatına dayanan cezalarda da idare mahkemesine gidilir ve süre daha kısadır. Tebliğ evrakında gösterilen başvuru yolu ve süre esas alınmalıdır. Bu başlıkta yaygın bir yanlış, sürenin işlemi öğrenme tarihinden başladığının sanılmasıdır; kural, yazılı bildirimin tebliğidir. Mevzuatta zorunlu bir idari başvuru öngörülmüşse, o başvuru sonuçlanmadan açılan dava da reddedilir. İşlemin yazılı örneği, tebliğ alındısı, başvurunun kayıt tarihini gösteren belge ve idari para cezasında düzenlenen tutanak dosyada bulunmalıdır. Bkz. idare hukuku.

Tuzla’da dava ne kadar sürer?

Tuzla’dan açılan bir dosyada süreyi kestirmek, yargılamanın hangi basamaklardan geçeceğine bakmakla mümkün olur. Tersane ve sanayi kaynaklı uyuşmazlıkların çoğunda teknik değerlendirme gerekir: iş güvenliği uzmanı, makine mühendisi ya da hesap bilirkişisinden rapor alınır, rapora itiraz edilirse ek rapor istenir. İşyerinde keşif kararı verilmişse keşif gününün ayrıca belirlenmesi gerekir. Meslek hastalığı iddiasında sağlık kurulu değerlendirmesi beklenir ve bu, dosyanın ritmini doğrudan etkiler. Dinlenecek tanık sayısı arttıkça duruşma sayısı da artar; tanık başka bir ilde oturuyorsa talimat yazılır ve yanıt gelinceye kadar beklenir. Yabancı bayraklı gemide çalışma gibi durumlarda tebligatın yurt dışına çıkarılması gerekebilir. Dava şartı arabuluculuk öngörülen uyuşmazlıklarda bu aşama ayrı bir zaman ister. Yargılamanın sonucu başka bir dosyaya bağlanmışsa bekletici mesele kararı verilir. İlk derece kararından sonra istinaf, gerekirse temyiz aşaması yeniden zaman alır; buna merkez adliyenin iş yükü eklenir. Bütün bunlar nedeniyle baştan bir süre söylenemez; süre, dosyanın izlediği yola göre ortaya çıkar.

Duruşmaya giderken: belge, kimlik ve dosya takibi

Tuzla, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin yargı çevresindeki ilçeler arasında adliyeye en uzak olanlardandır; duruşma günü Kartal’a gidilmesi gerekir ve yol süresi hesaba katılarak erken çıkılması yerinde olur. Duruşmanın tarihi ile saati e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan takip edilir; gönderilen davetiyede mahkemenin adı, kat ve salon numarası bulunur. Binaya girişte ve salonda kimlik belgesi istenir. Tuzla’dan gidilmeyip dosya vekile bırakılmışsa, vekâletnamenin Kartal’daki dosyaya duruşma gününden önce girmiş olduğu kontrol edilmelidir. Tanığa başvurulacaksa tanığın adı ile açık adresinin önceden bildirilmesi zorunludur; adres olmadan davetiye düzenlenemez. Vardiya nedeniyle ya da başka bir ilde bulunduğu için duruşmaya gelemeyecek olan taraf, SEGBİS ile katılım talebini önceden iletebilir. Katılım mümkün değilse mazeret dilekçesinin belgesiyle birlikte duruşma gününden önce dosyaya girmesi gerekir. Habersiz gelinmemesi, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da o oturumda söz hakkının kullanılamamasına yol açabilir.

Tuzla’da yargılama giderleri ve adli yardım

Dava açarken karşılaşılan iki ödeme kalemi birbirinden farklıdır. Harç, devlete ödenen ve vergi niteliği taşıyan bir yükümlülüktür; gider avansı ise tebligat, bilirkişi ücreti, tanık gideri ve keşif masrafı gibi kalemleri karşılamak üzere peşin yatırılan tutardır. Tuzla kaynaklı dosyalarda bilirkişi ve keşif ihtiyacı sık doğduğundan, avansın yargılama sırasında tamamlanması istenebilir. Verilen süre içinde avans yatırılmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; bu, uyuşmazlığın esasına hiç girilmemesi anlamına gelir. Yargılama giderleri kural olarak haksız çıkan tarafa yükletilir, kısmen haklılık hâlinde paylaştırma yapılır. Harç ve giderleri karşılayacak durumda olmayan kişi mahkemeden adli yardım isteyebilir; kabul edilirse bu yükümlülüklerden geçici olarak muaf tutulur. Ayrıca baroların adli yardım büroları bulunur: durumu elverişli olmayanlar için baro tarafından ücretsiz avukat görevlendirilebilir; bu bir kamu hizmetidir ve başvuru doğrudan baroya yapılır. Tutarlar her yıl değiştiğinden burada rakam verilmemiştir; güncel harç ve avans, gidilecek adliyenin veznesinden öğrenilir.

Tuzla’nın semtleri: hangi mahallede olursanız olun dosya nereye gider?

Tuzla on yedi mahalleden oluşur: Akfırat, Anadolu, Aydınlı, Aydıntepe, Cami, Evliya Çelebi, Fatih, İçmeler, İstasyon, Mescit, Mimarsinan, Orhanlı, Orta, Postane, Şifa, Tepeören ve Yayla. Adres kayıtlarında görülen “Deri OSB” ya da “AYOSB Mahallesi” gibi adlar birer adres birimidir, resmî mahalle değildir; dilekçede bunlara değil, taşınmazın bağlı olduğu mahalle ile ada-parsel numarasına yer verilmelidir. Orhanlı, Akfırat ve Tepeören eskiden belde ya da köydü; eski kayıtlarda bu adlar farklı statüde geçer.

Tuzla’nın ayrı bir adliyesi yoktur; adli işler Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür. Ticari davalar ise 2026’daki birleştirmeden sonra orada değil, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde açılır — tersane sözleşmesi, gemi inşa ve onarım, navlun ve organize sanayi bölgesi kaynaklı ticari uyuşmazlıklar bu kapsamdadır.

Gemi alacağım var: gemiye haciz koydurabilir miyim?

Tuzla, tersane ve kızaklarıyla deniz alacaklarının sık doğduğu bir bölgedir; alacaklının elindeki en etkili koruma araçlarından biri geminin ihtiyati haczidir. Bu, alacaklının gemi üzerine koydurduğu ve geminin seferden alıkonmasını sağlayan geçici bir hukuki korumadır. Ancak her alacak için istenemez: yalnızca kanunda tek tek sayılan “deniz alacakları” bu yola dayanak olur (TTK m.1352). Yetkili mahkeme bakımından da özel bir kural işler: gemi hangi yerde demirlemiş, bağlanmış ya da kızağa alınmışsa oranın mahkemesi yetkilidir — Tuzla kızakları bu yetkiyi doğrudan doğurur. Süre çok kısadır: ihtiyati haciz kararı, verildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde icraya konulmazsa kendiliğinden kalkar (TTK m.1364). Kararın alınması kadar bu üç günün takibi de belirleyicidir.

OSB’deki parselimin aidatı ödenmedi: nasıl tahsil edilir?

Aydınlı, Tepeören ve Orhanlı çevresindeki organize sanayi bölgelerinde uyuşmazlıkların önemli bölümü parsel tahsisi ve aidat etrafında toplanır ve burada çoğu kişinin bilmediği bir kolaylık vardır. Yönetim aidatına ilişkin müteşebbis heyet kararları ilam hükmündedir; yani ayrıca dava açmaya gerek kalmadan ilamların icrası yoluyla takibe konulabilir (4562 s. OSB Kanunu m.16). Buna karşılık katılma payından doğan uyuşmazlıklar dava yoluyla ve asliye hukuk mahkemesinde çözülür (m.13). Parsel tahsisleri de serbest bir alım satım değildir: tahsis, kuruluş amacına ve yönetmeliğe bağlıdır; tahsis şartlarına aykırılık iptal sonucunu doğurabilir (m.18). Bu yüzden OSB parseli devralınırken tapu kaydı kadar tahsis belgesi ve şartları da incelenmelidir.

Bordromda taşeron şirket yazıyor: gerçek işverenim kim?

Tersane ve sanayi işlerinde en sık tartışılan konu, işçinin hangi şirketin işçisi sayılacağıdır. Kural, asıl işveren ile alt işverenin işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olmasıdır. Ancak bundan daha ağır bir ihtimal vardır: alt işverenlik ilişkisi muvazaalı ise, yani gerçekte bağımsız bir alt işveren yoksa ve iş yalnızca kâğıt üzerinde bölünmüşse, alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır (4857 s.K. m.2). Bunun sonucu yalnızca sorumluluğun genişlemesi değildir: kıdem süresi, ücret düzeyi ve toplu iş hukukuna ilişkin haklar da asıl işveren nezdinde hesaplanır. Muvazaa iddiasında işin niteliği, işyerindeki denetim ve talimat ilişkisi ile alt işverenin bağımsız bir örgütlenmesi olup olmadığı incelenir; bu nedenle bordro, giriş kartı, vardiya çizelgesi ve talimat yazışmaları baştan saklanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Tuzla’da oturuyorum, hangi adliyeye gideceğim?
Tuzla, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin yargı çevresindedir; adliye Kartal’dadır. Yine de mahkeme türüne göre yetki değişebileceğinden, açılmış bir dosyanız varsa hangi adliyede olduğunu UYAP Vatandaş Portalı’ndan doğrulayın.

2. Yıllarca gürültülü bölümde çalıştım, kulağım ağır işitiyor. Bu meslek hastalığı sayılır mı?
Sayılabilir. Belirleyici olan, hastalığın işin niteliğinden veya yürütüm koşullarından kaynaklandığının tıbben ortaya konmasıdır. Karar, Kurumun yetkilendirdiği sağlık kuruluşunun raporu ve Kurum sağlık kurulu değerlendirmesiyle verilir.

3. İşten ayrıldıktan sonra hastalık ortaya çıktı, hakkım yandı mı?
Hayır. Her meslek hastalığı için, işten ayrılıştan sonra hastalığın ortaya çıkması hâlinde geçerli sayılacak bir yükümlülük süresi öngörülmüştür. Bu süre içinde ortaya çıkan hastalık kapsamda kabul edilir.

4. SGK gelir bağladı, ayrıca işverenden tazminat isteyebilir miyim?
Kurumun karşıladığı bölüm zarardan düşülür; karşılanmayan kısım için işverene karşı maddi tazminat, çekilen acı için manevi tazminat istenebilir. Sonuç, kusur dağılımına ve dosyanın seyrine bağlıdır.

5. Meslek hastalığı tazminatı için önce arabulucuya gitmek zorunda mıyım?
Hayır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Kıdem ve ihbar gibi işçilik alacakları için ise dava şartıdır.

İstanbul’da komşu ilçelerde hukuki rehber

Tuzla için verilen bilgiler yakın ilçelerde de büyük ölçüde paraleldir; bazı adliye yetki alanları ortak olduğu için okuyucu için faydalı olabileceğini düşündüğümüz çevre ilçelere ait rehberlerimiz:

Bu sayfa son olarak 02.10.2026 tarihinde güncellenmiştir.

Büromuz

Kadıoğlu Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu’nun adresi Küçükçekmece’dedir; Tuzla’nın bağlı olduğu yargı çevresindeki dosyalar da buradan yürütülmektedir. Görüşme talebinizi iletişim sayfasındaki form aracılığıyla iletebilirsiniz. Durumunuzun hangi başlığa girdiğinden emin değilseniz Durumunuza Göre Ne Yapmalısınız? sayfası yol gösterir.